Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Ben Sadık Olanı Severim

Murat Gücüm

    20 Eylül 2004

    Yeni eğitim ve öğretim yılına girilirken, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bin beş yüzden fazla üst düzey yöneticisinin ataması yapılmış. Yeni atanan yöneticilerin seçiminde Türk Eğitim-Sen üyeleri ikinci sırada, Eğitim-Sen üyeleri üçüncü sırada yer almışlar. Tabi ki birinci sırayı da mevcut iktidara yakın din ve ahlak notu yüksek yöneticiler almış.

    Bizce yine layık olanlar değil, sadık olanlar kazanmış...

    Milli Eğitim Bakanlığı sadık ve taraftar olanla beraber olunmalı mantığı üzerine kurulmuş kadrolaşmalar ile 1970'li yıllarda tanıştı. O gün, bu gündür tam 30 yıldır ülkemizin eğitim ve öğretimini layık olan değil, sadık olan yönetir.

    Sonuç:

    - Eğitim ve öğretim toplumsal sorumluluktan çıkarılıp bireyin kendi sorunu haline getirilmiş "liyakatın bir faydası olmaz. Ezilirsin, sürülürsün, geçinemezsin, sadık ol yeter. Ezilmezsin, sürülmezsin, geçinirsin. Parası olan okusun. Parası olmayan okumasın. ......... Dershanesine gidersen kazanırsın. Yoksa sokakta kalırsın."

    Bolu'da da eğitim kurumlarının alt yapısı mükemmel olmasına rağmen başarıda, ülke sıralamasında en altlardayız. Bolu'da eğitim ve öğretim kurumlarında yüzlerce öğretmen fazlası olmasına rağmen, bu konu hiç konuşulmaz. Bolu'da okul tuvaletlerine sabun alınamadığını, personel istihdam edilemediğini hiç kimse duymak ve görmek istemez. Ve buna benzer sadık olmanın ülkemizde ve Bolu'da yarattığı sonuçları üretmek- çoğaltmak mümkün.

    Liyakat yerine sadakati öne çıkarıp atamaları yapanların, masum diyet ve sadakat duyguları ile bu işleri yaptıklarına inanmıyorum.

    Yaşadığımız coğrafyada bağımlılık kıskacında, yaşanan ve yaşanması gerekenlerin vizyonunu çizenler, ülkemizdeki mevcut eğitim ve öğretim tablosundan hoşlanıyorlar. Çünkü bağımsız, toplumsal mutabakatı sağlanmış, geçmişinden ders çıkarıp, bugününü kurup, yarınına hazırlıklı olan bir toplumun içinden, bulunduğumuz coğrafyada kullanabilecekleri kişi ve kurumları bulamaz, istedikleri gibi at koşturamazlar.

    - Yapılanların neye hizmet ettiğini, bir kez değil, bin kez düşünülmesi gerektiğini tekrar hatırlatalım dedik.

    - Daha endişesiz ve mutlu ve adaletli ve barış dolu günler bizlerle olsun.

    NOT: Yazımızı hazırlarken televizyondan bir haberde "Sivas'ta bir köyde hiç okul yüzü görmemiş çocuklara rastlanmış. Sayın Müdür çalışmalarından dolayı basın mensuplarına teşekkür ediyor"

    Ne kadar ilginç. Okul yüzü görmeyen çocukları Milli Eğitim Teşkilatı değil de basın mensupları buluyor.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak