Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

KOLTUK KAVGASI

Murat Gücüm

    15 Mart 2004

    Cumartesi günü üç genç arkadaşımızla sohbet ederken; siyaset nedir? sorusuna aldığımız cevaplar şunlar oldu:

    Kandırma sanatı, koltuk kavgası v.b. gibi cevaplar oldu. Buna benzer bir örneği de, İktisat Fakültesi mezunu genç arkadaşımızla yaşamıştık. Kendisine neden siyasete ilgi duymuyorsun denildiğinde "Ben, yalan söyleyemem" olmuştu. Siyaset kelimesinin karşılığının yalan söylemek olmadığına kendisini bir türlü ikna edememiştim.

    Ulusal gazetelerimizden birinin temsilcisi yazarımız, Newyork caddelerinde dolaşırken Amerikalı gençlerin gözde giyim markalarından birinin mağazasının vitrininde bir t-shirt dikkatini çekmiş. T-shirt'ün üstünde "Voting for old the people" (Oy vermek, yaşlı insanlar içindir) yazıyor. Ve yazarımız arkasından şunları söylüyor: "Kasım ayında başkanlık seçimlerinin yapılacağı Amerika'da yöneticilerin politikaları sonucu doğan işsizlik, gelir dağılımındaki uçurum, sigortasızlık v.b. sorunlarda en çok zarar görecek olanlar da, oy verme oranları giderek azalan bu genç nüfusken bunu anlayamıyorum" diyor.

    Amerika ile nasıl da benzeşmeye başlamışız değil mi?

    Geçtiğimiz hafta yerel seçimler yine gündemin ilk sırasındaydı. Fakat adayların kullanmış olduğu bazı anlatımlar ve cümleler vardı ki, hem şaşırtıcı hem ürkütücü...

    "...Bizden olan Belediye Başkanları yardım alır, olmayanlar düşer..." Bu söz Maliye Bakanı'na ait. Bir başka ilimizde bir başka Bakan, Üniversite sözü verilen bir ildeki seçmenlere şöyle sesleniyor. "...Ancak; Belediye başkanlığı seçimini alamaz isek Başbakanımıza ne diyeceğiz?..." Nitekim geçtiğimiz hafta Bolu'daki Belediye Başkan adayımız "...Bizim kabinenin %50'si ile özel dostluğumuz var. Hatta Başbakan ile çok özel dostluğumuz var. Gelin bizi seçin. Bolu bundan yararlansın..."

    Evet... Bu üç örnekteki cümlelerde bir şey eksik. "YOKSA PİŞMAN OLURSUNUZ" Sizce bu biraz şantaj kokmuyor mu? Seçim çalışmasının omurgası haline getirilmiş bu yaklaşım güce tapınmayı istemek değil midir? Koltuk kavgası için güce tapınmayı seçim malzemesi olarak kullanmak ne kadar doğrudur? Bu anlayışta olanlar iyi düşünmelidirler.

    "...Güçlü olmak veya güçlüye itaat etmek bir yaşama biçimidir. Yalnız, DEMOKRASİ bir yaşama biçimi olmamıştır. Çünkü, eşitlik ve adalet ilkelerine dayanır, özgür bir ortam ister. Herkesten, her şeyden üstün olmak için adalet gözden çıkarıldığı gibi altındakilere özgürlük verilmez..." diyor bir yazarımız.

    Evet... Güçlü ve tek olma hırsı içerisinde dağıttığımız adaletsizlik ve tutsaklık; çocuklarımıza gençlerimize ait olan UMUT, GÜVEN, HOŞGÖRÜ, PAYLAŞMA gibi temel değerleri onlardan çalmaktan başka neyi ifade eder.

    Yazımızı **siyasanın kelime karşılığını noktasına virgülüne dokunmadan yazarak bitirirken DAHA SEVİYELİ, DAHA ÖĞRETİCİ seçimler diliyoruz.

    **SİYASA: (1) Yurt ve devlet işlerini düzenlemek, yürütmek için tutulan ölçülü yol. Eş: Politika. (2) Yurt ve Devlet işleriyle ilgili anlayış, görüş, tutulacak yol ve yöntem. (3) Herhangi bir işte tutulan yol, uygulanan ilke, yöntem.

    Kaynak: Y.K.Y. Ali Püsküllüoğulları.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak