Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

YEŞİL BOLU è KARA BOLU

Murat Gücüm

    24 Ocak 2005

    Isınma ihtiyacımızı gidermek için kullandığımız kömürün; denetimsiz, kalitesiz ve yanlış kullanımından kaynaklanan, normal sınırların çok üstündeki kirli havanın içinde yaşıyorduk. Kısacası, zehirleniyorduk. Fakat bayramla beraber gelen lodos(Rüzgar) ve kar kirli havayı aldı götürdü. Bayram süresince rahat bir nefes aldık. Tabiri caiz ise bizimle beraber ciğerlerimizde bayram etti. Doğayı ve doğal olan herşeyi sevmemek, ona şükretmemek mümkün değil.

    Geçtiğimiz haftalarda yerel basında, yaşadığımız hava kirliliği ile ilgili yazılar yazıldı, uyarılar yapıldı. Sadece Sosyal Yardımlaşma Fonu'nun dağıttığı kömürün kalitesinin sorgulanması konusunda bir çalışma yapılacağı Sayın Valimiz tarafından kamuoyuna açıklandı. Başka kayde değer bir şey yok. Bayram süresince, hep birlikte kirlettiğimiz, içinde yaşadığımız ve nefes aldığımız hava doğa tarafından temizlendi. Peki sonrasında kirli havayı kim temizleyecek? Kalıcı Konutlarda en az 10 kazandan ve Bolu'da binlerce kazandan yanmadan, bacalardan gök yüzüne salıverilen yakıtı-zehiri- kim durduracak? Görevini yapan kazan görevlisi ile görevini yapmayanı kim bir birinden ayıracak? Yakılması yasaklanan kömür ile standart kömürün satışını kim kontrol edecek? Halen Tapu Kadastro binasında bulunan Hava Kirliliği Ölçüm Odasında ki cihazları hangi ilgili müdürlük çalıştırıp-kirliliği ölçüp- ilgilileri uyaracak? Eğer bu cihazlar çalıştırılıp, raporla gerekli yerelre düzenli olarak veriliyor ise, raporlar çok mu olumlu ki bu görevliler 'BOLU'DA HAVA KİRLİLİĞİ YOKTUR'u oynuyorlar? Daha da açık sorar isek, Çevre Sağlık Kurumu fiziki olarak nerede? Eylem olarak, söylem olarak nerede? Zehirlendiğimiz bu günlerde, bu departmandan ses neden çıkmıyor? Ne zaman çıkacak? Bildiğimiz kadarıyla, emisyon izni-ruhsatı- olmayan hiç bir kuruluşun(İmalathane, fabrika vb.) kazanlarını yaktırmayan ve milyarlarca liralık ceza yazan bu kuruluş neden binlerce zehir üreten bacaların çalışımına izin veriyor?

    Sayın yetkililer aynı zehirli havayı ailenizle beraber sizde teneffüs ediyorsunuz. Halen alarmı neden çalmıyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz? İlla solunum yolu rahatsızlıklarından, hastanelere toplu başvuruların olmasını mı bekliyorsunuz? Sorumluluk duyuyorsanız, buyurun göreve!

    Bu arada, Bolu'da ki sivil toplum örgütleri dahil yerel basınımızın, hava kirliliği sorununa(kronikleşmesinden olacak her halde) pek de tavırlı ve heyecanlı baktığı söylenemez. Zehir soluduğumuz şu günlerde hava kirliliği sorunu, Bolu'da birinci sıraya konulması gereken bir sorundur. Hep beraber heyecanla ve tavırla hava kirliliğinin üstüne gitmek boynumuzun borcu, çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzdur! Ayrıca Bolu Gazeteciler Cemiyeti'nin çıkardığı Bayram Gazetesi'nde; D.P.T'nin 2004 yılı 'İlçelerin Sosya-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması' araştırmasına göre ülkemizdeki 872 ilçe arasında Bolu'nun 47'inci sırayı aldığı yazıyor. Bolu merkez ilçenin 2004 yılı nufüs artışı %16.89 olarak gerçekleşmiş. Yani 100 kişiye 17 kişi daha eklenmiş. İlimizin gelişmişliği ve artan nüfusu ile Bolu'da oluşan hava kirliliğini bu açıdan değerlendirir isek, bu soruna karşı ilgisizliğin, görmezliğin kısacası aymazlığın devamı halinde gelişen YEŞİL BOLU'nun, hava kirliliği ile KARA BOLU'ya dönüşmesi hiç de zor değil!

    Daha mutlu ve adaletli ve barış dolu güzel günler sizlerle olsun.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak