Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Hepimizin malumu!!

Murat Gücüm

    23 Nisan 2007

    Hep beraber deliriyoruz. İtirazı olan varsa beş tutsun. Bilindiği üzere; İzzet Baysal Bolu Devlet Hastanesi 1999 Depremi?nde zarar gördü. Akabinde dış yardımlarla yapılan, konstriksiyon hastane hepimize hizmet verdi. Eski binanın güçlendirilmesi yapılarak hizmete açıldı. Ve böylece konstriksiyon bina boşa çıktı. Ülkemizi ve şehrimizi yöneten ileri gelenler bu binayı, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine çevrilmesini uygun buldular. Kesinlikle haklıydılar!! Neden diye sorarsanız, bu yönetenlerin yönettiği ülkede delirmemek olağan dışı sayılır. O yüzden bu hastanenin açılışında emekleri geçenlere teşekkür etmek boynumuzun borcudur!

    Geçtiğimiz hafta Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi?nin Başhekiminin açıklaması yerel basında yer aldı. Açıklamada Bolu'da, yaşanan intihar vakalarının yoğunluğuna dikkat çekilerek ?Alo intihar edeceğim? hattının kurulduğunu bizlere duyuruldu. Ve bunun için intihar önleme timlerinin kurulduğunun da müjdesi verildi. Bolu'da son 17 ayda 113 intihar vakası olmuş, intihar teşebbüsünde bulunanların %71?i kadınlarmış, bunun %92?si bu eylemi ilaçla yapmışlar. Açıklamada esas can alıcı nokta da, intihara teşebbüs edenlerin yaş ortalaması 15.24 miş. Yani 16 bile değil. Ve eğitim seviyesi ortalamasını da ilkokul mezunları oluşturuyormuş. Yani çocukluktan yeni çıkanlar. Bireyin kendini öldürmeye çalıştığı, bin kişiden biri çocukluktan yeni çıkmış gençler. Bireyin kendini öldürme eyleminin giderek yoğunlaştığı bir ülkenin akıllılar tarafından yönetildiğini düşünenlerde bence bizim kadar delidir! Lafın tamamı ?aptala? söylenir.

    Gelelim bu güne. Bu gün 23 Nisan, neşe doluyor insan. Bu gün benim keyfim ve neşem yok. Ama her şeye rağmen çocuklar neşe içinde olsunlar. Mutlu olsunlar. Cumhuriyetin kurucusu T.B.M.M.?nin 86?ıncı yıl dönümü bu gün. Ama hepimiz delirmiş vaziyetteyiz. Aman çocuklar duymasın. Duymasınlar ki, bayramları zehir olmasın. Her şeye rağmen eğlenin çocuklar, eğlenin. Bu gün 23 Nisan, neşe doluyor insan...

    26.04.2004 tarihinde, 23 Nisan kutlu olsun başlıklı yazımı sizlerle bu gün tekrar paylaşmak istiyorum.

    Daha endişesiz ve adaletli ve mutlu ve sağlıklı 23 Nisanlar bizlerle olsun.

    23 NİSAN KUTLU OLSUN

    Türkiye?de; kimsesiz çocuk sayısı 800 bin civarında, her beş çocuktan biri çalışıyor, 6-14 yaş grubunda çalışan çocuk sayısı 1 milyon 70 bin civarında, 12-19 yaş grubundaki 3 milyon 639 bin kişinin işgücü içindeki oranı %17.2, sokak çocuklarının en kötümser tahminlere göre sayısı 6 bin civarında, evden kaçan çocuk sayısı 2003 yılında 2002 yılına göre %158 artış göstermiş. (Kaynak: www.çocuk.vakfı.org.tr.)

    Ve Bolu'da 24 Nisan gece yarısı şehir içinde bir aile ve yanlarında 9-10 yaşlarında bir çocuk uykulu gözlerle çöplerden bir şeyler bulmaya çalışıyor. Ve yine Bolu'da geçtiğimiz haftalarda ilköğretim okullarından birisinde çocuğu olan bir anne; Milli Eğitim?in katkı paylarını kesmesi, (katkı payı neyse?) Okul Koruma Dernekleri?nin parasal faaliyetlerinin durdurulması, ödenek ve personel olmaması yüzünden okul tuvaletleri ve diğer alanların temizliğinin yapılamadığını, çocukların her an hastalıklarla yüz yüze olduğunu gazetemiz anlatmıştı. Gördüğünüz gibi örnekleri çoğaltmak mümkün.

    Zamanında gerekli önemi vermeyip aldırmadığımız, görüp de görmediğimiz, daha da açıkçası EĞİTMEDİĞİMİZ yarınlarımız olan çocuklarımız ile ilgili tablolar işte böyle. Ne yazık ki, çocuklarımız sistem dışına çıkıyorlar ve suç işliyorlar. Yarınlarımız olan çocuklarımıza nasıl bakarsak onlar da bize (bugüne) öyle bakarlar. Bu insanoğlunun çok eskilerden beri bildiği bir doğrudur. Ama, hırslarımız yüzünden ihmal ettiğimiz de bir doğrudur. Bir bilim adamımızın söylediği gibi ?Talimatlarınız ve tembihlerinizin dışında en son çocuğunuzla ne konuştunuz??

    Bundan sonrası malum. Çocuklarına önem vermeyen bir toplumda; gazete ve televizyon haberleri hırsızlıklar, arsızlıklar, cinayetler ve bunun gibilerle dolup taşar. Bolu'da da eskiden seyrek rastlanan bu olumsuz eylemler artmaya başladı. Geçtiğimiz hafta bir dostumun koca kamyonu sırra kadem bastı. Çalındı.

    Çocuklarla ilgili gördüğümüz kötü tabloları anlatmaya devam edelim mi? Bence hayır. Çünkü bütün bunları hepimiz biliyoruz.

    Evet... 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı?nın kutlandığı bir hafta bu anlatımlar hiç hoş değil ama, gerçeğin ta kendisi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilan edildiğinden bu yana hem bağımsızlığımız, hem de çocuklarımızın eğitiminde sorunlar boyumuza aşar hale geldiyse bunda dahli olanlar son elli yılda liyakat yerine sadakati öne çıkaranlardır.

    Bolumuz başka illere göre (ehven-i şer) daha sakin, daha özgür yaşanabilir bir kentti. Bizler, gelecekte daha huzurlu bir kent istiyorsak, çocuklarımıza iyi bir miras bırakmak ve onlarla daha coşkulu 23 Nisanlar kutlamak istiyorsak öncelikle Milli Eğitim Müdürlüğü alarma geçmeli. Ve diğer kurumlar; okul öncesi çocuklar, çöp toplayan çocuklar, dilenen çocuklar dahil bütün çocuklar için projeler üretip bunları hayata geçirmelidirler. Bolu'da çocuklarımız, yani yarınlarımız masaya yatırılmalı, kavga edilecekse çocuklarımız için kavga edilmeli diyoruz.

    Daha endişesiz ve mutlu ve adaletli ve barış dolu günler çocuklarımız olsun.

    NOT: Eğitimde özelleştirilmeyi savunmak geleceğimizi karartmaktır. Bunu tartışmanın zamanı hiç geçmedi. Hep beraber tekrar tekrar tartışalım. Biz hazırız.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak