Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Yık Başkan!

Murat Gücüm

    18 Haziran 2007

    Tam iki aydır köşemde yoktum. Bildiğiniz gibi bizimkisi amatörce yapıan köşe yazarlığı. Öyle olun-ca da zaman zaman siz okuyucular uzaklaşıp, tembellik yapıyorum. Ama geçtiğimiz hafta bir sohbet sırasında kullanılan halk deyiminde olduğu gibi ?Oturmakla? olmuyor. ?Otur kızım, otur belki bahtın açılır? annenin kızına söylediği sitem dolu halk deyişi, bireyin emek sarf etmeden amacına ulaşamayacağını anlatıyor. O yüzden, tembellik yapmadan bu köşeden üretmeye, aydınlatmaya devam etmeliyiz dedik ve devam ediyoruz.

    Önce yerel bir konuda düşüncemizi anlatalım diyor ve Sayın Belediye Başkanı Allaaddin Yılmaz?a diyoruz ki; Başkan, başlamışken bitir! Hepsini yık! Nereden bahsettiğimizi anlamışsınızdır. Eski Terminal, kısmi olarak yıkılıyor. O çirkin ve garip binayı yapanlar, bu güne kadar ?ne kadar iyi yapılmış, tebrikler? diyerek anılmadılar hiç. Çirkin ve garip binayı tamamen yıkarsanız, iyi bir şey yapmış olur, ona göre anılırsınız. Nasıl ki, ?Ben Bolu'nun tüm yol ihtiyacını gidereceğim. Bunun için taşın altına elimi değil, kafamı koydum? diyorsanız, şehir merkezinin (Kültürel dokunun olduğu tek merkez) boğazında ceviz gibi duran, soluk aldırmayan, o çirkin ve garip binayı yıkarak Bolu'nun bay-pass operasyonunu tamamlamış olursunuz bay başkan. Ayrıca Tüm Bolu kamuoyunun da bizim gibi düşündüğünü tahmin ediyoruz.

    Yaşadığımız iki ayda ulusal ve yerel bazda müdahil olacağımız bir çok gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle başlayan, genel seçim süreciyle devam eden ve artan terör eylemleriyle yükselen huzursuzluk ve gerilim gündemimizin ilk sırasına yerleşmiş durumda. Gerilimin adreslerini açıklayan ulusal ve yerel basında bir çok görüşü okuyoruz, değerlendiriyoruz. Neden Cumhurbaşkanı seçilemedi? Neden seçim kararı alındı? Neden Allah?ın belası terör can almaya devam ediyor? Soruların cevabını 30.05.2005 tarihli ?Batı?nın Akıncıları? başlıklı köşe yazımı tekrar sizlerle paylaşarak vermek istiyorum;

    BATININ AKINCILARI!!

    Osmanlı Akıncıları?nın anlı şanlı tarihini hepimiz biliriz. Birazcık hatırlar isek Akıncılar; Osmanlı İmparatorluğu?nun özellikle batısında, merkezi otoritenin sivil savaşçıları olmuşlar ve Osmanlı?nın batıda ki zenginlikleri yönetmesinde önemli görevler ifa etmişler.

    1?inci Dünya Savaşı(Paylaşım Savaşı) ile beraber batıya doğru giden akınlar tam tersine dönmüş ve bu seferde batının akıncıları doğuda ki zenginliklere ulaşmak için önemli görevler ifa etmeye başladılar. Osmanlı Akıncıları, hedeflerine ulaşmak için batıda yaşayanlar ile nasıl bir işbirliği kurmuşlar, neler yapmışlar 600 yüzyıllık Osmanlı Tarihi?nde bunları bulmak mümkün. Ama batının birinci paylaşım savaşından bu yana, doğuda ki zenginlikleri sömürmek ve yönetmek için hangi yöntemleri kullanarak nasıl işbirliği yaptıklarını biraz biliyorum. Gelin paylaşalım.

    1950?li yıllara gelirken ülkeyi yönetenlerle işbirliği yapan batının akıncılarının, coğrafyamızdaki ilk faaliyetleri, dini ve etnik yapıları tabiri caiz ise kaşıyarak iç kavgayı başlatmak olmuş. Ve sırasıyla(eksiği var fazlası yok) Şeyh Sait, Dersim İsyanları, Menemen?de Kubilay?ın katli, 6-7 Eylül?de ki gayrimüslimlere yapılan saldırılar, Çorum?da ve Maraş?ta sözde Alevi-Sunni çatışması adı altında yapılan katliamlar, Asala örgütünün özellikle diplomatları ve sivil insanları katletmesi, Hizbullah?ın katliamları ve son 20 yıla damgasını vuran, bu günlerde tekrar alevlendirilen tanrının değil, batının ve yerli işbirlikçilerinin belası, sözde etnik kökenli kirli terör. Etnik kavga; Milliyetçiliği körüklemekle büyür. Ülkemizde son 50 yıldır Türk ve Kürt Milliyetçiliği atbaşı geliştirilerek kavga büyütülüyor. Dini kavgada, ateş küresel bazda yakılıyor, doğal olarak da bizim coğrafyamızda bundan etkileniyor. Feodal üretim biçimlerinin yaşandığı dönemlere has kavga nedeni olan, dinsel ve etnik kavgaları batının akıncıları sürekli körüklüyor. İlgilenenlere daha da açık anlatır isek;

    Türkiye yani ülkemiz yer kürenin %73 enerjisine sahip olan, Hazar ve Basra Bölgesi?ne komşu olmakla Dünya?nın en stratejik bölgesindedir. Dünya patronları, ABD ve işbirlikçileri bu bölgeye tam sahip olabilmek için, ülkemizde ki son 60 yıldır var olan dini ve etnik kavganın sorumlusudurlar. Bu işbirlikçiler ve akıncılar kimdir?

    -Şeyh Sait ve Dersim İsyanlarını teşvik eden, İngiliz İstihbaratçılarını bilip de bilmemezlikten gelenlerdir. Menemen?de yobaz tarikatçıları teşvik edenlerdir. Atatürk?ün Selanik?te ki evine bomba atarak 6-7 Eylül olaylarını başlatan provokatöre üst düzey devlet memurluğu yaptıranlardır. Çorum ve Maraş olaylarından, 4-5 ay önce bölgeye giden Amerikalı İstihbaratçılara mihmandar verenlerdir. Asala militanlarını esas yönlendirenleri bilip de bilmemezlikten gelenlerdir. Kuzey Irak?tan binlerce silahlı militanın Türkiye topraklarına girmesini sağlayanın ve göz yumanın ABD olduğunu bile bile bunu açıkça söylemeyenlerdir.

    Devam edelim mi? Bence yeter, gerisini siz getirebilirsiniz. Zaten batının akıncılarını tanımak zor değil. Etrafınıza baktığınızda onlardan bol bol görürsünüz!

    Daha mutlu ve adaletli ve sağlıklı günler bizlerle olsun.

    Daha endişesiz ve mutlu ve sağlıklı ve huzurlu günler bizlerle olsun.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak