Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bulaşmamak mı lazım!

Murat Gücüm

    31 Temmuz 2006

    Geçen haftaki Şaşkın ördekler yazısını okuyan Necati abi ?Murat senin ne işin olu elin Lübnanlısıylan, Amerikalısıylan, Abant?ı yaz, Yedigöller?i yaz.? dedi. Necati abim haklı. Adamlar vahşi. Eti az pişirip kanlı, kanlı yerler. Okyanusun öbür tarafına bulaşmamak lazım. Bulaşmadan duramayız ama hiç olmazsa bu hafta bulaşmayalım ve Necati abimizin dediğini yapalım.

    Geçtiğimiz hafta, Bolu ya gelen Çevre ve Orman Bakanı Sayın Osman PEPE otoyoldan Bolu'ya girişte yer alan taş ocağının çirkin bir görüntü oluşturduğunu belirterek, Türkiye?nin en prestijli yerinde o muhteşem manzarayı katleden yerlere müsaade etmeyeceğiz diyerek ilgili yöneticiye gereğini yap, taşocağını oradan kaldır talimatını vermiş. Ayrıca Abant?ta, yaylalar konusunda yaptığı açıklamalarda; ?Vatandaş yaylayı, ormanı ikinci konutların yapıldığı alanlar olarak görme gafletine düşmesin. Çünkü ikinci konutlarda Akdeniz ve Ege bölgesinde o güzelim alanları hoyratça istila ettiler. Plansız bir şekilde yapılaşarak elden çıktı. Şimdi turizme açamıyorsun ve vatandaş ikinci konut olarak yaptığı yerlerde senede bir hafta dahi oturmuyor. Keşke ikinci konut olmasaydı. Kusura bakmasınlar ama yaylalara elektrik gitmesi taraftarı değilim. Onların istediği gibi asfalt yol olmayacak. Şimdi Yedigöller yolunun yapılmasını istiyorlar. Bir takım doğal kaynaklarımızın hayatını sürdürebilmesi açısından yolların bu yerlere gitmesini istemiyoruz. Yol ve elektrik gittiği zaman doğa bozuluyor.? Sayın bakanın sözlerine nereden bakarsak bakalım, doğru hem de dosdoğru. Fazla söze gerek var mı bilmem. Güzel Bolu turizme hamileyken sayın bakanın söylediklerini iyi değerlendirmek lazım.

    Necati abi, sen ona buna bulaşma diyorsun ama bak televizyonun alt yazı haberinde ne yazdı. ?İsrail in bombaladığı Kana yerleşim bölgesinde 55 ölü sivilin 37?si çocuk.? Ya sabır.

    Biz Bolu'da yaşanmış mahalle hikayelerini sizlere aktarmaya devam edelim. Hem kafamız dağılsın, hem de kıssadan hisse aynaya bakalım.

    Ases Amca pek çoğumuzun bildiği gibi Akpınar Mahallesinde bakkal idi. Ama nüktedan kişiliği ön plana çıkmış bir kişilikti. Ben de onun bakkal dükkanından on kuruşa leblebi-üzüm alanlardanım.

    Yıllar önce Bolu'da şimdiki  lokallerin karşılığı Lordlar ve Avam  kamarası diye iki tane kıraathane açılmış. İsminden de anlaşılacağı gibi Lordlar kamarasına eşraftan zengin zat-ı muhteremler gider, avam kamarasına da küçük esnaf, emeğiyle zar zor geçinenler çıkarmış. Ases amca birkaç defa teravih çıkışında Lordlar kamarasına gidip oturmuş ve sohbete katılmış. Lordlar kamarasının müdavimleri homurdanmışlar; ?Bu bakkal parçasının burada işi ne?? diye. Ases amca bu konuşmaları duyunca, oturmuş bir kağıt almış ve ne kadar kötü sıfat varsa yazıp sonuna Ases diye eklemiş. (hırsız Ases, namussuz Ases vs. gibi) o akşam Lordlar kamarasına gitmiş. Baş köşeye özellikle oturmuş, kahvesini içmiş, garsonu çağırmış.

    -La oğlum şu kağıdı bi oku hele, demiş. Garson tereddüt edince de ?oku la? diye üstelemiş. Garson çaresiz okumuş. Herkes pür dikkat dinlemiş. Sonra Ases amca cebinden bir banknot para çıkarmış, kağıdın üzerine tükürüğü ile yapıştırmış. Tekrar ?şimdi oku bakam bi? demiş. Garson ?Okunmaya ases dayı yazıyı kağıt para kapattı.? deyince Ases amca Lordlar Kamarasının müdavimlerine dönmüş ?Anladınız mı ağalar? demiş, çıkmış gitmiş.

    Ases amca ne kadar güzel bulaşmış, değil mi?

    Daha endişesiz ve mutlu ve adaletli ve sağlıklı günler bizlerle olsun.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak