Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

BOLULU OLMAK

Yurdaer Kalaycı

    14 Şubat 2005

    Sevgili Yener, geçen haftaki yazını zevkle okudum.

    Bolu için çok önemli olan, patates tohumculuğu konusunu ele almışsın.

    Eline sağlık bilgilendim.

    Aynı zamanda sevindim.

    Neden mi?

    Bolu'da yaşayan, Halit Ulaş adlı bir kişi çıkmış ortaya.

    Bana ne, adam sende, alemin derdi beni mi gerdi, dememiş.

    Tam yirmi üç yılını verip, uğraşmış.

    Ona göre; bir zamanlar tohumluk patateste Türkiye birincisi olan Bolu, bu unvanını Nevşehir ve Niğde?ye kaptırmış. Niğde ve Nevşehir karantinaya alınınca, boşluğu Afyon kapatmaya başlamış ve öne geçmiş. Oysa Bolu'nun iklimi ve toprak şartları Afyon?dan kat kat üstünmüş. Biraz gayretle eski şöhretini yakalaması, mümkünmüş.

    Uzun zamandır ilgililer, onun sesine kulak vermemiş olmalılar ki, sonunda TBMM Patates Araştırma Komisyonu Başkanlığı?na, bir rapor sunmuş.

    Raporun üst yazısında: ?Patatesin ticaretinden kazanç sağlayıp, topraklarımızı kirleten, patates üreticileri ve biz patates gönüldaşlarını zor durumda bırakanlar, şu an para zengini olup teknik adamlık ve insanlıktan nasipsiz, rahattırlar? diyor.

    Kimdir bu, toprağımızı kirletenler?

    Patates üreticileri ve patates gönüldaşlarını, zor durumda bırakanlar?

    Neden, teknik adamlık ve insanlıktan nasipsizdirler?

    Helal kazanarak elde edilmiş zenginliği, kimse eleştirmez.

    H.Ulaş?ın şu an para zengini dediklerinin, zenginlikleri, başkalarının mutsuzluğu pahasına mı, elde edilmiştir?

    Konunun uzmanı değilim.

    İddialar doğru mudur, değil midir bilemem?

    Bildiğim ve temenni ettiğim, H.Ulaş?ın iddialarının, acilen incelemeye alınması gerektiğidir.

    Eminim ilgililer, bu konuyu mercek altına alacak ve Sezar?ın hakkını Sezar?a verecektir.

    H.Ulaş?ın iddialarının haklı olup olmaması önemli değildir. Önemli olan bir konu üzerinde düşünüp kafa yormak ve tepkiyi ortaya koymaktır.

    Haftalardır bu konuyu işlemekte ve tepkisizlikten yakınmaktayım. Aradığım, Bolu ile ilgili konularda acaba haklı mıyım veya yanlış mı anlaşılırım endişesi ile susmayan, tepki veren insanlardır.

    H.Ulaş?ın çabası, hepimize örnek olmalıdır.

    O bizlere, nasıl Bolu evlâdı olunacağının örneğini vermiştir.

    Evlât olmak, basit ve kolay bir iş değildir.

    Vefa, hizmet, gayret, sabır ister.

    Hiç kimse, evlâdını seçme şansına sahip değildir.

    O yüce yaratanın takdirine kalmıştır.

    Atalarımız; bir alimden bir zalim, bir zalimden bir alim doğabilir demişlerdir.

    Bu özdeyiş, uzun asırların tecrübe süzgecinden geçe geçe oluşmuştur.

    Derin bir felsefi alt yapının ürünüdür.

    Bu alt yapı İslam Tasavvuf Felsefesi?dir.

    Tasavvuf ehli, evlâdı ikiye ayırır:

    1-Bel evlâdı.

    2-Yol evlâdı.

    Bazen bel evlâdı, aynı zamanda yol evlâdı da olur.

    (Hz. Mevlana ve oğlu Sultan Veled gibi) Bu çok makbuldür.

    Mürşitler, sadece bel evlâdı ile yetinmezler.

    Yol evlâtları edinip, yetiştirmeye gayret ederler.

    Yol insanlığa hizmet yoludur, çilelidir.

    İnanç ister, yürek ister, akıl ister, sabır ister, azim ve insan sevgisi ister.

    Bu yola girenler, sadece kendi çıkarları için uğraşmazlar.

    Rabbena, hep bana demezler.

    Sureti Hak?tan görünüp, insanları aldatmaya kalkmazlar.

    Aldatanları, aldatmaya kalkanları yüce Kuran, yerden yere vurur.

    Bu tiplerin, var olduğu yöre ve zamanlarda; aldatmanın yarattığı, cazibeli sanal ortamlarda, aldatılan insan kitleleri çok mutlu olur.

    Analarını sevenlere(!)hemen baba derler.

    Ayıldıklarında ise, iş işten geçmiştir.

    Baba dediklerine, bir şey yapamazlar.

    Analarının sevilmesi, yanlarına kâr kalır.

    Bu durumun en kaba örneklerini; banka hortumcularında, saadet zinciri hikayelerinde v.s gözlemlemedik mi?

    H .Ulaş Bolu doğumlu değildir.

    Eğer, Bolu hemşehrisi olma kıstası, nüfus cüzdanı ise, Bolu hemşehrisi sayılmayabilir.

    Yok eğer kıstas; yaşadığı yöreyi sevme, onun çıkarları için uğraşmaksa, H.Ulaş Bolu hemşehrisidir.

    Hem de doğum yeri Bolu olduğu halde; Bolu'nun hiçbir meselesine kafa yormayan, goy-goyculuk yapan, kafasını deve kuşu gibi kuma sokup etrafına bakmayan, yaralı parmağa işemeyen, beş paralık çıkarı için toplumun büyük zarâr görmesine aldırmayanların, hiçte az olmadığını bilip dururken!

    Sevgili arkadaşım;

    O?nu nasıl Bolu hemşehrisi saymayız da ; fahri hemşehri unvanı vermeyi öneririz. Önerini iyi niyetle H.Ulaş?ı onurlandırmak, O?na pâye vermek için yaptığın apaçık ortada.

    Sen Bolu sevdalısı bir insanı ve onun toplumca bilinmesi gereken çabalarını Bolu kamuoyuna sunmuşsun.

    Eline sağlık.

    Ben de Bolu hemşehriliğinin çerçevesini çizmeye çalıştım.

    Bolululuk sadece Bolu doğumlu olmakla olmaz. Kendini Bolulu hisseden ve bunu yaptıkları ile ortaya koyan herkes Boluludur diyorum.

    Sevgili hemşehrim HALİT ULAŞ eline sağlık.

    Çıktığın yol taşlı ve dikenli, dik bir yokuştur.

    Asla yılmayacağına inanıyor ve senin gibi yüreği Bolu'ya hizmet aşkı ile dolu insanların çoğalmasını ve çabalarının herkese örnek olmasını temenni ediyorum.

    Allah yardımcın olsun...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak