Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

AMELİYAT ÖNCESİ, GÖNLÜMDE AÇAN ÇİÇEK

Yurdaer Kalaycı

    25 Haziran 2007

    Kırılan omurgam başarılı bir ameliyat ile tedavi edilmişti.

    Ameliyat sonrası doktorum,

    ?altı ay veya bir yıl sonra?

    belki bir ameliyat daha gerekebilir demişti.

    Zayıflamamı ve hergün yürümemi tavsiye etmişti.

    Dediğini yaptım.

    Her şey yolundaydı.

    Yaşam kalitem yükselmişti.

    Mutluydum.

    ****

    Bir süre önce;

    Sabahları yataktan kalkarken,

    ?kuyruk sokumumdan topuklarıma doğru?

    ağrılı gerilme hissetmeye, yürümekte zorlanmaya başladım.

    Ağrıya tahammül ederek,

    iki büklüm yürümeye devam edince,

    yavaş, yavaş ağrı azalıyordu.

    Yürüyüşün sonuna doğru da sol bacağım keçeleşiyordu.

    Prof Dr Selçuk Palaoğlu?na gittim.

    Emar?ıma bakıp ameliyat zamanı gelmiş dedi.

    ****

    Anlattığına göre:

    Omurilik kanalım iyice daralmış,

    içinden geçen sinirlere baskı yapıyormuş.

    Çare omurilik kanalını genişletmekmiş.

    Doktoruma güvendiğim için, önerisini hemen kabul ettim.

    26/06/2007 gününe ameliyat randevusu verdi.

    Ameliyatı mikro cerrahi yöntemi ile yapacak.(1)

    ****

    Moralim yerinde, ?ameliyatın başarılı olacağına inanıyorum?.

    Neden mi?

    Birinci neden:

    Evvel Allah?a, sonra doktoruma güveniyorum.

    İkinci neden de:

    Son zamanlarda aldığım, moral yükseltici mesajlar .

    İşte onlardan biri:

    Tarih: Cuma, 22/06/2007 22:52

    Gökhan Baylan baylan1903@hotmail.com

    Sayın Kalaycı

    Adım Gökhan Baylan.

    20 yaşındayım.

    2 yıllık üniversiteyi (Bilgisayar Program bölümü) bu sene bitirdim.

    Doğma büyüme Boluluyum, Salıbeyler?den.

    Kendimi tanıtma safhasını geçtikten sonra konuma döneyim :

    Bolu'muz için ?bence? çok önemli bir insan, bir aydınsınız.

    (Bunu birçok kişi bilmese de).

    Bende sizin gibi ?Bolu'ya gönül vermiş? bir genç olarak yetişiyorum.
    Bolu'muzun eşsiz doğal güzellikleri, müthiş bir termal potansiyeli ve tabiî ki Boluspor?umuz var.

    Ama ben bunların yeterince değil, nerdeyse hiç tanıtılmadığını düşünüyorum.

    Bunlarla ne belediye başkanımız, ne de ?varlığı yokluğu belli olmayan milletvekillerimiz?, ve de ?Bolu'yu İsviçre?nin Davos?u yapacağım? diyerek bizi uyutan Başbakanımız hiç ilgilenmediler.

    Valimiz dışında işe yarar bir  bürokrat göremedim.

    Sürekli düşünürüm;

    Süper lig takımları, Avrupa takımları Antalya?ya kampa gittikleri gibi Bolu'muza Abant?a, Sarıalan?a gelsinler...

    Tüm Dünya?dan turistler, sağlık turizmi için Bolu'muza gelsinler...

    Ve tabiî ki Boluspor?umuz süper ligde olsun.

    UEFA?ya, Şampiyonlar ligine gidip, ilimizi tanıtsa çok mu kötü olur.
    Zaten teşvik kapsamına alınmamış üvey evlat durumundayız.

    Yerli zenginlerimiz de yeni iş sahaları açacakları yere paralarını bankaya atıyorlar.(Zaten bu yüzden teşvik kapsamına girmedik)(*)

    Ne olurdu sanki bunlar tam tersi olsa...

    Nasıl mutlu olmam ki!

    *-Mesaj, yirmi yaşında çocukluk çağından yeni çıkmış bir gence ait.

    *-Mesajın içeriği lay, lay lom bir şey değil.

    *-Sürekli düşünüyorum diyor.

    *-Problemleri tespit etmiş.

    *-Çözüm yolları tasarlamış.

    *-Bolu'ya yapılan haksızlıkları kabullenmiyor.

    *- Ne olurdu sanki bunlar tam tersi olsa?diyerek,

    tüm aymazlıklara,

    uyuşukluklara,

    aldatmacılıklara,

    çıkarcılıklara, isyan ediyor.

    ****

    Zaman. Zaman karamsarlığa kapılır,

    kendi kendimle konuşurdum:

    *-Kurnaz çıkarcılar ortada göbek atıyor.

    *-Bolunun hakkını arayan soran yok.

    *-Galiba karanlığa kurşun sıkıyorum.

    *-Galiba yazdıklarım boşuna.

    *-Aldatan, aldatana.

    *-Uyutan, Uyutana.

    *-Uyuyan, uyuyana.

    *-Ne bir ses var, ne bir nefes.

    *-Tık diyen yok.

    *-Boşuna mı uğraşıyorum acaba?

    Meğer o kadar da değilmiş.

    *-Her karanlığın, bir aydınlanmaya başladığı an olurmuş.

    *-Çıkmayan candan ümit kesilmez sözü doğruymuş.

    ****

    Oh be, dünya varmış.

    Nerde ise zil takıp oynayacağım.

    Sağ ol be evlat?.

    Ameliyat öncesi ilaç gibi geldi, mesajın.

    Gönlümde umut çiçekleri açtırdın.

    ****

    (*)Sevgili Gökhan

    Mesajında küçük bir yanlışlık var:

    *-İllerin Teşvik kapsamına alınmasında banka mevduatları değil,

    yıllık hasılaları dikkate alınır.

    *-Boluluların bankalarda çok mevduatı varmış gerekçesi,

    özel üretilmiş(!) bir palavradır, sebep değildir.

    Gerçek sebep:

    TÜİK?in yaptığı hatalı(!) tespitler ve siyasi aymazlıklar, vurdum duymazlıklardır.

    Bu durumu:

    *-Bir rapor hazırlayıp, ortaya çıkarmıştım.

    *-Bolu Halk Platformu adına bakanlara ve D.P.T ye sunmuştum.

    *-Bakanlar bize haksızsınız dememişti.

    Hatanın düzeltilmesi için siyasi baskı gerekliydi.

    *-O baskıyı yapması gerekenler, sus pus oturdu.

    TÜİK aleyhine, tespit davası açtık.

    Bilirkişiler, bizi haklı buldu.

    TÜİK karara uymadı.

    Bu defa, TÜİK aleyhine dava açtık.

    Mahkeme süreci halen devam ediyor.

    Not-:

    Şahsi bir mesele olan ameliyat konusunu yazış nedenim:

    1-:Omurga ve omurilik ameliyatlarının çok tehlikeli olduğuna dair yaygın bir inanış var. Ben de uzunca bir süre o inanışın etkisinde kalıp, sancı çektim.

    Boşunaymış. Aynı dertten muzdarip olanlar bilsin istedim.

    2-:Belki ameliyat sonrası bir süre yazamayabilirim, mazeretim bilinsin dedim.

    Sağlıcakla kalın.

    Sevgilerimle

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak