Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu'ya DUBAİ?Yİ TASARLAYAN, HAYAL GÜCÜ GEREK

Yurdaer Kalaycı

    1 Mayıs 2006

    Küplüce orman içinde, nefis manzaralı bir  köydü.

    Tarım arazisi, yok denecek kadar azdı.

    Geçim şartları zordu.

    O nedenle:

    Orada doğanların beşiği asırlar boyu;

    ?uyusun da büyüsün, aşçı olsun?, ninni diye sallanmıştı.

    ****

    Rahmetli babam, ?aşçı Haşim? o köyde doğmuştu.

    Oraya, ilk defa 1955 ?te gitmiştim.

    Karşımda duran, bir tabiat harikasıydı.

    Kendimi, ?harikalar diyarındaki Alis? gibi hissetmiştim.

    Uzun zaman, rüyalarıma girmişti.

    Orada bir evim, olsun isterdim.

    Zaman, zaman gözlerimi kapar;

    kendimi Küplüce?ye ışınlardım.

    Küplüce, cennetimdi benim.

    ****

    19/nisan/2006 günü televizyonda yayınlanan,

    yaşam öykümün çekimleri için;

    TRT ekibi ile Küplüce?ye gittik.

    ****

    Köyün halini görünce şaşırdım.

    Çünkü:

    .*-Köyde yaşayan bir hane kalmış.

    *-Evler harabe haline gelmiş.

    Hüzünlendim.

    ****

    Gözüm de  yaşardı.

    Cennetim, cehenneme dönmüş.

               *-Doğanın bağrını yarmışlar.

               *-Ulu ağaçları kesmişler.

               *-Besihanelere yollar açmışlar.

    Bakirliği kalmamış.

    Böyle, doğası tahrip edilen, kaç köy daha var?

    Allah bilir!

    ****

    Devlet malı kutsaldı.

    Eskiden dokunmak bile, günah sayılırdı.

    Zamanla, bu anlayış bitti.

    ?Devletin malı deniz, yemeyen domuz?, anlayışı yerleşti.

    Devlet,malına  sahip çıkamadı!

    ****

    Ormanlar kanunla yok edildi.

    Nasıl mı?

    1-Orköy kuruldu.

    Gaye, orman köylüsünü, ormanda muhafazaydı.

    Orman içine kümesler kurduruldu.

    .

    Ağaçlar  kesilip, kümesleri ısıtmak için yakıldı.

    Duman, ormanlara zarar verdi.

    Sonra, o kümesler terk edildi.

    Çünkü, ekonomik değildi.

                2-Ardından:

                   *-Yasal düzenlemeler yapıldı.

                   *-Entegreler teşvik edildi.

                   O düzenlemeler de, doğanın tahribini artırdı.

    ****

    Tahribat devam ediyor.

    Tahribatı yapanlar dişli.

    Üstelik mazeretleri de var.

    Üretim yapıyor, Bolu halkına ekmek yediriyorlar.

    Haksızlar mı yani!

    ****

    Köylüyü, köyde tutma düşüncesi yanlıştı.

    Dereyi ters akıtmaya çalışmak gibiydi.

    Gelişmiş ülkelerde, nüfusun  %10?u köyde yaşar.

    Bizde bu halen %40 dır.

    Köyler boşalmaya devam edecektir.

    Bu önlenemez.

    Yapılması gereken:

    Boşalacak köyleri, ?çok lüks yaşam köylerine? çevirmektir.

    [Birkaç yüz ?süper lüks? köşk ihtiva eden

    (yüzme havuzlu, tenis kortlu, helikopter pistli, v.s), köyler]

    Bu kolay değildir.

     Zorlukları vardır.

    Ama mümkündür.

    ****

     Dünyada Dubai?yi duymayan kalmadı.

    Ellerinde var olan cennet değil, çöl.

    Adamlar ?çölde suni cennetler? kurup, pazarlamakta.

    Varlıklılar oralara koşuyor.

    ****

    Zengin Araplar ve diğerleri için;

    Bolu cennet-i aladır.

    Bizim için çok yüksek olan fiyatlar,

    onlar için sudan ucuzdur.

    Onların yaşam tarzını, hayal etmemiz bile zordur.

    Duyurabilirsek,uluslararası yatırım şirketleri(*);

    koşa, koşa gelip, yatırım yaparlar.

    Böylece, doğamız değerlendirilir, korunur ve

     ?hayal ötesi bir cennet-i ala? yapılır.

     Bolu halkının da, karnı turizmden doyar.

    ****

    Yurdaer gene uçmuş, diyenler olabilir.

    Anlattıklarımı, akılları almayabilir.

    Dubai?nin denize ada yapıp;

    ?7 yıldızlı otel? düşünmesi de;

     hayal değil mi idi?

    O hayal gerçekleşti.

    Dünya ? suni hayal cennetine? koşuyor.

    Biz ise ?büyük düşünüp, hayal edemediğimiz için?; 

    elimizde ki cennetin(servetin) farkında değiliz!

    ****

    1989 da,  D.P.T.?ye sunduğum,

    ?Bolu dağ turizmi tatil şehri pilot bölgesi seçilmelidir?;

     başlıklı  raporda bu düşüncelerim vardı.

    Aradan 17 yıl geçti.

    O rapor, geliştirilseydi:

    *-Tahribat önlenebilirdi.

    *-Gerçek turizm başlardı.

    Havanda sular dövüldü.

    Hala da dövülüyor.

    Tahribata da devam  ediliyor.

    Yangın bacayı sarmıştır.

     Kalan doğal servetimiz kurtarılmalı ve değerlendirilmelidir.

    ****     

    Zamanla orman köylerinin tamamına yakını boşalacak.

    Boşalanları pey-der, pey  lüks yaşam köylerine dönüştürebilirsek:

     *-  Bolunun tüm değeri artar.

     *-  Bolu İsviçre gibi olur.

     *-  Doğa  korunur.

     *-  Halk, turizmden kazanır.

    ****

    Bu uçuk bir hayal değildir.

    Büyük düşünmektir.

    Küçük ve çıkarcı düşünce ile;

    burnumuz ?tavuk mokundan? kurtulmaz.

     

    NOT-:

    Termal projesi, bu projenin küçük bir kısmıdır.

    O da, bu proje içinde düşünülmelidir.

    Bir ev inşasında bile:

    Ana proje, tasarlanıp, çizilmeden;

    banyo vs. inşasına girişilmez.

    Telafisi imkansız hatalar yapılabilir.

     

    (*)-: Bu iş, laf ola beri gele ?para tuzağı? tanıtımlarla olmaz.

            İhtisas işidir.

            Uluslararası çalışan;

            ?turizm-yatırım danışmanı ? gerekir.

            O Bolunun doğasını;

            uluslararası büyük yatırımcılara  pazarlayabilir.

            Böyle bir danışman bulmalıyız.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak