Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

TURİZM DİYE, DİYE...

Yurdaer Kalaycı

    11 Nisan 2005

    Bolu'nun umududur turizm.

    Elli yıldır, onun hayali ile yaşar.

    Bolu'nun makus talihi onunla aşılacaktır.

    Bolu halkı turizm sayesinde, pangir (zengin) olacaktır.

    Niye olmasın ki?

    Unu vardır, yağı vardır, şekeri vardır.

    İş, helva karmaya kalmıştır.

    Ne var ki, helva karmada?

    İki karıştırırsın, mis gibi helva olur, dimi!

    Maalesef öyle olmaz.

    Bolu'nun turizm helvası, elli yıldır karılamaz.

    Halk yutkunur durur.

    Neden, bilinmez.

    Umut fakirin ekmeği, ye Mehmet ye, öz deyişi uyarınca:

    Bolu, turizm hayali ile avunur.

    İşin ilginç yanı, helva malzemesi de devamlı azaltılır.

    Azaltanların çoğu, helva yapacağını vaat edenler, bir kısmı da helva bekleyenlerdir.

    ---------------

    Abant, en büyük turizm sermayelerimizden biri idi.

    Adımıza, o sermayeyi sorumsuzca harcadılar.

    ?Abant ağlıyor? başlıklı köşe yazımda, Abant?ın bugünkü durumunu anlatmaya çalışmıştım.

    Ayrıca:

    Cennet bahçesi gibi yaylalarımızın karşı karşıya kaldığı tehlikeleri;

    nasıl yağmalanmakta olduklarını, muhtelif köşe yazılarımda anlatmıştım.

    Tüm verimli arazilerimizin, kümes ve ahır gibi yapılarla doldurulabilmesinin (yasal hale getirme) yollarının zorlandığını yazmıştım.

    Kayak için Bolu'ya gelenlerin, Bolu'ya uğramadan gelip gittiklerini hepimiz biliyoruz.

    Yabancıların Bolu'ya girememesi için her türlü tedbir alınmıştır.

    Yanılıpta girenleri de, pişman etmekteyiz.

    ---------------

    Otoyol Bolu'ya ulaşınca, D-100 yoluna iki bağlantı yapılmıştı.

    Doğu ve batı sapakları.

    1990?lı yıllarda iki sapak arası kullanılıyor, Bolu'da nasibini alıyordu.

    Durup dururken,(sonradan) üçüncü bir sapak icat edildi.

    Abant sapağı.

    (İki sapak arası 6 km idi.)

    O sapak açılınca; Bolu D-100 trafiği iyice azaldı.

    Yasalara saygılı Bolulular, yasal olarak ne yapabiliriz diye bakınırken;

    kısa sürede Düzceliler Kaynaşlı?dan itibaren Boludağı?nı tesislerle doldurdu.

    Devlet kaçak yapılmış bazı tesisleri (jandarması, dozeri ile) yıkmaya gitti.

    Yıkamadı!

    Velhâsıl; ?su akar, Bolu bakar? meseli gerçek oldu.

    Bal-kaymak gitti, yağsız süt Bolu'ya kaldı. ---------------

    2006 yılında, tünel açılacakmış.

    O yağsız süte de göz dikilmiş.

    Tünel çıkışında, (Elmalık yöresine) 250 dönüm alana, karayolları ?proje gereği? bir tesis planlamış.

    O tesisi; Varan, Ulusoy gibi büyük kuruluşlar kapmasın bahanesi ile, bir proje hazırlamışlar

    (Gerekçede; Kaynaşlı-Abant sapağı arasında ki tesislerde çalışanların işsiz kalmaması.)

    O projeye göre, 250 dönümlük alana pek çok kamyoncu konağı, otobüs lokantaları, taksi restoranları, kendin pişir kendin ye tesisleri yaptırmak istiyorlarmış.

    Ne güzel değil mi?

    Projeyi kim mi hazırlamış?

    Projeyi anlatan Adnan Daylan?ın ifadesine göre; Bolu İş Adamları Derneği (BOSİAD)

    Ne insani bir eylem değil mi?

    Helal olsun vallahi!

    Devlet, Bolu'ya zenginsin deyip, Düzce?yi teşvikle desteklediğine göre;

    herhalde, biraz da biz destek olalım demişler.

    Fena mı?

    ---------------

    Şaka bir yana:

    Olacak şey değil.

    BOSİAD koordinatörlüğünde:

    Bolu Platformu olarak D.İ.E. aleyhine tespit davası açtık.

    Heyet halinde bakanlara gidilip, halimizi arz ettik.

    Raporumuzu sunduk.

    Özel statü talebimizdi.

    O da olmazsa, bazı imkanlar tanınmasını istedik.

    Hayır demediler.

    Dönüp geldik.

    Sıkıntıları aşma ile ilgili, talep dosyası ile,

    tekrar gitmeyi beklerken; şu yaptıklarına bak!

    ---------------

    Maksat kendi gruplarına hizmet mi?

    Otoyoldan akan selin önüne baraj yapıp,

    suyu kendi gruplarına akıtmak mı?

    Bolu'ya damla bırakmamak mı?

    Eğer öyle ise: Gayelerine dönük epey yol almışlar.

    Daylan?ın anlattığına göre:

    Maliye Bakanı?na anlatmışlar.

    Bayındırlık Bakanı projeye sıcak bakmış.

    Yakında Karayolları Genel Müdürlüğü de incelemeye gelecekmiş.

    ---------------

    İşin ilginç yanı:

    Eko Turizm Toplantısı?ndan önce,

    Daylan, Prof. Kenan Mortan?a (detaya girmeden) projeyi,

    Bolu'ya hizmet projesi gibi anlatmış.

    Sn. Mortan?ı uyardım.

    Proje detayını anlattım.

    Böyle anlamamıştım dedi.

    Ardından, ?Avrupa?daki Monblang Dağı tünel çıkışında? Bolu tünel çıkışına benzer bir uygulama gördüğünü anlattı.

    Onlar, otoyol?un tünel çıkışındaki, o şehrin girişini ücretsiz yapmışlar.

    Ne basit bir çözüm değil mi?

    Bolu, tünel açılınca, tam orta noktada kalmaktadır.

    Yemeği ve doğası meşhurdur.

    Otoyol Bolu girişleri kolaylaştırılır ise,

    her yolcu küçük bir yay çizip,

    Bolu'ya girip-görmek ve ihtiyaç gidermek ister.

    Esasen,( Bolu- Abant sapağı arasında ki )D-100 yolu,

    imâr planında bu gaye için ayrılmıştır.

    Tüm tesisler, bu yolun kenarına yapılmalıdır.

    Bu hayal gerçekleşir ise, Bolu otoyoldan geçenlerden kopmamış olur.

    Bolu'yu görme şansını elde edenlerin,

    Bolu'dan etkilenmemesi mümkün müdür?

    O zaman; gelenlerin,

    Bolu'nun doğal güzelliklerine koşması engellenemez.

    Uzun yıllar, ulaşamadığımız turizmden kazanma hayali gerçekleşir.

    Bu sayede Bolu'da turizm patlaması yaşanır.

    Turizm helvası karılmış olur.

    Eğer gerçekleşmezse korkarım; yakında Bolu'nun helvası karılır.

    Kimler Allah rahmet eylesin der, bilmem!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak