Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

SANAT YAZILARI(1) NEDEN RESİM YAPIYORUM

Yurdaer Kalaycı

    31 Aralık 2007

    Resim?e okul öncesi başladım.

    Çeşme duvarları tuvalimdi.

    Kalemim ise, ya bir kiremit kırığı,

    ya bir mangal kömürü.

    İçimden geliyordu resim yapmak.

    Doğa öğretmenimdi.

    (hala da öyle)

    Çok şey öğrendim ondan.

    O kadar çok bilgi var ki onda;

    Çiz,çiz öğren,

    çiz,çiz öğren.

    Dahası:

    Öğren, öğren, öğren?.

    ****

    Öğrendikçe anladım cahilliğimi.

    Anladıkça,arttı öğrenme arzum.

    Öğrendikçe, çoğaldı ?zihin yorucu?

    haz veren sorular.

    Cevap bulmaksa zordu.

    ****

    Cevap aradığım sorular:

    ? Niçin yaratıldık?

    ? Kainat nedir ne değildir?

    ? Nereden geldik nereye gidiyoruz?

    ? Ruh nedir?

    ? Neden her insan olaylar karşısında farklı tepkiler verir?

    ? Işık nedir, karanlık nedir?

    ? Hep ve hiç ilintisi nasıldır?

    ? Bir çiçek nasıl yetişir, onu var eden güç nedir?

    ****

    Bu ifadeler internette ki web sitemin,

    giriş bölümünde de vardır.

    (www.yurdaer.com)

    Bunları oraya laf ola beri gele, diye koymadım.

    Nedeni:

    Cevapları, ?resim tuvali üstünde? arıyor olmamdır.

    ****

    Cevapları bulabiliyor mu yum?

    Hayır.

    Bulabileceğimi sanıyor mu yum?

    Hayır.

    (Buzlu camın arkasını görmek mümkün mü dür?)

    O halde neden bu çileli bir arayışı sürdürüyorum?

    ????

    Ah nedenini bir bilebilsem!

    ****

    Aşık Veysel de,

    Bu ?ah? ile inlemiş

    ve o ?ah?ı terennüm etmişti:

    [Uzun ince bir yoldayım

    Gidiyorum gündüz gece

    Bilmiyorum ne haldayım

    Gidiyorum gündüz gece

    ****

    Dünyaya geldiğim anda

    Yürüdüm aynı zamanda

    İki kapılı bir handa

    Gidiyorum gündüz gece

    ****

    Şaşar Veysel işbu hâle

    Gâh ağlaya gâhi güle

    Yetişmek için menzile

    Gidiyorum gündüz gece]

    Ve daha niceleri?

    ****

    Ama kimisi de,

    Aşık Nesimi gibi:

    [Ben melamet hırkasını(1)
    Kendim giydim eğnime
    Ar- ü namus şişesini
    Taşa çaldım kime ne
    Haydar(2), Haydar

    taşa çaldım kime ne
    ****
    Sofular haram demişler
    Aşkımın şarabına
    Ben doldurur ben içerim
    Günah benim kime ne
    Haydar, Haydar

    günah benim kime ne
    ****
    Gah çıkarım gökyüzüne
    Seyrederim alemi
    Gah inerim yeryüzüne
    Seyreder alem beni
    Haydar, Haydar

    seyreder alem beni
    ****
    Gah giderim medreseye
    Ders okurum Hak için
    Gah giderim meyhaneye
    Dem çekerim aşk için
    Haydar, Haydar

    dem çekerim aşk için
    ****
    Nesimi?yi sorsalar kim
    Yarin ile hoş musun
    Hoş olam ya olmayayım
    O yar benim kime ne
    Haydar,Haydar

    o yar benim kime ne]

    Diyebiliyor.

    ??

    Kimileri de?

    Halk ozanı Muhyiddin Abdal gibi:

    [Muhyiddin?im, dervişim.

    Hak yoluna girmişim.

    On sekiz bin alemi,

    Bir zerrede görmüşüm]

    İfadelendiriveriyor.!

    (Bu şiir, İtalya?da ki sergim ile ilintilidir, inşallah haftaya anlatırım.)

    Not-1:

    Melamet hırkası giyenler:

    Melamilik(*) terimidir

    *- Gizli ibadet yapan,

    *-Kınayanın kınamasından korkmayan,

    *-Dışarı da halk ile, içeride hak ile olan.

    *-kılık kıyafeti, diğer insanlardan farksız kişilerin, yaşantı şeklidir.

    ****

    (*):Her türlü gösteriş ve dünya kaygısından uzaklaşmayı, öğütleyen Sünni tarikat?tır.

    Melamiler, diğer tarikatlar da ki ?şekilci anlayışa? karşı çıkar.

    Ahilikte şekillenmiş bir yaşam tarzıdır.

    Not-2: Haydar=yiğit, aslan, Hz Ali?nin sıfatı

    veya Hay=yaratan, dar=kapı

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak