Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

?BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ?

Yurdaer Kalaycı

    2 Ocak 2006

    ?BİR VARMIŞ, BİR YOKMUŞ?

    diye başlar masallar.

    Peşrevi de vardır;

    ?Evvel zaman içinde,

    kalbur, saman içinde.

    Pire berber ,

    deve tellal iken,

    ben babamın beşiğini, tıngır mıngır sallar iken? gibi.

    Bu dizeler asırlar boyu;

    ?zamanın izafi (fani) olduğu gerçeğini?;

    ne de yalın anlatır.

    ****

    *-Kimler üretmiştir bu dizeleri?

    *-Ne zaman üretmişlerdir?

    Bin mi, on bin yıl önce mi?

    *-Neden çocuk masallarının başına yerleştirilmişlerdir?

    Bilinmez!

    ****

    İnsanların çoğu

    bu ?katı gerçeği? kabul etmek istemez.

    Direnir.

    Çok ama çok zordur,

    ?yalan dünyadan? vazgeçebilmek.

    ****

    Öylesine parlaktır ki:

    *-Gözleri kör eder,

    *-kulakları sağır.

    *-Aklı da baştan alır.

    Yıllar yılı ?fanileri? peşinden koşturur.

    Ne fayda!

    ?İzafi zaman? yel gibi geçer.

    ?O an? gelir.

    Sonuç:

    ?Bir varmış, bir yokmuş?

    olur.

    ****

    Her yıl ?O an?a? biraz daha yaklaşılır.

    Yıl sonları, bir anlamda, ?fani hayatın? hesap dönemleridir.

    Kimi ?Rap bana, hep bana? deyip;

    ?hesapsız-kitapsız?, yoluna devam eder.

    Kimi de ?mizanına? göz atar,

    ?envanterini? çıkarır.

    ?Kar-zarar? hesabını yapar.

    ****

    Dün gece

    yatakta ?envantere? başladım.

    Birden, ?kırmızı kaplı? defterim geldi aklıma.

    Raf?tan alıp, karıştırmaya başladım.

    ****

    Onunla 1958 de, dost olmuştuk.

    Ayaklarımın yere değmediği;

    ?şairliğe? heveslendiğim yıllardı.

    Beni sadece ?o? anlıyordu.

    ?Ne büyük şairsin? diyordu bana.

    Seviniyor, ha bire yazıyordum.

    ****

    Üniversite?ye giderken yanımdaydı.

    Bir yandan yazıyor ve de ?ne bulursam? okuyordum.

    Defterim de suskunlaşıp;

    beni alkışlamayı bırakmıştı!

    ****

    Okuduğum şairlerden etkilenmiş,

    yazdıklarımı beğenmez olmuştum.

    Şiir?i bırakıp, defteri kapattım.

    Uzun yıllar, arayıp sormadım.

    ****

    Vefalı bir dostmuş.

    Beğenmediklerimi saklamış.

    Sitem etmeden önüme koyuverdi.

    Canlandı anılarım.

    Seviniverdim.

    Güvenli ellerdeler.

    Kırmızı defter koruyacak onları.

    Bir gün benim için de ?o an? gelecek.

    Ama ?onlar? yaşayacak.

    ****

    Sıra geldi, defterdeki ?beğenmediğim? şiirlere:

    İşte onlardan bir örnek:

    (Yıl 1960, yaşım 19)

    ???????????-

    BİN BİR GECE MASALI

    Bu şiir sana kardeşim.

    Şimdi, bir-bir karşı evlerin, bacalarını sayıyorum.

    Ve yıllar, gözlerimin önünde dört nal?a.

    İkimize ait enstantanelerde;

    uzun, uzun duruyorum.

    ??-

    Kayalının çeşmesi.

    Kıyırların Eminanım.

    Ve zambak çaldığımız Fırka.

    Hatırlar mısın?

    Kolunu çıkarmıştım, saman odasında.

    Yaaa!

    İşte böyle kardeşim.

    ??-

    Hani mümkün olsa da:

    Zamana dur deyip;

    mazinin kapılarını açsam!

    Benimle gelir miydin?

    ****

    Seninle, misafircilik oynar,

    Oyuncaklarımızı, kıramadığımızca kırar,

    Canımız istedi mi;

    Ağlayamadığımızca ağlardık.

    ??-

    Sen bahriyelini giyerdin,

    Ben subay elbisemi.

    Doğru Atlı Karıncalara.

    ??

    Çatapatlar, mantarlar.

    maytaplar, bayraklar,

    Yabanovalı?nın macunu,

    Yuvarlak?ın dondurması,

    bize tekrar dost olurdu.

    ??-

    Bunları tekrar ister miydin kardeşim?.

    Belki isterdin.

    Ama

    Senin bahriyelin,

    Benim subay elbisem

    Üzerimize uymazdı ki!

    ****

    O şiir, kırk beş yıl geride kaldı.

    (O zaman da, hesaba oturup, maziye göz atmış;

    geri dönülemeyeceğini, ?muzipçe? fark etmişim)

    Hala, mazide özlediğim anılar var.

    (Anılara, ancak masallarda, dönülebilir.)

    Mutluluğu anılarda değil, gelecekte aramalıyız.

    ****

    Kimimiz birinci;

    kimimiz, sonuncu perdesindeyiz oyunun.

    Herkesin oynadığı bir ?son perde? var.

    Ansızın ?o an? geliverir.

    Hemen perde kapanır.

    Marifet:

    Oyunu ?mutlu son? ile kapatmaktır.

    Bu da ancak:

    Er veya geç ?gönül gözünü açabilenlere? nasip olabilir.

    Denebilirse de:

    Doğrusunu, Allah bilir.

    Not: Herkese, yeni yılda, mutluluklar dilerim.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak