Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bolu'da ÜNİVERSİTE İLE HIZLANAN DEĞİŞİM

Yurdaer Kalaycı

    19 Aralık 2005

    12.12.2005 günü, bolununsesi Gazetesi?ni okumaktaydım.

    ?AİBÜ?de bu hafta? başlıklı, küçük bir habere takıldım.

    Kampusda yapılacak, etkinlikleri duyuruyordu.

    Eşime;

    bu akşam ?19:00? da Üniversite?de tiyatro gösterisi varmış, gidelim mi dedim?

    Kabul etti...

    Kadere-kısmet deyip yola çıktık.

    Üniversite?nin giriş kapısına geldiğimizde ?18:50? idi.

    Bekçi tanıdı.

    Bariyeri kaldırdı.

    İçeriye girdik.

    Kapattı.

    Arkamızdaki aracı durdurdu..

    Ona doğru yürüdü.

    Yola devam ettim.

    Araçtakilerde tiyatro için mi gelmişlerdi?

    İçeriye alındılar mı?

    Bilmiyorum.

    ****

    Mavi Salon?un merdivenlerine ulaştığımızda, ?19:00? olmuştu.

    Merdivenden inen bir öğrenci ile karşılaştık.

    Ona, oyun başladı mı dedim?

    17:00 de başlamış(1) bitiyor, giremedim dedi.

    Şaşırdık.

    ****

    Vakit erkendi.

    Eve dönmek istemedik.

    Epeydir şehirde gezintiye çıkmamıştık.

    (İkimizin aklından, aynı düşünce geçmiş.)

    İzzet Baysal?da gezinelim deyip, yola çıktık.

    ****

    Cadde ışıl ışıl, kıpır kıpırdı.

    Burası Bolu mu?

    Acaba yanlışlıkla başka yere mi geldik!

    Dedim.

    Gülüştük.

    ****

    İlk şaşkınlığımız geçince;

    görüntüler netleşmeye başladı.

    Etraf çok kalabalıktı.

    Hemen hepsi gençti.

    Sarmaş dolaştılar.

    Kılık kıyafetleri farklıydı.

    Çoğunun, öğrenci olduğu anlaşılıyordu.

    Özgürlüğün sınırlarını aşmışlardı.

    (Şair Orhan Veli?nin; ?Umurunda mı dünya? dediği türden)

    Bize benzemiyorlardı.

    ****

    El ele, ağır ağır yürüdük.

    Çok az tanıdığa rastladık.

    Düşünmeye başladım.

    Etrafta ?yerli halktan? insanlar, neden yoktu?

    Neden, erkenden evlerine çekilmişlerdi?

    ****

    İstanbul?un istilâ edildiği günler geldi aklıma.

    Anadolu ve İstanbul?un, pek çok semti inim inim inlerken;

    Pera, neşe kahkaha doluydu.

    Şampanyalar patlıyor;

    safahat ve rezalet deryasında yüzülüyordu.

    Halk, evlerine çekilmiş, sessiz ve üzgündü.

    ****

    Tövbe, tövbe.

    Ne ilgisi var.

    İşgâlmiş, inim inim inlemekmiş.

    Olacak şey mi?

    Daha neler!

    ****

    Ben bu beynime, hiç söz dinletemiyorum.

    İllâki, insanın aklını kurcalayacak, bir muzurluk buluyor.

    Ne var yani!

    Ne olmuş?

    Her taraf, BAR, CAFE, DİSCO, FASTFOOD SHOP, CEP TEL vs dolmuşsa!

    Kıyamet mi kopar?

    Bolu alt-üst mü olur?

    Yooo!

    ****

    Şimdiye kadar, ne badireler atlattık.

    Atalarımızın dediği gibi:

    Bu da geçer ?YA-HU? diyebiliriz, di mi?

    ****

    Hayır.

    Bu gençler bizim evlatlarımız.

    Geleceğimiz.

    Adı üstünde:

    Kız, erkek, hepsi ?deli-kanlı?.

    Biz de, bir zamanlar deli-kanlıydık.

    Deli-kanlı,değişimden yanadır.

    Her türlü, ?yeniye ve keyfe? talip olur.

    Çoğunluğu, uçlarda gezer.

    Dünyayı, ya toz pembe görür, ya kapkara.

    Eğer gönüllerinde umut çiçeği açamamışsa.

    Her türlü ?pisliğe? talip olur.

    ****

    Bana ne diyemeyiz.

    Ne yapalım, ?öyle istiyorlar? bahanesine sığınamayız.

    İstiyorlar diye, sadece BAR, DİSCO vs sunamayız.

    Bolu olarak:

    Onlarla kucaklaşmalı, doğru eğitilmelerine katkı yapmalıyız.

    Nasıl mı?

    Şapkamızı önümüze koyup düşünerek.

    ****

    Yıllardır, Bolu halkı ile, Üniversite kaynaşmasından söz ederiz de;

    Bir türlü beceremeyiz.

    Kaynaşamazsak, nasıl faydalı oluruz?

    Kampus, sanki Çin İmparatoru?nun yasak şehridir.

    Halk çekinir.

    Giriş serbest olsa bile;

    kolayca giremez.

    Girmek isteyen de, bekçi sorgusu ile karşılaşır.

    ****

    Güvenlik, çok önemli bir konudur.

    Üniversite, titizlikle korunmalıdır.

    Bu doğru.

    Doğru ama:

    Halkın da, Üniversite?ye gelip, etkinliklere katılması lazım ki:

    Üniversite-halk kaynaşması ?gerçekten? sağlansın.

    Bu nasıl sağlanır?

    ****

    Bir köşe yazısı ile bu soruyu cevaplayamam.

    Şimdilik Boluca;

    büyüklerimiz bizden iyi bilir demekten başka, çarem yoktur.

    Not:(I)

    Konuyu inceleyince anladım ki;

    bolununsesi Gazetesi, haberi yayınlarken (sehven) tarih hatası yapmış.

    Kasti olmayan bir hata.

    Her işte bir hayır vardır derler.

    Belki de, o hata olmasa idi;

    bu yazı ortaya çıkmazdı.

    Bolununsesi?nin; bana, eşime ve o haberi okuyup, oyunu izlemek için, 19:00?da dönenlere özür borcu doğdu.

    Umarım bu borcu;

    tüm sosyal ve sanatsal etkinlik haberlerine daha geniş ve hatasız yer vererek öderler.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak