Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

ASILSIZ DEDİKODULAR ÜSTÜNE!

Yurdaer Kalaycı

    15 Ağustos 2005

    Dedikodu-1: Yurdaer karşı çıktı diye, kadim?den kalan yayla evleri eskiyip,yıkılınca,yerine yenisinin yapılmasına, idare izin vermiyormuş.

    Olacak şey mi?

    Böyle de dedikodu olur mu?

    Kadimden beri yaylada evi olup, hayvancılık yapanların;

    ( analarının ak sütü gibi) hakkıdır, yayla evi.

    O ev eskimiş ise, yerine yenisini (aslına uygun) yapmakta.

    Bu hak engellenemez..

    Köyde damı,damda hayvanları olanlar;

    elbet, yazın yaylaya çıkacaktır.

    Bu onların tabii hakkıdır.

    Karşı olduğum:

    Kadimden evi olmayan ve hayvancılık yapmayanların, yaylada villa yapmalarıdır.

    Atalarımız ?kurunun yanında yaş da yanar? demiştir.

    Bu sözü:

    Keyfi villa yapanlara (tuzu kurulara) karşı, önlem alalım derken, geçimini hayvancılıkla sağlayanları,( tuzu yaşları) yakmamalı, diye açabiliriz.

    Tuzu kuru , arabasını dağdan aşırır;

    tuzu yaş( gariban), düz yol da şaşırır..

    Tuzu kuru işi bitirip, keyfine bakar.

    Garibanın yürüdüğü asfalt ise, bataklık olur.

    Asfaltın bataklık olmasına,aklı ermez

    Derdini dinleyen, sesini duyan olmaz.

    Boğulur gider..

    Bu, genel kural gibidir.

    ****

    Dedikodu-2:Yurdaer, orköy teşviki ve kredisi ile yapılan kümeslere kacak diyormuş, ayrıca ruhsatsız tüm kümeslerin de yıkılmasını istiyormuş.

    Vay be!

    Yalana bak, yalana!

    Orköy, orman köylüsünü, kalkındırmak için proje üretti..

    ?Orman içi köyleri, tavuk üretim projesi.?

    İnce eleyip,sık dokunmadan, uygulamaya geçildi

    Köylerde proje anlatılıp, köylüler ikna edildi.

    Krediler dağıtıldı.

    Orman içlerinde, ?küçük kapasiteli kümesler?,mantar gibi bitmeye başladı.

    Mahzurlar bilahare, ortaya çıktı.

    O tarihte, L.P.G yaygın değildi.

    En kolay ve bedava yakıt odun du, oda ormanda bol du.

    Ağaçlar kesilip, kümesler? de yakıldı.

    Ardından, kömür yakılsın dendi.

    Odun ve kömür dumanı, ormanın flora ve faunasını tahrip etti

    Tahribat büyüktü.

    Yok edilen orman alanlarının değeri, tavuk üretiminin sağladığı gelirden çoktu.

    (O zaman, bazı orman mühendisleri bu yanlışa parmak bastı, dinleyen olmadı. Sonları ne oldu bilmem!)

    Olan olmuştu.

    Sektör yeniydi.

    Köylü bilgili değildi.

    Aile dramları,

    iflaslar, gırla gitti.

    Pek çok ?küçük kümes? kapandı.

    Kapanan kümes binaları için yeni projeler tasarlandı.

    Arıcılık, ipek böcekçiliği gibi.

    Olmadı!

    Ölen öldü,batan battı, .

    Kalan sağlar, bizimdir dendi,

    ****.

    Tavuğu yetiştiren ?küçük çiftçilerin çoğu? batmış, kesip- satanlar, karlı çıkmıştı.

    (Bu işte acayip kar vardı.)

    Palazlanan ?kesip-satanlar?, yanlarına sermayedarları da alıp, büyük kümeslere başladılar.

    Önce 10000-20000 ardından 50000-100000 başlık kümesler türedi..

    Para oluk gibi akıyordu.

    Millet zevkten dört köşeydi.

    Yetkililer, ?büyük kümesleri? destekliyordu.

    İlerde, başa gelecekleri düşünen yoktu...

    Mantık şuydu:

    Büyük kümes yapılsın da, nereye yapılırsa yapılsın.

    (Üretimin, kar?ın kötüsü olur mu?)

    Bu selin önünde durmak, mümkün değildi!.

    Kısa zamanda devleşen tavukçulara, yenilerin eklenmesi kaçınılmazdı.(*)

    Nitekim, öyle oldu.

    Da!

    Kötü mü oldu?

    Hayır.

    Tavukçuluk sektör haline geldi, Bolu ekonomisinin lokomotifi oldu.

    Bu zor işi başaranları yazılarımda kutladım.

    Sermayeyi teraküm ettirmek kolay değildir.

    Zor olan başarılmıştır,.

    Şimdiye kadar olan hata-yanlış ve zararları iş kazası sayıp, tedavi etmek mümkündür.

    (Niyet ve de cesaret edip o sektöre girebilseydim, muhtemelen bende diğerlerinin yaptığını yapardım.)

    İş adamının görevi; (topluma ve çevreye zarar vermeden) karını yükseltmektir.

    Devletin görevi de iş adamına (çevreye ve topluma zarar verdirmeden) destek olmaktır.

    Açık kapıdan herkes girer.

    Gayemiz kimseyi suçlamak, hedef göstermek değildir

    Devletin kurallarına göre, ?müsaadesi ile? yapılan kümesler milli servettir.

    Onlara ruhsat verilmiyorsa, bunu anlayamam!

    Neden ruhsat verilmez?

    (Sorun ruhsat harcının ödenmemesi mi dir?)

    Anlayamadığım,diğer nokta:

    Bolu Konya ovası gibi değildir.

    Tahrip olduğunda,yerine bir daha konulamayacak tabii güzelliği çoktur..

    Yasa?ya uygun, diye her yere müsaade edilmemelidir.

    Hepsinden önemlisi:

    Daha da büyümesi, hepimizin çıkarına olan bu sektörün, ?çevreye zarar vermeden? büyümesini sağlayacak ?organize hayvancılık bölgeleri? kurulmasıdır.

    Mahalli idarelerin yetkileri artırılmıştır.

    Yetkililer isterlerse ?Bolu lehine olan? işleri başarabilirler.

    (*)-:O kümesleri yapan ve yaptıranlar suçlu mudur?

    Yapılmış olanlar yıkılmalımıdır?

    Nedir bu işin doğrusu?

    Doğru olan:

    Yetkililerin teşvik ve desteği ile yapılmış olan kümeslerin, eksiklerini tamamlatarak, ruhsatlandırmaktır.

    Ruhsatlandırılması imkansız olanları da, malike zarar vermeden(tazminat vererek) yıkmaktır.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak