Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Davos; yine yeni yeniden...

Fırat Oktar

    22 Ekim 2012

    Geçtiğimiz hafta Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun' un lobi çalışmaları ve kişisel çabaları neticesinde 5-6 Kasım 2012 tarihlerinde "Akdeniz için Birlik Parlamenter Asamblesi" toplantısının Abant'ta yapılacağı haberini aldık.
    Tabi söze önce Sn. Milletvekilimiz Ali Ercoşkun' a teşekkür etmekle başlamak gerekir. Bu kendilerine, Bolu' nun tanıtılabilmesi adına yapılmaya çalışılan hizmetlerden ötürü ikinci kez teşekkür edişim. Ne yazık ki Gölcük' ün Bolu Belediyesi' ne kazandırılması hususunda teşekkürümün ardından, bölgede yapılanlar benim açımdan hüsranla sonuçlanmıştı. Umarım bu defa, verilen emekler doğru şekilde değerlendirilir ve güzelliklerimizi layık olduğu gibi tanıtabiliriz.
    Gösterilen çabaları ve iyi niyeti takdir etmek gerekir. Bu noktadan sonra önemli olan, uluslararası bir organizasyona, iyi bir şekilde ev sahipliği yapabilmektir. Aksi takdirde, ortaya çıkabilecek sonuçlar, bu alanda gelecekte açılabilecek olası kapıları tamamen kapatabilir.
    Biz iyi ev sahipliği yapabilir miyiz?
    İnsani değer olarak baktığımızda şüphesiz yaparız.
    Bunun için evimiz yeterince güzel mi?
    Kesinlikle, çok güzel.
    Yalnız, evimiz henüz ziyaretçilere gezdirilecek kadar hazır değil.
    Evin düzeninde, hizmetlilerinde, yollarında, bahçesinde bir takım eksiklikler olduğunu kabul etmemiz lazım. Eğer bunu görmez ve kabul etmezsek, yanlışa inanırsak bu kapılar kapanabilir. Eğer eksikleri görür, kabul eder ve şimdilik en azından geçici süreyle eksikleri gidermemiz gerektiğinin farkında olabilirsek, hem bugünkü organizasyondan başımız dik şekilde çıkar, hem de ilerisi için bu eksiklikleri kalıcı olarak giderme yolunda adımlar atabiliriz.
    Uluslararası düzeyde önemli bir toplantıya ev sahipliği yapmak, kentimiz için son derece önemli bir gelişmedir. Kongre, Seminer ve toplantı organizasyonları, turizm sektöründe son yılların trendi durumunda. Son yıllarda, tüm yönünü M.I.C.E. (Toplantı, Teşvik, Kongre, Etkinlik ) hizmetlerine çeviren bu kadar fazla turizm şirketinin olması, bunun en önemli göstergesi.
    Artık kurumsal şirketler, şirket içi bilgilendirme toplantılarını bile, turizm firmalarına yaptırıyor. Sebebi, bu firmaların işinin toplantıyı organize etmekle muhatap olmak yerine, toplantının içeriğine odaklanmalarının, yani işlerine odaklanmalarının gerekliliği. Toplantı salonundaki oturma düzeninden, gelecek misafirlerin ulaşımlarının, konaklamalarının sağlanmasına, masaya konulan bir çiçekten, not defterinden, kalemden, teknik cihazların hazırlanmasından, yakalarına takacakları karta kadar, yakın yerlerde yapabilecekleri geziden, gala yemeklerine kadar, kısacası en ince ayrıntıya kadar, düşünülebilecek onlarca şeyin sorumluluğunu, takibini yapmanın başkasının işi olduğunun bilincine geç olsa da varabilmelerinden dolayı, bu işleri artık organizasyon firmaları yapıyor.
    Bu tarz firmalar, son yıllarda oldukça hızla gelişme kaydettiler ve buna devam ediyorlar. Başta sağlık ve otomotiv sektörlerinin bu ihtiyacın ortaya çıkmasında öncü olduklarını söyleyebiliriz.

    Şu ana kadar, çok önemli ve istikrarlı bir çalışmayı takdir etmekten öte, işin gerçekleşme safhasında son derece profesyonel ve dikkatli olunması gerektiğinin altını çizmeye çalıştım. Yalnız, bu yazıyı yazmamda başka bir önceliğim, tek ve önemli bir konuyu eleştirmek istememdi. 
    Marka olmak...
    Sayın Milletvekilimiz, basına yaptığı açıklamada, söz konusu toplantıyı; " Abant'ın Davos olabilmesi yolunda küçük ama büyük bir adım" olarak nitelendirmiş.
    Bu söylem, pek çoğunuza çağrıştırdığını düşündüğüm üzere bana da, Neil Armstrong'un aya çıktığında attığı ilk adımı hakkında " benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım " sözünü anımsattı.
    Ancak Sayın Milletvekilimiz, keşke başka bir yerden bahsetmek yerine, Armstrong' dan uyarlayarak, "Abant için küçük ama marka olma yolunda yada turizm şehri olma yolunda büyük bir adım" demiş olsaydı. 
    Bir marka yaratmaya çalışıyorsanız, kamuoyuna başka bir markayı örnek gösteremezsiniz.
    Başka bir markanın başarısını örnek almak güzel olabilir fakat bu durum, hedef kitleniz veya bu markanın oluşturulmasında rol oynayacak kesimin kafasının karışmasına neden olur. İnancınızda sorun oluşturur.
    Abant' ı bir marka, bir kongre merkezi yapmak istiyorsanız; Abant' ı, Abant'a özgü bir çalışmayla, bir sloganla, bir logoyla, bir ürünle örneğin "nilüfer" ile ortaya çıkartmalısınız.
    Davos konusuyla ilgili görüşlerimi daha önce yazdığım yazılarda dile getirmiştim. Kurtulamıyoruz bir türlü, şu Davos' tan...
    Dünya Ekonomik Platformu gibi dev bir organizasyon farkımız ve Davos' a oranla % 4 lük turizm hacmimiz var.
    Bırakalım artık Davos' ları, Şanzelize' leri konuşmayı.
    Ne zaman birileri çıkıp önemli bir yerleri örnek verse, ben hep onları neyin büyük yaptığını anlatmaya çalıştım. Niye büyük olduklarını, neleri doğru yaptıklarını ve bizim hep kendimize özgü değerlerimize tutunmamız gerektiğini...
    Büyük olmak için, başkalarının yaptığı doğruları ( örnek alsak bile ) konuşmak yerine kendi değerlerimize odaklanalım.
    "Büyüklük odur ki, kimseye iltifat etmeyeceksin, kimseyi aldatmayacaksın, memleket için hakiki mefkure ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin..."
    Saygılarımla.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak