Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

37. Turizm Haftası'na kaotik bir bakış

Fırat Oktar

    17 Nisan 2013

        Kaotik kelimesini en sade haliyle "kargaşa içinde olan" şeklinde tanımlayabiliriz.
        Bu yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında 37.si kutlanmakta olan Turizm Haftası, genel itibarı ile İl Kültür Turizm Müdürlüklerimize, başta bakanlığımızca yüklenilmiş önemli bir sorumluluk durumunda...
        1977 yılından beri kutlanmakta olan bu haftanın asıl hedefi, halkı, özellikle gençleri, değerlerimize sahip çıkma ve turizmin gelişmesi için yapılabilecekler konusunda bilinçlendirebilmektir. Gelgelelim üzerinden yıllar geçtikten sonra bile bugün hala, tüm şehirlerimiz iyi niyetle ve özveri ile turizm haftası konusunda çalışmalarını sürdürmelerine karşın, dayatma ve omuzlara yük şeklinde bir algı oluşturulmuş vaziyettedir.
         Hedefin farkındalığıyla ve sonuç odaklı çalışmaktan ziyade, üzerimizdeki bu yükü atalım zihniyeti ile konuyu algılamak ne yazık ki talihsiz olduğu kadar gerçektir. 
        İşte kaotik tabirinin ortaya çıktığı nokta da tam olarak burada...
        İlimizi ele alalım, ilgili müdürlüğümüz bu yıl, önceki yıllarda olduğu gibi etkinlik sayısı oldukça fazla ve kişisel gayretleriyle oldukça güzel bir program hazırlamışlar. Teoride bazı eksiklikler olmasına karşı, zaman sınırlamasına maruz kalınmasından ötürü normal karşılanmalı... Öncelikli ve olması gereken etkinlikler, programda yerini almış. Uygulayıcılık konusunda bir takım eksiklikler var. Ancak, bu noktada müdürlüğümüzü hatalı addetmek mümkün değil.
        Özel sektör olarak ve turizm gönüllüleri olarak bizlere de önemli işler düşüyor. Bu cümlelerim tamamen sektör oyuncularına yönelik olacak;
         Her şeyden önce bizim, halkı bilinçlendirme konusunda olumsuz bir tablo çizme lüksümüz olmadığını düşünüyorum. Yanlışlar var, elbette olacak, olmaya da devam edecek. Altyapı eksikliklerimiz var. Ama bu işin lokomotifi turizmcilerse eğer, konuyu özellikle güzel olan yönleriyle, doğrularıyla ve umutla ele almamız şart. Sözün özü; eğer biz inanmazsak, inanmadığımıza dair bir izlenim oluşturursak, yapmaya çalıştığımız şeyi ve işimizi sevmediğimizi ima eder veya algılatırsak, zaten bu oyunu başlamadan kaybetmiş oluruz.
         Yapılmaya çalışılan bir turizm haftası etkinliğini bile gönülsüz, içimizden gelmeyerek yaparsak Bolu'da daha çok uzun süre uygulanan bir turizm ve bu konu üzerinden bir kazanımı konuşamayız.
        Küçücük bir bütçe toplantısını bile yaparken, 3-5 liralardan kaçınmak, toplantılara katılmamak, yapılmaya çalışanları baş ağrısı olarak nitelemek, hepsinden öte ilgisiz, alakasız kalmak, birbirimizle çekişmek ve çocuklar gibi küsmek bize hiçbir şey kazandırmaz.

     
        Kendi ütopik dünyamda, bu yazdıklarıma binaen son olumsuz cümleler olduğunu umardım fakat öyle bir gerçeklik yok.
        Son 3 harfi "izm" ile biten bildiğim pek çok kelime var. Bu kelimelerin tamamı bir ideolojiyi savunmak üzere varlar. Peki "turizm" kelimesinin bir ideolojisi var mı? Yani bu kelime hangi fikri savunuyor bileniniz var mı?
        Turizm söz konusu ise, ortada bir ideoloji, siyaset, din, dil, ırk ayrımı bulamazsınız. Bugün Türkiye'nin hatta Dünya'nın en önemli turizm şehirlerinden birisi İstanbul'a yılda 10 milyon civarı turist gelmekte. Bu şehirde farklı dinlere mensup insanlar, camilerde, havralarda ve kiliselerde ibadet edebiliyorlar. Bu şehir sadece din konusunda değil her alanda çeşitlilik sunabiliyor. Söylemek istediğim, bakış açımızı değiştirip, açık fikirli olmamız gerektiği...
         Bu konuda başarı hedefleniyorsa, üzerimizdeki bazı kimlikleri çıkartmalıyız. Komplo teorilerinden arınmalıyız. Hep birlikte aynı amaç uğruna hareket etmeli ve yerel yönetimleri, sivil toplum örgütlerini, sektör temsilcilerini ortak akılda buluşturabilmeliyiz. Daha sonra bilinçlendirme çalışmalarını yapmalıyız. Turizmciler olarak bu kaotik dönemden, bu kargaşa ortamından çıkması gereken önce bizleriz. 
        Bu sektör söz konusu olduğunda, tek bir kahramanın çıkmasını ve buraya yüzbinlerce turisti getirmesini beklemek, hatta bundan daha da önemlisi, gelen insanların güzel anılarla döneceğine inanmak, yalanı yaşamaktan başka bir şey değildir.
         Daha sonraki turizm haftalarında söylediklerimizin anlaşılmasını, şifresiz yayın yapabilmeyi ve bahsi geçen konuların, uygulanan, yaşanan gerçekler üzerinden konuşulduğunu görebilmek umuduyla, iyi bir hafta diliyorum.
          Saygılarımla. 
                                                                                                                                         

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak