“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

Turizm – Asla – Yere Çakılmayacak (I)

Adil Gürkan

    8 Nisan 2021

    Turizm – Asla – Yere Çakılmayacak (I)

    Adil GÜRKAN

     

    Turizm – Asla – Yere Çakılmayacak (I) – Adil GÜRKAN

    Dünya Turizm Örgütü – eski – Genel Sekreteri Taleb Rifai ne diyor?

    Bir yılın sonunda bazı gerçekler kendisini acı da olsa hissettirmeye başladı.

    Ortada Dünyanın gördüğü en karmaşık bulmacalardan birisi var. Bu bulmacanın birinci muhatabı da bir bütün olarak seyahat endüstrisidir.

    Başta Batı kurumları olmak üzere, UNWTO, Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Birliği, hiçbir yapı yaşanmakta olan bu krize doğru bir tanım koyamadı.

    Şimdi hayat çok acil bir görev dayatıyor. Hemen bu günden itibaren, taş üstüne taş koyarak çok taraflı yeni bir sistem kurmak zorundayız.

    Elimizde olanları ve olmayanları hesap ederek aşırı ihtiyatlı hareket etmek gibi bir lüksümüz de yoktur. Seyahat tıpkı dün olduğu gibi bu gün de herkesi her yerde buluşturmakla ilgilidir.

    Artık içimizden geçen duygulara değil, dışarıdaki somut gerçeklere dayanarak çözüm arayışına girmek zorundayız.

    Turizmin Covid19 krizinden en çok etkilenen sektör olduğuna kuşku yok. Ama bir şanssızlığımız var. Her hükümet, ülkesinin insanlarını korumak için, kendisi bir takım çözümler üretmeye çabalıyor ve işin kötüsü en uygun olanın da bu olduğuna inanıyor.

    Bu, tahmin edilebilir ve anlaşılabilir bir aksiyondur.

    Bununla beraber, turizm sektörü olarak yeni, çok taraflı, daha uyumlu, adil ve şık bir sistem arayışında olduğumuz da bir gerçek. Zira tek tek ülkelerin başarılı olması Dünya geneli için çok büyük bir önem ifade etmiyor.

    Biraz daha açalım. Yerel ve geçici çözümler yerine daha büyük resmi görmemiz gerekiyor.

    Ortada devasa bir dönüşüm var.

    Turizm de, Dünya ile birlikte bambaşka bir forma doğru dönüşüyor.

    Geçici durgunluklar morallerimizi bozmamalıdır. Daha iyi ve sürdürülebilir bir Dünya hızla ortaya çıkıyor. En uygun an geldiğinde, geri döndürülemez bir yükseliş başlayacaktır.

    Her ülke öncelikle komşuları ile ortak zeminlerde bir araya gelmeli. Ortak çözümler ve hareket planları oluşturmalı.

    Dünya turizmi için kesin çözüm ülkelerin tek tek başarısından geçmiyor.

    Önce ülkelerin birlikte oluşturdukları bölgeler ele alınmalı. Bu destinasyonların turistler nezdinde güven tazelemesi sağlanmalıdır.

    Ayağa kalkan destinasyonlar birlikte bütün Dünyayı toparlayacaktır.

    Bir insan bir ülkeden diğerine güvenle seyahat edemez ise, hükümetlerin yerel başarısının da bir anlamı olmayacaktır.

    Şu anda tam anlamı ile bir karmaşa hüküm sürüyor.

    Bir ülke, gelenlerin karantinaya alınmasını şart koşarken, diğeri aşı pasaportu istiyor.  Bir başka ülke ise, seyahatten 72 saat önce Covid19 negatif test sonucu talep ediyor.

    Avrupa Birliği bu hali ile bir başarısızlık örneğidir.

    ABD de aynı çöküşü yaşamaktadır. Covid19 ile mücadele açısından bakarsak ABD artık bir Birleşik Devlet değildir. Her eyalet kendi çözümünü üretmenin peşinde koşuyor.

    Bu konuda aşılamayı bir örnek olarak düşünebiliriz. Bu hızla devam ederse, Dünyanın yüzde 70’ini aşılamak için en az 5 yıllık bir süre gerekecektir.

    Aşılama bittiğinde ve Dünya birleşik bir modeli yarattığında, Turizmin ileriye doğru çok güçlü bir hamle yapmasını bekleyebiliriz.

    Turizmin doğası şudur; siz insanları bir yerlere seyahate gönderirsiniz, insanlar da bir yerlerden sizin ülkenize gelir. Bu nedenle işi getirip tek başına aşılamaya başlamak çok mantıklı bir çözüm olmayabilir.

    Günümüz Dünyasında bütün ülkeler nüfuslarının tamamını hemen aşılama kapasitesine sahip değiller. Ama bu dengesizlik bir politik oyuna dönüşmemelidir.

    İşin acı tarafı şudur; eğer aşı olmuş olan nüfus ile henüz olamamışları karşı karşıya getirirsek, hepimiz kaybederiz.

    Böyle bir senaryoda aşılamasını tamamlamamış ülkelere hiç kimse gitmeyecek ve aşılamasını tamamlamış hiçbir ülke de, henüz bunu tamamlamış bir ülkeden hiç kimseyi sınırlarından içeri almayacaktır.

    Seyahatin ruhu herkesi her yerde bir araya getirebilmekle ilgilidir. Ama bu durum, herkes aşılanana kadar hayata geçmeyecektir. Bu da uzun bir zaman alacaktır.

    Bütün ülkelerde makul ve uyumlu bir test modelini hayata geçirebilmek daha hızlı ve acil bir iyileşme için mantıklı bir çözüm olabilir.

    Ya da, aşılama ve test sistemlerinin kombinasyonu da etkili olacaktır.

    • Nail24 Nisan 2021 . 04:44

      Hocam maalesef dövizdeki yükselişin önüne geçilemezse ve yerel halkın refah düzeyi arttırılamazsa ki hiç bir emare, olumlu bir çalışma yok, turizm sürünmeye mahkumdur ülkemizde. Ayrıca ülkemizin maalesef bir turizm politikası yok. Köy, belde, ilçe, il ve ülke bazında master turizm planımız dahi yok. Bu süreç devam ettiği sürece, güven ortamı oluşmadığı sürece turizm gittikçe geriye gidecek kanısındayım. Turizm pandemi sonrası hareketlense uzun vadeli bir
    • Sevgili Hocam12 Nisan 2021 . 08:55

      Pandemi'nin başladığında beri iyimser bir yaklaşımınız var. Gerçek olan tek şey turizmin çakıldığıdır. Ülkedeki pandeminin yayılımında Antalya bölgesinin sorumsuz turizimcilerininde büyük günahı vardır. Bu illet bitmeden Turizm eski günlerine dönmez.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak