BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Garson çorbanıza elini soktuğunda?

Adil Gürkan

Garson çorbanıza elini soktuğunda?
    11 Ağustos 2020

    Garson çorbanıza elini soktuğunda?

    Aileniz ile bir akşam yemeğine çıktınız. Garson sizi tam da istediğiniz gibi bir masaya aldı. Oturduktan birkaç dakika sonra siparişinizi almaya geldiler.

    Siz bir çorba istediniz.

    Az sonra bir garson elinde çorbanız ile masanıza yöneldi.

    O ne?

    Bir baktınız garson parmağını çorbanıza sokmuş.

    O dakikadan itibaren neler olabilir?

    Kan beyninize sıçrar. Şaşkınlık, öfke bir olup sizi teslim alır.

    Ayağa kalkar, garsona bağırırsınız.

    Masayı yumruklar, “ Bu ne rezalet?” diye haykırırsınız.

    Restoran müdürünü çağırırsınız

    Ya de hemen orayı terk edersiniz.

    Ya da başka bir senaryoya bakalım

    Garson özenli bir şekilde çorbanızı getirdi ve masanıza koydu.

    Az sonra, siz birkaç kaşık almışken, annesinin kucağındaki minik çocuğunuz parmağını çorbaya daldırdı ve hatta birkaç damlayı da gömleğinize sıçrattı.

    Bu durumda yukarda saydığım tepkilerin hiç birisini vermeyeceksiniz.

    İyi ama neden?

    Her iki durumda da çorbanıza giren bir parmak var.

    Birinci olayda çorbaya giren parmağa ‘saygısızlık’ anlamını yüklediniz. Hatta bunu hiç sorgulamadan, anında yaptınız.

    Bu hareketi yapmaya cüret edene haddinin bildirilmesi gerektiğine hükmettiniz.

    İkinci durumda, olaya yüklediğiniz anlam çok farklı. Gülünmesi gereken bir yaramazlık olarak gördünüz.. Hatta bir de eşiniz ile birlikte güldünüz.

    Ama her ikisinde de çorbaya bir parmak girdi..

    Neden böyle?

    Öfkesiz bir hayat çok güzeldir dememize rağmen bu duygunun neredeyse esir almadığı insan yok gibidir. Bu duygu artık bir endüstriye dönüşmüş haldedir.

    Trafik terörü. Taciz. Barbarlık. Kamu mallarına zarar verme. Ötekileştirme. Holiganizm. Mobbing. Gasp. Yaşlılara saygısızlık. Kısaca öfke büyüyor.

    Ama neden?

    Birincisi öfke insani bir duygudur. Herkes öfkelenir.

    İkincisi Bu duygunun bir seçeneğinin olmaması…

    Bir alternatif olabilir mi, buna bakalım.

    İnsanlar, bir alternatif olduğunu gördüklerinde öfkeleri genellikle dağılıyor.

    Üçüncüsü öfkeyi istediklerimizi elde etmekte kullanabileceğimiz bir araç sanırız.

    Bir başka neden ise, öfkenin bağımlılık yaratması…

    Ama bu öfke sarhoşluğuna bağımlılık da diğerleri gibi sağlığa zararlı…

    Kalp krizi, felç, beyin kanaması en olası riskler olarak biliniyor.

    Öfkeli olduğumda yaşıyormuş gibi hissediyorum demek, sigara içerken sağlıklı gibi hissediyorum demekten farksızdır.

    İnsanlar üzerinde kontrol sahibi olmanızı sağladığı şartlanmasını kafanızdan silin. Dış dünyaya karşı elinizdeki tek silahın öfke olduğu inancınızı yok edin.

    Otoparklarda sinir savaşları

    Aylardan Temmuz..

    Cehennem gibi sıcak bir Akdeniz günü..

    Bir AVM’ye gireceksiniz. Ama dakikalardır park yeri arıyorsunuz. Her taraf dolu..

    Bir an bir yerin boşaldığını gördünüz. O tarafa yöneldiniz. İşaret verdiniz.

    Bir baktınız seri bir araç sahibi karşıdan geldi. Hızla boş park yerine girdi.

    Bir de size bakıp güldü.

    Aklınıza birçok tepki biçimi gelir.

    Arabasına toslamak. Lastiklerini indirmek. Arabasını anahtarınızla çizmek...

    Sonra?

    Hepsinde de yasal riskler var. Hesap vermek zorunda kalabilirsiniz. Sürücü ile fiziksel bir kapışmaya girebilirsiniz. Zarar verebilir ya da zarar görebilirsiniz.

    Daha da kötüsü var

    Öfkenizi yeterince ifade edemediğinizi düşünüp, bu durumun sizi günlerce rahatsız etmesine neden olursunuz.

    Ya öfkenizi boşalttığınız adam?

    O adamın da o dakikadan itibaren sizin gibi öfkeleneceği açık.

    Onun da etrafa vereceği bütün zararların gerçek nedeni siz olacaksınız.

    Şimdi öfkenin kurbanı olduğunuzu kabul edin. Suç işlemektense bu adama bir mektup yazın. Ona neler söylemek isterdiniz? Birkaç cümle.

    Ya bir inek gelip sizin yerinize oturursa?

    Park yerinize sırıtan ve parmak hareketi çeken adam yerine bir anda bir inek geldi ve çöktü.

    Bir korna çaldınız, oralı olmadan sadece ‘mööö’ dedi.

    Sinirlenir misiniz?

    Birkaç defa korna çaldınız o da her seferinde size mö ile cevap verdi.

    Muhtemelen inekçe dilinde size küfür ediyordur. Ama siz anlamadığınız için bu mö’lere asla sinirlenmezsiniz. Dahası aklınıza o ineğin derisini çizmek gibi tuhaf bir tepki de gelmez.

    Yeri kapanın sürücü ya da inek olması arasında hiçbir fark yok.

    Sonuçta tek bir gerçeklik var. Sizin yeni bir park yeri bulmanız gerekiyor. Değişen tek şey sizin daha önceki şartlanmalara ve algılarınıza dayanarak verdiğiniz tepki.

    Bazıları ineğin bunu farkında olmadan yaptığı ama adamın kasıtlı olduğunu söyleyebilir.

    Adamın kasıtlı olması sizin öfkenizi haklı kılar mı, tekrar düşünün.

    Siz bu saygısızlığın intikamını almak için harekete geçtiniz.

    Adamın arabasına zarar verdiniz.

    Kaçtınız.

    Adam aracına döndü ve daha önce saydığım sonuçlardan birisi ile karşılaştı.

    Örneğin arabasının lastiğinin indirilmiş olduğunu gördü.

    Nasıl bir tepki verir?

    İki seçenek var

    ‘ Tanrım. Bir günah işledim. Bir başka kuluna karşı saygısızlık yaptım. Bunu bana bildirmek için harcadığı zaman şükürler olsun. Bir daha asla başkasına ait bir park yerini çalmayacağım.’ diyebilir.

    Lastiklere bakar. ‘ Seni o. ç seni. Seni hayvan oğlu hayvan seni... Nerede ulan bu şerefsiz? Bir yakalarsam göstereceğim sana gününü.’ diyerek öfkeden deliye döner.

    Samimi cevap verin.

    Park yeriniz çalındı diye arabasına zarar verirken sorunun çözümünü mü düşündünüz, bu adamın da öfkeden deliye dönmesini mi?

    Teorik olarak ikinci seçeneğin gerçekleşme olasılığı çok yüksek, bunu hepimiz biliyoruz.

    Araç sürücüsü öfkelenecek.

    Bu öfke ile, aracını sakin bir şekilde sürme şansı kalmadı. Kaza yapabilir.

    Ya da hiçbir sorun olmadan evine ya da işyerine vardı.

    Ailesi ya da iş arkadaşları bu öfkenin yeni hedefleri olacak. Belki kavga çıkacak.

    Sakince düşündüğünüzde göreceksiniz ki, öfkenizi dışa vurmakla yalnızca araç sürücüsüne değil, onunla daha sonra muhatap olacak insanlara da zarar verdiniz.

    Bütün bunların sorumluluğunu taşıyabilecek misiniz?

     M. Adil GÜRKAN 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak