Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

2017 için bir SWOT analizi

Adil Gürkan

    17 Haziran 2017

    DÜŞ-ünü-YORUM
     
    16 Haziran 2017 Cuma
    2017 için bir SWOT analizi
    Şaka yaptım. Bu yazı ta 2008 sonunda yazıldı

    2008 yılında bir yazı yazdım.

    2015 yılına geldiğimizde, baktım ki aynı tas, aynı hamam, yazımın sağına soluna dokundum. Güncelledim. Yeniden yayınladım.

    Geldik 2017'ye.  Dokuz yıl önce kaleme alıp arada bir güncellediğim bu yazı hala geçerli mi, değil mi? Takdiri sizlere bırakıyorum.

    Tek nedeni var eski yazılarımı bir parça güncelleyip tekrar sizlere sunmamın. Bu yazılarımı okudukça Türkiye'de zamanın donup kaldığı hissine kapılıyorum.

    2009 için bir swot analizi

    Dingin bir kış sezonu bitmek üzere ve iki ay içinde perde kalkacak, sektörün oyuncuları sahne alacak. Yatırımcılar, profesyoneller ve çalışanlar, hem endişeli hem de umutlu bir ruh hali içinde yaz sezonunun başlamasını bekliyor.

    Ülke içinde ve Dünya'da olup bitenleri doğru okuyanlar, önlemlerini aldılar, beklenti çıtalarını, aşabilecekleri yüksekliğe göre ayarladılar ve zorlu bir mücadeleye hazırlar.

    Görünen o ki, 2009'da satış ve pazarlama savaşları yaşanacak.

    Satış ve pazarlamanın asli misyonu müşteri algısını etkilemektir. Pazarlarda müşteri algısını en önce, en güçlü ve en çekici tarzda etkileyen ipi göğüsleyecek.

    Kurumsal egonun beslediği ürün odaklı çabaların, özellikle bu yıl bir işe yaramayacağını hep birlikte deneyimleyeceğiz.

    Benzerler arasında en iyisinin kendi ürünü olduğunu kanıtlama düşüncesine dayalı satış ve pazarlama programları çuvallayacak.

    Bu yüzden, 2009'da, rakipler arasında tercih edilen olmayı hedefleyen mesajlardan ziyade, müşteriyi tatil yapmaya ikna edebilen tanıtım ve reklam atakları tercih edilmelidir.

    Tam da bu nedenle, müşteri zihninde tatil kavramı ile kendisini özdeşleştirebilen ülkeler bir adım önde olacaklar. Tıpkı, bir zamanlar Sel Pak markasının kağıt mendil ile Gilette'in traş bıçağı ile özdeşleşmesi gibi.

    Geçtiğimiz aylarda turizm platformlarında birkaç yanlış yaklaşıma ve mesaja tanık olduk. Küresel durgunluk karşısında sektörün reflekslerini zayıflatacak aşırı özgüven örnekleri sergilendi.

    Bir cümle ile "Biz ne krizler gördük" mesajı mevcut durumu tanımlayacak bir derinlik içermemektedir.

    Bundan önceki krizler, pazar ülkelerde, Türkiye ile ilgili güvensizlik algısına bağlı olarak patladı. Terör, rakiplerimiz tarafından ustaca kullanıldı ve seyahat edenler güvenlik endişesi ile farklı destinasyonları tercih ettiler.

    Şimdi durum çok farklı...

    İnsanlar, tatil için, seçenekler arasından seçim yapmakla değil, aile bütçelerine tatil kalemi yazmak ya da yazmamakla ilgili.

    Öte yandan, kimi sektör profesyonelleri, Türkiye Turizminin pazarlardaki muhtemel kayıpları üzerine epeyce kehanet yazdılar, seslendirdiler.

    Hangi bilimsel çalışmalar temelinde keşfedildiğini anlayamadığımız bu kayıp yüzdelerinin, ne tür bir gereksinime cevap vereceği de meçhul.

    Tüketiciler arasında yaygın ve güvenilir anketler mi düzenlendi? Pazar ülkelerin ekonomik verileri üzerinden istatistikler mi yapıldı? Psikologlar ve sosyologların da dahil olduğu bilim insanlarından oluşan ekipler ile beyin fırtınaları mı yapıldı?

    Belli değil.

    Ama belli olan bir şey var ki, sektörün moraline olumlu katkı yapmadı.

    Sabrınıza ve hoşgörünüze sığınarak bir SWOT analizini değerlendirmenize sunmak isterim.

    STRENGTHS

    Türkiye'nin, son yıllarda hedef ülkelerde yükselen, Tatil Ülkesi imajı

    AB Ülkelerine ve Rusya'ya yakınlık

    Bütün gelir gruplarına hitap eden uygun bir ürün yelpazesi.

    Bütün turizm çeşitlerini içeren ürün portföyü ( sağlık, kongre, tatil, din, termal, doğa, tarih, kültür vb.)

    Güçlü sektörel örgütlenme (TYD, TÜRSAB, TÜROFED ve yerel örgütlenmeler)

    Güçlü, dinamik ve krizi yönetme deneyimi olan tur operatörleri.

    USD, Euro, Sterling karşısında ucuzlayan TL.

    Güvenli tatil algısının güçlenmesi

    Türkiye'nin güçlü finansal yapısı

    Bir Türk yazarın Nobel Ödülü alması

    Nazım Hikmet'e yapılan vatandaşlık iadesi jesti.

    Rakip ülkelerin çoğuna göre avantajlı işgücü maliyetleri.

    Sabırlı ve dirençli, çalışkan personel profili

    Deneyimli yatırımcılar, profesyoneller.

    WEAKNESSES

    Turizm bölgelerimizdeki çarpık yapılaşma.

    Yerel yönetimler arasında turizme yaklaşım konusunda bir ahenk sağlanamaması.

    Çevre konusunda sabıkalı ülke imajımız.

    Giderek düzelse de, insan hakları konusunda zayıf karnemiz.

    Hayvan hakları konusunda başarılı bir performansımızın olmaması

    Otellerimizde düşük hizmet ve ürün kalitesi

    Pazar ülkelerde yaygın 'ucuz ülke' imajımız.

    Pazar ülkelerde, Türkiye'nin muhafazakarlaşmakta olan bir Ülke olduğu algısının giderek belirginleşmesi. Alkol, çıplaklık gibi konularda hoşgörünün azalmakta olduğu kanaatinin güçlenmesi

    Tanıtım için yeterince organize olamamak. Tanıtım bütçelerinin durgunluğa karşı mücadele için yeterli düzeyde olmaması.

    OPPORTUNITIES

    Otel ve tatil köylerinin yaşlı turistler için alt yapıya önem vermeleri neticesinde, AB'de 50 yaş üzerinin Türkiye'yi tercih edecek olması.

    Ailelerin tatil destinasyonu kararlarında belirleyici olan çocukların, Türkiye'deki animasyon zenginliği, yeme- içme çeşitliliği gibi etmenlerle Ülkemizi tercih edecek olmaları.

    AB Ülkelerindeki Türk nüfusun tanıtım ve satış faaliyetlerimizde doğal müttefik olması. Bu potansiyelin harekete geçirilmesi

    Sanayi kentlerinden doğaya kaçış eğiliminin güçlenmesi Türkiye'nin doğasına olan ilgiyi arttıracaktır.

    Sağlık amaçlı seyahatlerde öncelikli tercih Türkiye olacaktır.

    Türkiye turizmi, giderek güçlenen last minute satışlarını en iyi değerlendiren tur operatörlerine sahiptir.

    Uluslararası nakliye yapan lojistik firmalarının faaliyetlerine artış gözlemlenmektedir. Bunun anlamı; Türkiye birkaç aylık bir duraklamadan sonra, son bir haftadır, dış satışlarını arttırmaktadır. AB'de piyasalar toparlanmaktadır. Çok kısa vadede pembe bir tablo ile karşılaşacağımızı iddia etmiyorum, ama psikolojik toparlanma başlamış görünmektedir.

    2009, tatil için uzun yolculular gerektiren ve göreceli olarak Türkiye'ye göre pahalı olan tatil ülkeleri için şanssız bir yıl olacaktır. Tatil kalemi bütçelerden silinmeyecek, kısıntı yapılacaktır. Ekonomik tatil seçenekleri ile Türkiye uzak rakiplerinin bir adım önündedir.

    AB'nin dev tur operatörlerinin Türkiye operasyonlarını stratejik yatırımlar olarak görmesi. İlişkilerin uzun geçmişi ve geleceğe dönük uzun vadeli beklentileri

    THREATS

    İspanya ve Mısır gibi stratejik önemdeki rakiplerimizin, turizm sektörlerini desteklemeyi bir Devlet Politikası olarak belirlemeleri

    Turizm ürünü arzeden Ülkelerin 2009'u en güçlü dış finansman kaynağı olarak belirlemesi ve sektörlerini güçlendirmek için kampanyalara başlaması.

    Artan yatak potansiyeli ile Hırvatistan'ın AB turizminde yükselen aktörlerden birisi haline gelmesi. Bu rakibin, bütün Pazar ülkelerimize ulaşım avantajı, kültürel yakınlık, dini ve siyasi entegrasyonu

    Türkiye'de yükselen AB karşıtlığı Toplumu sarmalayan milliyetçilik temelinde vücut bulan Batı karşıtlığı.

    Pazar ülkeler medyasında yaygınlaşan Türkiye karşıtı hava.

    Batı'nın 2. Dünya savaşında yaşananlar nedeniyle her zaman ve zeminde sahiplendiği İsrail ile gerilen sosyal ve siyasi ilişkiler.

    AB ülkelerinde tasarruf eğiliminin kalıcı bir insan davranışına dönüşmesine bağlı olarak, seyahatçilerin 2009'da kendi ülkelerinde tatil yapma tercihi yapması.

    Sağlık amacıyla seyahat edenlerin giderlerini karşılayan sağlık sigortalarının zayıflayan mali yapısı

    AB Ülkelerinde yaşanan finans krizine bağlı olarak, kredi ile tatil yapan tüketicinin kredi bulmakta zorlanması riski.

    Sektörün aktörlerinin ortak tanıtım ve pazarlama platformunda bir araya gelememeleri.

    Sektör yatırımcılarının kısa vadeli iç ve dış borçları. Yeni kredi kaynaklarının bulunamaması nedeniyle borçların çevrilememesi riski

    Konaklama tesislerinin kısa ve orta vadeli borçları nedeniyle tedarikçiler ile uyumlu bir ilişki kuramaması riski. Yeterli ve kaliteli satın alma yapılamaması tehlikesi.

    Benim gözlemlerim bunlar. Amacım, karar vericilere, stratejilerini saptarken bu veriler ile yardımcı olmak. Süreci bir savaş olarak tanımlamak pek yanlış olmaz. Savaş, durumu doğru tahlil etmekle kazanılır.

          Her şeye rağmen umudu kaybetmeyeceğiz.

                                                            M. Adil Gürkan

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak