Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Oyunsuz saha havası

Muharrem Demirel 2

    10 Eylül 2009

                m.demirel1071@hotmail.com

     

    Dostlar merhaba!

    Malumunuz "Dumansız hava sahası" uygulaması başladı.

    Başladı başlamasına da ardından da tartışmalar başladı. Kahvehanelerdeki vatandaşlar, bir bardak çay iki nefes duman arasında okey oynarlarken,

    Restoranlarda, "içki sigara benim tek dostum" deyip ardından

    "Gelsin kadehte rakım.

    Dostum neşem ve şarkım.

    Zevktir bunlarla dumanım." Diye keyif yaparlarken, çıkan bu uygulamadan sonra "ulan keyfimizin içine ettiniz." Diyerek kapalı yerleri terk-i diyar eyleyerek, mekân sahiplerini kendileri ile baş başa bıraktılar.

    Bazılarının ne içki ile ne de sigara ile arası hoş olmayabilir. Dolayısıyla bunları pek takmayabilir.

    Ama Boluspor denildi mi kazın ayağı öyle değil?

    Öyle bir müptelalar var ki sormayın. Sigaraya, içkiye "eyvallah" diyorlar da, Boluspor denilince "eyvallah"ı esirgiyorlar.

    Bu sezon Bolusporumuz da tam keyif verecek derken ve böyle bir ortama şartlanmışken, bizde de üç haftadır, "Oyunsuz saha havası," uygulaması başladı.

    Her ne kadar "dumansız hava sahası" hoşumuza gitse de, "Oyunsuz saha havası" hoşumuza gitmiyor.

    Ama yine de,  "HAVANI KORU!" Sloganı yaşam tarzımız olmalı.

    Ancak İlgililer ve bilgililer de bu uygulamalara bir çözüm bulmalı.

    X    X    X    X    X    X    X    X    X    X     X

    Bu ikiiiii!

    Efendim zamanın birinde iki genç evlenmişler.

    Binmişler faytona, tıkır tıkır evlerine gitmek üzere yola çıkmışlar. Gelinde tatlı tatlı hayaller kurmada, damat mutluluktan uçmaktaymış.

    Ancak faytonu çeken atlardan biri tökezlemiş. Damat faytonu durdurmuş tökezleyen atın kulağına eğilerek, gelinin de duymasını sağlayacak bir ses tonunda, "bu birr!" Demiş.

    Ardından faytona binmiş ve yoluna devam etmiş. Aksilik ya at yine tökezlemiş, damat yine inmiş atın kulağına eğilerek yine seslice, "bu ikiiiii! Demiş.

    Tekrar faytona binmiş ve atlara "deh" demiş. Tam evlerine yaklaşırlarken at bir defa daha tökezleyince hiddetle faytondan inmiş ve "bu üçççççç!" Diyerek tabancasını belinden çıkartmış ve atı "dan" diye başından vurarak öldürmüş.

    Bu olayı yaşayan taze gelin şaşırmış, hiddetlenmiş ve faytondan indiği gibi damada, "gaddar cani herif ben seninle nasıl evlendim" diye haykırınca, damat geline dönmüş ve işaret parmağını gözünün içersine sokarcasına "Bu birrrr!" Demiş.

    Malumunuz, Hocamız Sayın Coşkun DEMİRBAKAN, camiamızdan 4-5 hafta süre istemişti.

    Hocamız sempatik tavırları ve gerek basınımızın gerekse taraftarımızın gönlünde taht kurdu. Dolayısıyla camiamız hocasına inanıyor ve güveniyor.

    Ancak başarısızlığa tahammülü kalmayan camia, gerçekten sevdikleri ve sempati duydukları hocasına bu süreyi veriyor. Ama camia menfaatleri söz konusu olunca işin rengi değişiyor.

    Sonuç; Hocamızı sevsek de inansak da,

    İstemeden, gönülsüz ve isteksiz,

    "bu ikiiiii!"

    X    X    X    X    X    X    X    X    X   

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak