Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Nefesin mucizesi (2)

Saliha Ertan

    30 Mayıs 2015

           Nefesin mucizesi (2)
           Doğru nefes almanın önemi konusunda biraz merak uyandırmışımdır umarım.
    Dünya nefesle 1940-1950'li yıllardan beri yoğun bir şekilde ilgilenmiş ve nefesi hem insan sağlığında hem de psikolojide kullanmıştır. Türkiye'de ise bu çalışmalar henüz 12-14 yıldır gündemdedir. Nefes egzersizleri sağlıklı bir insanın daha sağlıklı olmasını sağlar. Nefes almada sıkıntı varsa da, iyileşme sağlar.
          İnsan nefes alıp verirken vücudunda olup bitenlerden habersizdir. Nefes alma bizim kontrolümüz dışı çalışır. Bizim konuya dâhil olmamız, orijinal programın, yanlış tutumlarımız nedeni ile çalışma aksaklıkları göstermesine neden olabilir. Nefes Eğitiminin amacı; sistemin kurgulandığı gibi çalışmasına yardımcı olmak ve orijinal işleyişi yeniden kazandırmaktır. Bir koşu yaparken nefes alış- verişin hızlanması, uyurken yavaşlaması programın mükemmelliğini göstergesidir.
    Akciğerlerimiz, tıpkı bir bisiklet tekerleğinin şişirme pompası gibi, ömür boyu hiç durmadan vücut içine hava alır ve verir. Ancak dış bir güce ihtiyacı vardır. Bu güç göğüs kafesinin hemen altındaki "Diyafram"kasıdır. Nefes aldığımızda kaburga kemikleri yanlara ve yukarı, diyafram kası ise aşağı doğru yassılaşır. Nefes verdiğimizde ise kaburga kemikleri içeri çekilir, diyafram kası da yukarı hareket eder.
          Üç yaşına kadar her şey yolundadır ve diyafram nefesi yaparız. 3-12 yaşları arasında bazı nedenlerden dolayı diyafram kasının kullanımı azalır. Farkında olmadan daha üst kısımlardan nefes almaya başlar kişi. Ayrıca yanlış duruş şekilleri, şehir yaşamının koşuşturması, stres ve iş yoğunluğu, bazı kişilerde burunda olan sağlık problemleri, iyice kişiyi göğüs nefesine iter. Bu durumda vasat, sadece yaşamsal nefes alırız. Vücut bizim ne kadar oksijen aldığımızla ilgilenmez. Huzurlu, dinlenmiş, mutlu, canlı ve zinde olduğumuz anlar, sınırlı olarak yaşamamıza devam eder gideriz. Çabucak öfkelenmekte, oto kontrolümüzü kuramamakta, sabırlı ve hoşgörüden uzaklaşmaktayız. 'Ben' bilincinden 'biz' bilincine geçemiyoruz. Bunların nefesle ne alakası var demeyin. Nefes; beden, zihin ve psikolojimiz arasındaki en önemli köprüdür. Nasıl yaşıyorsak öyle nefes alıyoruz. Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz!
          Evet, gelelim en önemli soruya. Nereden nefes alır, nereden veririz?
    Cevabınız tabiî ki burundan alınır, ağızdan verilir değil mi? Haklısınız. Bize böyle öğretildi. Ama yaşamsal nefes burundan alınır burundan verilir. Elbette ağzımızdan da verdiğimiz anlar var. Burundan nefes alıp ağızdan nefes verdiğimiz durumlara örnek; Spor, yoga, plates vb. ya da bazı nefes egzersizleridir. Fakat sağlıklı ve yaşamsal nefes alma ve verme burun-burundur.
    Elginkan'da Nefes Eğitimi seminerimde 5 saat nefes alıp vermeyi anlatıyorum. Egzersizlerle ve teorik bilgi ile nefesten bahsediyorum. İnanın sadece en az bir saat burnun yapısını konuşuyorum. Öyle mucizevî ve mükemmel yaratılış tasarımı ki inanamıyor, hayretler içinde kalıyor insan.
          Burun; adeta vücudun kliması. Isıtıyor, nemlendiriyor ve süzüyor. Akciğerlere giden hava bir sürü savunma hattından geçiyor. Eğer herhangi bir problemden dolayı burun yerine ağızdan nefes alıyorsanız üst solunum ve alerjik hastalıklardan kurtulamazsınız.
          Burundan herhangi yabancı maddeyi (ki yirmi milyar yabancı madde varlığından bahsediliyor) vücut 15 dk. İçinde bertaraf ediyor. Fakat ağızdan nefes alma alışkanlık halinde ise vücut bunu 60-100 gün içerisinde yok edebiliyor. Sadece bu konu bile bizim nasıl nefes almamız gerektiğini bilmemiz ve nefesi fark edip doğru nefes almayı hayatımıza geçirmemizin önemini gösteriyor.
          Derin bir nefes alın. Omuzlarınız yukarıya kalktı mı? Cevabınız evet ise yanlış nefes alıyorsunuz. Göğüs nefesi yapıyorsunuz. Ayakta iken bir elinizi göğsünüze diğer elinizi karnınıza koyun ve nefes alırken hangi eliniz önce hareket etti dikkat edin. Göğsünüz hareket etti ise göğüs, karnınız hareket etti ise diyafram nefesi yapıyorsunuz.
          Diyafram nefesini yaptığımız anlar vardır Bunlar; kahkaha atarken, korktuğumuzda, hayret ettiğimizde, esnerken, bir çiçeği koklarken ve uzanırken az da olsa diyaframdan nefes alırız. Fakat ayakta iken hissetmek zordur. Yaşınız kaç olursa olsun diyafram nefesini öğrenmek çok kolay. Yattığınız yerden 21 gün uygulayacağınız ve çok vaktinizi almayacak egzersizlerle daha bol oksijen aldığınızda yaşamınızdaki farklılıklara hayretler içinde kalacaksınız. Ama her şeyde olduğu gibi karar vermek, inanmak ve uygulamak sizin elinizde. Oksijenin fazlasının zararı yok. Seminerlerimde katılımcılar egzersizlerden sonra başlarının döndüğünü söylüyor. Sizce neden? Kapalı bir ortamda bile doğru nefes alarak en üst seviyede oksijen alıyorlar. Vücut bu kadar oksijene alışık olmadığı için şaşırıyor. Sizlere her an sahip olduğumuz bir nimetten bahsediyorum. NEFES ALMAK. Kıymetini bilip şükredelim. İlk soluk aldığımızda yaşam başlar ve son solukla biter. Vücudumuzda oksijenin deposu yoktur. Yediğimiz gıdalar glikoza dönüşür. Aldığımız oksijenle birleşerek yetmiş beş milyar hücremiz enerjisine kavuşarak görevini yapabilir konuma gelir.
          Eğitim hayatı sadece öğrenim gördüğümüz zaman dilimi ile sınırlı değildir. Yaşamımız boyunca öğrenecek çok şey var. Sadece öğrenmeye açık olmalı ve son nefesimize kadar öğrenmek için kendimize sorular sormalı cevaplarını bulana kadar araştırmaktan ve öğrenmekten vazgeçmemeliyiz.
    Bolu Elginkan Vakfı 18 yaşını doldurmuş her bireye belirlemiş olduğu konularda, alanında uzman kişiler tarafından ücretsiz eğitimler vermektedir. Ben de Nefes Eğitimi konusunda bilgilerimi Elginkan da paylaşıyorum.
    Sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileklerimle......
                                                                 Saliha ERTAN
                                                           Nefes Eğitim Uzmanı

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak