BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Umuda yolculuk.. Deve yutan..

Umuda yolculuk.. Deve yutan..
    20 Mayıs 2026

    UMUDA YOLCULUK.. DEVE YUTAN.. ''Gecen yıl da aynı tartışmayı ...

    Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..Umuda yolculuk.. Deve yutan..

            UMUDA YOLCULUK.. DEVE YUTAN..
            ''Gecen yıl da aynı tartışmayı yaptık seninle'' dedim.. ''Bandırma Vapuru'nda biz de vardık'' derken işkembe-i kübradan atmadık.. Kaptan Kayserili Ismail Hakkı Bey'in seyir defterindendi o bilgiler.. Bandırma' Vapuru'nda Kazım Dirik, Ayıcı Arif Bey, Hüsrev Gerede, Cevad Abbas Gürer ve Dr. Refik Saydam gibi isimlerin yanında 3 tane de Bolulu vardı.. Sırf ''Gerede'li Mehmed ve Nuri, Mudurnu'lu Durmuş'un isimlerini netleştirebilmek için Murat Bardakçı'nın kitaplarını taramıştık satır satır...
    * * *
           Vapurda bulunanların isim listesi, İngiliz işgal Kumandanlığı'ndan alınan vizeler, yolculuk sırasında yaşananlar; hepsi kaptan İsmail Hakkı Bey'in seyir defterinden alınan bilgilerdi..
    * * *
            Bakma birbirimizle uğraşmaktan fırsat bulup kendimizi ifade edemediğimize,; 9 Eylül'de İzmir'de Türk Bayrağı göndere çekilirken de biz varız.. ''Hey yavrum hey! Bayrağı göndere çeken Yüzbaşının üç askeri de Bolu'lu.. Yüzbaşının bizimkileri çok sevmesi, evine yemeğe götürmesi var.. Annesinin; ''Ben bu çocukları çok sevdim Şerafettin'' demesi, ''bunlara sahip çık, bunları gözünün önünden ayırma evladım'' demesi.. 
    * * *
           Mustafa Kemal Paşa'nın hastalanan atını tedavi edip ayağa kaldıran da bu 3 askerden biri zaten.. Mudurnulu Mustafa Ören.. Komutan; 'İçinizde Beygirlerden anlayan var mı?” deyince Mustafa dayı parmak kaldırmış; 'Ben anlarım!” demişti.. Askere gitmeden önce de beygirlerle haşır neşirmiş Mustafa Dayı.. Nalbantlığı var, baytarlığı var.. Atatürk'ün hasta atını 'şipirt' diye ayağa kaldırınca hediye olarak bir takım elbise kapmıştı Atatürk'ten.. 
    * * * 
           Köroğlu'ndan tut, Bolu Dağı'nı mesken tutan eşkiyalarımıza kadar bir Kovboy tarafımız var zaten.. Kovboy filmlerinin efsane ismi John Wayne de bunu görmüş olmalı ki, dünyanın taa öbür ucundan; ''Köroğlu Benim Üstadımdır'' demiş.. ''Dünyanın en büyük süvarisi o'' demiş, ''Bolu Dağları'nın atlı bekçisi'' demiş.. Kendisiyle söyleşi yapan gazeteci Hikmet Ferudun Es’e evindeki Köroğlu kitaplarından birini hediye etmiş.. 
    * * *
          Pekiii, Akpınar'dan Bolu Beyi Tevfik efendiye ne diyeceksin? Onun midilli atıyla kapalı hal binasından bir geçişini anlatırlar, aklın durur, götün tavana vurur!.. Başında arkaya ittiği kasket, kulağının kenarında cigara.. Bir elinde dizginler diğer elinde kamçı.. Onu gören, Vahşi Batı'nın efsane kovboylarından biri geçiyor zanneder.. O derece! Gerçi atı Midilli cinsiymiş, haliyle ayakları yere değmesin diye biraz havaya kaldırıyormuş Tevfik bey amca..
    * * *
            Gülez Sokakta oturan süvari pantolonlu, körüklü çizmeli Atıf efendi de bir başka örnek.. Ama onun atı Kemal Gökcesu Abi'nin atı gibi.. Ayaklarını havadan havadan atarak Lak, Lak, Lak diye bir yürüsün ''helalı hoş olsun'' der, Karaçayır'ı verirsin ödül olarak.. Atıf Efendi'nin her sabah evinin önündeki çeşmenin oluk taşından atına bindiğini anlatırlar.. Arnavut kaldırımlı sokaklardan geçip, Hitit Sokaktaki 'Boklu Çeşme'den ıslık çala çala atına su içirdiğini..
    * * * 
             DEVE YUTAN..
             Bu örneklerden de anlıyoruz ki, Atlara, at sporlarına karşı tarihten gelen bir yatkınlığımız var bizim.. Sporun her türlüsüne hatta.. Gladyatör döğüşleri bile yapılmış bu şehirde. Deve güreşleri, boğa güreşleri yapılmış.. Devecilerin kaldığı ''Deveci Han'' var mesela,, Büyüksu'nun biraz ötesinde ''Deve yutan'' diye bir dere var.. Develer olmasa Deveci Han olur mu? Deve yutan diye bir dere olur mu? Deve güreşleri sırasında oraya bir devenin düşmüş olması kuvvetle muhtemel.. Durup dururken niye oraya ''Deveyutan'' desin atalarımız..
    * * *
           Gerçi Gladyatör dövüşleri yapılan arenalardan, deve güreşleri yapılan geniş alanlardan sonra, Eşekçi Nurettin amcanın kahvesinde yapılan, Horoz Dövüşlerine kadar düşmüşüz.. Olsun, düşmez kalkmaz bir Allah..!
    * * *
     SOL PEZEVENKLER..
             "Hani eski bir resme bakarken" diyordu ya Erol Evgin, "Hani yılları sayar da insan" diyordu ya, "Hani gözleri dolar ya birden.." Bolu Lisesi'nin efsane Majörü Dom Ali'yi Saray Sineması'nın önünde çekilmiş bir fotoğrafı üzerinden konuştuk.. Mustafa Eren'in, Basri Fırat'ın, Mürşit'in, Ahmet Uslu'nun, Sabri Fırat'ın, Keçi Taner'in de olduğu bir fotoğrafa bakarak..
    * * *
             ''Çok yetenekli biriydi'' dedk Dom Ali için.. Kalıplı da bi adamdı rahmetli.. Kızların da gözü üzerindeydi haliyle.. Merasimlerde elindeki asa'yı sağa sola sallar, arada bir havaya atıp, bir kaç takla attırdıktan sonra tekrar yakalardı rahmetli.. Bir Majör için çok riskli hareketler bunlar.. Hele Protokol Tribünü önünde yapılıyorsa..
    * * *
            ''Çok riskli hareketler'' derken Mengen Lisesi majörünün başına gelmiş böyle bir olay.. Bir tören sırasında Majör havaya attığı sopayı tutamayınca, Protokol Tribününde oturan Milli Eğitim Müdürü başından yaralanmış.. Müdür Bey'in başına üç dikiş atmışlar hastanede..
    * * *
              FOTOGRAFÇI..
              ''Yol Ayrımı'' adlı Filmin afişini görür görmez  Şipşakçı Hikmet abi geldi aklımıza.. Bir dönem Tabaklar Camisi önünde üç ayaklı Nuh Nebi'den kalma fotoğraf rnakinesıyle görmeye alıştığımız simalardan biriydi rahmetli.. Müşterisini fotoğraf makinesinin önünde koyduğu bir tabureye oturtur, duruşunu ayarlar ve başını makina'nın arkasındaki siyah torbanın içine sokar ve kaybolurdu rahmetli.. Başını çıkardığında bir bakarsın, tersi dönmüş, müşteriyi arıyor.. Zil zurna sarhoş olop eve gidemediğinde caminin arkasındaki tabutlukta yatardı..
    * * *
            Gecenin bir vakti Tuvalet ihtiyacı için Caminin bahçesine girdin diyelim.. Şadırvanı geçtin caminin arkasındaki boş tabutların konduğu barakanın yanındaki tuvalete girip ihtiyacını giderdin.. Tam tuvaletten çıkacaksın, yan taraftaki tabutlardan birinin kapağı gıcırdayarak açıliyor ve korku filmlerindeki gibi bir zombi ! çıkıyor tabuttan.. Ve sen pantolonu çekmeye bile fırsat bulamadan caddeye doğru koşmaya başlıyorsun..  
    * * *
            Ölümlü dünya.. Adını andıklarımızın hiç biri yok şimdi.. Kural böyle, tabii, yapacak bir şey de yok.. Bir yerde okumuştum; 'insanın kontrol edemeyeceği bir sürü şey var hayatta'' diyordu yazar.. ''Bekçi düdüğünün içindeki nohut misali insan.. Belirleyici olan değil yani.. Belirleyici olan düdüğü üfleyen ve onun nefesi..'' 
    * * *
           Hoşça kalın dostlar, kendinize iyi bakın..
            Erdogan Mühürcüoğlu 20. 05. 2026 
     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz , bırakın , dostlarınız sizi geçsin.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi