BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Önce Eğitim

    9 Ağustos 2024
    09.08.2024 sabahı saat 10.30 gibi Masal Parkta çay içeyim dedim. Kafede benim dışımda, bir beyefendi ve diğer bir masada bir çift çay içiyor, dışarıdaki masalardan birinde kafe çalışanı iki kadın karşılıklı oturmuş sohbet ediyor ve bir genç servis görevlisi bakçe çıkışı kapısının bitişiğinde bulunan masada oturmuş bir yandan sigara bir yandan da sigara tüttürüyor. Lafı fazla uzatmadan konuya gireyim: Fiziki ortamın geneli olarak iyi olduğu park ve kafede sabah sabah gereksiz bir şekilde sesi sonuna kadar açılmış müzik çaların hoparlörlerinden, bangır bangır bağıran bir şarkıcının kulaklarımı patlatan sesi, çayımı yudumlarken üç beş dakika içinde dayanılmaz bir şekilde kafamı patlatmaya başlayınca, sigarasını tüttüren genç arkadaşa, sesin çok yüksek olduğunu, sesi biraz azaltmasını söyledim. Bu talebimin genç servis görevlisinin keyfini kaçırdığı tavırlarından anlaşılıyordu. İstemeyerek içeri gitti ve bir süre sonra geri döndü ve masasına oturdu. Şarkının sesi ile ilgili hiçbir değişiklik olmadı, kendisine sesi neden azaltmadığı sorduğumda önce bu kadar azalıyor daha fazla azalmıyor şeklide cevap verdi. Bu cevap akla uygun bir cevap değildi. Bu doğru olamaz neden sesi azaltmıyorsun rahatsız oluyorum dediğimde de müzik sisteminin ses düğmesi bozuk dedi. Anlaşılan beni hizaya getirmeye çalışıyordu, direniyordu, işine gelmiyorsa çek git demeye getiriyordu. Yani kamusal alandan vatandaşı, kamusal alanın hak sahibini, müşteriyi kovuyordu. Tabiki tepem attı bu saçma sapan tavırlardan… Önce belediyeyi aradım çözüm üretmek için fakat abartmıyorum tuhaf cevaplar veren üç dört kişiyle en az onbeş dakika da bekletilerek, en sonunda görüştüğüm kişilerden birinin, ses sistemi bozuk dilerseniz 155 i arayın cevabı ile oklarım yayından çıktı. Ve Sesimi yükselterek karşılık verdim ve de Masal Parkı terk ettim. Bir de servis görevlisi genç arkadaş arkamdan koşup içtiğim bir bardak çayın parasını talep etmez mi? Ya kardeşim sabah sabah kafeyi diskoya çevirip kafamı ütüleyerek, on kuruşluk keyfimi kaçırıp bir de güne sinirle başlamama yol açıp ne parası talep ediyorsun be mübarek, bana zarar verdiğin için senin bana tazminat ödemen gerekmez mi? Bu tür kamusal alanlar kimsenin babasının çiftliği değil, bu alanlar halkın malı halkın..! Tekrar aradım belediyeyi ve bu 155’i ara şeklinde parlak bir çözüm öneren muhteremin ismini sordum ki kendisini ziyaret etmeyi düşündüm fakat beni bir başka kadına bağladılar ve bu kadın da sormama rağmen kendini tanıtmadan bana haddimi bildirir havalarında nedir şikâyetiniz, personeli mi şikâyet edeceksin şeklindeki söylemine karşı, kardeşim benim derdim şikayet falan değil, önyargıyla basmakalıp ifadelerinin çok yanlış olduğunu izah eden sözlerimden sonra, kendisinin çözüm masasının bir çalışanı olduğunu ve bana Masal Parkın müdürünün telefon numarasını vereceğini onunla görüşmemi söyledi, ifadelerinden çözüm bulmak yerine beni baştan savmak istediği gayet net anlaşılıyordu. Çözüm masası benim ifadelerimi dinleyip kendisi çözüm üretmesi gerekirken beni çözüm bulmaya yönlendirdi. La havle çekerek tamam ver numarayı dedim. Neyse aradım sayın müdürü ve sakin sakin olanları anlatmaya başladım ki bir müdürle muhatap olduğumu düşünerek… Lafımı bitirmeden sayın müdür karşı atağa geçerek konunun başını da ortasını da atlayarak polemiğe girdi ve beni suçlamaya başladı ki bendeniz yaklaşık bir saat tahrik edilmiş bir halde iken..! Sert bir tavırla beni düelloya davet eder tarzı ile Masal Parka davet etti beni ve oradaki çalışanlarla yüzleştireceğini söyledi. Hadi işin yoksa bir de düelloya git Masal Parka..! Sayın müdür orada kendince bir ilkel mahkeme kurup beni yargılayacaktı..! Benim rahatsızlığımın nedenlerini ve kaynağını anlamak yerine, pas geçip beni suçlayan ithamlarda bulunması gereksiz bir suç bastırma anlamı taşıyordu. Oysa ben kendisini suçlayan hiçbir ifadede bulunmamıştım. Kendisinden yani bir müdürden beklenen sakin olup dinleyerek çözüme gitmesidir. Ki zaten benim kişileri suçlamak değil, bir eksikliği iletmekten başka bir amacım yoktu. Neyse lafı fazla uzattım, maalesef kimseyi suçlamadan bir sıkıntıyı aktarmak istemenin bedelini günümü üzülerek heba ederek ödedim. Bundan iki ay önce rahmetli Aziz Nesin’in “Adamı Zorla Deli Ederler” isimli kitabını okumuştum anladım ki adamı zorla deli ediyorlarmış. Çok basit olan müziğin sesinin azaltılması talebim maalesef üzücü bir şekilde gereksiz bir travmaya dönüştürüldü. Anlaşılması gerekenler; Kafeyi madem ki genç bir arkadaşa teslim ediyorsunuz o halde o arkadaşı kısa bir eğitimden geçirmeniz gerekirdi. Bu bağlamda tecrübesiz genç servis çalışanını sorumlu tutamam, ona haksızlık yapamam. Olabilir sayın müdür herhangi bir nedenle saat 11.00 kadar işyerine gelemeyebilir, bu durumda da yerine vekil tayin eder ve vekil müdür formasyonunda tavırlar sergiler. Yani siz o genç arkadaşı kafe sorumlusu olarak kafenin idaresini ona bırakıyorsanız ve onu eğitmiyorsanız, bunun sorumlusu o tecrübesiz genç arkadaş değil müdür olarak sizsiniz hatta daha üst makam olarak bu durum sorumlusu başkandır. Sorumlusu başkandır dedik ya evet sayın başkanımız sizin de alt kadrolarınızı seçip göreve çıkarmanız yetmez, onları kendi lisanınızla eğitmelisiniz de…Bir atasözümüz vardır üstlere kısa ve öz olarak altlarına nasıl yaklaşmaları gerektiğini ifade eder: “At sahibine göre kişner.” der o atasözümüz. Lütfen bu basit hususları atlamayalım ki derede boğulmayalım. Amacım üzüm yemek, bağcıyı döğmek değil. Yanlış anlaşılmamak umuduyla, bir kusurum olduysa affola, kırdığım döktüğüm varsa da özür dilerim. Sözü Mevlana ve Hz Ali’ye ait sözlerle bitirelim de kavgalar son bulsun dostluklar baki kalsın: “Bir Cümle Yeter Sözden Anlayana, Destan Yazsan Fark Etmez Laftan Anlamayana.” Mevlana “Doğru Söz Nereden Gelirse Gelsin Alınız. Söyleyene Değil Söylenen Söze Bakınız. Hz Ali Yorgun kafayla spontane yazdım ve yazdıklarımı kontrol etmedim. Tekraren hatam, eksiğim gediğim vs. varsa affola.. Affetmek azamettir. Keşke Olmasaydı, Herkese Sevdikleriyle Birlikte Sağlıklı, Mutlu ve Huzurlu bir Yaşam Dilerim… Uğur Denizhan (Çiloğlu)

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Geçmişten çok geleceği düşünmeliyiz, çünkü bundan sonra orada yaşayacağız.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi