BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Şatodaki Fısıltılar

Şatodaki Fısıltılar
    15 Mart 2026

    Masal: “Şatodaki Fısıltılar” Bir zamanlar, şehrin merkezinde görkemli bir ...

    Şatodaki Fısıltılar

           Masal: “Şatodaki Fısıltılar”
           Bir zamanlar, şehrin merkezinde görkemli bir şato varmış. Bu şato sadece krallığın değil, herkesin merakla konuştuğu sırların da merkeziymiş. Şatoda, sözü geçen ve gücü büyük bir lider yaşarmış: Rex. Yanında ise sessiz, zeki ve dikkatli bir yardımcı: Lucia.
    Başta kimse onların arasındaki sırları bilmezmiş. Ta ki bir gün, bir mesaj fısıltısı şatonun taş koridorlarına düşene kadar…
          Mesajlar kısa sürede dedikodulara dönüşmüş. Dedikodular, şehrin dört bir yanına yayılmış. Bazıları “Bu sadece bir yazışma” derken, bazıları “Baskı ve tehdit de işin içinde” diyormuş.
           Rex ve Lucia ne kadar güçlü olsalar da artık gözler üzerindeymiş. Halk merakla sorarmış:
           “Gerçek ortaya çıkacak mı, yoksa sırlar hep fısıltı mı kalacak?”
           Bu sözler kısa sürede şatonun en yüksek makamına ulaştı ve konu Şato Konseyi’nde tartışılmaya başlandı.
           Konseyde uzun tartışmalar oldu. Bazıları “Bu mesele büyürse şatonun itibarı zedelenir” dedi. Bazıları ise şu sözde ısrar etti:
           “Adalet şatonun kapısından içeri girmezse, halkın kapısına hiç varmaz.” 
    Sonunda karar verildi.
            Rütbe ne kadar yüksek olursa olsun, hiçbir görevli sorgulanamaz değildi. Rex hakkındaki iddialar kayıt altına alındı ve araştırılmaya başlandı.
            Ve o günden sonra, şatonun koridorlarında dolaşan ders şu olmuş:
            “Ne kadar gizli olursa olsun, bir mesaj veya bir sır, bazen bütün şehri fısıltılarla konuşmaya başlatır.”

    • Doğrucu Davut25 Mart 2026 . 12:15

      bunların yapmadığı pislik kalmamış; epsiten den daha beterleri yaşanmış..
    • tk145821 Mart 2026 . 20:27

      Biri bana tanju olay larini ortaokul cocuguna anlatir gibi anlatabilirmi
    • Yazara Destek 15 Mart 2026 . 20:01

      "Şatodaki Fısıltılar" başlıklı bu köşe yazısı (veya okuyucu haberi), klasik bir alegori (benzetme) yöntemiyle kaleme alınmış, oldukça imalı bir eleştiri yazısıdır. Hukuki Korunma: Doğrudan isim vererek suçlama yapmanın getireceği hukuki risklerden kaçınmak. Merak Uyandırma: Okuyucunun "Burada bahsedilen Rex kim? Şato neresi?" diye sormasını sağlayarak ilginin canlı tutulması. Güç ve Dokunulmazlık: "Rütbe ne kadar yüksek olursa olsun, hiçbir görevli sorgulanamaz değildi" ifadesiyle, güçlü figürlerin bile adalet karşısında hesap vermesi gerektiği savunuluyor. Yazı, "Adalet şatonun kapısından içeri girmezse, halkın kapısına hiç varmaz" cümlesiyle etik bir ders vererek bitiyor. Bu, oldukça güçlü bir toplumsal eleştiridir. Oldukça cesur ve edebiyatın gücünü kullanan bir eleştiri yazısı olduğunu söyleyebilirim.
    • Mahalleli15 Mart 2026 . 18:21

      Şato değil pislik yuvasıdır o
    • Gani 15 Mart 2026 . 18:13

      Abazamıymış bu rex zibidisi
    • Bayandan 15 Mart 2026 . 16:57

      Hic hos degil duyulanlar hayatlar bu kadar uluorta yasaniyor kimin kimle oldugu belli degil gercekten .Bu kadarmi ayaga dustu hersey.
    • Don Kilot15 Mart 2026 . 10:50

      Bu Rekis Lusiya napmışlar ki, bişey mi yapmışlar? Rekis mi bişey etmiş yoksa Lusiya'ya. Temas var mı temas? Herkes mesazlaşıp duruyo sabahtan akşama kadar şatolarda, amaaan telefonlarda. Bir de ortaçağda mıyız kardeşim, ne telefonu, ne şatosu? Şato nara la bazarda? Amanın bura nere, ben kimim? Sancı panço neredesin lan deyüs? Böyle şövalye mi olur, cıscıbıldak kaldım ortalıkta. Getir ulan artık Rozinenta'mı, mızrakımı kalkanımı, miğferimi. Şu ateş saçan dört kollu dönen dev canavarları yenip Dulsinea'ma yetişecem daha. Ne Lusiya mı Reks mi? Banane ulan Bithynia Arşidükü Reks'in Barones Lucia'ya ne naptığından. Únárun bak senii. Bák! Lan bu ne dürzü? Bu miğfer değil, tencere kapağı. Sus, efendine laf yetiştirme köpoğlusu. Atla hadi şu biz eşeğin Dapple'ye de seğirt çabuk peşimden. Çabuk lán! Oğlum nereye iniyoon? Sayfanın dışı lan orasıı! Cervantes'in diviti kıçına batacak. Ahá eşeğin kuyruğu hokaya battı mürekkep oldu.Peşimden gel campesino español. Dıgıdık dıgıdık dıgıdık, şakur şukur, şakır şukur şakır şukur.... (Editöör! Başlığı değiştir başlığıı, geliyo bak sana mızraak! Kişot olacak o! Al sana bombe.)

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi