2021'de olursa bir şikayet, ölümden olsun…

Nedir bu cahillerden çektiği!

Nedir bu cahillerden çektiği!
    3 Aralık 2020

    Nedir bu cahillerden çektiği! "Bu eleştirileri yapanların cahil olmaktan ve ...

    Nedir bu cahillerden çektiği!Nedir bu cahillerden çektiği!Nedir bu cahillerden çektiği!Nedir bu cahillerden çektiği!

    Nedir bu cahillerden çektiği!

    "Bu eleştirileri yapanların cahil olmaktan ve cehaletten başka bir suçları yoktur. Tedavileri de ancak bilgi yoluyla mümkündür."

    Yurdaer yine cahillerin hedefinde!Yurdaer yine cahillerin hedefinde!Yurdaer yine cahillerin hedefinde!Yurdaer yine cahillerin hedefinde!

         Cahillerin hedefinde yine cehaletin düşmanı bilge insan Yurdaer Kalaycı var!
         Bolumuzun yetiştirdiği usta sanatçı ve düşünür Yurdaer Kalaycı, her zamanki gibi yine cahillerin hedefinde olduğunu belirterek, cahilce yakıştırmalarla hak etmediği biçimde saldırılara uğradığını ifade ediyor.  
          *Yurdaer Kalaycı’nın Dağkent’te yaptığı caminin prizma şeklindeki çatısını* gördüler; ‘’Yurdaer papaz olmuş kilise yaptırıyor’’ dediler. Ardından yetmedi inşaattaki sekiz köşeli İslam sembollerini altı köşeli Yahudi sembolü sanıp; ‘’ilerde Sinagoga çevirme şartıyla Yahudi’lerden para almış, Yahudi ajanı’’ dediler.
          *Şimdi de; Bahçelievler’de yakın zamanda yaptırdığı ‘’Yurdaer- Çinili Köşk’’ Apartmanı’nın cami tarafındaki dış cephe duvarında bulunan İslam Hat Sanatı’nın insan figürlü kufi yazılarını görüp, yobazlığın ‘’Resim haramdır’’ zihniyetiyle, yine saldırıya geçtiler.
          Bolu’nun en kültürlü bilge insanlarından biri olan Yurdaer Kalaycı’ya karşı yapılan bu haksız saldırıları hiç de hak etmediğini düşünerek, bu konularda bir de kendisini dinlemek istedik.
           Yurdaer Kalaycı kendisine bilgisizce saldıranları ‘cahiller’ olarak nitelendirerek; “Bu vesile ile kendisine doğruları anlatma fırsatı” verdikleri için cahillere teşekkür etmeden geçemedi.
          Kendisine yalan yanlış bilgilerle saldırı yapıldığını belirten Kalaycı, bu konularda açıklama yapmak zorunda kaldığını belirterek;

          “8. yy ile 14 yy arası döneme “İslamın altın çağı” -  “İslam Rönesansı” denir.
          Bu dönemde Müslümanlar Kuran’ı özümlemiş Allah’ın “Alim” sıfatını benimseyip, fütuhatlarında nerede “alim, ilim, bilgi, sanat” buldularsa toplayıp dünyanın ilk üniversitelerini kurmuşlardı. ‘Akılcılık’ baş tacı edilmişti. Her yönden zenginleşmişlerdi.
          Medeniyet sözü Medine’den türemiştir. Aynı dönemde batı “karanlık çağını” yaşıyordu. (açlık sefalet veba ve de kilisenin engizisyon zulmü had safhada idi. Kilise Karun gibi zengindi ve papalık kralları bile aforoz edip süründürebiliyordu) Papalık “Kudüs’ü kurtarma bahanesi ile, İslam Alemi’nin tüm zenginliklerini gasp etme gayesi ile Haçlı seferlerini başlattı. Öte yandan da Cengiz Han’ın Moğol orduları da hücuma geçti. Bu saldırılar uzun zaman devam etti.
          Sonunda batı “medeniyet ışığını” ve “akılcılığı” İslam’dan kapıp, Rönesans ve reformu gerçekleştirerek “batının altın çağını” başlattı.
          Savaşlar sonunda İslam alemi “akılcılığı” terk etti “nakilcilik” İslam Alemi’nin üzerine karabasan gibi çöktü. Muhammed İkbalin dediği: “Kaçtım Müslümanlardan, sığındım Müslümanlığa” durumu ortaya çıktı. Cehalet baş tacı edildi. Mehdiler, Gavslar, Kutuplar, Şeyhler, Şıhlar yani kerameti kendinden menkul ilahlar, karabasan gibi İslam Alemi’nin üstüne çöktü. Öyle hazin bir durum ki; 1.5 milyarlık İslam alemi, bir avuç Yahudi ile baş edemez hale geldi.
          Bana saldırmalarına sebep olan ‘insan figürlü kufi yazı’ İslam’ın altın çağının döneminin gurur duyulacak özelliklerindendir. İnsan figürlü kufi yazının yazıldığı dönemde İslam’da yobazlık yoktu. Akılcılık vardı ve bir güneş gibi parlıyorduk. Nakilcilik başlayınca resim ve heykele put dendi ve onun yerine canlı ilahlara (şeyhler, şıhlar…) tapılmaya başlandı.
          Bu eleştirileri yapanların cahil olmaktan ve cehaletten başka bir suçları yoktur. Tedavileri de ancak bilgi yoluyla mümkündür” 
    dedi.

            Yeni Akit Gazetesi'nin cahilliğini ortaya koyan haberi şöyle; 

          Bolulu işadamından skandal tabela

          Bolu Camlı Camisi'nin hemen bitişiğindeki binaya skandal bir tabela asıldı. Tabelada hayvan ve çıplak insan figürleri kullanılarak Kelime-i Tevhid yazısı oluşturuldu.

           Bolu Merkez'de bulunan Camlı Camii'nin hemen bitişiğindeki binaya hayvan ve çıplak insan figürlerinin bulunduğu bir tabela asıldı. Tabelanın açıklama kısmına ise hayvan ve insan figürleri kullanılarak oluşturulan Canlı Yazı'da Kelime-i Tevhid'in yazılı olduğu notu düşüldü. Tepkilere sebep olan tabelanın İşadamı Yurdaer Kalaycı tarafından asıldığı öğrenildi.

         'Bunu kabul edemeyiz'

          Yeniakit.com.tr ihbar hattına şikayette bulunan Bolulu bir vatandaş, söz konusu tabeladan rahatsızlığını dile getirerek, "Bizim inancımızda insan ve hayvan figürlerinin olduğu tablolar caiz değildir ki bu figürlerle bir sanat adı altında Kelime-i Tevhid'in yazılmasını asla kabul edemeyiz. Cami imamları ile yaptığımız görüşmelerde tabelaya engel olamadıklarını söylediler." ifadelerini kullandı.

          Yurdaer Kalaycı'nın Dağkent semtinde de bir Camii yaptırdığı öğrenilirken Camii duvarlarına Ayet-i Kerimelerin Arapçasını değil Türkçe meallerini yazdırdığı öğrenildi.

    • Yalçın7 Aralık 2020 . 01:30

      Bazılarına göre İslam eşittir Emevi
    • dede7 Aralık 2020 . 00:16

      iyi de bu kibire ne demeli...tevazu ücretsiz izinde..bilgelik zengin varlıklı olmadan mı geliyor...
    • Ayse caliroglu6 Aralık 2020 . 10:39

      Iyi insanlarin kiymetini ancak Iyi insanlar bilir.. nokta
    • bilge kişi5 Aralık 2020 . 11:12

      Yurdaer Kalaycı’nın bilgeliği nereden geliyor?
    • Bolu halkı 5 Aralık 2020 . 06:57

      Yurdaer bey şimdiye kadar eşsiz hayırlar yapmıştır ama yurdaer bey için herşeyi biliyor geriye kalanlar cahil demek biraz vicdansız olmuş sanki. Ayrıca bilmek ve doğruyu bilmek farklı şeyler Bu konu önce bilenler arasında müzakere edilmeli
    • Bolulu eğitimci4 Aralık 2020 . 21:50

      Dağkent Mahallesinde, sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılabileceği, Müslüman Selçuklu mimarisine uygun olarak, külliye şeklinde yapılan camiyi Diyanet İşlerine bağışlayan Yurdaer Beye teşekkür etmek lazım. İç mimarisi ve kuran ayetlerinin Türkçe açıklamalı olarak yazılmasıda ayrı güzelliktir. Kapı vs. yerlerdeki figürlerin benzerini, Cumhurbaşkanlığı köşkünde ve Selçuklu eserlerinde görmek mümkündür. Başka yerlere benzeterek haksızlık edilmesin.
    • Mehmet ika4 Aralık 2020 . 21:32

      Hakikaten kültürlüsün kamuran bey
    • Yılmaz Yücel4 Aralık 2020 . 21:10

      BOŞ İŞLER İLE VAKİT ÖLDÜRMEYİN YAPICI , GÜNLER BİZLERİ BEKLİYOR .
    • Atilla Yılmaz4 Aralık 2020 . 15:42

      Bir işi; - Bilen yapar. - Az bilen akıl verir. - Bilmeyen eleştirir. - Yapamayan çamur atar.
    • Bolulu4 Aralık 2020 . 13:57

      Dünyada, başdöndürücü bir şekilde, teknolojik gelişmeler varken, biz nelerle uğraşıyoruz. İslam kurallarını, arapça öğrenemiyenler için, Türkçe olarak öğrenmek ve öğretmek çok güzel bir şey.
    • Süleyman Ertan4 Aralık 2020 . 12:25

      Bu kof iddiaların sahibi bağnazların tanımını klasikleşmiş bir deyim ile Rahmetli Uğur Mumcu yapmıştı..."Bilgi Sahibi Olmadan Fikir beyan edenler ! "
    • Gocabolulu4 Aralık 2020 . 10:48

      Yurdaer Bey Türk tarihini Osmanlı ile sınırlı tutanların oluşturduğu tabuları yıkmakta, tahammülsüzlük bundan...
    • Köylü Memet ağa4 Aralık 2020 . 00:47

      Dağkentteki cami için konuşulanları duyunca yapıldığı sene teravih namazına gidince gördümki aynı görünüşte yapılmış caminin benzeri Türkmenistanın buğdaylı beldesindede vardı ben konuşulanları gale almadıydım.
    • Erdoğan Mühürcüoğlu 4 Aralık 2020 . 00:17

      Bence de Yurdaer Kalaycı abi Bolu’nun bilge kişisidir.. Ve bence de kendisinden öğrenilecek çok şey vardır.. Kendisine sağlıklı, mutlu, huzurlu ve cahillerden mümkün olduğunca uzak bir yaşam diliyorum..
    • Erdogan Muhurcüoğlu3 Aralık 2020 . 23:41

      Bence de Yurdaer Kalaycı abi Bolu’nun bilge kişisidir.. Ve bence de kendisinden öğrenilecek çok şey vardır.. Kendisine sağıklı, mutlu, huzurlu ve cahillerden mümkün olduğunca uzak bir yaşam diliyorum..
    • Yılmaz Aşcioglu 3 Aralık 2020 . 22:47

      Yurdaer abinin kıymetini bilin. Onu anlamaya çalışın. Bu tür araştırmacı insanlar yok artık. Her fikri belgeye dayanır. Sonra çok ararsınız.
    • Feridun gürkan3 Aralık 2020 . 21:06

      Yurdaer bey zaten cevabını vermiş etme cahille sohbet. ...............demiş. Anlayana tabi onuda anlayabildilerse.
    • Filiz Sarıkaya Yılmaz 3 Aralık 2020 . 20:54

      Yurdaer Kalaycı Bolu’nun bilge insanıdır. Ve kendisinden öğrenilecek çok şey vardır .. cahillik ve cahiller her zaman vardı ama bilim ve bilgelik hep kazandı ..
    • Ender Balcı3 Aralık 2020 . 19:59

      Yurdaer bey kaynaklarla söylemini desteklerse cahiller inlerine çekilir. Akit deyince mahkemede dava konusu olmuş ve Akİtin tazminat ödeyerek kaybettiği bir davadan da bahsetmek gerek . Dava konusu Osmanlı’da oğlancılık yaygındı, başta saray oğlancıydı diye yazılması üzerine akit dava açtı. Davalı Osmanlı’da oğlancılık üzerine yazılı, basılı orijinal Osmanlıca uygulamalı resimli kitapları mahkemeye delil olarak sununca akit hem davayı kaybetti hemde üzerine tazminat ödedi. İlber Ortaylı TV de bu konuyu detaylı anlatmıştı . Diğer taraftan davanın gerçek sonucu bademciklerin neseplerinin tescili oldu . Akit baş yazarının hicazda sadece erkeklerin kaldığı otelde viagradan ölmeside ilahi bir tescil sanki. Özetle Yurdaer bey belge ve kaynak koyarsa cahiller inlerine şeyhlerinin eteklerine çekilirler.
    • YA SABIR3 Aralık 2020 . 19:01

      Bu cahillerden nasıl kurtulacağız...? Tanrı bize sabır versin. Ve Tanrı, Yurdaer Kalaycı abimiz gibi bilgelere, bize verdiği sabrın 1000 katını versin...! Temenni ederim.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak