BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Partilerden önce insan olmanın aidiyet duygusu...

Partilerden önce insan olmanın aidiyet duygusu...
    31 Temmuz 2026

    PARTİLERDEN ÖNCE İNSAN OLMANIN AİDİYET DUYGUSU… Elbette ki her ...

         PARTİLERDEN ÖNCE  İNSAN OLMANIN AİDİYET DUYGUSU…

    Elbette ki her canlı nefes alır ve verir…

    Bu yaşamın devam ettiğinin en somut  kanıtıdır.

    Ancak nefes alan her canlı da aklın ürünü olan; feraset ile düşünemez, şuuru ile hareket edemez.

    İnsana has olan bu  feraset sistemi insanı diğer canlılardan ayıran kendisine bahşedilmiş bir nimettir.

    İnsan  nefes almanın yanında;düşünsün, ölçsün,biçsin, tartsın ve ona göre hareket ederek yaşamını sürdürsün diye yaratan tarafından bir barkodlanma sistemi ile donatılmıştır.…

    Bu gerçeği göz ardı ederek ve hatta bunun tam tersini yaparak; başta kendisine, sonra ailesine, yakınlarına ,fikir aidiyeti taşıdığı topluluklara ve genel anlamda içinde yaşadığı topluma aykırı davrananlar yok mu?!

    Elbette ki var…

    Doğanın kanunu gereği beyazın karşısında siyah, siyahın karşısında beyaz…

    İyinin karşısında kötü, kötünün karşısında iyi…

    Gündüzün karşısında gece, gecenin karşısında gündüz…

    Sağın karşısında sol, solun karşısında sağ…

    Doğumun karşısında ölüm, ölümün karşısında doğum vb…

    Bu birbirine karşıtmış gibi görünen kavramları ve olguları uzatabildiğimiz kadar uzatabiliriz…

    Buradan gelmek istediğimiz nokta yaşamın karşıtlı bir düzen içinde süregeldiği ve süregideceği gerçeğini hatırlatmak ve altını çizmek.

    Dolaysı ile insan bu karşıtlığın karşısında hangi tarafta duracağını anlık esen rüzgarlara ve gelişine göre şekillendiren değil, düşünerek karar vermesi gereken  bir canlıdır.Ve bunu her şartta insan olmanın gereği olarak devam ettirmelidir.

               AYNI PARTİLİ İSE “KÖR ve SAĞIR OLMA” YANLIŞLIĞI

    Hepinizin dikkatini çekiyordur son zamanlarda siyasi partilerde bir hareketlilik göze çarpıyor.

    Genel anlamdaki siyasette  ve onun iz düşümü olan Bolu’da da göze çarpan bu hareketlilik siyasi partilerde yeniden bir düzenin inşasına yönelik; ayıklanma ve yeniden yapılanmanın adeta başlangıcı gibi…

    Bu hareketlilik insanın aklına kadim öğretilerde ki; ”İnsani adalet görevini yerine getiremez duruma gelirse İlah-i adalet devreye girer” gerçeğini hatırlatıyor.

    Yaşadığımız toplumda genel anlamda eğer yanlış yapanlar sizden biri ise, bu bir partili, bir komşu, bir yakın, bir tanıdık olabilir yanlışını ikaz etme yerine bu yanlışın devam etmesini ister gibi kör ve sağır olma hastalığı var…

    Bu hastalık virüsü “kötü olmamayım” ,”beni kötü bilmesinler” bilinçaltının yönlendirilmesi ile ne hikmetse insanlara en yakınımızdaki partilimizin, arkadaşımızın, dostumuzun yanlışını adeta alkışlayan bir hareket tarzını benimsetiyor.

    Çünkü bu hareket tarzının kalpleri kırmadığını, karşımızdaki insanın bizi kötü bilmemesini istediğimiz için yaptığımızı sanıyoruz ancak gerçek hiçte öyle değil…

    İşin içine koruyup kollamanın karşılığında bir kazanç bir rant, bir makam elde etme ihtimali varsa bu gerçeği yalan sosuna bulayıp; “bizim partili”, “bizim çocuk”,bizim mahalleli”, “bizim cenahtan“bizim cemaatten”diye servis ederek başta kendimizi sonra yaşadığımız toplumu kandırıyoruz..

    Daha açıkçası kandırdığımızı sanıyor ve gülünç durumlara düşüyoruz…

    Ve sonrasında sarsılan itibar  sadece yanlışı yapanların değil, yanlışı koruyup kollayanların da itibarı oluyor…

     

                             SÜRÜ PSİKOLOJİSİNİN AKIBETİ ÇIĞ GİBİDİR…

    Yanlışın karşısında YER ALMAMIZI ENGELLEYEN EN ETKİLİ VİRÜS sürü psikolojisidir. İnsan kendi aklın ile düşünmeden önce kalabalığa sunulacak algı laboratuvarlarında hazırlanan; yemesi zahmetsiz, hazmı kolay paketlenmiş bir akıl menüsünü midesine indirir…

    Sonra suyun akışı ve  konjoktürel esen rüzgarın yönü ne yana ise o yana yöneliş  başlar…

    Yanlış akan suyun önüne nasıl geçilemez ve önüne kattıklarını belli olmayan adreslere sürükler ise…

    Yanlış yöne esen rüzgarda nasıl ki  harman savrulamaz ve tanelere erişilemez ise…

    Toplum hayatında da düşünmekten yoksun olan ve ezbere hareket edilen sürü psikolojisinden arınmadan doğru olana erişilemez.

    Ve sonuçta yanlışların birikimi daha fazla dayanamaz ve adeta çığ misali toplumların üzerine iniverir..!

             

                                      BOLU KÜÇÜK YER HERKES TANIDIK..!

    Bolu’da YANLIŞLARA DUR DİYEMEMENİN ilk akla gelen savunması; “Bolu küçük bir il, herkes tanıdık”(!) mazeretinin kolaylığı…

    Eeeee ,herkes tanıdık diye yanlışlara kör ve sağır olunacak ise, bu tanıdık kelamının anlamı nedir?!

    Tanıdık olan ve yanlışı yapan arkadaşının, dostunun yanlışına; “sen devam et, ben duymadım ben görmedim” demek mi olmalı ?!!!

    Bu mantık nasıl bir arkadaşlıktır, bu mantık nasıl bir dostluğun tanımıdır?!

    Bu tavır ne yazık ki  arkadaşını dostunu düpedüz iyice çamura bulayıp, o da  yetmez ise  “Bolu küçük bir il, herkes tanıdık mezarlığına “Fatiha bile okumadan gömmektir …

    Bakınız Bolu’da bu düşüncenin sonucunda sonları hiçte hayırlı olmayan, hepimizin tanıdığı ancak geçmişte  uyaramadığımız /uyarmadığımız  arkadaş ve dost dediğimiz  meftalarla dolu…

                         TEMSİL MAKAMINDA OLMANIN SORUMLULUĞU

    Bir camianın, bir meslek kuruluşunun, bir topluluğun temsil makamında olmak toplum karşısında sıradan insanın sorumluluğunun üzerinde bir sorumluluk tavrı gerektirir.

    Maalesef günümüzde bu tavrı zamanında görmek çok zor.

    Ayrıcalıklı ve imtiyazlı temsil makamları kendilerini ilgilendiren ve konuşulması gereken mesleki ve toplumsal taleplerde ne yazık ki susmayı tercih ediyor.

    Protokol önceliğini unutmayan insanlar temsil ettikleri camianın,meslek kuruluşunun ve topluluğun adına gerekli tavrı sergileyemiyor yada kendilerinden beklenilen açıklamayı yapamıyorlar.

    Bunun tersi tavır sergileyen başta basın mensupları, yazarlar olmak üzere dile getirildiğinde de illa ki bir kulp takarak; hayırdır karın ağrın mı var?!

    Ne istedin de vermediler?!

    Onu bırak sen önce şunu yazda görelim bakalım?!

    Ne olmuş sanki başkaları yapmıyor mu?!

    İşin gücün kalmadı da buna mı sıra geldi?!

    Yarın yüz yüze bakılacak iş mi şimdi yazdıklarınız?!

    Amaaan boş ver herkes yapıyor, sana mı kaldı yazmak?!

    Gibi, gökten 3 elma bile düşüremeyen masalımsı söylevlere muhatap oluyorsunuz.

    Ne diyebiliriz ki, özgür bir ülkede nefes alıp veriyoruz,elbette birileri masal anlatacak…

    Birileri de gerçekleri haykıracak…

    Seçme hakkı elbette ki halkın.

    Kimin kulağı neyi duymak isterse onu dinler…

    Kimin midesi hangi menüyü isterse onu yer…

           İmdat ASLAN 

     

    • Muhtar4 Ağustos 2026 . 19:10

      İmdat bey Bolu hiçbir değerine sahip çıkamıyor ne rahmetli İzzet Baysal amcamız rahmetli Yılmaz Becikoğlu rahmetli başhekim Sedat Turgay rahmetli Tevfik Türesin rahmetli Muzaffer Işın gibi daha birçok değerimize yaşarlarken hak ettikleri değeri veremedik kanaatindeyim.
    • sanayici4 Ağustos 2026 . 10:06

      Üzeri kapalıda yazılmış olsa herkes neyin nasıl olduğunu kimler tarafından yapıldığını biliyor ancak elbetteki her çıkışında bir inişi vardır.Bakalım ağacın altına kimler düşecek kimler ağaçta kalacak.
    • Egitim sistemi 3 Ağustos 2026 . 19:05

      YAZİLAN ÇİZİLEN KONULARIN HEPSİ ASLİNDA, SU AN ULKENİN GENEL SORUNU. YERELDE DAHA FAZLA. ULKENİN GENEL POLİTİK İKLİMİYLE ALAKALİ. SU AN ULKENİN TEK DERDİ "BİR SECİMİ DAHA NASIL KOTARIRIZ"..!!!! Herşey ona indeksli.. Biz figuranlar da biçilen rolü oynuyoruz.!!
    • Muhtar3 Ağustos 2026 . 12:02

      Boluda bir banane hastalığı var gün geçtikçede herkese bulaşıyor bir boşvermişilk var bu durum sürdüğü sürece siyasetçide kendi işine akarına bakıyor.Bolu geriye gidiyor maşallah bizim siyasetçiler hep ama hep ileri gidiyor,Yanlışlarını söyley,ncede sizden kötüsü olmuyor .
    • Çiçekci3 Ağustos 2026 . 12:00

      Yazılarınıza teşekkürler, her yazı olay. Ama ses vermesi gerekenler ortada yok. Çiçek indirimi spor indirimi. Ama tefeci personelle ilgili ses yok. Baro niye sessizliğe gömülmüş. Herkes herşeyi biliyo ama dilsiz şeytanlığa gerek var mı?
    • KİBARCA3 Ağustos 2026 . 09:57

      Okumuş adamsınız o kadar nazik ve naif yazmışsınızki.Bolunun içine etmişler bir tüy dikmemişlerin kibarcasını yansıtmışsınız.
    • Emekli2 Ağustos 2026 . 23:17

      Bolu’da herkesin ortak düşüncesi Bolu sahipsiz.Olan dretlerede bakamıyoruz bakın Abant'ın Gölcük’ün Aladağların Gölköyün ve Kartalkaya’nın haline.Sadece paralı girişle ilgileniyorlar temizlik hijyen yok.
    • Üstyakalı2 Ağustos 2026 . 19:56

      Son 3 yıldır Bolu hiç iyi şeylerle anılmıyor bunların çoğuda siyasetçiler seçildik diye yapmadıkları kalmadı.
    • Ankara2 Ağustos 2026 . 17:28

      Bolu’da takip ettiğimiz güvenilir bir kalemsiniz yazılamayanları sizin sayenizde öğreniyoruz. Emeklerinize ve gayretinize sağlık.Ankaradan selamlar.
    • Akif2 Ağustos 2026 . 12:51

      Herşey yozlaşmış herşey çürümüş ve kimsenin umrunda değil saldım çayıra mevlam kayıra
    • Dosyalar dosyalar2 Ağustos 2026 . 12:02

      Bakanlıkta bekleyen dosyalar açığa çıksa sokağa çıkamazlar.
    • Adalet2 Ağustos 2026 . 12:00

      Bakanın el atması lazım. Üçgen çok geniş.
    • Aladağ2 Ağustos 2026 . 00:52

      Hani baro yönetiminden ses seda yok ne oldu hangi avukatlık bürosunun elamanları tefecilikten ceza aldı bu işler bu kadar oldu bittiye getirilecek işler değil.Baro başkanı meslektaşlarını bilgilendirip uyarıp ikaz etmeli.
    • Feriştah1 Ağustos 2026 . 20:49

      Bizim Tanju bizim Fatih bizim İsmail bizim İlhan bizim Mahmut bizim milli eğitim müdürü bizim başhekim bizim rektör bizim meclis üyeleri bizim çocuklar dediklerimiz hiç bize benzemedi ya
    • sanayici1 Ağustos 2026 . 15:18

      Kardeşim eline yüreğine sağlık Bolumuzun gerçeklerini ne güzel dile getirmişsiniz.O tanıdık bu tanıdık yanlışı yapanların alayı tanıdık değilmi
    • Muhtar 1 Ağustos 2026 . 13:04

      Bolu’da bütün partilerde siyaset fotoğraf çektirme üzerinde sürüyor fotoğraf çekindinmi o iş halloldu sanılıyor.Bir tane yapılmış bir tesisin önü de siyasetçi bulamazsınız
    • Tuncay1 Ağustos 2026 . 12:53

      Yorum yapmak için yorum yapıyorsunuz ne alaka CHP .Önce okuyun Bolu söz konusu Bolunun sorunları sözkonusu bu konularda yorum yapılım.Örnek neden Bolu iktidarın nimetlerinden yararlanmıyor neden Kent hastanesi stadyum neden otopark yapılmıyor neden Düzce gibi Boluyada yatırım gelmiyor.Bir fuar alanımı bile yok.
    • ÖZ BOLU'LU1 Ağustos 2026 . 10:17

      GEREKSİZ . BOŞ LAFLAR.
    • CHP li'ye cevap 1 Ağustos 2026 . 00:58

      Kılıçdaroğlu yalakası olduğun çok belli.. Atatürkçü olanlar, Cumhuriyetine sahip çıkanlar asıl CHP'yi terk ediyor.
    • Güvenlikçi31 Temmuz 2026 . 23:38

      İmdat bey çok önemli bu konu hakkında da yazarmısınız kim bu avukatlar neden Bolu Barosu avukatlar hakkında işlem yapmıyor avukatları uyarmıyor? Yefeciletle avukatların be işi olabilirki https://www.bolununsesi.com/haber/172967/tefecilikten-ceza-alanlarin-3unun-de-avukat-calisanlari-olmasi-dikkat-cekti
    • Meraklı31 Temmuz 2026 . 23:26

      Geçenki yazınızda İsmail Akgül vekilin muhtarlar derneği başkanına attığı tehditvari mesaja ulaşabildinizmi ulaşınca paylaşırım diye yazmıştınız.
    • CHPli31 Temmuz 2026 . 23:18

      Siyasette olmayan şeyler oluyor.100yıllık CHP den nasıl kaçacaklarını bilemediler.Birde bununla övünüyorlar hani Atatürk’ün partisi CHP diyordunuz ne oldu Yeni Partililer Atatürk’ten vazmıgeçtiniz?
    • Emekli31 Temmuz 2026 . 23:05

      İmdat bey Bolumuzda her siyasetçi gördükki kendine çalışmış vatandaşı düşünen yok
    • Müjde Takipçisi31 Temmuz 2026 . 19:32

      AKP'li bakanların aylar önce Boluya gelerek müjdesini verdiği, hastaneler, okullar ve stadyum inşaatları ne durumda. İlimizdeki AKP ve MHP'li iktidar siyasetcileri neden halkı bilgilendirmiyor.
    • ekrem31 Temmuz 2026 . 18:09

      "Ne istedin de vermediler?"mi? Kimler?!!!
    • Düşünen Bey'in31 Temmuz 2026 . 15:16

      Hiçbir şekilde seçim kazanma ümidin kalmamışsa, sen olsan da eldeki herşeyi denersin.!! İklim müsait.! Türk işi demokrasi.!!!
    • Eğitim Sistemi 31 Temmuz 2026 . 15:04

      Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.! M.Kemal Atatürk

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi