BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

SAHİP ÇIKAMAMAKTAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ

SAHİP ÇIKAMAMAKTAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ
    21 Şubat 2026

    SAHİP ÇIKAMAMAKTAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ Mesele; sen, ben, o meselesi değil… ...

    SAHİP ÇIKAMAMAKTAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ

    Mesele; sen, ben, o meselesi değil…

    Mesele; siyasi parti, esnaf odası, vakıf, sendika, makam, mevki meselesi değil…

    Mesele; ben az kazandım sen hamutu ile götürdün meselesi değil…

    Mesele; o suçlu, bu az suçlu, eğer bizden değilse potansiyel suçlu meselesi değil…

    Mesele; hemşericilik, daha kısır olan şekli bölgecilik meselesi değil…

    Mesele; Ali götürdü, Veli getirdi, Hasan düşürdü, Mustafa şaşırdı, Hüsamettin yattı, Osman sattı, Mülayim kaçtı meselesi de değil...

    Mesele;düşüncelerimize, davamıza, milli ve manevi değerlerimize, tarihimize, kültürümüze ianançlarımıza adam gibi sahip ÇIKMAMA, ÇIKAMAMA, ÇIKARILMAMANIN ilk adımı olan CESARETSİZLİK meselesi.

    Bu sahipsizlikten, boş vermişlikten ve sorunları çözüm bulmak yerine, SORUNLARI GÜN BE GÜN KÖR DÜĞÜM haline getirmekten dolayı istisnasız olarak aynı iklimde nefes alan hepimiz sorumluyuz.

                      HOYRATLIKTA SINIR TANIMAMANIN RUH HALİ

    Köşe yazan gazeteci değildir. O yüzden köşe yazarlarına genel ve yerel anlamda yazılı ve görsel basının sorumsuzluğunu ve haber yapamama cesaretsizliğini köşe yazarlarına ve yorumculara yüklemek doğru olmaz.

    Hele ki RİSKİ YÜKSEK, ANCAK VİCDANİ SORUMLULUĞUNA BİZZAT   MUHATAP OLACAĞIMIZ cıssss(!) sensörlü konuları araştıran, irdeleyen kalemleri itibarsızlaştırmaya yönelik söylemler ve eylemler ile bunu yapanlara yandaşlık ve yalakalık yapmak, gazeteciyim iddiasında olanlara şerefsizlikten başka bir şey kazandırmaz.

    Köşe yazarlarını itibarsızlaştırma girişimleri toplumun boyunu posunu endamını düşüncelerini ve ruh halini yansıtan aynaları kırmaktır...

    Kırılan ayna parçaları bilinmeli ki eninde sonunda onu kıran elleri keser…

    Toplumu yansıtan bu aynalar kırılırsa ya da bilerek parçalanırsa toplumun ne halde olduğunu, nereden nereye geldiği ve gelecek istikameti kestirilemez.

    Toplum bu pusulasızlığı alışkanlık haline getirirse o zaman durum daha vahim hale gelerek kış mevsiminde kabak lastik ile 40 dakikada(!) Kartalkaya’ya çıkmaya benzer..!

    Ki, sonuç olarak; milli, dini, manevi ve toplumsal inançlarımız ve ideolojik davalarımız Kartalkaya kayak pistinden daha beter şekilde elimizden, dilimizden en kötüsü de ruh dünyamızdan meçhul istikamete doğru kayar gider…

    Ne yazık ki küresel erozyonun etkisiyle ve dayatmasıyla toplum olarak düşüncelerimiz farklı olsa da bugün hepimiz bu aşamayı birlikte yaşıyoruz.

    Bu aşamanın daha ileri boyuttaki seyrinin gideceği nihai nokta nedir diye sorarsanız, bu alışkanlığın KORKU ve GELECEK KAYGISI ile toplumun ortak kabulü olarak kalıcı şekilde benimsenmesi derim.

    İnşallah böyle bir sonuç olmaz.

    Eğer bu yanlışa yönelen eğilim devam ederse milli, dini, tarihi ve kültürel anlamdaki kayıplarımız çok büyük olur…

                                       ÇÖZÜM NE PEKİ?!

    Çözümün ne olduğunu yazının başında “MESELE” serisi altında alt alta toplamaya çalıştık.

    Değerlerimize her riski alarak HEP BİRLİKTE sahip çıkacağız.

    Önce birisi yol açsın sonra ben yürürüm”! Demeden sahip çıkacağız.

    “Ne derler ki”? Diye düşünmeden sahip çıkacağız.

    “Acaba yanlış mı anlaşılır”? Demeden sahip çıkacağız.

    Düşüncelerimizin ve milli ve manevi değerlerimizin boğazını kendi ellerimizle sıkmayacağız.

    Özgün düşüncelerimizi toplum ile paylaşmaktan esirgemeyeceğiz.

    Kısaca herkes kendisi olmaya çabalayacak, kendisi olacak.

    Bu çaba inanıyorum ki önce kendimizi, sonra toplumu istediğimiz ve hak ettiğimiz doğru istikametlere yöneltecektir.

    * Özgüveni olan her şartta sahip çıkar.

    * Özgüveni olmayan sadece sahiplenir..!

        Sağlıcakla kalınız.

        İmdat ASLAN 

    • Kadir 24 Şubat 2026 . 14:31

      Bence mesele herkesin kendi görüşündeki kişilerin yaptıklarına kayıtsız kalıp düşman diye karşı taraftakilere saldırma ve yıldırma meselesi
    • Doğrucu Davut24 Şubat 2026 . 12:22

      mesele devletine, milletine, tarihine , inancına düşman bir nesil yetiştirenler ile; dinine devletine ,milletine , tarihine atalarına saygı duyan, sahip çıkanlara karşı savaşan; namuslu inançlı insnlar arasındadır.. her türlü ahlaksızlığı, pisliği kuralsızlığı savunan ; gençlerimizi pis aşağılık, çırçıplak ahlaksızca soklarda hayvanlar gibi yaşamya zorlayan lgbt gençliği yapmak isteyenler ve bu pisliğe ,hayvanlaştırmaya karşı çıkanlar arasındadır. ..
    • Yukarı çarşı esnafı23 Şubat 2026 . 10:48

      Esnaf odası başkanları bu işi esnaflara hizmet için değil kendilerine hizmet ettirmek için yarışıyor hangi odanın üyesi ve kim olursa olsun başkanından memnun değil hepsi ziyaret diye yiyip içiyorlar fotoğraf paylaşıyorlar.Bir tanesi esnafın yarasına merhem olmuyor İmdat bey bunlarıda yazın esnaf çok zor durumda odalar esnaflara destek yollarını arasınlar destek olsunlar.Esnaflık yapmayanlardan oda başkanı olmasın
    • Akademisyen23 Şubat 2026 . 02:07

      İmdat hocam mesele Bolunun sahipsizliği başka birşey değil.Herkes kendi aleminde.
    • Saffet22 Şubat 2026 . 18:59

      Başkanlara şantaj paylaşımında başkan Tanju beymi yoksa oda başkanlarımı birde ne yapmışlarda şantaj yapsınlarki
    • Kaynaşlılı22 Şubat 2026 . 01:01

      Yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil İmdat bey.PKK Fırat Yılmaz Çakıroğlu kardeşimizi katletti torbacılar herkesin önünde ceket düğmelediği reisim dediği Sinan Ateşi katletti.En cılız ses ne yazık ki milliyetçiyim diyenlerden çıktı.Tamda çelişki bu olsa gerek.
    • Koroglunun_Oglu21 Şubat 2026 . 22:05

      Ülkede hemen hemen herkesin hem fikir olduğu bir kaç temel nokta var. Birincisi asla kimseye bir karış toprağımızı vermeyiz. İkincisi dünyanın sayılı devletleri arasına girmemiz gerek bunun için her türlü fedakarlığı yapmaya razıyız. Peki nasıl oluyorda dünya tarihinin tartışmasız en büyük medeniyetini oluşturmuş, en büyük devletini kurmuş bir milletin çocukları olarak 2 yüzyılda bu duruma düşebilmişiz. İşte herkesin fikir birliğinde olduğu bir konu daha. Her kes devletimizi vatan hainlerinin ele geçirdiğini söyleyecek. Peki bu hainler nerede üretiliyor. Kim bunları devlette söz sahibi ediyor. Bunu tesbit etmeye gelince hakimler, askerler, milletinvekilleri!!!, gazeteciler hepsi tam kadro susuyor. Tam birinin ihaneti açığa çıkıyor birileri tam kadro itler gibi uluyarak kafaları karıştırıyor. Alakasız konular gündeme geliyor vatansever insanlar karalanıyor vs. vs. Kaldı ki TEORİLERİ asla toplumun önüne koyamıyoruz. Mesela krallıkla yönetilen İngiltere’de hain yokken dünyanın en iyi rejimi Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkede m2 başına düşen hain seviyesi nasıl tavan yapabiliyor. Bu hainleri açığa çıkarmak ihanetin cezasını vermek kimin görevi. Kim görevini neden yapmıyor. Acaba ihanet nerelere kadar nüfus etmiş. Fuzuli demiş ki “konuşsam tesiri yok sussam gönül razı değil”
    • Angaralı21 Şubat 2026 . 20:47

      Abi bir yandan şehitleri anarken diğer yandan Apo için mesai harcamak çelişki değilmi.Bakıyorum adamlar şehitlerin mezarı başında poz veriyorlar ama iş Apoya PKK ya hain demeye gelince susuveriyorlar ağrıma gidiyor bu ikiyüzlülük İmdat abim.
    • Nevran21 Şubat 2026 . 20:36

      İmdat bey Facebook sosyal medya hesabınızda paylaştığınız başkanlar şantajlar kumpaslar konusunuda yazarmısınız Boluda neler oluyorda haberimiz olmuyor

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak