BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

KİTLELERİN FRENİ SİYASETTİR… DAVALARIN FRENİ İSE İNANÇ…

KİTLELERİN FRENİ SİYASETTİR… DAVALARIN FRENİ İSE İNANÇ…
    8 Şubat 2026

    KİTLELERİN FRENİ SİYASETTİR… DAVALARIN FRENİ İSE İNANÇ… Fikirler ve düşünceler ...

    KİTLELERİN FRENİ SİYASETTİR…
    DAVALARIN FRENİ İSE İNANÇ…

    Fikirler ve düşünceler biraz olsun arındırılmalı…

    Eğer ki şuurunuzu ve analitik düşünmeyi boşa almışsanız; ileride götürür…
    Geride bastırır… Olduğu yerde çiviler de…

    Kimler tarafından ?
    Konjonktürel siyasetin liderleri tarafından.
    Yani şuurlu kitlelerin  siyasi partilerdeki bireysel hareket hakkı kısıtlıdır.

    Bu hakları kitlelere ;parti disiplini, dava bilinci ve siyasi etik vb. diğer argümanlarla ifade edilirken üslup olarakkutsaliyeti kişilerde vücut bulan adeta bir inanç sistemi gibi sunulur.

    Oysa ki kutsaliyeti olan hiç bir değerin sığ siyasette tam bir karşılığı olmaz.
    Olamaz da,çünkü iktidar olmak ve iktidarda kalmak hatta deri bir koltukta biraz daha vakit geçirmek adına hissedilen oy kaygısı ve çeşitli dayatma müdahaleler buna engel olur.

    Konjonktürel küresel siyasi değişimlere,güncel siyasi avlak alanı kapsamına göre olması da mümkün değildir.

    Küresel belada, savaşta,
    doğal afetlerde ve diğer inanca dayalı zorluk içeren iklimlerde bu yağmurlardan hepimiz bir şekilde isteyerek ya da istemeyerekte olsa ıslanırız.

    Bunun dışında inanç ve imana karşı paralellik moduna girmeye çalışan her siyasi hareket, şuurlu bireyleri tarafından sorgulanabilirliği olan dünyevi bir sistem olarak görülmelidir.

    Tıpkı devlete karşı dini argümanlara ambalajlanmış olan,devlette bürokratik konumlanma ekseninde paralellik arz eden 17 Temmuz öncesindeki FETÖ gibi…

    Bu günlerde ise bu modun değişik bir iklimde terörsüz kardeşlik sosu ile adeta palazlanma stajının yaptırıldığı terör örgütü PKK ve terörist başı APO’nun parlatılarak ambalajlanmaya çalışıldığı gibi…

    DEVLETİN KIRMIZI ÇİZGİSİ KIRMIZI IŞIKTAN DAHA MI AZ ÖNEMLİ?!
    Kırmızı ışıkta geçilmez diye sınırları çizilmiş kesin bir kural varken çoğu zaman çeşitli bahanelerle bu kural bazı usta sürücüyüm diyenler tarafından unutulur yada bilerek ihlal edilir…

    İhlal edene sorduğunuzda da başkaları inanmasa da illaki(!) kendince geçerli bir masalı vardır!

    Siz dostlardan ve okurlardan ricam bu soruyu kırmızı ışıkta geçenleri yakalayan trafik polislerine sorun derim.

    Tıpkı siyaseten kullanılan kıymetli ve köklü değerlerin “vardır bi bildikleri “masalına inanmayan milli reflekslerini kaybetmeyen insanlar gibi, trafik polisleride size gülerek cevap verecektir.…

    Birinin bildiğini diğerlerinin bilmemesi gerekiyorsa bu zaten tartışmasız bir “SIR”dır.
    Sahibi tarafından bile SIR dile getirilmez.

    Eğer anlatılamadığından ya da anlaşılamadığından dolayı sanki sırmış gibi derinlik algısıyla bir şeyi birileri söylüyor ve işitenler de söylenilenin  içeriğinden habersiz ise, o zaten sır ve derinlik algısı olmaktan çıkar.
    Üstelik toplumda anlaşılmamanın sonucunda
    fikri kargaşa ve güvensizlik iklimi yaratır…

    İşte bugün böylesi alelen yaşanılan ancak anlaşılmasında milletin ortak mutabakatın sağlanamadığı bir siyasi iklim metaforundan geçiyoruz.

    Üzüntüm bunu bilenlerin ve şuur sahibi olanların bile birçoğunun bu iklim karşısında garip(!) olan sessizliği…

    Siyaseti dünyevi keyfin maliyetini azaltmak için kolay yoldan beslenme sektörü gibi görenler başta olmak üzere; atama, tayin, terfi, ihale, kredi, iş bulma, çocukları işe yerleştirme, emeksiz gelir kapısı görenlerin dışında aziz milletimizin geneline yakın (vicdanen yukarıda saydıklarımız da dahil) aslında neyin ne olduğunu çok iyi rakip ediyor ve siyaseten çaktırmasalarda emin olun hepimiz “bi bildikleri var”denilen siyasilerin bildikleri kadarını biliyoruz.
    Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

    Belki öngörü sahibi olupta araştıranlar bir adım ilerisini de biliyordur…

    İTİRAZI OLAN ?!
    Örneğin;
    Ülkücüden bar kuşu olmaz…
    Ülkücüden alemci olmaz…
    Ülkücüden kaçakçı olmaz…
    Ülkücüden köçekçi olmaz…
    Ülkücüden FETÖ ve APO sevdalısı olmaz…

    Ülkücüden dış istihbarat güdümlü tarikat şeyhlerinin müridi olmaz…
    Ülkücüden günlük siyasi oyunların oyuncağı olmaz…
    Ülkücüden mafya olmaz…
    Ülkücüden notasını bilmediği her davulun önünde oynayan olmaz…
    Ülkücü haksızlıkların karşısında mağlup ve galip hesabı yapmaz…
    Ülkücü her önüne gelene yancılık yapmak için reis demez…
    Ülkücü millidir,
    maneviyatçıdır,
    Cumhuriyetçidir,
    Atatürkçüdür,
    sosyaldir, demokrattır, layıktır hükümetleri millete hizmet eden siyasi argüman olarak görür, devleti ise kadim bilir bu kadim kodlama ile her şartta ve koşulda hükümetlerin üzerinde baştacı yapar.

    Ülkücü seçmece parti ülkücülüğü ve kısırlaştırılmış dar alan ülkücülüğü yapmaz…

    Gerçek ülkücülüğün merkezi; kadim Türk Devletimize ve kadim Türk Milletimize her şart ve koşulda hizmet edebilecek cesaretteki ruhtur.

    Bu ruh milletin ve devletin birliği ve beraberliği adına ihtiyaç nerede belirirse ülkücü 
    şuur silahını kuşanarak  orada olandır.

    Ve ülkücü kimliği hiç bir sığ siyasetin freni tutamaz…
    Tek freni kutlu davasının özü olan kadim inancıdır.

    İmdat ASLAN 

    • olmadı12 Şubat 2026 . 20:07

      İmdat bey siz ne düşünüyorsunuz bilemiyorum mecliste kavgaya karışan vekillerin hepsinin vekilliğine son verilmeli.Millet onları kavga edin diye oraya göndermedi.Bu yapılmazsa millete terörsüz Türkiye diyorlar ama terörü millet mecliste görüyor.
    • Hakan12 Şubat 2026 . 10:04

      Herşey erken seçim için hazırlanıyor koltuklar şimdiden rezerve ediliyor son atamalarda bunun ayak sesleri.Meclisteki kavga çocuk parkında bile olmaz bizmi bunları seçtik insanın aklı şaşıyor.
    • Tertip 11 Şubat 2026 . 09:26

      Lütfü isimli yorum çok haklı.Ermeni Tüm ve katil İsrailli katillerle bir olup Türk ve Kürt vatandaşlarımızı öldüren PKK ve İmralı canisi katil teröristin bu vatana ne hizmeti olduda adam yerine konuluyor Demlileri sözcüleri kabul ederek aynı masaya oturup muhatap alınıyor
    • Lütfü 10 Şubat 2026 . 20:42

      Ermeni Rum ve İsrailli teröristler dururken Türkleri ve Kürtleri katleden teröristte umut hakkı neden tanınmak isterler bunu anlamak mümkün değil
    • Kampüs10 Şubat 2026 . 19:04

      İmdat hocam kampüste sizi ve yazılarınızı yıllardır takip ediyoruz. Bir kere olsun insanları yalan yanlışa yöneltmediniz. Özellikle FETÖ ile yaptığınız mücadelede de o zamanda zamanın Rektörü dahil bazılarını rahatsız ettiniz. Size yıldırma davaları açtılar. Ama sonuçta ne kadar haklı olduğunuzu bütün Bolu tanık oldu. Emeklerinize sağlık tebrikler.
    • Melih Yıldız10 Şubat 2026 . 01:40

      Bu yazıdan gocunan ya Fetöcüdür yada Apocu Fikren karşı olan bir tane yorum yok.Siyasetin yanlışlarını kabul etmek zorundamıyız
    • Angaralı9 Şubat 2026 . 23:17

      İmdat abi birine bir şey yazacak olsa neden sakınsın ki eyvallah etmeden 7 ceddini yazar.Fetönün Boludaki imam ve abilerine yazdığını o zamanlar kim yazabildi.Burada boş polemik yapanlar İmdat abinin bir kelimesini yüzüne söyleseler ya hadi.
    • İtirazcı Safinaz9 Şubat 2026 . 20:07

      birileri ilhan Durağın avukatlığına soyunmuş itirazı olan hemşo sanamı kaldı başkasınının avukatlığını yapmak bu yazı ile İlhan Durağın ne alakası var.La gacım önce iyi oku sonra iyi anla.En sonundada mesleğini icra et yani yancılık yalakalık yap.
    • Reis9 Şubat 2026 . 18:59

      En beğendiğim ve arzu ettiğim Ülkücünün tarifi oldu
    • Sesimizsiniz9 Şubat 2026 . 17:38

      İmdat bey fetöcüler yine devreye girmiş siz MHP yada başka bir parti ismi yazmadığınız halde bazı isimleri zikretmişler tuhafıma giden ise yazınızın anlamından başka bir harfe takılan bile olmuş.Kendinizle gurur duymalısınız çünkü harfine kadar okunuyorsunuz
    • Cahit9 Şubat 2026 . 16:03

      Nane molla giderken demekki yazıdan rahatsız olanlar olmuş İmdat hocanın yazdıklarından neden rahatsız olunmuş onuda anlamak mümkün değil nasırı olan elbet basıldığında rahatsız olur
    • Köroğlu 9 Şubat 2026 . 14:36

      Yukarıda sayılan "Ülkücülüğün özellikleri" büyük önderimiz Atatürk'ün sağlığında olan ve uygulanan Türk Milliyetçiliğinin temel ilkelerindendi.
    • Yılmaz9 Şubat 2026 . 12:41

      Birileri İmdat beyi yanlışlara engel olur diye tedirgin olmuş:)) Bu size yeter
    • İtirazı varmış9 Şubat 2026 . 12:26

      Ulan İmdat abimi altın ticareti yaptı ulan İmdat abimi barda pavyonda ülkücülük tasladı ılannİmdat abimi yönetimdeki adamın namusuna göz dikti ulan İmdat abimi kaçak et kesti ulan İmdat abimi Ocak başkanının kafasını kırdı ulan İmdat abimi katilleri Boluda gezdirdi olum sen neyin kafasındasın ismini yaz sana bunları teker teker yadireyim .Tabi miden sindirebilirse.
    • itirazım var şu yalan dol9 Şubat 2026 . 11:57

      Ben Bolu'da, yazıda tanımlanan ülkücü kimliğine uygun bir eski YSE'ci Cahit abiyi bir de eski TRT'ci İbrahim hocamı gördüm dinledim inandım. Hadi siz de çıkın tek bir kişi daha ekleyin de üç kişi olsun Bolu'daki ülkücü sayısı, akabinde ben de tükürdüğümü yalayacağım ve hemen gidip Ülkü Ocaklarına üye olacağım. Hodri Meydan..! Yazının yazarı bile kendi tanımladığı ülkücü tanımına uymuyor.
    • Akademisyen 9 Şubat 2026 . 11:53

      Keşke herkes sizin gibi objektif olabilse doğruya doğru eğriye eğri diyebilse.Konu parti marti değil konu millet devlet vatan meselesi.Tebrik ediyorum.
    • Emekli asker9 Şubat 2026 . 11:45

      Her zamanki gibi kuyruk acısı olanlar yine İmdat beyin yazısını amacından saptırarark okumuşlar .İmdat bey günümüzün tespini yapmış işi kişilere indirgemek goygoyculuk yapmak hiç hoş değil.
    • Gökhan 9 Şubat 2026 . 11:40

      Ülkücü tanımından rahatsız olan zübükler rahatsız olmuş bide isim felan yazmışlar İmdat gardaşım arkasından 10 it ürütmeyene Bozkurt denmez derler ya ürümeler başlamış gazamız mübarek ola
    • sanayici9 Şubat 2026 . 11:23

      Adam kitabın ortasından yazmış hala birileri kuyruk acıyla istifadan bahsetmiş ulan parti başka ülkücülük başka önce İmdat abinin yazdığını anlayın bire samimiyetsizler
    • İTİRAZIM VAR9 Şubat 2026 . 01:26

      Sen şimdi şöyle, böyle diye yazdığın partiden belediye başkan adayı oldun parti İlhan Durağı aday gösterdi. İlhan Durağı eleştirdin durdun. İlhanı bir Abdullah Onurlu’nun yanına koydun, bir Sinan Ateş katillerinin yanına. ADAM ÇIKTI GELDİ YİNE İL BAŞKANI OLDU. Şimdi İlhanla beraber MHP’ye de ağır saldırmaya başlamışsın. Bir dünya yazı yazmışsın ülkücü öyle olmaz böyle olmaz demişsin SEN BU YAZIYI YAZMADAN MHP’DEN İSTİFA ETTİN Mİ ETMEDİN Mİ Belediye Başkanlığını kazanıp Başkan olsaydın bunları yazabilecek miydin? Seni İl Başkanı yapsalar bunları yazabilecek miydin? Önce onu bilelim sonra itirazımızı çekip notunu verelim. Bir de layık değil laik.
    • Güvenlikçi9 Şubat 2026 . 01:10

      Allah’ına kurban İmdat bey yazınca yazıyorsun inanın yüreğimiz biraz olsun soğuyor.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak