BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: İstanbul değil Marmara depremi

Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: İstanbul değil Marmara depremi
    5 Şubat 2026

    Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: İstanbul değil Marmara depremi Deprem ...

        Prof. Dr. Haluk Eyidoğan: İstanbul değil Marmara depremi

       Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan “Beklenen deprem İstanbul değil Marmara depremidir” dedi.

          Eyidoğan, Marmara Denizi’nde beklenen büyük depremin sadece İstanbul’u değil, Marmara’ya kıyısı bulunan illeri etkileyeceğini belirtti.

         Deprem uzmanı şunları söyledi:

         “…‘İstanbul depremi’ deniyor ya deprem, İstanbul’un içinde değil Marmara Denizi’nin içinde olacak. 7 ve üzeri bir depremin Marmara Denizi’nde gerçekleşmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere Marmara’ya kıyısı olan 7 ila 10 il etkilenir. Bu nedenle bu deprem bir İstanbul depremi değil, Marmara depremidir.

           Marmara’da meydana gelecek 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem yalnızca bölgeyi değil, Türkiye genelini sosyal ve ekonomik açıdan olumsuz etkiler.

          ‘Etkide depremin büyüklüğü belirleyici’

           Şehirlerin depremden etkilenmesinde fay hattı değil, depremin büyüklüğü belirleyici. İçinden fay geçen il var ama yıkılmıyor, faydan uzakta olup yıkılan il var. Kahramanmaraş merkezli depremlerde bunu açıkça gördük. Yani olayı yalnız faya bağlamak da gerekmiyor.

           Eğer olayı yalnız faya bağlasaydık, 17 Ağustos 1999 depreminde Gölcük merkezli depremde Avcılar yıkılmazdı. Dolayısıyla büyük depremler bölge depremleridir ve hata varsa yapılarda, zeminde veya binalarda onu bulur ve yıkar. Yani böyle bir gerçek var.

           Yıkım yalnızca fayla açıklanamaz. Yapıdaki ve zemindeki hata büyük depremlerde mutlaka ortaya çıkar.

           ‘Zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetim hayati önemde’

            Zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetim hayati önemde. Yanlış planlama, sıvılaşma ve heyelan alanlarına yerleşme büyük risk oluşturuyor. Binalar için olumsuz yerlere yerleşmek birinci hata. İkinci hata böyle yerleri imara açmak.

           Dolayısıyla öyle yerlerin yapı yasaklı olması gerekiyor. Zemin sorunu olmasa bile inşaat sürecinde yapılan yanlışlar. Yani depreme dayanıklı yapı üretim sürecinde de ciddi eksikliklerimiz var. O nedenle bunlar bir araya gelince depremden kurtuluş ümidi yok.”

           Science’ta yayınlanan araştırma

          2025’te Science dergisinde yayınlanan bir araştırma, güçlü depremlerin Marmara Fayı olarak adlandırılan 14,5 ila 21 kilometre uzunluğundaki sıkışmış bölüme doğru ilerlediği yazıldı.

           Araştırmada 1766’da İstanbul’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremden bu yana ‘Ana Marmara Fayı’ adlı bölümün yıllardır kırılmadığı vurgulandı.

           16 milyon kişinin yaşadığı İstanbul’da bu durumun 7,0 veya daha büyük bir depreme neden olabileceği belirtiliyor.

            Uzmanlar İstanbul’u vuracak depremin kaçınılmaz olduğunda hemfikir.

            Çalışmanın yöneticisi Martinez-Garzon, “Sonuç, Marmara Fay Hattı’nın Prens Adaları segmentine doğru ilerlediğini gösteren uzun vadeli bir gelişmeyi işaret ediyor” dedi.

    • bolu5 Şubat 2026 . 23:22

      Bolununsesi yazıyorsa boş değildir

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak