“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

Hatice.. Sabri Dino.. Ziyaret.. Tuz Pazarı..

Hatice.. Sabri Dino.. Ziyaret.. Tuz Pazarı..
    29 Nisan 2021

    HATİCE.. SABRİ DİNO.. ZİYARET.. TUZ PAZARI.. Bir konuyla ilgili ...

    Hatice.. Sabri Dino.. Ziyaret.. Tuz Pazarı..Hatice.. Sabri Dino.. Ziyaret.. Tuz Pazarı..Hatice.. Sabri Dino.. Ziyaret.. Tuz Pazarı..Hatice.. Sabri Dino.. Ziyaret.. Tuz Pazarı..

           HATİCE.. SABRİ DİNO.. ZİYARET.. TUZ PAZARI.. 
           Bir konuyla ilgili bir kaç paragraf yazdım.. Sonra sildim.. Sonra aynı konuyu bir daha yazdım ve bir daha sildim..
    * * *
          Yazdım, sildim, yazdım, sildim.. Ekran bana bakıyor, ben ekrana.. Baktım olmayacak televizyonu açtım.. Bir kanalda biraz önce başlamış bir film; Baby Blues, Bebek Mavisi.. 
    * * *
          Bir insanın yaşayabileceği en kötü, en korkunç durumlardan biri anlatılıyor filmde.. Çocuklarını öldürmek için fırsat kollayan şizofren bir anne ve ondan ağlayarak kaçışan çocukları.. Müthiş rahatsız oldum filmden..
    * * *
          Hani bazı filmlerde flashback'ler olur, geçmişe anlık dönüşler falan.. Tam o durumdayım filmi izlerken..1960 yılında yaşanan bir olayın sahneleri canlanıyor gözümde.. 
    * * *
          Aslahaddin Camisinin arkasındaki sokak.. Önünden korkarak geçtiğimiz ev.. Elinde bıçakla çocuklarının üzerine yürüyen anne ve ondan çığlık çığlığa kaçışan çocukları.. 
    * * *
          Alfred Hitchcock'un korku filmlerindeki gibi sahneler.. Bülent Ecevit'in 26. 03.1960 tarihli Ulus gazetesindeki köşesinde uzun uzun anlattığı, ''haberi okurken kanım dondu'' dediği.. 
    * * *
           ''28 yaşında Bolu'lu bir Türk anası!.. Yatır, hayalet, mezar hikayeleri dinleye, dinleye aklını oynatmış.. 4 aylık Orhan'la 4 yaşında Safiye'nin kanına girmiş kendi elleriyle..''
     * * *
         ''Kim bilir neler geçti başından? Neleri dert etti kendine kızcağız? Ne fırtınalar koptu içinde?''
    * * *
          SABRİ DİNO..
          Hayatta hiç bir şeyi dert etmemek lazım aslında.. Aklımıza mukayyet olmak lazım.. Para, pul, şöhret, hepsi gelip geçici..Hepsi de pamuk ipliğine bağlı şeyler..
    * * *
          Çöpten ekmek toplayan ünlü şarkıcı örnekleri yok mu önümüzde? Alzheimer'in pençesinde kıvranan ünlüler? Son çareyi boğaz köprüsünden atlamakta bulan iş adamları..?
    * * *
          Beşiktaşın ve milli takımın unutulmaz kalecisi vardı, Sabri Dino.. Daha sonraki yılların Gömlek Kralı.. İş hayatındaki dalgalanmaların sonunda boğaz köprüsünde almıştı soluğu.. 28 yıl geçti hala cesedi bulunamadı adamın.. 
    * * *
          Ya Afife Jale.. Aşklarından, evliliğinden ve kapalı gişe oynayan filmlerinden bahsetmiştim hatırlar mısınız? Bir de mezarlıkta çekilmiş fotoğraf eklemiştim yazının altına.. 
    * * *
          Yerde Akıl Hastanesine ait bir tabut vardı ve tabutun başında 4 kişi.. ''Yoldan geçen biri yardım etmese'' demiştim, ''her halde el arabasıyla getireceklerdi Afife abla'yı mezarlığa..''
    * * *
           Boluspor'da 1966 dan 1973 e kadar tam yedi yıl başkanlık yapan, başkanlığı döneminde Bolu'ya olağanüstü başarılar yaşatan Kamil Bilgihan.. Bir dönem milyarlara, hatta trilyonlara hükmeden adam.. 
    * * *
          Cenazesi büyük caminin önünden 5- 10 kişiyle kaldırıldı diye duyunca inanamamış birkaç kişiye daha sormuştum aslı var mı diye..
    * * *
          Herkes ölecek.. Fakir zengin, herkes.. İyi ki de ölecek.. ''Ölüm olmasaydı onu icat etmek zorunda kalırdık'' demiş Voltaire.. 
    * * *
          O yüzden hiç bir şeyi dert edip kafaya takmamak lazım.. Yaşlıya, genç'e de bakmıyor ölüm.. Cep telefonumda numarasını unuttuğum, bazen boş bulunup aramaya kalktığım arkadaşlarım var.. 
    * * *
          ZİYARET...
          Ağrı'da bir çay ocağının önünde Cevdet Sunay'ın Bolu'yu ziyaret ettiği günü konuşuyoruz.. Kız Öğretmen Okulu'nu da ziyaret edeceği söylentisi üzerine yaklaşık 200 öğrencinin yaşadığı hayal kırıklığını.. 
    * * *
          Cumhurbaşkanı öğrencilerle yemek yiyecek diye krallara layık yemeklerin hazırlandığı.. Müdür Hasan Keskin ve öğrencilerin okulun bahçesinde beklemekten ağaç oldukları günü.. 
    * * *
           ''Sen bir hafta hazırlık yap, saatlerce bekle, sonra da okulun ön kapısından girip arka kapısından çıksın adam.. Kuru kuru bir ''Nassınız? deyip geçsin.. Şener Şen'in 'Selamsız Bandosu' filmindeki gibi bir hayal kırıklığı..'' 
    * * *
          Dinlerken gülmemek için zor tutuyorum kendimi.. Aklıma 'Selamsız Bandosu' geliyor.. Bir de Tansu Çiller'in Belediye zabıtalarını “merhaba asker” diye selamlaması.. Erzurum mitinginde de; ''Bıdık''ın o yörede 'sakıncalı' bir söz olduğunu bilmeden; “Bacınızın bıdığı size helal olsun!” demesi..
    * * *
          Tek kollu boksör Cihat Vurucu ile 1966 yılında Öğretmen okulundayken tanışmış.. Hem okul takımıyla hem de Boluspor ile pek çok musabakalara katılmışlar.. Bolu Bölgesi olarak da iki kez Türkiye Şampiyonluğu varmış..
    * * *
          Ben ondan Tanju hanım ile Mustafa hoca'nın dillere destan izdivac'ını bekliyorum, o bana panayırdaki '‘Çift Motorlu Pamela'yı soruyor.. Melek hanım teyzeyi, Aksak Zahide hanım teyzeyi, Deli Hasan bey amca'yı soruyor.. 
    * * *
          ''Sütyeninin uçlarına taktığı püskülleri fıldır fıldır döndürürdü Pamela'' diyor.. Pamela'yı hiç duymadım.. Babuş abla dese tamam.. Resmini bile çizerim..
    * * *
          TUZ PAZARI..
          Bir de ''Tuz pazarı'' çıktı başımıza.. Buğday pazarı, Pirinç pazarı, yumurta pazarını biliyordum da, Tuz Pazarını duymamıştım.. Kadı Camisi'nin karşısıymış.. Şehir Sinemasının arkası, Akbank'ın önü.. 
    * * *
           Kıbrıscıklı Tıygır, Seben'li Yüzbaşı, Arnavut Bahtiyar, Hakkı Çavuş gibi eşkiyaların idam edildikleri yermiş orası.. Baktım; onların dışında Adapazarı'nda yargılanıp Bolu'ya getirilen ve aynı yerde idam edilen 2 kişi daha var.. 11 Ekim 1915'de idam edilen, daha sonra masum oldukları anlaşılan.. 
    * * * 
          Bir idamlık Ali vardı, asıldı;
          Kaydını düştüler, mühür basıldı.
          Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı..
    * * *
           ''Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı'' demiş şair ama, bir başka şair de ''şehirlerin hafızaları, sakladıkları sırları vardır diyor.. ''Perdesini aralarsanız, şehrin ne kadar dedikodusu varsa isim isim, tarih, tarih fısıldar kulağınıza.. Sokaklar, çay bahçeleri, sinemalar, hanlar, hamamlar.. 
    * * *
          FIRTINA..
          Geceleri olur olmaz uyanıp gidip nefes alıyor mu diye baktığın,
    azıcık ateşlense elin ayağın titreyen.. Doğum gününü sınıf arkadaşlarıyla kutladığın.. Biraz gecikse apartmana girene kadar pencerede beklediğin.. Geçen gün bir fotoğraf vardı gazetede; görmüş olmalısınız..
    * * *
          ''Demek ki'' dedim fotoğrafa bakarken,''dünyanın neresinde olursan ol, acı aynı acı.. İster Orhan hoca ol, ister Hasan bey, ister İsmail Hakkı bey, ister Betül hanım.. 
    * * *
           Viyana'da kaybettiği kızı için ''Titrer yüreğim her ne zaman yâdıma gelsen'' diyen Suphi Ziya Özbekkan.. Ya da bir hastane odasında evladına ''Gitme Güzeller Güzeli'' diye yalvaran Mehmet Erbulan..
    * * * 
           Dünyanın karardığı anlar.. İsyan ettiğin, doğup büyüdüğün şehrin bile sana sırt çevirdiğini düşündüğün.. İçinde fırtınaların koptuğu.. 
    *
          Sanki o an yer yerinden oynar
          Hoyrat bir rüzgar eserken, 
          Sallanan gemi misali
          Sallanır durur içinde dünya..
    *
         Hoşça kalın..
         Erdoğan Mühürcüoğlu..
     

    • Mehmet Özbaş 3 Mayıs 2021 . 11:25

      Anlatılarda sanki kendimiz yaşamış gibiyiz güzel kaleminiz daim olsun
    • Erdoğan Muhurcuoglu30 Nisan 2021 . 14:25

      Hepinize cok tesekkur ederim arkadaşlar.. Sevgili Taner Başer, Tansel Karakaya, Çetin Uğur ve sevgili Turhan bey.. Iyi ki varsiniz..
    • TURHAN30 Nisan 2021 . 02:33

      SİZLERE VE OKUYUCULARA SAĞLIKLI GÜNLER . KALEMİNİZİN MÜREKKEBİ HİÇ BİTMESİN .
    • Çetin Uğur29 Nisan 2021 . 16:30

      Sağdaki büyük resim bizim ilkokul resmimiz, Sakarya ilkokulunda öğretmenimiz Mehmet Güleç'le çekilmiştik...
    • Tansel KARAKAYA29 Nisan 2021 . 14:37

      Erdoğan "abi" diyeceğim; çünkü yazılarınızı okudukça aileden biri gibi geliyorsunuz bana. Ulusal ve yerelde müdavimi olduğum çok az yazar var. Siz de onlardan birisiniz. Üslubunuz, anlattığınız anekdotlar o kadar içten ki, benim gibi bir çok kişi sizi adeta "abisi" olarak görüyordur emin olun. Ve lütfen bu köşe yazılarını bir kitapta toplayın da tarihe düşülen bu notlardan daha fazla insan istifade edebilsin...
    • Taner Başer29 Nisan 2021 . 12:15

      2 gün önceki yazınızı okudum , derken bu günki yazınızı gördüm .Bakıyorum formundasınız. İnanın her gün yazsanız hiç usanmadan okuruz.Günlük gazete ve televizyonlarda aynı haberleri gündemleri okuya dinleye gına geldi Kaleminize sağlık şu günlerde moral olarak yazılarınızla ilaç gibi geliyorsunuz. Siz yazın biz okuyalım Sağlıklı günler dilerim

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak