“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

Mutluluk raporu

Mutluluk raporu
    19 Nisan 2021

    MUTLULUK RAPORU Bu haftaki yazıma, kendimle hesaplaşarak başlamak istiyorum.

             MUTLULUK RAPORU 

             Bu haftaki yazıma, kendimle hesaplaşarak başlamak istiyorum. Geçen hafta yazdığım yazının birkaç yerinde ironi yapmak isterken kantarın topunu kaçırmış olduğumu fark ettim. Yazılarımı kaleme alırken her satırını, her paragrafını ve yazının tamamını defalarca kez okurum. Ulusal çaptaki gazetelerde bu iş için istihdam edilmiş ve adına redaktör denen personel yapar bu işi. Hem anlam, hem anlatım hem de dil bilgisi bakımlarından yaptığım bu kontrollerin sonunda bazen gözden kaçan ya da kendi süzgecimden geçirme konusunda sıkıntılı olan durumlarla karşılaşırım yazının basılı halinde. Geçen hafta da böyle bir durum yaşandığını hem siz değerli okurlar hem de yazımı okuyan değerli dostlarım bana hatırlattınız. Kendi adıma maksadını aşan ifadelerim için rahatsızlık duyan herkesten özür diliyorum.  

            Bu hafta su sayaçlarını mı yazsam, yanlış basılan imsakiyeyi mi, patates soğan dağıtımını mı yoksa uzun zamandır kapalı vaziyette olan Yedigöller yolunu mu diye düşünürken birden Birleşmiş Milletler’in yayınladığı geleneksel Dünya Mutluluk Raporu ile ilgili habere rastladım.  

           Söz konusu raporda Türkiyemiz 149 ülke arasında 104üncü sırada yer almış. Raporun sıralamasını gayrisafi yurtiçi hasıla, sosyal destek, ortalama sağlıklı yaşam süresi, vatandaşların kendi hayatlarıyla ilgili karar alabilme özgürlüğü, cömertlik, ve ülkedeki yolsuzluk düzeyinin değerlendirilmesi belirliyor. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 103üncü, Pakistan’ın da 105inci olduğu raporun en tepesinde yine Finlandiye yer alıyor. 149uncu ve son sırada ise Afganistan yer alıyor.  Bu rakamlar raporun genel sıralaması. Mikro boyutta da ülkelerin kentleri de aynı kriterler göz önüne alınarak sıralanmış. Ülkemiz özelinde yaşadığımız kent Bolu ilk 20 içerisinde, 14üncü sırada yer alıyor. İlk sırada yine bir karadeniz kenti olan ve Türkiye’nin en sakin şehri kabul edilen Sinop’un yer aldığı görülüyor. Üç büyük şehir de (İstanbul, Ankara ve İzmir) yüzde 60 mutluluk oranı altında kalarak görece mutsuz sayılmışlar.  

           Rapor hazırlanırken esas alınan kriterler elbette tartışılmaz değil. Ama açıkçası demokrasiyi, insan haklarını, sosyal devleti vb. ilkeleri yaşamsal düstur edinmiş herkesin kabul edebileceği ölçütler… Değerlendirmelere bu yıl 2019 sonundan bu yana etkisi altında olduğumuz Covid-19 salgını da eklenmiştir umarız. Zira ister istemez bu virüs hayatımızın orta yerinde yer işgal etmekte neredeyse bir buçuk yıldır. Dışarıdan aşı alım süreci, sınırlı sayıdaki bu aşıların hakkaniyetli bir sıralama ile halka ulaştırılıp ulaştırılamadığı, pandemi kuralları olarak devletçe yürürlüğe konulan bazı düzenlemelerin toplumun tüm kesimlerine eşit şekilde uygulanıp uygulanmadığı da bireysel ve toplumsal anlamda mutluluğa etki eden faktörler olarak göze alınmalı. Gerçi bir kısım ülkelerde tüm bireyler eşittir, ama bazı bireyler daha eşittir kalıbı halihazırda geçerliliğini koruyor ya neyse… Yanlış anlaşılmasın; bu söylediğimin temelinde George Orwell’in Hayvan Çiftliği adlı öyküsünde anlatılanlar yatmakta. Özetle, insanların eziyetinden bıkıp yönetimi ve çiftliği ele geçiren hayvanların manifestosunda bir numaralı maddede “tüm hayvanlar eşittir” yazmaktadır. Gel zaman git zaman bazı hayvanların kayırıldığı ortaya çıkınca manifestoya ikinci madde olarak “bazı hayvanlar daha eşittir” yazılır! Her neyse, mutluluk bu tür elle tutulur gözle görülür, sayılarla ifade edilebilir kriterlerle ölçülebilir bir şey gibi görünse de aslında duygusal anlamda hissedilebilir duygudan başka bir şey değildir bana göre.  

           Peki siz değerli okurlar, sizler yüzde 70lik mutlu kesimin mi yoksa kalan yüzde 30’un mu içerisindesiniz? Sevgi ve selamlarla...

           Tansel Karakaya  

    • Tansel Karakaya20 Nisan 2021 . 00:30

      Değerli Okur kardeşim, daha önce de yazmıştım, bir kez daha söylemekte beis görmüyorum: Hakaret boyutunda olmayan her tür eleştiriye açığım. Bu sütunları işgal ediyorsak yüreğimiz de alnımız da açık olmalı. Kontrol etmekten asla vaz geçmeyin. Teşekkürler
    • Okur19 Nisan 2021 . 23:24

      Bu yazınızı beklemeden size tepki gösterdiğim için, ben de sizden özür dilerim. Ama bu ülkede böyle özeleştiri yapıp, özür dileyen yazarlara alışık olmadığımız için aceleci davrandım. Davranışınız takdire değer doğrusu.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak