BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..

Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..
    16 Ağustos 2020

    BIÇAKCI.. ZERDE BIYIK.. GENCO ERKAL Üniversite kurulduğundan bu yana ...

    Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..Bıçakçı.. Zerde bıyık.. Genco Erkal..

          BIÇAKCI.. ZERDE BIYIK.. GENCO ERKAL

          Üniversite kurulduğundan bu yana epey değişmiş Bolu.. Ekonomisi, gündelik yaşamı, her şeyi.. Büyümüş, farklılaşmış, renklenmiş.. Dışardan geldiğinizde fark ediyorsunuz, içerdeyken pek anlaşılmıyor.. Geçen sene Kurban bayramıydı galiba Bolu'daydım.. Gezdim, dolaştım, yolumun üzerinde dikkatimi çeken ne varsa fotoğrafladım.. Fırka'dan da bir kaç fotoğraf çektim.. Ama daha önce gördüklerimizden değil.. ''Keşke bir de şöyle çekselerdi'' diye düşündüğüm, farklı açılardan.. Baktım da, Akpınar, Gölyüzü, Karaçayır, hala şehrin tarihi dokusunu en iyi gösteren semtler.. Sokaklar evler bahçeler aynen duruyor.. Panayır zamanlarından kalma havuzun bile resmini çektim..

    ***

          Çığırtkanlar'a gitmez miyim? Ağaçlar, sıra sıra taşlar, eski yeni.. Elli sene önce ölenle, beş gün önce ölen hepsi orada.. Taa ilerde çok görkemli bir mezar var, belli ki çok kalantor birinin.. Ama yan yatmış.. Her şey defnedildiği güne kadarmış belli.. O gün orada noktayı koymuşlar.. Kimse gelip ucundan tutmuyor düzeltelim diye.. Gelen başucunda acele acele birşeyler okuyup gidiyor.. Baklava tepsisi arabanın bağajında, fiyonklu kutu şeker küçük kızın elinde..

    * * *

           Mezar taşlarını tek tek okumak gibi bir takıntım var benim.. En beğendiğim mezar taşı da hemen girişteki.. Daha kapıdan girerken dudaklarımı ısırmaya başladığım mezar; 'Ölmez ailesi' Eee Ölmüşsün be abi, bu neyin inadı..

    ***

           Neyse, bir tanıdık mezarı falandır da.. Itri'nin Segah tekbirini mırıldanarak yürüyorum kabristanda.. 'Kadife Kemal' abiye bir selam çakarak geçiyorum yanından.. Nasılsa kızamaz, arkamdan seslenip, kalbimi kıramaz.. Ve son mezardayım..'Bak! diyorum 'peşin söyleyeyim, beni dinlemek zorundasın, valla çeker giderim, kalırsın tek başına.. Hiç bir şey de yapamazsın.. Çünkü sen cansızsın.. Ağlattın beni herkesin içinde.. Doktorlarla aram açıldı senin yüzünden, Karslıoğlu'nun yüzüne bakamadım aylarca.. Gürkan beyle desen; eh işte, daha yeni yeni.. Nasıl çiçekleri beğendin mi bari? İlerdeki mezardan arakladım..''

    ***

         BOLULU'CA..

         Gözünü sevdiğimin Türkçe'si.. 'nazal n' veya, geniz n'si ile konuşuyormuşuz biz.. Tarihte bir de Likyalılar'ın dilinde varmış bu ses, onlardan bize geçmiş.. Adam çıkmış sahneye Bolulu taklidi yapacak; Nereye gidiyorsun cümlesini bizim dile çevirecek 'n'a gidiyan? diyecek; ama olmuyor, orada garip bir ses çıkıyor.. Levent Kırca da olsan olmayınca olmuyor..

    ***

            Bizim bu konuşma şeklimizle dalga geçen küçümseyenler aslında yanlış yapıyorlarmış.. İngilizce'de en çok kullanılan sesmiş gırtlak n'si .. İngilizce'de de cümle n ile bitiyorsa aynen bizdeki gibi söyleniyormuş.. Hassas bir konu.. Denemiş adamlar; bir kuyuya eğilip içine sesleniyorsun mesela 'ağanın nasısıng? diyorsun sonra dayayıp kulağını bekliyorsun.. Bütün heceler kuyudan yankı yaparak tekrar geliyor ama, cümle sonundaki 'N' den bi haber yok! o gelemiyor.. Neden? Çünkü cürmü yok, gelmeye gücü yetmiyor.. Vallahi böyle..

    ***

           Şimdi azizim' diyor hoca; 'önce dilin ucunu damağın ön kesici dişlerle buluştuğu noktaya bastırıp sonra serbest bırakacan.. Dili bastırdığın sürece Deli Ali'nin araba sürmesi gibi nnnnnnnn diyecen, zaten dili bastırıp geri çekecek olursan bebeklerin 'ınga' demesi gibi bir ses çıkar.. İşte tam buradaki (ng) sesi bizim aradığımız ses 'ağanın nasısıng? Diyebileceğimiz ses..

    ***

            Buraya kadar iyiydik de sonunda biraz gururum kırıldı.. Bolu'ya gelirsem yanına oturtup bi yazı yazdıracakmış bana.. Bakayım sen mi yazıyorsun bu yazıları diyor.. Bunak..!

    ***

          ZERDE BIYIK..

          Adama bir bakıyorsun 'iki dirhem bir çekirdek', simokinli papyonlu biri, ama elindeki kağıttan yazdıklarını okumaya başlayınca; şaşırıyorsun.. Eski belediye reisi Reşat Aker Bey'den bahsediyorum;

    *

          Bizler geldik takla makla

          Aç karnına yenmez bakla

          Benim ağam aşçıbaşı

          Bize biraz tatlı sakla..

    *

          Hahahaha, Böyle de bir Bolu Türküsü olduğunu hiç duymadıydım.. Notası da var internette, bugün gördüm..

    **

           Çok köklü meşhur bir aile var çıkınlar Mahallesinde.. Azmi Beyler.. Aslında birkaç kez yazmaya niyetlenip de cesaret edemediğim bir konu; çok karışık ve oldukça da uzun.. Özet geçmeye de kıyamıyor insan.. Tam anlatmaya başlıyorum; bahçe, bahçedeki çeşme, sazların, kemanların eşliğinde türkülerin söylendiği Konak.. Sonra anlatılması gereken bir sürü olay ve kişiyi görünce yarıda bırakıp kaçıyorum.. Konak sahibi Azmi Ağa'nın TRT kayıtlarına geçen birkaç türküsü var, bunlardan biri de;

    *

          Gurbet ele gönderdim salma yenlimi

          Gerdeni beş karış çifte benlimi..

    ***

           Azmi beyler aslında "Adanalı Zerde bıyık Hasan Bey sülalesinden geliyor.. Çok, çok eskiden kız ala ala taaa Bolu'ya kadar gelip dayanmışlar.. Bolu Beyi Tevfik Bey var, o da bu aileden.. Daha önce de bahsetmiştik ondan.. Hani onun kapalı hal binasından rüzgar gibi bir geçişi vardı midilli atıyla.. Başında arkaya ittiği kasket, kulağının kenarında cigara.. Bir elinde dizginler diğer elinde kamçı.. Kovboy filmlerinden fırlamış gibiydi adeta.. Gerçi at çok küçüktü, ayaklar da yere değiyordu haliyle..

    ***

            GENCO ERKAL..

            Biz; 'şu fakirdir, şu bilmem nedir anlamam arkadaş! diyen insanların,arasında büyüdük.. 'Komşu komşudur, gerisi fasafiso..! diyen insanların.. Bürokratlar, sporcular, yazarlar, Artistler çıktı o sokaklardan.. Genco Erkal'ın da Bolu'dan, Şerbetçiler'den olduğunu bugün öğrendim.. Bolu Gençlik takımında oynayan "Cöp Cöp Turan abi vardı, ona bakayım derken Genco Erkal çıktı karşıma.. Adam ana tarafından Bolu'luymuş, sık sık gelir, yağını,yoğurdunu, keşini, cevizini alır tekrar dönermiş İstanbul'a..

    ***

            Laf aramızda; bir Bolu damarı da var zaten ailede.. Geçenlerde biraderi -kime kızdıysa- evi köyü yakmış çıkmış.. Çok dertli Genco abi.. ''Yıllarca verdiğim emekler boşa gitti'' diyordu bir dergideki röportajında..

    ***

            Neyse; ben şeyi diyordum; Cöp Cöp Turan Abi'yi.. Nerde kaldığımı da unuttum.. Halk Bankası Genel Müdürlüğü'ne kadar yükselmiş Turan Abi.. Sanırım Tabaklardandı, Çavuşlar tarlasının olduğu mıntıkadan.. Geçenlerde bahsi geçince öyle bir yorum gelmişti, ordan hatırladım.. Oradan da iyi futbolcular yetişti hakkaten.. "İnersem aşağıya!" tehditleri altında yapılan mahalle maçlarında yetiştiler.. Kaleci Mehmet abi de (Başaygün) oradandı..

    .***

           İsmail abim 'Senin anlattığın Hastahanenin arka sokağına uçuşan Zümrüdü Anka Kuşları vardı ya' diyor, 'Eee? Oradaki Ziraat pangası evlerinin sahasında da çok maç yaparlardı bunlar.. Kırmusaoğlu, Turan abi'ler, Karaçayır tarafından Köse İsmail'ler, Tüzün'ler.. Bunları da yaz' Tamam yazalım da, hastaneden firar eden kuşlar Zümrüdü Anka Kuşları değildi ki be abi!, Tavus kuşlarıydı.. Başka bi yerde deme diye yani.. Barış Akarsu rahmet istedi.. Onun bi şarkısı vardı Zümrüdü Anka Kuşu diye;

    *

          Mutsuzum umutsuzum

          geceler uykusuzum

          acillerde doktorsuz

           sokaklarda yalnızım

    *

          Zümrüt-ü anka bir kara karga

          Çağırma gelmez kendisi darda..

    ***

           Neyse.. Mahallemizdeki yaşlı nine, kendisini ziyarete gelenler bir türlü kalkmak bilmeyince, ellerini dizlerine koyar, ağlamaklı bir ifadeyle 'Hadi gidin artuuuuuuk! diye seslenirdi.. Biz de o hesap, fazla uzatmadan bitirelim burada..

          Hoşça kalın..

           Erdoğan MÜHÜRCÜOĞLU (27 Ekim 2014)

    • İsmail ilhan ÖZCAN16 Ağustos 2020 . 23:21

      Teşekkür ediyorum Erdoğan abi bizleri yıllarca geriye götüren bu güzel hatıralarınız için. VEFA , VEFA, VEFA..........

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi