BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Bolu Barosu eylem yaptı

Bolu Barosu eylem yaptı
    8 Temmuz 2020

    Çoklu baro sistemine karşı eylem yaptılar Bolu Barosu avukatları, ...

         Çoklu baro sistemine karşı eylem yaptılar
         Bolu Barosu avukatları, TBMM Adalet Komisyonuna sunulan “çoklu baro sistemine” karşı eylem yaptı. Avukatların eylemine siyasi partilerden ve STK’lerden de destek geldi.

          Barolara ilişkin yasa düzenlemesinin tartışmaları sürerken, tasarı Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Adalet Komisyonu'na sunuldu. Tasarı görüşmelerine alınmayan baro başkanları, birçok ilde “çoklu baro sistemine” karşı eylem yapmaya başladı. Bu kapsamda ilimizde de Bolu Barosu avukatları eylem yaptı. Kent Meydanı’nda yapılan eyleme siyasi partiler ve STK’lerden de destek geldi. Eylemde ilk olarak barolara ilişkin düzenlemeyle ilgili avukatların karşı çıktığı konuları içeren bir video gösterimi yapıldı. Video gösteriminin ardından kürsüye Bolu Barosu Başkanı Sabri Erhendekçi çıktı. Erhendekçi’nin konuşmasının ardından avukatlar bir süre oturma eylemi yaptı.

           Avukatlar adına konuşma yapan Baro Başkanı Sabri Erhendekçi şu ifadelere yer verdi:

           “Baroların varlığı ve gerekliliği; esas olarak Anayasanın başlangıç hükümlerinde tanımlanan ruhuna ve yine Anayasanın 2. Maddesinde tanımlanan Cumhuriyetin niteliklerine dayanır. En nihayetinde yine Anayasanın 135. Maddesinde vücut bulduğu haliyle Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşu olarak tanımlanmıştır Barolar.  Avukatlık Kanunun 76. maddesinde Baroların kuruluş ve nitelikleri ve 95. Maddesinde Yönetim Kurulunun görevleri sayılmıştır. Barolar Kamu Kurumu niteliğindeki tüzel kişilerdir. Adil Yargılanma hakkının ana bileşenlerinden savunma ayağım temsil eder. En önemlisi Anayasada düzenlenmiş haliyle Demokratik Hukuk Devletinin ana bileşenlerindendir. Barolar Dernek, Vakıf, Sendika gibi üye olup olmamanın şahsın iradesine dayalı olduğu gönüllü örgütlenmelerden nitelik olarak ayrıdır. Saydığımız diğer tüzel kişilikler özel hukuk tüzel kişilikleridir. Bu sebeple Baroların hukuki rejimi, diğer sivil toplum örgütlerinin özel hukuk tüzel kişilerinin tabi olduğu hukuki rejim ve ilkeler esas alınarak belirlenemez. Barolar ancak yasa ile kurulabilir.”

           “Barolar, Adaletin olmazsa olmazı ve güvencesidir.”

            “Avukatlar ve dolayısıyla barolar insanların adil yargılanmasını sağlayan say-savunma-hüküm üçlüsünün, savunma ayağını temsil eder” diyen Erhendekçi ayrıca, “Avukatın olmadığı yerde adil yargılamanın olduğundan bahsedilemez. Avukatlar ve dolayısıyla Barolar, Adaletin olmazsa olmazı ve adaletin güvencesidir. Avukatın olmadığı yerde adalet olmaz. Unutmamak gerekir ki Savunma bir gün istisnasız herkese lazım olacaktır.  Hukukun üstünlüğü her şeyden önemlidir. Mahkemelere ulaşma olanağı bulunmuyorsa hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün değildir. Avukat ve avukatların meslek birliği Barolar mahkemeye somut ve etkili ulaşma hakkının güvencesidir. Hükmü veren mahkemelerin karanının sorgulanmamasının güvencesidir Avukatlar. Hukuk güvenliğinin temel yapılarıdır. ‘Herkes, davasının hakkaniyete uygun bir şekilde dinletebilme hakkına sahiptir.’ Hukukta buna ‘Silahların eşitliği ilkesi’ diyoruz. Savunma, Uyuşmazlıklarda adil bir dengenin gözetilmesi, oluşturulabilmesi için en etkili ve gerekli aktördür. Bağımsız ve tarafsız Yargılama olması gerektiği kuşkusuzdur. Yargının bağımsız ve tarafsız olması yeterli değildir. Aynı zamanda dışarıdan bakıldığında Yargı tarafsız olarak da görünmelidir. Kimsenin Yargının bağımsızlığından ve tarafsızlığından en ufak bir şüphesi olmamalıdır. Yargının bağımsızlığından söz edebilmek için Yargıcın bağımsız olması ve bağımsız görünmesi yanında, özgür - bağımsız ve özerk bir savunmanın olması gerektiğinden de hiçbir kuşku olmamalıdır” şeklinde konuştu.

          “Baroların da özgür ve özerk olması şarttır”

          Avukatların cüppelerinde cep, ilik ve düğme olmadığını vurgulayan Baro Başkanı Erhendekçi açıklamalarının devamında, “Bu cüppe savunmanın bağımsızlığını ve kutsallığını temsil etler. Savunma bağımsız değilse Yargının bağımsızlığından ve tarafsızlığından da bahsetmek mümkün olamaz. Özgür ve Özerk bir savunma için, Baroların da özgür ve özerk olması şarttır. Birden fazla Baronun olması gerektiğini dile getirmek ve kabul etmek, Baroların özgürlüğünü ve özerkliğini ortadan kaldıracaktır. Bu takdirde savunmanın özgürlüğünden bahsetmek de mümkün olamayacaktır. Bizim çoklu Baro olarak tanımlanan ve TBMM Adalet Komisyonundan geçen yasa düzenlemesine itirazımız bu nedenledir. Yargının bileşenlerinden olan avukatların ve baroların etkisizleştirilmesine, işlevsizleştirilmesinedir itirazımız.  Biz avukatlar, barolar olarak siyasal bir eylem içerisinde ve gayretinde değiliz. Tekrar ifade ediyorum, altını çizerek beyan ediyorum. Bizim siyasetimiz İnsan hakları, Yargının Bağımsızlığı ve tarafsızlığı, Hukukun üstünlüğü adınadır. İsteğimiz doğrudan bizi ilgilendiren bir yasal düzenleme yapılırken bizim fikirlerimizin alınmasıdır. Amacımız Savunmanın özgürlüğü ve özerkliğidir. İtirazımız ve mücadelemiz savunmanın özgürlüğü ve özerkliği adınadır.

           Çoklu Baro olarak tanımlanan uygulamanın, Anayasanın 135. Maddesinde sıralanan amaçları daha iyi karşılayacağı yönünde savunulabilecek hiçbir gerekçe, sunulabilecek hiçbir kanıt yoktur. Tam aksine, mevcut haliyle Barolar bu amaçları daha iyi karşılar durumdadırlar. Birden fazla Baro birden fazla uygulama anlamına gelecektir. Hukukta yeknesaklık önemlidir. Farklı uygulamanın yeknesaklığı ortadan kaldıracağı ve bir karmaşaya neden olacağı şüphesizdir” dedi.

         “Yargının güvenirliğini ve güvenliğini yeniden temin etmek, İnsan Haklarının güvenliğini sağlamak, Demokrasiyi yükseltmek, Cumhuriyeti korumak için birleşelim”

           Erhendekçi konuşmasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı: “Bölünmüş Barolar, ayrışmalara ve kutuplaşmalara, Baroların siyasallaşmasına yol açabileceği gibi, vatandaşların adalete erişiminde ve adalete erişimin kolaylaştırılmasında da zorluklara neden olacaktır. Barolar ve Avukatlar tarafından CMK kapsamında ve Adli Yardım kapsamında verilen hizmetlerin aksamasına neden olacaktır. Barolar arasında ortaya çıkabilecek rekabetleşme, avukatların mesleklerini yapabilmesini daha da zorlaştıracaktır. Avukatların birbirleriyle ve halkla olan karşılıklı güveni sarsılacaktır. Disiplin uygulamaları farklılaşacak, zayıflayacaktır.  Aynı yerde, aynı adda birden fazla Kamu Kurumu niteliğindeki Kamu Tüzel kişiliklerinin kurulması, Devletin tanımlanan üniter yapısına da aykırıdır. Anayasadan kaynaklanan kamusal yetki, tek elden kullanılmayı gerektirir. Bir ilde aynı ad ve yetki ile birden fazla Kamu Kurumu oluşturulamayacağına göre, birden fazla Baro Kurulması da, kamusal yetki kavramının içeriğine aykırı olacaktır. Sonuç itibariyle Anayasa değişmeden, yapılacak düzenleme de Anayasaya aykırı kalacaktır. Avukatlık Kanunun 1. Maddesinde yapılan düzenleme şu şekildedir. ‘Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.’ Mesleğimizi yapılan tanımlamaya uygun olarak ifa edebilmemiz için, Bağımsız ve Özerk bir Baro olmasının gerektiği noktasında bir tartışma yoktur. Türkiye'nin ve Avukatların gündemi birden çok Baro değildir. Avukatların Pandemi sürecinde sorunu herkes gibi geçim sorunudur. Bırakalım Avukatlık Yasasını değiştirmeyi, süreç düzelene kadar bir kenara koyalım. Gelin hep birlikte Demokratik Hukuk Devletini yükseltmek, Yargının güvenirliğini ve güvenliğini yeniden temin etmek, İnsan Haklarının güvenliğini sağlamak, Demokrasiyi yükseltmek, Cumhuriyeti korumak için birleşelim.”

    • haluk12 Temmuz 2020 . 23:47

      Bu ülke bu kadar şehit verirken acaba bu barolar çıkıp hiç bir şekilde teröre bulaşanları ın Avukatlığını yapmayacaz niye demediler nerdeydi bu barolar barolar siyaset yapmasın ne sağa ne sola herkes görevini yapsın siyasetmi yapacağınız buyrun çıkartın çüpeyi hodri meydan
    • mahmut10 Temmuz 2020 . 11:15

      Yargı güvenirliğinin önündeki en büyük engel müvekkillerine sahtekarlık yaptırarak adaleti saptıran ve onları soyan avukatlardır. Yargıyı siyasete bulaştıranlar da barolardır. Çünkü tek işleri sürekli siyaset yapmak. Ondan sonra da yavuz hırsız misali siyaset yargıya bulaşmasın diyorlar.
    • Hasan ünal9 Temmuz 2020 . 20:10

      Benim anlayamadığım..!.daha fazla baro.avukatlkara.seçme alternatifi'ni artırmazmı..!!..svukatların kaybı nedir...!?..neyin ayaklanması.
    • Köroğlu9 Temmuz 2020 . 12:22

      Zat-ı Muhteremler 28 Şubat döneminde askeri vesayetin verdiği brifinglerde üst yargı mensupları ve hukukçular ön koltuklarda yer kapma yarışandaydılar. O zaman cübbelerine düğme dikilmişti zaten, şimdi masal okumayı bıraksınlar.
    • Jale9 Temmuz 2020 . 11:07

      Seçimde barajı aşamayan siyasi partilerde kapatılıp tekli parti oluşsun. Sizlerin derdi tekli baro yani her şey tek adamlıktan geçsin. Lafa gelince DEMOKRASİ hikaye geçin bunları.
    • Ali yılmaz8 Temmuz 2020 . 20:52

      Tuzu kurular..!!.BolununSesi yazsan ya...Bolunun maddi durumu en iyi kimseleri , oturma eylemine katılanlar diye...!
    • cemil8 Temmuz 2020 . 14:46

      kendileri için sözde ADALET arayan avukatlar.,!! Türkiye,in üniter yapısına.,güvenliğine hergün ciddi saldırılar oluyor .hiç birinizi değil oturma eyleminde.,kınamada bile göremiyoruz..yazıklar olsun...!!!!!!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak