Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Sıkıldık artık! 

Sıkıldık artık! 
    17 Mayıs 2020

    Sıkıldık artık! Şu 52,5 yıllık hayatımızda neler gördük neler! ...

          Sıkıldık artık! 

          Şu 52,5 yıllık hayatımızda neler gördük  neler! Biliyorum, büyükler hop ağır ol bekle bakalım diyeceklerdir.

           1967 yılının Ekim ayında gözlerimizi dünyaya açarken, Küba Devrimi’nin simge ismi  Ernest Che Guevara Bolivya'da öldürülmüş.

          Kayserispor - Sivasspor arasında oynan futbol karşılaşmasında çıkan olaylarda 40 kişi hayatını kaybetmiş.

           Kıbrıs Türkleri'nin, Rum çetelerinin saldırılarına maruz kaldığı günlerde, Rauf Denktaş gizlice adaya girmiş.

           Yani pekte güllük gülistanlık bir dönemde Dünyaya merhaba dememişiz.

           1970 yılında ilk aile bireyini, dedem Cennet Mekân Hasan Bandakçıoğlu’nu kaybettik. Ölüm gerçeği ile ilk tanışma!

           1974 yılında Kıbrıs Savaşı. Bütün Bolulular gibi kahraman Komanda Tugayımızla birlikte savaşı derinden hissetmek. Harekatın bir kısmında Karabük'te bulundum. Demir Çelik Fabrikası sebebiyle geceleri karartma uygulamaları aklımdan çıkmaz.

          1979 Bursa Mudanya yolunda annem ve kardeşimle trafik kazası. Büyük şok. Annem ağır yaralı.

          1980, 12 Eylül Darbesi! Babamız, CHP İl Başkanı. İhtilal günü Bursa  Mudanya’dayız. (12 Eylül sabahı Mudanya’nın kurtuluş bayramına gidilecek) Krizi ilk ve son defa fırsata çevirdiğim gün! Mudanya İskelesinde, Deniz Harp Okulu öğrencilerine 2 tepsi simit sattım.

           13 Eylül sabahı Yeşil Ford erken saatte Mudanya'ya geliyor. Bolu’ya korku dolu bir yolculuk. Aynı yıl başlayan 1. Körfez Savaşı (İran- Irak Savaşı).  

           1987 İngiltere’ye gidiş. Büyük fırtına, kalacağım evin çatı katı odasının (Benim odam) uçması.

          1989 İngiltere’den Türkiye'ye tatil için dönüş. Yurda kaçak girişten dolayı nezarethaneyle ilk tanışma. (Neyse ki, Bakırköy Kaymakamı Asım Ayhan (Mekânı Cennet Olsun), Bakırköy Hakimi Ferman Kıbrıscıklı’ydı da derdimi anlatabildim.)

          1992 Bosna Savaşı. 1994 Askerlik. Etimesgut'tan Almanya Bitburg için hareket, Yunan Hava sahası kapalı, Akdeniz üzerinden İtalya’ya uzun bir yolculuk, uçuş boyunca tacizler. İtalya’ya sağ salim iniş, kalkışta motor arızası 2 gün Ghedi Hava Üssün de zorunlu bekleyiş.

          1998 Çalıştığım şirket iflas etti. 1999. Yalova ve Düzce - Bolu Depremleri.

          2003 Irak Savaşı. 2009 Libya’dan İstanbul’a dönüş. Yunan hava sahsında büyük bir  türbülans uçakta yaralılar var. (Hemşerilerimiz Şura Öztuncay ve Tolga Adalı da aynı uçakta)

          15 Temmuz 2016  Darbe Girişimi, Amerika’dan Türkiye’ye maceralı bir yolculuk.

          2019 Arnavutluk Depremi (Ülkedeki son 30 yılın en büyük Depremi).

          Ve 2020 Covid 19 Pandemsi! Hiç benzeri yaşanmamış bir musibet. Global bir felaket. 70 gündür kısıtlı bir hayat! Madden ve manen bu işin mağdurları çok. 4 günlük sokağa çıkma yasağının bugün 2. günü ve daha 2 gün var! Ya sonra? Sokağa çıkmak serbest, AVM’ler serbest, fabrikalar açık ama deniz kenarı, parklar ve piknik alanları kapalı ve de yasak. 33 Milyona yasak, 50 Milyona serbest. Akla mantığa pek uymayan farklı uygulamalar!  

           Belli etkinlikleri, toplu hareketleri Eylül’e kadar kapatalım kabul ama kontrollü bir hayat şekliyle normalleşelim. Otokontrolü hayatımıza sokalım, onun için uğraş verelim. Zaten başka da çıkış noktası yok. Ne vatandaşın ne de bu konuda ağır bir yük altında bulunan kamu görevlilerin psikolojileri normal değil. Bana öyle geliyor ki, bayramdan sonra bu milleti kimse artık evde tutamaz. İnsanlar çoluklarının, memleketlerinin özlemleriyle yanıyorlar. 

           Cumhur Bandakçıoğlu 

     

    • Ahmet çetın18 Mayıs 2020 . 23:59

      İlgi cevabına teşekkür ederim Cumhur bey..!.sadece yönetimsel değil,toplumsal olarak ta gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı sen çok daha fazla gözlemleme şansına sahipsin..
    • Cumhur Bandakçıoğlu18 Mayıs 2020 . 18:58

      Ahmet Çetin Abi… Ben de kişisel tedbirler konusunda daha baskıcı olurdum. İstanbul da 2 ayrı komşu ilçeyi sürekli gözlemliyorum, bir tanesi deniz kenarı, bir tanesi iç taraf, insanların yaşananlara yaklaşımı arasında dağlar kadar fark var. Bizde uygulanan yasaklar hali hazırda mizah konusu oldu. Mesela. Artık şu okulların durumu netleşmeli ve kesinlikle bu yıl açılmamalı. Dünya da en çok sistem değişikliğine gitmiş ve halihazırda bir yörüngeye oturmamı
    • Cumhur Bandakçlıoğlu18 Mayıs 2020 . 13:10

      Cengiz Bey, mesajınız için teşekkür ederim. Yazımın başlangıcında sizden bahsettim.
    • Ahmet çetin18 Mayıs 2020 . 13:01

      Cumhur kardeşim,siz bakan veya c,başkanı olsanız nasıl hareket ederdiniz..ben olsam,hiç yasak ve kural koymazdım.durumun vehametini anlatır,sonuçlarına katlanmak üzere her kes kendi tedbirini kendi alsın derdim...!.bak o zaman kimseyi yanımıza maskesiz yanaştırıyormuyuz,sokağa gereksiz çıkabiliyormuyuz..bu kadar basitti..!!.hayat böyle birisi emrederse itici oluyor.,babanız nasihat bile etse iticidir..saygılar..!!!
    • Esat Kibaroğlu18 Mayıs 2020 . 11:35

      Değerli kardeşim, 52,5 yılı 3 dakikada özetlemişsin, 100 olsaydı demek 6 dakika sürecekti. Dünya hayatının ne kadar kısa ve boş olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmış oldun. 20-30 yıl ve daha yıllarca sonra yaşadığımız pandomi kimbilir nasıl anlatılacak. Rahmetli İzzet Baysal büyüğümüz,çok az kişiye nasib olacak hatıralarla ayrıldı aramızdan. Bizler nasıl anılacağız? Yükümüz ağır vesselam. Tüm hemşehrilerime sağlık ve afiyet dolu günler di
    • Cengiz Dura18 Mayıs 2020 . 10:51

      Bunlarda birşey mi...bende yazsam neler yaşadık...Roman olurdu...
    • Nadir Gürkan Yetkin18 Mayıs 2020 . 05:27

      Keyifli bir yazı
    • Süha Alparslan 18 Mayıs 2020 . 00:25

      Güzel sürükleyici bir yazı.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye