Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bahar’ı beklerken, ömrüm kış oldu…

Bahar’ı beklerken, ömrüm kış oldu…
    17 Mart 2020

    Bahar’ı beklerken, ömrüm kış oldu… Biraz bu şarkının sözleri ...

           Bahar’ı beklerken, ömrüm kış oldu…

           Biraz bu şarkının sözleri gibi beklentilerimizle, yaşadıklarımız arasında kaldık bugünlerde.

          2020 yılından beklentiyi fazla yüksek tutmuşuz sanıyorum.

          Okurken kulağa hoş gelen rakamların tınısından mıdır, çift sayılı olmasından mı nedir, bel bağladık yeni yıla….

          Ama kötü geldi, fena geldi. Avustralya’da yangınlarla beraber yanan canlara ağladık.

          Ortadoğu da bitmeyen kavgaları takip ettik.

          Şehitlerimizi gözyaşları ile toprağa verdik.

          Derken Çin’in Vuhan kentinden çıkan küçücük bir virüs dünyayı sardı ve silkeledi insanoğlunu…

           Bir şekil evrenin dengede kalma mücadelesi ile başbaşayız. Şimdi ben ve benim gibi yaşamını, memleketi ve ülkesi dışında sürdüren bir çok insan, hem içinde bulunduğu ortamı, hem ülkesini, hem dünyayı yakından takip etmeye çalışıyoruz.

          Alp dağlarının eteklerinde, yaşamını sakin ve sessiz devam ettiren İsviçre de İtalyan sınırından dolayı virüsü kaptı maalesef..

          Geçtiğimiz Cuma günü okullarımız tatil oldu.

          Mümkün olduğunca insanlar evden çalışma moduna döndü.

          Sosyal ilişkilere mesafe girdi.

         Zaten mesafeli olmayı seven İsviçreliler için hayat ne kadar değişti bilemiyorum, ama marketlerde görülen çılgın alışveriş, stoklar vs. hepsi buralarda da yaşandı.

          Bütün tatil planları, uçak biletleri askıya alındı.

          Tabi ki endişeliyiz, endişeliler…

          Bu korkunç süreci en az ölümle atlatmak ve biran evvel bitmesini görmek, en büyük dileğimiz.

          Üzerimize düşen görev ‘evde kalmak’ sadece evde kalarak binlerce hayatın korunmasına vesile olacağız.

         Dünü ve yarını unuttuk…

         Yalnızca bugün ve şimdiyi yaşıyoruz.

          Canım Türkiye’m de de gündeme oturan corana virüs süreci şu anda başarı ile yürütülüyor. Sanıyorum diğer dünya ülkelerinden en son alacağımız ders ‘temizlik ve hijyen’…

          Kimse bana Türklerin temiz olmadığını söyleyemez. Bu konuda yaşadığım tecrübeleri, bazı Avrupa’lıları tenzih ederek anlatabilirim. Ama Avrupa’lıların tercihlerinden ziyade, bizim temizlik kültürümüzün örnek bir şekilde öne çıktığı şu günlerde biraz övünmekte haklıyız sanırım.

            Her Pazar, yakşalık onbeş yaşına kadar anneleri tarafından üç kez sabun bir kez şampuanla kafaları yıkanan, iki kese bir lif ile vücudu temizlenen çocuklardık biz. Bir haftalık duş almaya bedeldi Pazar banyolarımız.

          Ayakkabıları kapı önlerine çıkarıp onları itina ile kapı önlerinde ki dolaplara yerleştirmek ne kadar banal geldi zamanla değil mi ? Oysa ayakkabı ile eve girmemenin bilimsel olarak hijyen sağladığını yıllar sonra konuşuyor olmamız ne garip…

          Beş vakit namaz kılarak kişisel temizliğini yapan büyüklerimizden ne güzel şeyler öğrenmişiz. Çamaşırsuyu, sirke, limon, kolonyalar alışveriş listelerimizin vazgeçilmezi olmuş iyi ki….

           Bütün bunlara rağmen sokaklarımızın, umumi tuvaletlerimizin, piknik alanlarımızın çok temiz olmaması araştırılması gereken sosyal bir mesele tabi ki… Ama kimse bana Türk’lerin temiz olmadığını söyleyemez. Avrupa’da yaşayan ve kendini avrupalı gibi hisseden ve hatta Türk’leri avam bulan herkesle de bu konuda tartışabilirim.

           Yerlere tüküren ruh hastalarını istisna ederek…

           Savaştığı cephelerde dahi, tencerelerde su ısıtıp banyo yapan bir Mustafa Kemal Atatürk’ümüz vardı bizim. ‘Temizlik imandan gelir’ sözünü toplumsal ilkemiz olarak hayatımızda uygulayan bir milletiz…

           Dünya olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Sağlık sektöründe çalışan doktorlarımıza, hemşirelerimize ve tüm personele güç ve kuvvet diliyorum onlar başımızın tacı. Türkiye’nin bu süreci alnı açık bir şekilde atlatacağına inanıyor ve güveniyorum. Sanki herşey bir komplo teorisi gibi gelse de, kabul etmek ve inanmak zorundayız. Sağlıklı ve huzurlu günler dileğiyle…

       Filiz Sarıkaya YILMAZ 

    • MUHSİN22 Mart 2020 . 07:15

      Duygu ve düşünceleriniz gündemdeki konuyu özetlemiş.Bu güzel yazı için teşekkür ederim.Bütün bu olumsuzlukların sona ermesi dileğiyle.
    • M.hendekçioğlu21 Mart 2020 . 10:07

      ağzına sağlık filiz çok güzel duygular paylaşmışsın hayat bu kadar kısa fazla telaşeye gerek yok mutlu geçen birgün önemli bunu herkes anladı galiba
    • Nefiye Turan19 Mart 2020 . 08:20

      Yine duygularını içinden geldiğince ne güzel anlatmışsın Filiz.Aynen sana katılıyorum. Bir kez daha seni tebrik ederim. Yazmaya devam,sürekli takipçinim.
    • Murat GÜCÜM18 Mart 2020 . 13:31

      Kaleminize sağlık. Hatırlatmak ezber bozdurur. Yanlış ezberlerin düzelmesini sağlar.
    • Esin Karabulut Tokmak18 Mart 2020 . 13:19

      Canım arkadaşım kalemine sağlık..inşallah güzel günlerde görüşmek dileğiyle..Bu zor günleri kayıpsız atlatmak dileğiyle...
    • Cemal18 Mart 2020 . 11:21

      Tebrikler Filiz hanım
    • Nuran arık18 Mart 2020 . 10:29

      Çok güzel ifade etmişsin eline yüreğine sağlık süpersin filizcim
    • Sezai Canazlar18 Mart 2020 . 00:45

      Ağzına sağlık hemşerim şahane dile getirdin ... Zürich de durumlar farklı değil mekanlar kapandı evde Vakit geçiriyoruz... selamlar
    • Füsun Erk18 Mart 2020 . 00:10

      Her zaman ki duygularını çok güzel yazmışsın ve iç sesimiz olmuşsun. Tek dileğimiz bu süreci millet ve dünya olarak tez zamanda atlatmamız. Güzel günlere inşallah..
    • Yücel ALAKOÇ 17 Mart 2020 . 22:07

      Uzaklarda olsanda aynı kaderi paylaşıyoruz sizlerle.ama bu günleri aşacağız birlikte. Yazdıklarını önemsiyorum. Selam ve sevgilerimizle.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak