Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Katırcılar Hanı’nın yıkımına mahkeme DUR dedi !

Katırcılar Hanı’nın yıkımına mahkeme DUR dedi !
    11 Ekim 2019

    Katırcılar Hanı’nın yıkımına mahkeme DUR dedi ! Bolu Platformu ...

         Katırcılar Hanı’nın yıkımına mahkeme DUR dedi !      

          Bolu Platformu Başkanı Orhan Uçar, Gölyüzü Mahallesi’nde bulunan Katırcılar Hanı’nın yol genişletme işlemi için yıkılıp yeniden yapılmasıyla ilgili olan projenin, Bolu İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini söyledi. Uçar; “Sebilci Bolu Kültür Derneği” tarafından Tarihi Katırcılar Hanı’nın, yıkmadan yerinde korunması için açılan dava olumlu yönde sonuçlanmıştır” dedi.

          Bolu Platformu Başkanı Orhan Uçar, Bolu İdare Mahkemesi’nin “Katırcılar Hanı” ile ilgili davada verdiği kararın olumlu yönde olduğunu kaydederek; “Bolu Platformu kurucu derneklerimizden, “Sebilci Bolu Kültür Derneği” tarafından Tarihi Katırcılar Hanı’nın, yıkmadan yerinde korunması için açılan dava olumlu yönde sonuçlanmıştır.

          Mekkare kültürünün (Osmanlı nakliye sistemi) Bolu’daki örneği olan Katırcılar Hanı’nın, eski işlevinde restore edilmesi ve Bolu kültürüne katılması gerekmektedir. Bu amaçla yapılacak proje ve uygulama çalışmalarına katkı sunmak üzere; Bolu Platformu bünyesinde faaliyette olan Tarih, Kentsel Tasarım ve Turizm Kurullarında çalışan, gönüllü uzman bir ekip oluşturduk. Yaklaşık 10-15 gün içerisinde ekibimizin ön çalışmalarını; yerel yönetim, destekleyici paydaşlar ve Bolu halkı ile paylaşacağız” ifadelerini kullandı.

    DAVACI : SEBİLCİ BOLU KÜLTÜR DERNEĞİ 

    VEKİLİ: AV. TURHAN BAHTİYAR 

       İzzet Baysal Cad.Güler 1 İşhanı No:3/77- Merkez/BOLU  

    DAVALI: T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI - ANKARA  

    VEKİLİ : HUKUK MÜŞAVİRİ AYŞEGÜL EŞMAN -(Aynı Adreste)   

    MÜDAHİL (Davalı) : BOLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI -Merkez/BOLU  

    VEKİLLERİ: AV. FUNDA BULUT &AV. HÜLYA NAMDAR- (Aynı Adreste)  

    DAVANIN ÖZETİ:Davacı tarafından, Bolu Merkez Gölyüzü Mahallesi, Şehit Kani Caddesi, Tapunun 22 Pafta 155 ada 7-8 parselde bulunan ve Ankara Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun 09.09.2009 tarih ve 4424 sayılı kararı ile tescilli tarihi Katırcı Hanı hakkında alınan Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararının; belediyenin talebiyle yol genişletmek amacı ile yıkılarak 7 mt. geriye yeniden yapılmak istenildiği, yeniden yapma (Rekonstrüksiyon) olabilmesi için Belediyenin maili inhidam kararı alınması gerektiği ve bu karar göre de Ankara Koruma Bölge Kurulu'nun karar alması gerektiği, Bolu Belediyesince alınan maili inhidam kararının Kurul'a sunulduğu, Kurulun 29.03.2018 gün 5386 sayılı kararı ile "maili inhidam durumunun ve buna ilişkin raporun, Kurulumuzca yapılacak yerinde incelemeden sonra değerlendirilebileceğine" şeklinde karar aldığı, ancak daha sonra Kurulun davaya konu 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararla "Kurulumuzun 29.03.2018 gün ve 5386 sayılı kararı gereği olan Kurulumuzca yapılacak yerinde incelemeye gerek kalmadığına" şeklinde karar aldığı böylece yerinde inceleme yapmaksızın ve Kanunda öngörülen maili indiham şartı dikkate alınmaksızın 2863 sayılı Kanuna dayandırılarak rekonstrüksiyon kararı aldığı, 2863 sayılı Kanunda taşınmazlar için rekonstrüksiyonun geçmediği, bu durumun taşınırlar için düzenlendiği, kanunda düzenlenmediği halde bu şekilde dayanak kılınmasının hukuka aykırı olduğu, davaya konu tarihi yapının 2. derece sit alanında kalmakta olup, bu alanda yapı yapmanın mümkün olmadığı, tescilli  tarihi yapının yıkılarak 7 mt. daha geriye rekonstrüksiyon olarak yapılırsa bu yapı ve hizasındaki diğer yapılar 2. derece arkeolojik sit alanını ihlal edeceği, Bolu İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yapılan incelemeler sonucu 11.07.2018 tarih ve 0092 sayılı raporda, yapının yıkılmadan yerinde korunmasının gerektiğinin belirtildiği ve ilk raporu çürütmekte olduğu, Belediyenin iki inşaat mühendisince hazırlanan raporun bilimsellikten uzak olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.  

    SAVUNMANIN ÖZETİ : Kendi arsası üzerinde geri çekilerek cephesi yeni oluşturulacak imar hattında olacak şekilde rekonstrüksiyonunun yapılmasında 2863 sayılı Kanun açısından sakınca olmadığı, sağlam olan yapı elemanları kullanılarak hazırlanacak öneri rekonstrüksiyon projesi Kurul tarafından değerlendirilip onaylandıktan sonra taşınmaz üzerinde Eski Han yapısının yıkım işleminin gerçekleştirileceğine dair Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun davaya konu kararının alındığı, Bolu Belediyesinin ilgi sayılı talep yazısıyla, mevcut imar planında 14.50mt olan karayolunun hanın yer aldığı Şehit Kani Sokakta 7.50mt. kadar düştüğü, plandaki genişliğin devamlılığının sağlanması için yapılacak düzenleme sonucunda yolda kalacağından dolayı Katırcılar Hanının kendi arsası üzerinde geri çekilerek, cephesi yeni oluşturulacak imar hattında olacak şekilde rekonstrüksiyonunun yapılması gerekçesi göz önüne alınarak, rölöve çizimi onaylı olan yapı için taşınma kararı alındığı, Koruma Kurulu rekonstrüksiyon projesini şarta bağlamadan taşıma kararı almak yerine, binanın geriye çekilerek yeniden yapılması şartını rekonstrüksiyon projesinin hazırlanarak Kurulca onaylanması şartını sağlayarak, Kurulca tekrardan onaylanmadan sadece rölöve çizimi ile binanın geriye çekilmek üzere yıkılmasının önüne geçtiği, Bölge Koruma Kurulunca ilanın hiçbir kararda maili inhidam durumu ve buna ilişkin rapor göz önüne alınarak karar üretilmediği ve işlem tesis edilmediği, davacının bu iddiasının geçerliliğinin bulunmadığı, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 25 sayılı ilke kararının taşınabilen orjinal (insutu) olarak yerinde bulunmayan mimari parçalar için üretilmiş bir ilke kararı olduğu, davaya konu yapının bununla ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanında yer aldığı, bahse konu tescilli Eski Han'ın geri çekilerek yeniden yapılmasına ilişkin gerekçelerin ve raporun konunun uzmanlarınca raporlandırıldığı, işlemin mevzuatına uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.  

    MÜDAHİL (Davalı)  

    BOLU BELEDİYE BAŞKANLIĞI 

    BEYANININ  ÖZETİ    :Davaya konu işlemin Belediye tarafından talep edildiği, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin halen Belediyeye ait olması nedeniyle söz konusu dava sonucundan Belediyenin etkileneceğinden davaya müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.  

    TÜRK  MİLLETİ  ADINA 

    Karar veren Bolu İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü: 

    Dava, davacı tarafından, Bolu Merkez Gölyüzü Mahallesi, Şehit Kani Caddesi, tapunun 22 Pafta, 155 ada, 7-8 parselde bulunan ve Ankara Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 09.09.2009 tarih ve 4424 sayılı kararı ile tescilli tarihi Katırcı Hanı hakkında alınan Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 

    2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “Taşınmaz kültür varlıklarının nakli” başlıklı 20. maddesinde; “Taşınmaz kültür varlıkları ve parçalarının, bulundukları yerlerde korunmaları esastır. Ancak, bu taşınmaz kültür varlıklarının başka bir yere nakli zorunluluğu varsa veya özellikleri itibariyle nakli gerekli ise, Koruma Bölge Kurullarının uygun görüşü ve gereken emniyet tedbirleri alınmak suretiyle Kültür ve Turizm Bakanlığınca istenilen yere nakledilebilir. Kültür varlığının nakli dolayısıyla taşınmazın maliki bir zarara maruz kalmışsa, Kültür ve Turizm Bakanlığınca oluşturulacak bir komisyonun tespit edeceği tazminat zarar görene ödenir.” düzenlemesi bulunmaktadır.  

    5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde mahalli müşterek olmak şartıyla belediyelere; “… kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. …” düzenlemesi yer almaktadır.  

    Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Arkeolojik Sitler Koruma ve Kullanma Koşullarını belirleyen 658 sayılı İlke Kararında; 1) I. Derece Arkeolojik Sit: Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, ancak; a) Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine, b) Yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine, c) Höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine, ç) Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine, d) Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine, e) Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine, f) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine, 2) II. Derece Arkeolojik Sit: Korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, yeni yapılaşmaya izin verilmemesine, ancak; a) Günümüzde kullanılmakta olan tescilsiz yapıların basit onarımlarının yürürlükteki ilke kararı doğrultusunda yapılabileceğine, b) (Değ: 27/04/2016 tarih ve 29696 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve 562 sayılı İlke Kararı) I. derece arkeolojik sit koruma ve kullanma koşullarının a,b,c,ç,d,e,f,g maddelerinin geçerli olduğuna, 3) III. Derece Arkeolojik Sit:  Koruma-kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlardır. Bu alanlarda, a) Geçiş dönemi yapılanma koşullarının belirlenmesine, Geçiş dönemi yapılanma koşullarının belirlenmesinde; - Öneri yapı yoğunluğunun, mevcut imar planı ile belirlenmiş yoğunluğu aşmamasına, - Alana gelecek işlevlerin uyumuna, - Gerekli alt yapı uygulamalarına, - Öneri yapı gabarilerine, - Yapı tekniğine ve malzemesine, Mevcut ve olası arkeolojik varlıkların korunması ve değerlendirilmesini sağlayacak bir biçimde çözümler getirilmesine, b) Varsa onaylı çevre düzeni ve nazım plan kararları ile yerleşime açılmış kesimlerinde arkeolojik değerlerin korunmasını gözeterek, koruma amaçlı imar planlarının yapılmasına, c) Bu ilke kararının alınmasından önce Koruma Amaçlı İmar Planı yapılmış yerlerde planın öngördüğü koşulların geçerli olduğuna. ç) (Değişik 18/01/2017 tarih, 29952 sayılı  Resmi Gazete, 29/12/2016 tarih ve 663 sayılı İlke Kararı) Bu alanlarda Belediyesince veya Valilikçe inşaat izni verilmeden önce, ilgili müze müdürlüğü uzmanları tarafından sondaj kazısı gerçekleştirilerek, sondaj sonuçlarına ilişkin raporun, kültür varlığının bulunması halinde varsa kazı başkanının görüşleri ile birlikte müze müdürlüğünce koruma kuruluna iletilip kurul kararı alındıktan sonra uygulamaya geçebileceğine, d) III. Derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen arkeolojik sit alanlarında koruma kurullarının, sondaj kazısı yapılacak alanlara ilişkin genel sondaj kararı alabileceğine, e) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine, f) Bu alanlarda, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine, g) Ülke enerji üretimine getireceği katkı ve kamu yararı doğrultusunda bu alanlarda koruma kurulunca uygun görülmesi halinde rüzgar enerji santralları yapılabileceğine, h) Sit alanlarındaki su ürünleri üretim ve yetiştirme tesislerine ilişkin yürürlükteki ilke kararının geçerli olduğuna," şeklinde ilke kararlarına yer verildiği görülmektedir.  

    Dava dosyasının incelenmesinden, Bolu Merkez Gölyüzü Mahallesi, Şehit Kani Caddesi, tapunun 22 pafta, 155 ada, 7-8 parselde bulunan ve Ankara Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun 09.09.2009 tarih ve 4424 sayılı kararı ile tescilli tarihi Katırcı Hanının yol genişletmek amacıyla yıkılarak 7 mt. geriye yeniden yapılmasına (rekonstrüksiyon) konu Ankara Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 09.09.2009 tarih ve 4424 sayılı kararı ile tescilli tarihi Katırcı Hanı hakkında alınan Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.  

    Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememiz tarafından mahallinde farklı branşlarda olmak üzere bilirkişilerin katılımıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde her bir bilirkişinin kendi alanlarında ayrıksı görüş şeklinde birlikte rapor hazırlamak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda; "Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili bilirkişi heyetine yöneltilen bilirkişi sorularına yönelik heyet olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda, ortak bir görüş ve kanaat geliştirilebilmesi mümkün olamadığı, bu nedenle, raporun bundan sonraki kısımları mesleki uzmanlık alanları itibarı ile; 1-Yapının Mail-i İnhidam Durumunun Değerlendirilmesi, 2-Yapının Sanat Tarihi Açısından Değerlendirilmesi, 3-Yapının Kent ve Ulaşım Planı Açısından Değerlendirilmesi, olmak üzere üç farklı başlık altında yapılacak olup, yapının kent ve ulaşım planı açısından değerlendirmesi ayrışık görüş olarak sunulacağı, 1-Yapının Maili İnhidam Durumunun Değerlendirilmesi: Tarihi yapı bloğunun yapı+yemin+2 katlı yığma teknikte kagir-ahşap karkas yapı olarak inşa edildiği tespit edildiği, keşif günü yapılan incelemeler neticesinde tarihi yapı bloğunun 3.kat mahalinin çatı mahaliyle birleştirildiği (geçmiş dönemdeki yapısal hasarlar sonrası) yapı+asma kat+1.kat+çatı kat mimari plan dağılımında olduğu tespit edilmiş olup, tarihi yapı bloğu mahallerinde yapılan incelemeler neticesinde; Temel-Zemin Açılımları; Yapı tekniğinin günümüz şartlarına göre çok ilkel anlamda inşa edildiği, zemin durumu esas alınarak sağlam zemin standartlarında olduğu öngörülerek sığ temel (yüzeysel temel) olarak inşa edildiği temel modeli olarak ise  ayak ve sütunların altına gelen ayrık temel olarak inşa edildiği tespit edildiği, sistem olarak sürekli duvar altlarına gelen sürekli temeller olarak farklı boyutta yatay olarak konmuş ahşap elemanların oluşturduğu bir (ızgara)ya mesnetlendirildiği bu yönüyle ızgara sisteminin  yapı yüklerinin   daha   büyük   bir   temel   alanı   boyunca   zemine iletilmesi görevini üstlendiği tespit edildiği, zeminin açılımlarındaki yatay ahşap elemanlarına oturtulan taş-kagir (dibek taş modeli) elemanlarda lokal iyileştirmelere gidildiği bilinmekle birlikte göçme, deformasyonun yaşanmadığı, zemin altı hareketler ve zemin yapısındaki zamana bağlı olarak gerçekleşen değişimler yönüyle zemin yüzeyinde lokal dalgalanmaların yaşandığı ise ayrıca tespit edildiği, Zemin Kat Mahali-Taşıyıcı Sistem Açılımları; tarihi yapıdaki dibek taş modeli üzerine yatay olarak ahşap taşıyıcı yapı elemanlarının inşa edildiği, ahşap tercih edilmesi yönüyle hafif, çekme, basınç ve eğilmeye karşı dayanım yönü dikkate alınarak büyük açıklıkların ahşap ile geçildiği tespit edildiği, ahşap yapı malzemelerinin tavan ve döşeme taşıyıcı sistemi malzemesi olarak ayrıca kullanıldığı bu yönüyle çekmeye karşı dayanımından dolayı duvarlarda hatıl olarak, eğilmeye karşı dayanımından dolayı çıkma (saçak, cumba, taşma) olarak kullanıldığı tespit edildiği, yapı giriş kapı holü ile birlikte 3 sıra kemer-niş yapı elemanlarının inşa edildiği tespit edilmiş olup, inşa edilen kemerlerin duvar-giriş benzeri mahalleri geçmek için yapılan eğri eksenli kirişler olarak tasarlandığı, kemerlerin taş ve tuğla tarzda taşıyıcı gövdenin moloz, kaba yonu, ince yonu veya kesme taştan inşa edildiği tespit edildiği, Asma Kat-1.Kat Mahali; zemin kat mahali ile asma kat-1.kat mahal bağlantısının ahşap karkas merdiven hol bağlantısıyla geçildiği tespit edilmiş olup, asma kat ve 1.kat mahallerinin oda+hol bağlantıları olacak şekilde mimari plan dağılımında olduğu tespit edildiği, oda bağlantılarındaki duvar açılımlarının ahşap karkas taşıyıcı düşey elemanlarla bağlantılı kagir kaplama ve oda mahallerinin benzer teknikle mahallere ayrıldığı, taban açılımlarının ahşap döşeme, tavan açılımlarının bakkal tavan-çıta modeli ahşap tavan kaplama olarak inşa edildiği tespit edildiği, kat mahallinde dolap-ocak açılımları olarak  kagir-ahşap tarzda dekore edilerek inşa edildiği ayrıca tespit edildiği, Çatı Kat Mahali; çatı kat mahalinin ahşap karkas  ‘kırma çatı’ modelinde eğimli-çok yüzeyli yüzeylerin eşit eğimle bağlanarak birine düz, eğik, düşük ve dere mahyalarla bağlandığı tespit edildiği, çatı makas sisteminin döşeme düzleminde ahşap yatay elemanlarla düşeydeki taşıyıcı sisteme yük aktarılması öngörülerek modellendirildiği tespit edildiği, Tarihi Yapı Bloğundaki Hasar ve Deformasyonlar İncelendiğinde; tarihi yapı bloğundaki hasar ve deformasyonlar ana hatlarıyla incelendiğinde; sıva dökülmesi, derz boşalması, duvar açılımlarındaki lokal boşluklar, temelde yaşanan dalgalanma, duvar açılımları süreksizliği, bağlantısızlık ve ezilmeler, kemer bağlantıları ezilmeleri, kaplamalarda ve boyalarda dökülme, kabarma deformasyonları olarak görüldüğü tespit edilmiş olup hasar ve deformasyonlar temel-taşıyıcı sistem ve mahaller bazında incelendiğinde; Temel Açılımları; temel açılımlarının sığ temel elemanlarının birbirinden bağımsız olarak açılan geniş çaplı kuyular taş ve harç karışımlarıyla doldurularak daha sonra yarım daire kemerler ile birbirlerine bağlandığı, temel açılım yüzeylerinde lokal dalgalanmalar ile birlikte oturmaların gözlendiği, temel açılımlarındaki meydana gelen dalgalanma ve oturmaların nedenleri olarak zemin taşıma gücünün düşüklüğü, zeminin yapısında zamana bağlı olarak gerçekleşen değişmeler ile birlikte yer altı suyunun alçalıp yükselmesi, kazıkların-sürekli temel ayaklarının  deformasyonu, dinamik etkiler, titreşimler olarak gerçekleştiği tespit edildiği, Taşıyıcı Sistem-Duvar  Açılımları; yığma teknik olarak inşa edilen tarihi yapı zemin-asma kat-1.kat mahalleri-çatı açılımlarında taşıyıcı sistem-duvar-kemer açılımlarındaki etkiyen düşey yükler ve deprem hareketleri kemer-duvar açılımları üzerinde oluşabilecek mikro çatlakların hızla büyümesine neden olduğu yığma sistemin tasarımından kaynaklı hasarlar ile birlikte ilave yükler, boşluklar ve oyuklar, kullanılan harçların yapısal değişiklikler oluşturduğu meydana gelen bozulmalar duvar açılımlarında hasara yol açarak lokal göçmelerin yaşandığı tespit edilmiş olup tasarlanan duvar açılımlarının yapısında kullanılan taş, tuğla vb. yapı malzemesinin düşük mekanik özelliklere sahip olması duvar açılımlarında ezilmelere yol açtığı, yığma duvarlarda yer alan derzlerin aşınarak derz boşalmalarının yaşandığı, derzlerin zarar görmesi sonrası duvar açılımlarına daha çok yabancı madde (su, asit vs.) girerek duvar açılımlarının zayıflamasına neden olduğu, derz yapımında kullanılan harcın çekme yaptığı tespit edildiği, Kemer açılımları incelendiğinde; kemer açılımlarının yapı malzemesi esas alındığında basınç dayanımı yönüyle üstün özelliklerde olsa da çekme dayanımı yönüyle donatı içermediğinden çekme kuvvetleri altında stabil bir etki gözetemediğinden hasara uğramasının kaçınılmaz olduğu eğilme etkisinde çalışacak kemer-kiriş  eğrisel elemanı olarak yapı bloğunda tasarlandığı tespit edilmiş olup yapının plan dağılımı olarak simetrik olmayan yüklemeler, farklı oturmalar ve deprem etkileri kemer açılımlarında çekme gerilmelerinin artışına ve yoğunlaşmasına neden olduğu, çekme gerilmelerinin yoğunlaştığı yerlerde çekme gerilmelerine dik doğrultularda çatlaklar oluştuğu, kemer açılımları etrafındaki malzeme kaplamalarında bölgesel göçmeler/çatlamalar ve dökülmeler gözlemlendiği tespit edildiği, yapı bloğundaki taş yapı elemanlarında donma-çözülme etkileri nedeni ile doğal taşların zaman içinde asit yağmurları vb. çevresel etkiler nedeni ile erozyona uğrayarak zarar gördüğü, emici spesifik yapısı yönüyle çevre-hava kirliliğinden etkilenerek mimari estetik görünüm kaybının yaşandığı ise ayrıca tespit edildiği, döşeme açılımlarındaki ahşap kaplama taban malzemesinin yoğun göçme ve deformasyonlara maruz kaldığı tespit edilmiş olup, döşemede yaşanılan deformasyon ve göçmelerin yapı tekniği ana mantığı göz önüne alındığında döşeme açılımlarının yük aktarması yönüyle rijit diyafram olarak çalışması ve tasarlanması göz önüne alındığında döşeme açılımlarındaki deformasyonların yapının ana gövde taşıyıcı sistemi hakkında belirleyici olmayacağı bilinmekte olduğu,  düşey taşıyıcı ahşap yapı elemanlarıyla birlikte çatı açılımlarındaki ahşap yapı elemanlarının dayanım ve stabilitesine yönelik yapılan gözlemsel incelemeler neticesinde; çatı dış kaplama açılımlarındaki kiremit mahya kaplamalarında çökmelerin yaşandığı tespit edilmiş olup yapı dış bloğundaki dış-tali yükleri aktarmaya yönelik kenet çatı aksamı ve taban ahşap açılımlarında herhangi bir göçmenin yaşanmadığı ise ayrıca tespit edildiği, Yapılan bu tespitlere bağlı olarak tarihi yapı bloğu mail-i inhidam durumu değerlendirildiğinde; Tarihi Yapının yıkılması-güçlendirilmesine yönelik maili inhidam durumuna yönelik yapılması gereken aşamalar değerlendirildiğinde; -Yapı yapıldığı andan itibaren son güne  kadar özellikle  son   durumu etraflıca araştırılarak servis ömrü boyunca geçirdiği onarım, yenileme, takviyeler gözden geçirilerek, varsa projesi ile karşılaştırılarak  projesi bulunmaması durumunda rölöve projesi hazırlanması, -Yapıdaki hasarlar  projeye  işlenerek, hasar  oluşumu  ile  ilgili  olasılıklar değerlendirilerek, gözlem ve ölçümlerle hasarlar, izlenerek kaydedilmesi, -Yapının yükseldiği zemin ve bu zeminin  çevresi ile birlikte değerlendirilmesi için gerekli ölçüm ve deneyler yapılarak, özellikleri,   yerinde   yapılacak   ölçümlerle   ve   yapıdan   alınan numunelerin laboratuar ortamında yapılacak deneyler sonucunda belirlenmesi; -Yapı bloğunda ki zemin-temel-duvar-çatı açılımları ve kat mahallerinde bulunan yapı malzemelerinin taşıyıcı sisteme olan katkısı ve hasar durumuna yönelik yapılan X ışını ile difraktometrik analiz, Isıl analizler, Nem analizi, İletkenlik analizi, Tuzlarla çözülebilirlik, İonik kromatografi, Yerinde Basınç Deneyleri yapılarak taşıyıcı sistemin göçme ve hasar durumu ve buna yönelik malzeme dayanımlarının ölçülmesi, -Toplanan  veriler doğrultusunda, hasar nedenleri  ve yapının son durumu  açıklanmalı, maili inhidam-onarım ve/veya güçlendirilmesine karar verilmesi olarak süreçlerden geçmesi gerekmekte olduğu, İMO Bolu Temsilcisi İnşaat Mühendisi Nazmi UÇAR ve İMO Bolu Temsilci Yardımcısı İnşaat Mühendisi Mehmet KAYALIOĞLU tarafından imza altına alınan ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Bolu Temsilciliği'nin Bolu Belediye Başkanlığı'na hitaplı 21.03.2018 tarihli yazısı ekinde Bolu Belediye Başkanlığı'na iletilen Maili İnhidam Raporu bu tespitler doğrultusunda değerlendirildiğinde; “ 3 katlı Yığma yapı mahallinde incelenmiş olup; 1- Yapının taşıyıcı sistemi; yığma taş elemanlardan oluşmakta olduğu, (İç kısımlarda yer yer ahşap taşıyıcı kullanılmıştır.) 2- Duvarlarda hasar oluşmuş olup, taşıyıcı elemanlar taşıyıcı niteliğini kaybetmiş olduğu, 3- Yapının duvarlarının ve çatı kısmının bakımsız ve yıkılmış olması nedeniyle yapı doğal çevre koşullarından (yağmur, kar, don) etkilenmiş ve yapının taşıyıcı sisteminde deformasyonlar meydana gelmiş olduğu, 4- Yapının çatı kısmında ve döşemelerinde yer yer göçmeler mevcut olup ana taşıyıcı duvarlar taşıyıcı özelliğini büyük oranda kaybetmiştir ve yapıda ötelenme meydana gelmiş olduğu, 5- Bacaların göçük ve tehlike arz ettiği görülmüş olduğu, 6- Yapı yer yer göçme riski taşımakta olduğu, 7- Mevcut eski yapı taşıyıcı özelliğini kaybetmiş, kullanılmayacak durumda metruk ve viran şekilde olduğu, 8- Yapı görüntü kirliliğine yol açmakta olduğu, 9- Yapının ekonomik ömrünü tamamladığı görülmüş ve yapının bu haliyle yıkılma ve yangın tehlikesi arz etmektedir.” denildiği, maili inhidam raporu aşamaları incelendiğinde,-‘’Yapının taşıyıcı sistemi; yığma taş elemanlardan oluşmakta olduğu, ’ Yapının taşıyıcı sistemi ve yapı elemanlarına yönelik detaylı inceleme yapılmamış olmakla birlikte yapıya dair herhangi bir proje karşılaştırmasına gidilmediği projesi bulunmaması durumunda rölöve projesi hazırlanması gerektiği fakat herhangi bir röleve projesinin hazırlanmadığı, -‘’ Duvarlarda hasar oluşmuş olup, taşıyıcı elemanlar taşıyıcı niteliğini kaybetmiştir. Yapının duvarlarının ve çatı kısmının bakımsız ve yıkılmış olması nedeniyle yapı doğal çevre koşullarından (yağmur, kar, don) etkilenmiş ve yapının taşıyıcı sisteminde deformasyonlar meydana gelmiştir.” Yapı bloğunda ki duvar açılımlarındaki hasarlar irdelenmemiş, oluşan hasarın tanımlanmadığı, servis ömrü boyunca geçirdiği onarım, yenileme, takviyeler gözden geçirilmediği taşıyıcı elemanlara yönelik önem arz eden YERİNDE BASINÇ DENEYİ, NEM ANALİZ’lerinin yapılmadan gözlemsel olarak taşıyıcı durumunun irdelendiği, -‘’Yapının çatı kısmında ve döşemelerinde yer yer göçmeler mevcut olup, ana taşıyıcı duvarlar taşıyıcı özelliğini büyük oranda kaybettiği, ve yapıda ötelenme meydana geldiği, bacaların göçük ve tehlike arz ettiği görüldüğü, ’’ Yapı bloğundaki çatı açılımlarındaki çatı dış kaplama açılımlarındaki kiremit mahya kaplamalarında çökmelerin yaşandığı tespit edilmiş olup yapı dış bloğundaki dış-tali yükleri aktarmaya yönelik kenet çatı aksamı ve taban ahşap açılımlarında herhangi bir göçmenin yaşanmadığı, ana taşıyıcı sistemin duvar açılımı olarak değil ahşap-karkas olarak modellendirildiği tespit edildiği, kenet çatıda kullanılan ahşap yapı malzemesine yönelik NEM ANALİZİ yapılarak taşıyıcı sisteme olan katkısı irdelenmeden taşıyıcı özelliğini değerlendirmesinin mümkün olmadığı bilinmekle birlikte, baca-kiremit dış kaplamanın ana taşıyıcı sistem unsurları ve maili inhidam unsurları olarak değerlendirmesi mümkün olmayacağı, ‘’Yapı yer yer göçme riski taşımaktadır. Mevcut eski yapı taşıyıcı özelliğini kaybetmiş, kullanılmayacak durumda metruk ve viran şekildedir’’ Tarihi yapılarda göçme riski ve taşıyıcı sistemin özelliğini kaybetme durumuna yönelik temel deformasyon ve hasarın yapının bel vermesi olarak tanımlanmış olup tarihi bir yapıda basınç, özellikle yapının ortasında etkisini gösterir, bu yüzden homojen bir zeminde maksimum oturma yapının orta kısmında meydana gelir, bu olaya binanın bel vermesi denilir. Yapı bloğundaki hasar ve deformasyonların lokal duvar-döşeme ve çatı açılımlarında olduğu gözlemlenmiş olup, zemin-temel-duvar-çatı açılımları ve kat mahallerinde bulunan yapı malzemelerinin taşıyıcı sisteme olan katkısı ve hasar durumuna yönelik yapılan X ışını ile difraktometrik analiz, Isıl analizler, Nem analizi, İletkenlik analizi, Tuzlarla çözülebilirlik, İonik kromatografi, Yerinde Basınç Deneyleri yapılarak taşıyıcı sistemin irdelenmesi gerektiği, sonuç olarak; 21.03.2018 tarihli yazısı ekinde Bolu Belediye Başkanlığına iletilen Maili İnhidam Raporu’nun tarihi yapının yıkılması-güçlendirilmesine yönelik maili inhidam durumuna yönelik yapılması gereken aşamaları içermeyen denetime elverişsiz olarak hazırlanan maili inhidam raporu olarak tanzim edildiği değerlendirilmekte olduğu; 2-Yapının Sanat Tarihi Açısından Değerlendirilmesi; Dava konusu Katırcı Hanı, Bolu kentinin tarihi çekirdeğini teşkil eden Hisartepe I. ve II. derece arkeolojik sit alanının kuzeybatı yamacında yer almakta olduğu, Gölyüzü Mahallesi, 155 ada, 7-8 parseller üzerinde bulunan bina, kuzey yönde Şehit Kani Caddesine bitişik ve paralel cepheli olduğu, mevcut konumu itibarıyla Katırcı Hanı II. ve III. Arkeoloji Sit alanlarının kesiştiği sınıra teğet vaziyette, III. Derece Arkeolojik Sit sınır içinde kalmakta olduğu, güneydoğudan kuzeybatıya doğru alçalan eğimli bir arazi üzerinde, zemin + asma ve birinci katlardan oluşan yapı, doğu-batı doğrultusunda 14.49 x 21.31 m ölçülerinde uzunlamasına dikdörtgen bir alana oturmakta olduğu, zemin kat seviyesinde arazi eğimine yaslandırılan hanın, kuzeyde caddeye cepheli girişi ile güneyde birinci kat seviyesindeki arka bahçe zemini arasında 4.68 m’lik kot farkı olduğu, doğu yönde bitişik nizamlı hanın batısında, cadde-sokak (Uğur Sok.) bağlantısını sağlayan merdiven bulunmakta olduğu, Hanın inşa tarihi, yapan ve yaptıranına dair herhangi bir kitabe veya yazılı belge mevcut olmadığı, yığma-kagir olarak inşa edilen yapıda; beden duvarları temel ve zemin kat seviyesine taş, üst kısımda ise tuğla örgülü ve sıvalı olduğu, bölme duvarlar bağdadi olduğu, kat döşemeleri ahşap olup, iki omuzlu kırma çatı, oluklu kiremitle kaplı olduğu, doğuda komşu bina ile bitişen yapının güney cephesinde, arka bahçeye açılan tek kanatlı iki kapı ile birlikte belirli bir düzen göstermeyen yedi adet dikdörtgen çerçeveli pencere açılmış olduğu, kapı üstlerinde ayrıca birer ışıklık yer aldığı, batı cephe “Uğur Sokağın” merdivenleriyle bitişik olup, özgün haliyle birinci kat seviyesinde basık kemerli yedi pencere açılmış olduğu, batı cephe pencerelerinden güney köşedeki tamamen kapatılmış, yanındaki diğer iki pencerenin de denizlik seviyeleri yukarıya çekilmek suretiyle küçültülmüş olduğu, yapının kuzeyde caddeye cepheli giriş cephesinde biri daha geniş olmak üzere çift kanatlı iki kapı açılmış olduğu, cephenin orta aksına yakın tutulan büyük kapının basık kemeri, kilit taşında simetrik iki hilal ve köşeliklerde birer çarkıfelek kabartmasıyla süslü olduğu, bu kapının sağında tek kanatlı bir giriş daha yer aldığı, kuzey cephede simetrik bir düzen göstermeyen; zeminde dört, asma kat seviyesinde 12 ve birinci kat seviyesinde de 14 adet pencere açılmış olduğu, zemin katın batı köşesinde ve ayrıca asma katın doğu kenarındaki ışıklığın dışında kalan tüm pencereler basık kemerli olup, farklı genişlik ve yüksekliklerde olduğu, binanın cepheleri üst kısımda süslemesiz ahşap saçaklarla nihayetlendirilmiş olduğu, kuzey cephe ortasındaki çift kanatlı kapıdan sonra bir sahınlıktan geçilerek girilen zemin kat, ahır ve depolama işlevli büyük bir hol olarak düzenlendiği, giriş sahınlığının iki yanında, içlerinde ocakları bulunan birer oda olduğu, Holün güney duvarının doğu kenarına yakın sıralanan 1.25 m derinliğinde beşik kemerli üç niş bulunduğu, Hol ortasında üst kat döşemesini taşıyan ahşap dikmeler taş kaideler üzerine oturtulmuş olduğu, asma kata çıkış, giriş sahanlığın doğu kenarına bitişik ve ayrıca holün kuzeydoğu köşesinde yer alan “L” kollu iki ayrı merdivenle sağlandığı, Hanın asma katında, ortada bir hol etrafında düzensiz yerleştirilmiş yedi oda bulunduğu, zemin kat odalarının üzerine rastlayan kuzeye cepheli iki büyük odada yine birer ocak nişine yer verildiği, Holün güney kenarı ortasında ortak bir hela/ıslak hacim olduğu, asma kat ile birinci kat arasındaki dolaşım; doğu kanattaki merdiven holünden başka, güneybatı köşeye yakın konumlanan ikinci bir merdiven kovasıyla sağlandığı, Hanın birinci katı kadınlar ve erkekler kısmı şeklinde, orta sofalı iki ayrı bölümden meydana geldiği, birinci katta doğu kanatta beş ve batı kanatta altı oda olmak üzere toplam 11 oda olduğu, birinci katta kuzeye cepheli birer oda yine ocaklı olduğu, kuzey kenardaki birer odada ayrıca gusülhaneli dolap cephelerine rastlanıldığı, birinci katta her iki bölümün de güney kanatlarında umumi hela/ıslak hacimleri olduğu, birinci katın kadınlar ve erkekler bölümleri, tek kanatlı birer kapı vasıtasıyla arka bahçe ile irtibatlı hale getirildiği, yapının oldukça harap vaziyetteki iç mekânında, dekoratif kemerli ocak ve çiçeklik nişleri dışında önem arz eden herhangi bir süs unsuru bulunmadığı, düz çıtalı ahşap tavan, raf ve dolaplar süslemesiz olduğu, Katırcı Hanı olarak anılan yapının XIX. yüzyıl sonu - XX. yüzyıl başlarında, daha çok posta teşkilatına yönelik bir şehir içi konaklama/otel binası olarak yaptırıldığı düşünülmekte olduğu, dava konusu yapı, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun (AKTVKK) 09.09.2009 gün ve 4424 sayılı kararı ile “1. Grup Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edilmiş olduğu, buna göre; 1- 2863 sayılı Yasaya göre Katırcı Hanı’nın halihazırda bulunduğu III. Derece arkeolojik sit alanında ve özellikle de mevcut yerinde korunması gerektiği, dava konusu anıtın bulunduğu alanın; AKTVKK’nın 28.05.2008 gün ve 3167 sayılı kararı ile sit statüsü ve sınırları belirlenmiş olup, yine aynı Kurulun 23.01.2009 gün ve 3871 sayılı kararı ile sit plan paftaları uygun bulunduğu, ayrıca Bolu tarihi kent merkezine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Bolu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Plânı (KAİP), AKTVKK’nın 30.04.2010 tarih ve 5041 sayılı kararı ile tasdiklenmiş olduğu, dolayısıyla, 2010 Nisan ayı itibariyle yürürlükte ve güncel olan Bolu KAİP hükümleri halihazırda yürürlükte iken 2018 yılı itibariyle dava konusu tarihi yapının yerinin 7.00 m kadar güneye, II. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisine taşınmak suretiyle rekonstrüksiyona yönelik alınmış ilgili Kurul kararlarının yerinde olmadığı, zira, 2863 sayılı yasanın 20. maddesi gereği herhangi bir taşınmaz kültür varlığının nakli için öncelikle Koruma Kurulu görüşü alınması gerektiği, ancak dava süreci incelendiğinde Katırcı Hanı’nın rekonstrüksiyonuna dair mail-i inhidam raporunun düzenlenmesinden KAİP değişikliğine kadar tüm adımların Bolu Belediye Başkanlığı’nca atılarak, AKVKK’ya teklif edildiği, 2- mevcut durumu itibariyle III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırında yer alırken, yıkılıp, 7 m kadar geride II. Derece Arkeolojik Sit Sınırları içerisine nakli öngörülen 1.grup tescilli taşınmaz kültür varlığı statüsündeki Katırcı Hanı hakkında, güncel ve yürürlükte olan KAİP’in değiştirilmesine kadar uzanan bir dizi önemli kararın alınması aşamasında, özellikle “AKVKK’nın 29.03.2018 gün ve 5386 sayılı kararı gereği yerinde inceleme yapılması gerekir” iken, yine aynı Kurulun 26.04.2018 tarih ve 5505 nolu kararında yerinde incelemeye gerek olmadığı hükmüne varılması çelişki oluşturmakta olduğu, ayrıca, AKVKK’nın bu kararıyla, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 05.11.1999 gün ve 658 sayılı ilke kararı gereği yeni yapılaşmanın izin verilmediği II. Derece arkeolojik sit alanlarında, bir rekonstrüksiyona dolaylı olarak cevaz vermesi söz konusu olduğu, AKVKK, dava konusu yapının rekonstrüksiyonuna yönelik sit sınırı değişikliğini, rekonstrüksiyonla ilgili karardan bir buçuk ay kadar  sonra, 07.06.2018 tarih ve 5670 sayılı kararıyla onaylamış olduğu, dolayısıyla karar alma ve onay süreçleri de usulen hatalı gelişmiş olduğu, dava konusu yapının rölöve planları AKVKK’nın 07.10.2011 gün ve 56 sayılı kararıyla onaylandığı, ancak daha sonraki süre zarfında Katırcı Hanı’nın korunmasına yönelik herhangi bir tedbirin alınmaması ve aradan geçen yedi sene içerisinde tarihi yapının özellikle de strüktüründe meydana gelen yıkılma ve bozulmaların boyutu dikkate alındığında, mevcut rölövenin bir kez daha gözden geçirilmesi gerekmekte olduğu, öte yandan dava konusu yapı için bir sanat tarihi raporu doğrultusunda hazırlanması gereken restitüsyon projesi de üretilmemiş olduğu, buna karşın AKVKK, 26.04.2018 gün ve 5505 sayılı kararında Katırcı Hanı’nın doğrudan öneri rekonstrüksiyonun değerlendirileceğine dair bir karara imza atıldığı, “Birinci grup taşınmaz kültür varlığı statüsüne haiz bir yapıya dair mail-inhidam raporu ve üstelik de bunun Belediye marifetiyle düzenlenmesi” usul ve yaklaşımının tarihi kent yönetim anlayışı ve kültür varlıklarını koruma ve yaşatma bilinci bakımından ilgili bilim çevreleri ve kurumlarca ayrıca sorgulanması gerektiği, dava konusu esere ait Bolu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nce hazırlatılan ve oldukça yüzeysel içerikli mail-i inhidam raporu, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bolu Temsilciliği’nin 21.03.2018 tarih ve 06.BOLU.00041 sayılı yazısı ile tasdik edildiği, ne var ki aynı Oda temsilciliği, AKVKK’nın 05.03.2018 tarih ve 1688 sayılı yazısına cevaben verdiği 11.07.2018 gün ve 06.BOLU.00092 sayılı yazısında dikkat çeken (!);“Söz konusu rapor yapının genel görünümüne ilişkin hususları içermekte olup korunması gerekli bir kültür varlığının yıkımına altlık teşkil edecek bir nitelik taşımamaktadır. Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 09.09.2009 T.ve 4424 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen ve eski bir han olan bahse konu yapının, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ‘korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların yıkılmadan korunmaları esastır’ ilke kararı çerçevesinde adı geçen 155 ada ve 7-8 parselde yer alan tarihi yapının gelecek kuşaklarımıza da devredilecek ve eski işlevini de yansıtacak şekilde korunan ve yaşayan bir yapı haline getirilmesi yönünde çalışma yapılmasının gerekli olduğu Temsilciliğimiz görüşüdür” ifadeleri kullandığı, 3. Dava konusu tarihi yapının içinde bulunduğu alan; AKTVKK’nın 28.05.2008 gün ve 3167 sayılı kararı ile sit statüsü belirlenen ve aynı kurulun 23.01.2009 gün ve 3871 sayılı kararı ile sit paftaları uygun bulunan kent planına göre 2. Derece Arkeolojik Sit sınırına teğet vaziyette ve 3. Derece Arkeolojik Sit sınırında kalmakta olduğu ancak Katırcı Hanı’nın yıkılıp aynı yerde 7.00 m geriye çekilerek rekonstrüksiyonun gerçekleştirilmesi durumunda binanın tamamıyla 2. Derece Arkeolojik Sit alanına dahil olacağı ve bu durumda da Yüksek Kurul İlke kararları gereği yeni yapılaşmanın mümkün olmayacağından ötürü alanın sit sınırlarının değiştirilmesine yönelik olarak Bolu KAİP G27-d-03-a-4-b, 1/1000’lik alt paftasında revizyona gidilmiş ve 2. Derece Arkeolojik Sit sınırı, planda üçgen bir çekme yapılarak güneye kaydırılmış olduğu, ancak dava konusu yapının yıkılıp, 7.00 mt. kadar geride bir rekonstrüksiyonun gerçekleştirilmesi halinde daha önce 2. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenmiş üçgen parçada ve hatta yapının kendi özgün parselinde, yer altında çıkması muhtemel önceki dönemlere ait bir kültür katmanının bulunup bulunmadığına dair bir jeoradar taraması yahut bir sondaj kazısı yapılmamış olduğu, bununla birlikte Katırcı Hanı'nın kuzeyinden geçen Şehit Kani Caddesi ile yapının arka bahçesi arasında ortalama 4.60 mt’lik kot farkı bulunduğu ve bunun güneye doğru daha da yükselen arazi eğimi göz önünde bulundurulursa, rekonstrüksiyon çalışmasının öngörülen 7.00 mt’lik çekme hattından daha geniş bir alanı kapsayacağı da malum olduğu, 4- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 07.02.2012 tarih ve 25 sayılı ilke kararı taşınabilir kültür varlıkları ile ilgili olup, dava konusuyla bağdaşmadığı, dava konusu yapının rekonstrüksiyonu 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun taşınmaz kültür varlıklarının nakline dair 20. maddesi kapsamında irdelenebileceği, buna göre yukarıda 1. sorunun cevabı kapsamında yaptığımız değerlendirme, bu soru için de geçerli olduğu, 5- 2863 sayılı kanuna göre Katırcı Hanı’nın halihazırda bulunduğu III. Derece Arkeolojik Sit Alanında ve özellikle de mevcut yerinde korunması esas olduğu, AKVKK’nın 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararında: “Eski Han yapısının yapılacak imar planı değişikliği sonucunda yolda kalacağı anlaşıldığından, yıkılıp kendi arsası üzerinde geri çekilerek cephesi yeni oluşturulan imar hattında olacak şekilde rekonstrüksiyonunun yapılmasında 2863 Sayılı Yasa kapsamında sakınca bulunmadığına; Kurulumuzun 29.03.2018 gün ve 5386 sayılı kararı gereği olan Kurulumuzca yerinde incelmeye gerek olmadığına; anılan tescilli taşınmazın sağlam olan yapı elemanları kullanılarak hazırlanacak öneri rekonstrüksiyon projesinin Kurulumuzda değerlendirilmek üzere iletilmesine; söz konusu tescilli taşınmaza ilişkin rekonstrüksiyon projesi Kurulumuzca değerlendirilip onaylandıktan sonra taşınmaz üzerindeki Eski Han yapısının yıkım işleminin gerçekleştirilebileceğine karar verildi” denilmekte olduğu, Katırcı Hanı’na dair yerinde inceleme yapılmaksızın alınan bu kararda “binanın sağlam olan yapı elemanları kullanılarak hazırlanacak öneri rekonstrüksiyon projesinin” Kurulca değerlendirileceği ifade edilmekte olduğu, ancak dava konusu yapı yığma-kagir bir uygulama olup, uzun yıllardır bakımsız ve kendi kaderine terk edilen binada bir rekonstrüksiyon için kullanılabilecek herhangi bir yapı elemanı mevcut olmadığı, tarihi binanın içerisindeki ahşap strüktür elemanları önemli ölçüde zarar görürmüş, kapı-pencere doğramaları, zemin ve tavan döşemeleri ancak yerinde konservasyonları mümkün olabilecek düzeyde günümüze ulaşabilmiş olduğu, bu parçalarının demontajı ve yeniden kullanımı mümkün gözükmemekte olduğu, 6- dava konusu Katırcı Hanı’nın korunmasına yönelik herhangi bir tedbirin alınmaması ve aradan geçen yedi sene içerisinde tarihi yapının özellikle de strüktüründe meydana gelen yıkılma ve bozulmaların boyutu dikkate alındığında, mevcut rölövenin bir kez daha gözden geçirilmesi gerekmekte olduğu, bununla birlikte dava konusu yapı için bir sanat tarihi raporu doğrultusunda hazırlanması gereken restitüsyon projesi üretilmediği, AKVKK, 26.04.2018 gün ve 5505 sayılı kararında Katırcı Hanı’nın doğrudan öneri rekonstrüksiyonun değerlendirileceğine hükmetmiş olduğu, buna müteakiben yapılan Bolu KAİP G27-d-03-a-4-b, 1/1000’lik paftasında yapılan kısmi değişikliğin, halihazırda yürürlükte olan güncel KAİP’in üst ölçek planlama ilkeleriyle uyumlu olup olmadığı, kent için ulaşım ve koruma alanlarını ne ölçüde etkileyeceği konularında zaruri hazırlanması gereken bir uzman raporu, görüş vb. çalışma ise gerçekleştirilmemiş olduğu, 7- yukarıda ayrıntılı olarak irdelendiği gibi AKVKK’nın davaya esas 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararının, 2863 sayılı kanun ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ilkelerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olmadığı; 3-Yapının Kent ve Ulaşım Planı Açısından Değerlendirilmesi:  Vaziyet Planı olarak belirtilen imar planı örneğinde imar adası sınırlarının yapı üzerinden geçtiği, başka bir ifade ile yapının yarısına yakın bir kısmının imar adası sınırları dışında yol alanı içerisinde kaldığının görüldüğü, uyuşmazlık konusu alanı da içerisine alan bölgede Bolu 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının Ankara KTVKBK’nun 30.04.2010 tarih ve 5041 sayılı kararı ile uygun bulunduğu, uyuşmazlık konusu alanda fiili durumda yaklaşık 7,5 m. olan yol genişliğinin bu plan kararlarında 14,5 m. genişliğinde belirlenmekle birlikte 7 ve 8 nolu parseller üzerinde bulunan tescilli Katırcılar Hanı yapısının imar adası içerisinde bırakılarak yol genişliğinin bu kısımda daraltıldığı, taşınmazların içerisinde yer aldığı imar adası üzerinde TK3(Tercihli Kullanım) Ticaret kullanım kararı bulunduğu ve tescilli yapının tamamiyle 3. derece arkeolojik sit alanına isabet ettiği, 2. derece arkeolojik sit sınırının yapının güney cephesinden geçtiği, Ankara KTVKBK’nun 07.10.2011 tarih 56 sayılı kararı ile 155 ada 7 ve 8 parseller üzerindeki tescilli yapının röleve çizimlerinin düzeltmelerle uygun bulunduğu, Bolu Belediye Encümeninin 06.03.2018 tarih ve 2018/313 sayılı kararında; “Bolu ili, Merkez ilçe, Gölyüzü Mahallesi, 155 ada, 7 – 8 numaralı parsel üzerinde bulunan 3 katlı bir adet yığma yapı yerinde incelenmiş olup, yapı ile ilgili “Maili İnhidam Raporu” tanzim edilmiştir. Konu ile ilgili evraklar Encümenimizce incelenerek; söz konusu yapı Tescilli yapı olduğundan Ankara 1 Numaralı KVKBK Müdürlüğü görüşünün alınmasına, olumlu görüş alınması durumunda 15(onbeş) gün içinde mal sahibi tarafından yıkılmasına, yıkılmadığı takdirde Belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğünce yıkılarak …” denilmek suretiyle 7 ve 8 parsel nolu taşınmazlar üzerindeki yapının yıkımına karar alındığı, Ankara 1 Numaralı KVKBK’nun 29.03.2018 tarih 5386 sayılı kararında: “… Bolu İli, Merkez, Gölyüzü Mahallesinde, 3. (Üçüncü) Derece Arkeolojik Sit Alanında yer alan, tapunun 155 ada 7 ve 8 parsellerinde özel mülkiyet adına kayıtlı bulunan, koruma grubu 1(bir) olarak belirlenen, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli Eski Han yapısının mail-i inhidam durumunun ve buna ilişkin raporun, Kurulumuzca yapılacak yerinde incelemeden sonra değerlendirilebileceğine; söz konusu tescilli taşınmaz ve çevresinde can ve mal güvenliği açısından gerekli güvenlik önlemlerinin ilgilisi ve ilgili idareler tarafından alınmasına karar verildi.” denilmek suretiyle, iş bu dava kapsamında iptali istenilen 26.04.2018 tarih 5505 sayılı kararında da; “… rölöve çizimleri Kurulca düzeltmelerle onaylanmış olan Eski Han yapısının yapılacak imar planı değişikliği sonucunda yolda kalacağı anlaşıldığından, yıkılıp kendi arsası üzerinde geri çekilerek, cephesi yeni oluşturulan imar hattında olacak şekilde rekonstrüksiyonunun yapılmasında 2863 sayılı Yasa kapsamında sakınca bulunmadığına; Kurulumuzun 29.03.2018 gün ve 5386 sayılı kararı gereği olan Kurulumuzca yapılacak yerinde incelemeye gerek olmadığına; anılan tescilli taşınmazın sağlam olan yapı elemanları kullanılarak hazırlanacak rekonstrüksiyon projesi Kurulumuzca değerlendirilip onaylandıktan sonra taşınmaz üzerindeki Eski Han yapısının yıkım işleminin gerçekleştirilebileceğine karar verildi.” denilmek suretiyle karar alındığı, Bolu Belediye Meclisinin 07.03.2018 tarih 2018/127 sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazında içerisinde bulunduğu alanda imar hatlarının düzenlenmesine yönelik karar alınarak, hazırlanan koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinin Ankara KVKBK görüşüne sunulduğu, hazırlanan plan değişikliğinin 1 nolu plan notunda; “ 1-Plan tadilatı kapsamında 155 ada 8 parselin bulunduğu imar hattı parsel cephesinden 6,5 m. geriye çekilmiş olup, önerilen imar adası sınırları içerisinde parselde bulunan tescilli yapı ile ilgili yeniden yapım (rekonstrüksüyon) uygulaması yapılacaktır.” şeklinde plan notu getirildiği, talebin Ankara 1. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun (KVKBK) 07.06.2018 tarih 5670 sayılı kararında da değerlendirilerek; “Bolu İli, Merkez, Gölyüzü Mahallesi, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 28.05.2008 gün ve 3167 sayılı kararı ile sit alanı sınırları belirlenmiş, aynı Kurulun 23.01.2009 gün ve 3871 sayılı kararı ile sit paftaları uygun bulunmuş olan “III. Derece Arkeolojik Sit” alanı sınırları içerisinde, 30.04.2010 gün ve 5041 sayılı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile uygun bulunan 1/1.000 ölçekli Bolu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kapsamında kalan, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09.09.2009 gün ve 4424 sayılı kararı ile tescillenerek koruma grubu 1 olarak belirlenen, 155 ada 7 ve 8 parsellerdeki Eski Han yapının bulunduğu alanda imar hatlarının düzenlenmesine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliği talebinin değerlendirilmesini konu alan Bolu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 17.04.2018 gün ve 2803/6563 sayılı yazısı, Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarının 06.06.2018 gün ve 291465 sayılı raporu okundu, ekleri incelendi, yapılan görüşmeler sonunda; Bolu İli, Merkez, Gölyüzü Mahallesi, III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde, tescilli 155 ada 7 ve 8 parsellerdeki Eski Han yapının bulunduğu alanda imar hatlarının düzenlenmesine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliğinin 26.04.2018 gün ve 5505 sayılı Kurulumuz kararı doğrultusunda yapıldığı anlaşıldığından 2863 sayılı Yasa kapsamında uygun olduğuna karar verildi.” denilmek suretiyle alınan kararla, 155 ada 7 ve 8 nolu parsellerin bulunduğu kısımda imar adası cephesi düz olarak geçirilerek, bu parsellerden cephe alan kısımda da yol genişliğinin 14.50 m. ye çıkarılmasına yönelik 1/1.000 ölçekli Bolu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylandığı, bu değişikliğe bağlı olarak 7 ve 8 nolu parseller üzerindeki tescilli yapının 6,5 m. kadar güneye kaydırılarak rekonstrüksüyon uygulaması ile yeniden yapımının öngörülmesi ile daha önce 3. derece arkeolojik sit sınırı içinde kalan yapının 6,5 m. kadar 2. derece arkeolojik sit sınırları içerisine girdiği, Bolu Belediye Başkanlığının Ankara 1. Numaralı KVKBK Müdürlüğüne hitaplı 05.06.2018 tarih 3915/9138 sayılı yazısında; “… Bolu İli, Merkez İlçesi, Gölyüzü Mahallesi 155 ada 1,2,3,4,5,6,7,8, parsel numaralı taşınmazlarda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 6’da belirtilen parsel derinliklerinin sağlanamaması nedeniyle yeni yapılaşma mümkün olamayacak olup, yapılaşmanın sağlanabilmesi amacıyla II. Derece Arkeolojik Sit Sınırının 07.03.2018 tarih ve 127 sayılı Bolu Belediyesi Meclis Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliğinde düzenlenmiş olan güneydeki imar hattına çekilmesi ve belirtilen parsellerin sit derecesinin III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak düzenlenmesi konusunun Kurulunuzca değerlendirilmesi …” şeklinde talepte bulunulduğu, 06.06.2018 tarih 9477 yevmiye numarası ile tescil gören satış işleminden 155 ada 7 parsel nolu taşınmazın mülkiyetinin Bolu Belediyesine geçtiği, Ankara 1. Numaralı KVKBK’nun  29.06.2018 tarih 5740 sayılı kararında; “… Bolu İli, Merkez, Gölyüzü Mahallesinde yer alan, tapunun 155 ada 1,2,3,4,5,6, parsellerinde kayıtlı bulunan tescilsiz taşınmazlar ile 7-8 parsellerinde kayıtlı bulunan tescilli taşınmazda (Eski Han) Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Madde 6’da belirtilen parsel derinliklerinin sağlanamaması nedeniyle, yapılaşmanın sağlanabilmesi amacıyla II.(İkinci) derece Arkeolojik Sit sınırının, Kurulumuzun 07.06.2018 gün ve 5670 sayılı kararı ile uygun bulunmuş olan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliği paftasında düzenlenmiş olan güneydeki imar hattına çekilmesi ve belirtilen parsellerin sit derecesinin III.(Üçüncü) derece Arkeolojik Sit Alanı olarak düzenlenmesinde 2863 sayılı Yasa kapsamında sakınca bulunmadığına ve iletilmiş olan II. (İkinci) ve III. (Üçüncü) Derece Arkeolojik Sit sınırı değişikliği paftasının uygun olduğuna, koordinatlandırılacak olan II.(İkinci) ve III. (Üçüncü) derece Arkeolojik Sit sınırı değişikliği paftasının Kurulumuzda değerlendirilmek üzere Kurul Müdürlüğüne iletilmesine karar verildi.” denilmek suretiyle uyuşmazlık konusu alanda sit sınırlarının yeniden düzenlendiği, yapılan bu düzenlemede 2. ve 3. derece Arkeolojik Sit Alanı sınırlarının uyuşmazlık konusu alanda bir miktar güneye kaydırılmasına bağlı olarak 7 ve 8 nolu parsellerin ve bu parseller üzerinde bulunan Katırcılar Hanının rekonstrüksiyon yöntemiyle yapılması öngörülen alanın 3. derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kaldığı, uyuşmazlık konusu 7 ve 8 parsel nolu taşınmazların cephe aldığı Şehir Kani Caddesi, kuzeye doğru Tavil Mehmet Paşa Caddesi olarak 17 m. genişliğinde devamla D-100 Karayoluna bağlantı sağlarken, batıya doğru İsmet Paşa Caddesi ve Şemsi Paşa Caddesi olarak 14,50 m. genişliğinde devamla D-100 Karayoluna dik olarak bağlanan Atatürk Bulvarı ve Mehmet Akif Ersoy Bulvarına bağlantı sağlamaktadır. Bu niteliği ile kentin ana ulaşım aksını oluşturan bu güzergahta trafik akışının kesintisiz bir şekilde sağlanmasının kentin ulaşım planlaması açısından büyük önem arzettiği, bu kapsamda da Şehit Kani Caddesinin 14,50 m. olarak düzenlenmesinin kent ve kamu yararına olacağı, Şehit Kani Caddesinin 14.50 m. olarak açılabilmesi ve bu aksta trafik akışının geliş-gidiş olarak sağlanabilmesi için, bu yoldan cephe alan 7 ve 8 nolu parseller üzerindeki tescilli yapının Bolu Belediye Meclisinin 07.03.2018 tarih 127 sayılı kararına konu edilen ve Ankara 1 Numaralı KVKBK’nun 07.06.2018 tarih ve 5670 sayılı kararı ile uygun görülen 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliğinde olduğu şekli ile cephe düzeltmesine konu edilmesinin gereklilik arzettiği değerlendirilmekte olduğu, uyuşmazlık konusu alanda Bolu Belediye Meclisinin 07.03.2018 tarih 127 sayılı kararına konu edilerek ve Ankara 1 Numaralı KVKBK’nun 07.06.2018 tarih ve 5670 sayılı kararı ile uygun görülen 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliği yürürlükte olup, işbu dava kapsamında bu plan kararlarının iptali istenilmediği gibi, bu plan kararlarının iptali istemi ile ayrı bir dava açıldığına ilişkin bir bilgi ve belgeye de dava dosyasında rastlanılmamış olduğu, dolayısı ile uyuşmazlık konusu alanda koruma amaçlı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararlarının uygulanmasına yönelik olarak yapılacak işlemler sonucunda söz konusu yapı yolda kalacağından, dava konusu işlemde olduğu şekli ile taşınmaz üzerindeki Eski Han yapısının cephesi yeni oluşturulan imar hattında olacak şekilde rekonstrüksiyonunun yapılmasına ve yıkım işleminin rekonstrüksiyon projesi Kurulca değerlendirilip onaylandıktan sonra gerçekleştirilebileceğine karar alınmasının yürürlükteki koruma amaçlı uygulama imar planı kararlarına aykırılık teşkil etmediği görüş ve kanaatinde oldukları, Ankara KTVKBK’nun 28.05.2008 tarih ve 3167 sayılı kararı ile belirlenen sit sınırları ve Ankara KTVKBK’nun 30.04.2010 tarih 5041 sayılı kararı ile uygun görülen Bolu 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına göre 7 ve 8 parsel nolu taşınmazlar ve üzerindeki tescilli Katırcılar Hanı yapısı 3. derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı içerisinde kalmaktadır. Ankara 1 Numaralı KVKBK’nun 26.04.2018 tarih 5505 sayılı rekonstrüksiyon kararı ile 7 ve 8 nolu parseller üzerindeki tescilli yapının 6,5 m. kadar güneye kaydırılmasının öngörülmesi ve buna ilişkin 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliğinin Ankara 1 Numaralı KVKBK’nun 07.06.2018 tarih 5670 sayılı kararı ile uygun görülmesi ile sit sınırı tescilli yapının yeniden yapımı öngörülen alan üzerinden geçmektedir Buna bağlı olarak da tescilli yapının yeni yerinin bir kısmı 3. derece bir kısmı da 2. derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalmaktadır. Ankara 1 Numaralı KVKBK’nun 29.06.2018 tarih 5740 sayılı kararı ile sit sınırında yapılan kısmi düzeltmeye bağlı olarak da 7 ve 8 nolu parseller ve bu parseller üzerinde bulunan tescilli Katırcılar Hanı yapısının rekonstrüksiyon yöntemiyle yapılması öngörülen alan 3. derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalmış olduğu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Arkeolojik Sitler Koruma ve Kullanma Koşullarını belirleyen 658 sayılı İlke Kararı ile 2. derece Arkeolojik Sit alanlarının korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olarak belirlenerek bu alanlarda yeni yapılaşmaya izin verilemeyeceğinin belirtilmiş olması nedeniyle 7 ve 8 nolu parseller üzerindeki tescilli yapının rekonstrüksiyon yöntemi ile 2. derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içinde yapılabilmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenle uyuşmazlık konusu alanda sit alanı sınırlarında kısmi değişikliğe gidilerek 7 ve 8 nolu parseller üzerindeki tescilli yapının güneye doğru 6,5 m. kadar kaydırılarak rekonstrüksiyon yöntemi ile yapılması öngörülen alanın  tamamının 3. derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisine alınmasının uygun bir planlama yaklaşımı olduğu, davacı Hisartepe 2. derece Arkeolojik Sit Alanının Ankara KVKBK’nun 04.02.2011 tarih ve 5770 sayılı kararı ile 3. derece Arkeolojik Sit Alanına dönüştürüldüğünü, buna karşı yapılan itiraz üzerine Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 11.12.2012 tarih 105 sayılı kararı ile bu kararın iptaline karar verilerek alanın 2. derece arkeolojik sit alanı olduğuna karar verildiğini belirterek sit alanının 3. dereceye düşürülmesi kararının geçersiz olduğu ileri sürülmekte ise de, yapılan sit sınırı değişikliğinin çok kısmi bir değişiklik olduğu ve nesnel ve teknik gerekçelere dayandığı, sit sınırlarında yapılan bu kısmi değişlikliğin Hisartepenin yapılaşmaya açılması anlamına gelmeyeceği ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 11.12.2012 tarih 105 sayılı kararının sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı, diğer taraftan, uyuşmazlık konusu alanda bulunan tescilli yapının, bulunduğu çevreye mimari görünüşü, kitlesi, yapım tekniği, malzemeleri ve mimari elemanları ile katkı sağlayan bir yapı olduğu değerlendirilmekle birlikte, söz konusu yapının sahip olduğu bu özellikleri itibarı ile eşsiz bir nitelik arz ettiği yönünde de bir tespit bulunmamakta olduğu, ayrıca uyuşmazlık konusu alan ve yakın çevresinde bulanan tescilli yapılar bir arada bulunan bir yapı topluluğu da oluşturmamakta olduğu, uyuşmazlık konusu alan üzerinde bulunan tescilli yapının 6,5 m. kadar güneye kaydırılarak rekonstrüksiyon yöntemi ile yeniden inşa edilmesi halinde, taşıdığı mimari özgün nitelikleri ile, bulunduğu çevreye sağladığı katkıların ortadan kalkacağı yönünde somut bir tespit bulunmadığı gibi kent belleğindeki taşıdığı izlerin silineceği yönünde de somut bir tespit bulunmamakta olduğu, bu kapsamda, uyuşmazlık konusu alanda bulunan yapının 6,5 m. kadar güneyde rekonstrüksiyon yöntemi ile yeniden inşa edilmesi ve  inşa süreci sonucunda da turizm veya sosyal/kültürel amaçlı olarak işlevlendirilmesinin kamu yararına olacağı görüş ve kanaatinde olduklarını" belirtir her bir alandaki bilirkişinin kendi branşında geniş kapsamlı raporun sunulduğu görülmüştür. 

    Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, taraflarca aleyhine olan kısımlar yönüyle bilirkişi raporuna yapılan itirazın bilirkişi raporunu kusurlandırıcı nitelikte bulunmayarak, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde rapor hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur. 

    Buna göre, dava konusu yapıyla ilgili yüksek şehir plancısı/sosyolog ile harita mühendisinin kendi uzmanlık alanında yaptığı değerlendirmede; "uyuşmazlık konusu 7 ve 8 parsel nolu taşınmazların cephe aldığı Şehir Kani Caddesi, kuzeye doğru Tavil Mehmet Paşa Caddesi olarak 17 m. genişliğinde devamla D-100 Karayoluna bağlantı sağlarken, batıya doğru İsmet Paşa Caddesi ve Şemsi Paşa Caddesi olarak 14,50 m. genişliğinde devamla D-100 Karayoluna dik olarak bağlanan Atatürk Bulvarı ve Mehmet Akif Ersoy Bulvarına bağlantı sağlamaktadır. Bu niteliği ile kentin ana ulaşım aksını oluşturan bu güzergahta trafik akışının kesintisiz bir şekilde sağlanmasının kentin ulaşım planlaması açısından büyük önem arzettiği, bu kapsamda da Şehit Kani Caddesinin 14,50 m. olarak düzenlenmesinin kent ve kamu yararına olacağı, yapılan sit sınırı değişikliğinin çok kısmi bir değişiklik olduğu ve nesnel ve teknik gerekçelere dayandığı, sit sınırlarında yapılan bu kısmi değişlikliğin Hisartepenin yapılaşmaya açılması anlamına gelmeyeceği ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 11.12.2012 tarih 105 sayılı kararının sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı, diğer taraftan, uyuşmazlık konusu alanda bulunan tescilli yapının, bulunduğu çevreye mimari görünüşü, kitlesi, yapım tekniği, malzemeleri ve mimari elemanları ile katkı sağlayan bir yapı olduğu değerlendirilmekle birlikte, söz konusu yapının sahip olduğu bu özellikleri itibarı ile eşsiz bir nitelik arz ettiği yönünde de bir tespit bulunmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu alan ve yakın çevresinde bulanan tescilli yapılar bir arada bulunan bir yapı topluluğu da oluşturmadığı, uyuşmazlık konusu alan üzerinde bulunan tescilli yapının 6,5 m. kadar güneye kaydırılarak rekonstrüksiyon yöntemi ile yeniden inşa edilmesi halinde, taşıdığı mimari özgün nitelikleri ile, bulunduğu çevreye sağladığı katkıların ortadan kalkacağı yönünde somut bir tespit bulunmadığı gibi kent belleğindeki taşıdığı izlerin silineceği yönünde de somut bir tespit bulunmadığı, bu kapsamda, uyuşmazlık konusu alanda bulunan yapının 6,5 m. kadar güneyde rekonstrüksiyon yöntemi ile yeniden inşa edilmesi ve inşa süreci sonucunda da turizm veya sosyal/kültürel amaçlı olarak işlevlendirilmesinin kamu yararına olacağı görüş ve kanaatinde oldukları" yönünde değerlendirmede bulunmuşlar ise de; söz konusu yapının tescilli tarihi yapı olması ve bu konuda iki sanat tarihçisi ile yine maili inhidam raporuyla ilgili olarak inşaat yüksek mühendisinin uzmanlık alanlarına ilişkin birlikte hazırlanan raporunda; "21.03.2018 tarihli yazısı ekinde Bolu Belediye Başkanlığına iletilen Maili İnhidam Raporu’nun tarihi yapının yıkılması-güçlendirilmesine yönelik maili inhidam durumuna yönelik yapılması gereken aşamaları içermeyen denetime elverişsiz olarak hazırlanan maili inhidam raporu olarak tanzim edildiğinin değerlendirildiği, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun (AKTVKK) 09.09.2009 gün ve 4424 sayılı kararı ile “1. Grup Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edilmiş olduğu, 1. 2863 sayılı Yasaya göre Katırcı Hanı’nın halihazırda bulunduğu III. Derece arkeolojik sit alanında ve özellikle de mevcut yerinde korunması gerektiği, dava konusu anıtın bulunduğu alanın; AKTVKK’nın 28.05.2008 gün ve 3167 sayılı kararı ile sit statüsü ve sınırları belirlenmiş olup, yine aynı Kurulun 23.01.2009 gün ve 3871 sayılı kararı ile sit plan paftaları uygun bulunduğu, ayrıca Bolu tarihi kent merkezine yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Bolu Koruma Amaçlı Uygulama İmar Plânı (KAİP), AKTVKK’nın 30.04.2010 tarih ve 5041 sayılı kararı ile tasdiklenmiş olduğu, AKVKK, dava konusu yapının rekonstrüksiyonuna yönelik sit sınırı değişikliğini, rekonstrüksiyonla ilgili karardan bir buçuk ay kadar  sonra, 07.06.2018 tarih ve 5670 sayılı kararıyla onaylamış olduğu, dolayısıyla karar alma ve onay süreçleri de usulen hatalı gelişmiş olduğu, Bolu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nce hazırlatılan ve oldukça yüzeysel içerikli mail-i inhidam raporunun yapının genel görünümüne ilişkin hususları içermekte olup korunması gerekli bir kültür varlığının yıkımına altlık teşkil edecek bir nitelik taşımadığı, Ankara I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 09.09.2009 T.ve 4424 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen ve eski bir han olan bahse konu yapının, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ‘korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların yıkılmadan korunmaları esastır’ ilke kararı çerçevesinde adı geçen 155 ada ve 7-8 parselde yer alan tarihi yapının gelecek kuşaklarımıza da devredilecek ve eski işlevini de yansıtacak şekilde korunan ve yaşayan bir yapı haline getirilmesi yönünde çalışma yapılmasının gerekli olduğu, dava konusu yapının yıkılıp, 7.00 mt. kadar geride bir rekonstrüksiyonun gerçekleştirilmesi halinde daha önce 2. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenmiş üçgen parçada ve hatta yapının kendi özgün parselinde, yer altında çıkması muhtemel önceki dönemlere ait bir kültür katmanının bulunup bulunmadığına dair bir jeoradar taraması yahut bir sondaj kazısı yapılmamış olduğu, bununla birlikte Katırcı Hanı'nın kuzeyinden geçen Şehit Kani Caddesi ile yapının arka bahçesi arasında ortalama 4.60 mt’lik kot farkı bulunduğu ve bunun güneye doğru daha da yükselen arazi eğimi göz önünde bulundurulursa, rekonstrüksiyon çalışmasının öngörülen 7.00 mt’lik çekme hattından daha geniş bir alanı kapsayacağı, AKVKK’nın davaya esas 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararının, 2863 sayılı Kanun ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ilkelerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olmadığının" mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda bilimsel ve teknik olarak açıkça ortaya konulduğu ve bu bilirkişilerin yapmış olduğu bilimsel ve teknik görüşlerin heyetimizce kararımıza dayanak yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.  

    Bu durumda, Bolu Belediye Başkanlığınca hazırlanan maili inhidam raporunun, yapının genel görünümüne ilişkin hususları içermekte olup korunması gerekli bir kültür varlığının yıkımına altlık teşkil edecek bir nitelik taşımadığı gibi, Tarihi Katırcı Hanın yıkılması-güçlendirilmesine yönelik maili inhidam durumuna yönelik yapılması gereken aşamaları içermeyen denetime elverişsiz olarak hazırlandığı tespit olunduğu, tarihi yapının Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun (AKTVKK) 09.09.2009 gün ve 4424 sayılı kararı ile “1. Grup Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescil edilmiş olduğu, 2863 sayılı Yasaya göre Katırcı Hanı’nın halihazırda bulunduğu III. Derece arkeolojik sit alanında ve özellikle de mevcut yerinde korunması gerektiği, yapıyla ilgili karar alma ve onay süreçlerinde mevzuatında belirtilen usule uyulmadığı, dava konusu yapının yıkılıp, 7.00 mt. kadar geride bir rekonstrüksiyonun gerçekleştirilmesi halinde daha önce 2. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenmiş üçgen parçada ve hatta yapının kendi özgün parselinde, yer altında çıkması muhtemel önceki dönemlere ait bir kültür katmanının bulunup bulunmadığına dair bir jeoradar taraması yahut bir sondaj kazısı yapılmamış olduğu, bununla birlikte Katırcı Hanı'nın kuzeyinden geçen Şehit Kani Caddesi ile yapının arka bahçesi arasında ortalama 4.60 mt’lik kot farkı bulunduğu ve bunun güneye doğru daha da yükselen arazi eğimi göz önünde bulundurulursa, rekonstrüksiyon çalışmasının öngörülen 7.00 mt’lik çekme hattından daha geniş bir alanı kapsayacağı nedenleriyle, davaya konu; Bolu Merkez Gölyüzü Mahallesi, Şehit Kani Caddesi, Tapunun 22 Pafta 155 ada 7-8 parselde bulunan ve Ankara Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 09.09.2009 tarih ve 4424 sayılı kararı ile tescilli tarihi "Katırcı Hanı" hakkında alınan Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.04.2018 tarih ve 5505 sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.  

    Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 309,10-TL yargılama gideri ile 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, müdahil tarafından karşılanan 202,60-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, resmi olarak karşılanan 314,00-TL keşif harcı, 4.000,00-TL keşif ve bilirkişi gideri ve 154,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.468,00-TL'nin davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine yazı yazılmasına, dosyada kalan 846,00-TL resmi gider avansının Hazineye, artan posta ücretin ise karar kesinleştiğinde ilgili tarafa Mahkememizce re'sen iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, 03/10/2019 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi. 

    Başkan 

     TURGUT DELAL 

     107196 

    Üye 

     AFİYET ALDEMİR 

     165643 

    Üye 

     ERCAN ÇAKMAK 

     17851 

    • şenda aksungur14 Ekim 2019 . 15:50

      b u eserler tarihin yapı taşlarıdır medenıyetın kültürün göstergesıdır asla yıkılması ve tahrip edılmesi düşünülemez resterasyonu ve takviyesı yapılarak tekrar değerlendirilir. BU KATIRCI HAN aynen taşhan gibi BOLUNUN KÜLTÜR ZENGINLIĞIDİR. Şehır merkezınde turizım faalıyetının artmasını sağlayacak önemli bir eserdir. Karar Bolumuza HAYIRLI OLSUN

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak