BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Bolu'da Şehir Plancılığı

Bolu'da Şehir Plancılığı
    26 Ekim 2010
    Bolu'da Şehir PlancılığıBolu'da Şehir PlancılığıBolu'da Şehir PlancılığıBolu'da Şehir PlancılığıBolu'da Şehir Plancılığı
       Bolu'da şehir plancılığı yapıyoruz ya da var diyenlerin yaptıkları işin sonucunu görmeleri için fotoğraflara bakmasını rica ediyor ve sormak istiyorum. 2001 yılında 2 kat üzeri yapılanmanın sakıncalığı görüldüğü zeminlere neden ve nasıl 5 kat için izin verildiğini öğrenmek istiyorum? Neden belirli alanlara aynı kat yapı izinleri verilmiyor bu iş kimleri rahatsız ediyor öğrenmek istiyorum. Birileri daha çok para kazansın diye onlarca insanı mağdur etmek bu kadar kolay hale nasıl geldi öğrenmek istiyorum. Bu binaları satın alan kişilerin 1999 depremini ne kadar çabuk unuttuklarını anlamak ise gerçekten çok zor. Allah korusun ama tekrar deprem olduğunda ne yapacaksınız hiç düşündünüz mü? 2001 – 2002 yıllarında aldığınız dairelerinizin bulunduğu zeminlere dönemin belediyesinin 2 kat izin verdiğini 2 kattan daha fazla olduğunda risk taşıdığı için izin vermediğini ne çabuk unuttunuz ? 2 kat iken daha fazla kata izin veren yetkililere sormak istiyorum. 2 katlı binanın hemen yanına bu evler yapıldığında insanlar mağdur olur, görüntü kirliliğine sebep olur, şehir plancılığı bu şekilde olmamalı diye hiç düşünmediniz mi ? Ya da düşündünüz de başka şeyler daha mı ağır bastı. Öğrenmek istiyorum. Daha fazla para kazanmak adına yaptığınız çirkin beton yığınlarına bakıp ne büyük işler yaptık diyenlere ise bir şey sormak istiyorum. Z amanın kararlarına uygun ev yapanlardan biri siz olsaydınız ve hemen 6 metre ya da 8 metre ilerinize 6 katlı bir bina yapılsaydı ne hissederdiniz. Kendinize yapılmasını istemediğinizi başkasına neden yapıyorsunuz ? Daha fazla para için mi ?
    • Uğur 17 Haziran 2016 . 09:40

      Karacasu zaten altı śu
    • gizem31 Ekim 2010 . 02:19

      bir şehri planlamak bu kadar basit mi ya...bırakın evleri sadece sakarya ve 50.yıl ilköğretim okullarının sabah ve okul çıkışı trafiğine bir girin ...neler olmuş güzelim boluma......o an şehir plancıların kim oldugunu anlıyorsunuz ve bolu için hiç bir şey yapamamanız sızısını hissediyorsunuz....tabi biz koyunuz...bu yolları kapatamazsınız(kafanıza göre) diye tepkisiz kalırsak..labirent boluda dolaşmaya devam ederiz.....plan bilmeyen okul trafiğini bile hesaplamaktan aciz plan(cılara) selam ....devam edin biz hakediyoruzzzzzz.......... uyuyoruz nede olsa.....
    • Bolu'lu28 Ekim 2010 . 18:42

      Haberi okuyanlar arasında hukukçu olan varsa ne yapılabileceği hakkında detaylı bilgi verirse sevinirim. Hakkımızı nasıl arayabiliriz ?
    • Cengiz ÖYKE28 Ekim 2010 . 13:55

      Mehmetçikler geldi, çadır kurdular bize
      Aş, ekmek geldi başka ilden şehrimize
      Durmadı yine bağrışmalar, çağrışmalar, feryatlar…
      Allah rahmet eylesin, kayıp olan kardeşlerimize

      Üç beş aile bir çadırda oturduk
      Kardeş olup, koyun koyuna uyuduk
      Zengini, fakiri, hepimiz bir olduk
      Aynı kaptan karnımızı doyurduk

      Bir gün gelir evimize geçeriz
      Geçeriz de, ah ne günlerdi deriz
      Unuturuz bu günleri, yaşanan acıları
      Can vermek için, can pazarı binaların altında
      Yine, çürük  çürük gökdelenler dikeriz…

        Kasım 1999

      Cengiz ÖYKE

    • Cengiz ÖYKE28 Ekim 2010 . 13:42

      Deprem
      Titredi bir anda arz’ın en dibi
      Bir uğultu her yeri inletti
      Bağrışmalar, çağrışmalar, feryatlar…
      Sur mu bu ya Rab?  Yoksa kıyamet mi geldi

      Kaçışırken yedi katlı binanın altından
      Takıldı eşiğe ayağım, çıkamıyorum kapıdan
      Bağrışmalar, çağrışmalar, feryatlar…
      Sayamadım, kaç insan gelip geçti sırtımdan

      Nasılsa, doğruldu belim, kalktım ayağa
      Can havliyle bende fırladım, o karanlık sokağa
      Bağrışmalar, çağrışmalar, feryatlar…
      Şükür,  bende karıştım o şaşkın kalabalığa

      Hal pazarı çarşısına bir ateş yakıldı
      Zengini, fakiri etrafına toplandı
      Bağrışmalar, çağrışmalar, feryatlar…
      Sabahlara kadar Bolu’m beşik gibi sallandı

    • HÜSAMETTİN YILMAZABAK28 Ekim 2010 . 12:20

      3
      Planlama yapılırken plancıların sahaya çıkıp ellerine şehir haritalarını alıp hangi bölgelerde müstakil, hangi bölgelerde yüksek bina var bakacaklar , ona görede  müstakil binanın yanına yüksek kat,  yüksek katlı binanın yanına müstakil ruhsatı vermeyecekler. Müstakil yapmak isteyen kişide ona göre pahalı veya ucuz arsasını alacak ve ev yapacak. Böylelikle yanıma yüksek bina yapılır korkusuyla yan taraflarındaki arsaları almak için dünya kadar borca girmeyecek. Bilecek ki ;Belediyesi  şehir planlaması yaptı, evinin yanına yüksek bina yapılmayacak, rahat uyuyacak.
      Sayın Mimar ; yorumlarınızı yaparken bunlarıda dikkate alırsanız seviniriz.saygılarımla.
    • HÜSAMETTİN YILMAZABAK28 Ekim 2010 . 12:18

      2
      O evlerden birisi sizin olsaydı ne yapardınız, ne düşünürdünüz. Tabiki 15 mt olan yollarda 5 kata ,12 mt olan yerlerde  4 kata izin veriliyor.  Şehir planlamacılığı, mimarlık , mühendislik  masa başında oturmakla olmaz. Biraz sahaya inmek gerekiyor.
      Oturduğun yerden  şehir planlamacılık yapılırsa böyle olur işte. (devamı -3- de)
    • HÜSAMETTİN YILMAZABAK28 Ekim 2010 . 12:16

      -1-
      Bir mimar rumuzlu arkadaşa,
      5 katlı yere tek katlı bina ABEST durmuş derken; deprem sonunda çoğu yere bina yapılırken belediye tarafından sadece 1.5 kat ruhsatı veriliyordu. Bu sebeple buralara ve bunun gibi yerlere müstakil evler yapan kişiler 1, 1.5 ve 2 kat yapabildiler. Gönül isterdiki 3, 4, ve 5 kat yapsınlar ve kiracı alıp masraflarını cıkartsınlar. Ayrıca yüksek binalar daha yeni yeni yapılmaya başladığınıda siz bizlerden daha iyi bilirsiniz (mimarsınız ya). Bu sebepten dolayı yorumlarınızı yaparken evleri yapan kişilere değil, ilgili mevzuatı uygulatanlara serzenişde bulunun.  Kim ister müstakil evinin yanında hele hele güney cephesinde yüksek bina olmasını. DEVAMI DİĞER YAZIDA..
    • sezen28 Ekim 2010 . 10:50

      (3)Konunun adaletsizlik boyutuna gelince; Belediyeden kendi arsanız için imar durumu alıp incelemeniz ve şayet aynı imar haklarından yararlandırılmıyor iseniz, "emsal" göstererek dava açmanız mümkün olacaktır. Kişi, bazen, az katlı binalarda yaşamayı tercih etse de, teknoloji yardımı ile gerekli önlemleri alarak, sonraki nesillere, maddi olarak daha fazla imkan bırakmak isteyebilir. Bu da son derece rasyonel bir insan doğasıdır. Bolu'da tanınan bir ailenin evladı olduğum için, bir gün bir hemşerimin evladına bırakmak isteyeceği yegane arazide otopark, mezarlık, çöp alanı, vb. kamu hizmetleri ya da az katlı yapılaşma kararı almak durumunda kalırsam diye düşünerek mesleğimi memleketimde icra edemedim, zira depremden sonra da buna şükrettim.
    • sezen28 Ekim 2010 . 10:42

      (2)Ancak, yine meslektaşım belittiği gibi, imar planları yapılır, revize edilir, yeniden yapılır. Çünkü şehirler dinamiktirler ve planları da pek çok veriden etkilenir. En önemli girdilerden biri olan demografi(nüfusa ilişkin) ve bu sayının sosyal yapısı(ailede yaşayan fert sayısı, yaş ortalaması, vb.) şehirin dokusunu bütünüyle etkiler. Yani; eski nüfusun somut verileri ve yaşam şekli ile güncel olanın seçimleri, beklentileri ve yerel yönetimin/plancının sundukları kaçınılmaz olarak değişiklik gösterecektir. Bu konunun tek bir boyutudur ki; şehir planlaması çok disiplinli bir daldır. Yeni nüfusa yerleşmesi için yeni araziler geliştirmek "spekülasyon" olacağı için asıl "rant"ın konusudur.
    • Cengiz ÖYKE28 Ekim 2010 . 10:06

      1999 yılında dünyanın en şiddetli iki depremini yaşadık.Özellikle 12 kasım depreminde kırkbeş gün kriz masasında görev yaptım. Mağduriyetin ne olduğunu benden iyi kimse bilemez. İki metre naylon için birbiriyle yaka paça dövüş eden insanlar gördüm. Günlerce aylarca sokaklarda titreye titreye çadırlarda uyuduk, haftalarca banyo yapamadık, Bitlendik, Hep sıcacık bir evin özlemini çektik. En kötü huyumuzda bu günleri ne çabuk unuttuk.Allah o günleri bir daha göstermesin. Yetkililerin savunması hazır. Kardeşim japonyada insanlar  gökdelenlerde yaşıyor. Bizde sağlam bina yapıyoruz.Peki zemini ne olacak . Ev alırken, kendinizide bir kenara bırakıp, bir beton yığının altında can çekişen çocuğunuzu hayal edin. Belki o zaman harekete geçersiniz.  
    • Bolu'lu27 Ekim 2010 . 23:37

      sayın mimar ya okuduğunuzu anlamıyorsunuz yada işinize gelmiyor. Sorun 5 kat 2 kat değil. Şehrin belirli alanlarına aynı kat binalar yapılması, bunun içinde yapılan şehir plancılığına uyulması. Şehir planının rant uğruna kişilere göre değiştirilmemesi. Fotograflara baktığınızdaki görüntü bir mimar olarak sizi rahatsız etmiyormu ? Başka illere yada yurt dşına gittiğinizde şehir planlcılığını hiçmi görmüyorsunuz. 2 katlı binalar 2000 yılındaki yerel yönetimin aldığı karara göre yapıldı, 6 katlı binalar ise 2008 de. İnşallah şehir plancılığı için sizin gibi düşünenlerin fikirlerini ciddiye  almıyorlardır. Bu işi gerçekten önemseyen , duyarlı kişilere ihtiyaç var  görünüyor.
    • BİR MİMAR27 Ekim 2010 . 23:11

      YOLA BAKARSANIZ GENİŞ DOLAYISIYLA 5 KATLI YAPILAŞMAYA UYGUN BU FOTOLARDA CADDE YAPILANMASINI TMAMLAMAMIŞ O CADDENİN İKİ TARAFINA DUBLEKS Mİ YAPILMALI BÜTÜN EVLER 2 KATLI OLSA MALİYETLER VE ŞEHİRDEKİ DOLULUK NE OLUR BURADA 5 KATLI BİNA DEYİL 5 KATLI YAPILAŞMANIN MÜMKÜN OLDUĞU YERE AZ KATLI BİNA ABES DURMUŞ BOLUDA BİNALAR HESAPLANIYOR DEPREM YÖNETMELİĞİNE GÖRE YAPILIYOR ZEMİNİN KÖTÜ OLDUĞU YERDE ZEMİN ETÜD VE MÜHENDİSLERİMİZZ GEREKLİ UYARILARI YAPIYOR HİÇBİR MÜHENDİST KENDİNİ RİZKE ATMAZ HESAPLAMALAR YAPILIYOR DEPREMDEN KORKANLAR EHİLİNDEN BİNA ALSIN BİLİYORSUNUZ MÜTEAHHİTLİK HİZMETİNİ HERKES YAPIYOR MÜHENDİS PİDECİ AÇAMIYOR AMA PİDECİ MÜTEAHHİT OLUYOR NE DEYİM
    • şehir plancısı27 Ekim 2010 . 13:00

      öncelikle bende bir boluluyum. imar planları fiziki sosyal denografik doğal yapı zemin yerleşilebilirlik analizleri gibi birçok ayrıntılı çalışma sonucu hazırlanan kapsamlı bir çalışmadır. jeoleojik etüt çalışmalarıda bunun bir parçasıdır. alınan kararlardan ziyade hazırlanan planın yeterliliğini sorgulamak daha doğru bence. boluda uygulanan imar planının ne zaman yapıldığını bilmiyorum. ama planda birçok değişiklik yapıldığı uygulamalardan anlaşılıyor. binalar yapılırken gerekli tedbirleri almak aldırmak yerel yönetimin elinde. balık baştan kokar deyimi durumu açıklar sanırım.bence geç olmadan imar planı revize edilmeli ve çok kapsamlı bir çalışma sonucu hazırlanmalı ve BUNA BAĞLI KALINARAK SIKI BİR ŞEKLİDE UYGULANMALI.  
    • Bolu'lu27 Ekim 2010 . 10:50

      sayın şehir plancısı, burada önemli olan alınan kararların devamlılığı değilmidir. Yeni gelen her yönetim , kendi bilgisine yada çevresindeki insanlrın yönlendirmesine göre şehir plancılığına yön verirse sonuç ortada. Bu işi iyi bilen üniversitelerden yada kişilerden destek alıyormusnuz? İnşaat yapma teknolijine göre Boluda kaç tane zemine uygun bina yapıldığı biliyormusunuz. Zemin ne çıkarsa çıksın aynı plan aynı metod evler yapılmaya devam ediyor. Zemin bozuk çıktı diye kazık temel atan kimseyi ne gördüm nede duydum. Bir Bolulu olarak üzülerek söylüyorum Bolu şehir plancılığından sınıfta kalmıştır ve olan vatandaşa olmuştur. Şehir plancılığı için yanlış işler yapanlar bundan ne kadar etkileniyor bilmiyorum ama plan önlerinde olduğu için..
    • şehir plancısı27 Ekim 2010 . 10:20

      sorduğunuz soruların cevabı yazımın sonunda var. anlatmak istediğim bolu 1/1000 ökçekli uygulama imar planının depremden önce veya sonra bütüncül bir mantıkla ele alınmadığı ve planlama analizleri olmadan yama mantığı ile parçacıl olarak yapıldığıdır. bunu sonucu olarak da böyle göntülerin ortaya çıkması normal. yapılara ilişkin çekme mesafeleri binaların uzaklığı yan bahçe mesafesi kanunlarda ve yinetmeliklerde açıklanmıştır. bina kat yüksekliği arttıkça parsel büyüklüğü binalar arası mesafe yeşil alan miktarı yol genişliği v.s. artması gerekir. nüfusa göre sosyal donatı alanı ayrılması gerekir. ama yerel yönetimler buna çok fazla dikkat etmiyorlar. yada sadece bolu da böle. bilmiyorum... bolu daha yaşanabilir olmayı hakediyor.
    • Modakent27 Ekim 2010 . 09:30

      Odaklanılan öncelikli konu 5 katlı binanın deprem dayanıklılığını sorgulamak değil, yıllarca birikimlerini müstakil bahçeli  evde oturacağım düşüncesi ile arkada görünen şirin iki katlı evlerine yatırmış olan insanların verandalarının 5 metre ötesine yüzlerce aile ile dipdibe olmasına sebep olan yüksek binalara yakınlığına duyduğu tepkidir, sorumlulara  atılan çığlıktır. Bu tepkiye sebep olan konu 2000 yılında bölgede 2 katlı yapılara bile inşaat izni verilmezken 10 yıl sonra değişen mantığın sorgulanmasıdır.( 10 yıl öncede dünyada bina dayanıklılığı konusu, teknoloji bu kadar gelişmişti. (Site sakinleride bahsettiniz inşaat teknoloji vb. alanlarda konularına oldukça vakıf insanlardan oluşuyor.)
    • şehir plancısı27 Ekim 2010 . 08:59

      evet... görüntünün her ne kadar hoş olmadığını düşünsek de şehir plancılığı bu değil. Bu işi yapan biri olarak sessiz kalamadım bu konuya ve yazmak istedim. bakış açısını depreme odaklamışsınız. kat yüksekliklerinden şikayetçisiniz. ama az katlı bina yapmak deprem tedbiri değildir. sadece korkudur bu. teknolojinin, inşaat endüstrisinin geliştiği bir dünyada bu kadar imkana sahipken bir çok statik ve mimari yöntem kullanarak yüksek katlı fakat sağlam binalar yapmak mümkün. fakat planlama konusunda bolu şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından pek iç açıcı bir durumda değil. bunun nedeni de zannediyorum gelecek için bütüncül planlamadan ziyade parça parça ve kısa vadeli ihtiyaçlara göre yapılmış  şehir planı olsa gerek.
    • Modakent27 Ekim 2010 . 08:49

      Haberi hazırlayanı takdir ettim. Gerek 5 katlı konutları etraf çok yeşil olacak, sosyal yaşam alanları olacak mantığı ile alıp kandırılanlar için , gerek yıllarca etrafın hem fiziki hem de görünti kirliliği için ses çıkarmayan kuzu gibi site sakinleri  sonunda bir çığlık atmış, ancak ne yazıkki  iş işten geçmiş. Birileri gece gündüz, yağmur çamur demeden habire temel kazıyor. Yakında fener  ile çalışıp gece kat çıkmaya devam edecekler.Başlangıçtaki projeye sadık kalmayıp, yük yolda dizilir, klasik Türk mantığı ile  2-3 yıl sonra başlangıçtaki projeyi değiştirerek insanları mağdur eden, daha çok para kazanma heveslilerini, bunları düşünmeyip daha proje aşamasında evleri kapışan herkesi düşünmeye davet ediyorum.
    • Recayi ÇAĞLAR27 Ekim 2010 . 07:16

      1944 nasıl unutuldu ise, 1999 da öyle unutuldu.Binalar insanı öldürmüyor ama, Usulüne uygu olmayan yapı teknikleri, uygun olmayan zeminlerdeki yapılanmalar depremlerde istenmeyen sonuçlar doğuruyor. Uygun zeminler demişken, Bolumuzun hangi alanları yapılaşmaya uygun? Bunu yetkililerimiz bizlerle paylaşsa artık demenin zamanı geldi geçiyor. Burada yanlış kararı verenlerin çocukları da yaşıyacak. Ona göre düşünmelerinde fayda olacağının kanaatindeyim. Sadece Karaçayır Mahallesi mi uygun olmayan zemin acaba?
    • yılmaz26 Ekim 2010 . 23:40

      haber için tebrikler.Bolu giderek kirlenmekte.görüntü,çevre kirliliği vs.ne kadar yol çevresine o kadar bina.Bolu ovası diye birşey kalmadı.Görmek isteyen Gölcüğün üzerinden boluya bir baksın.Bina yapılacaksa da dağ eteklerine yükseklere yapılmalı.Karaçayır gibi yerlere bina dikmek,suyun içine oturtmak ne kadar mantıklıdır...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Dün, dünle beraber gitti cancağızım; bugün yeni şeyler söylemek ( yapmak ) lazım.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi