BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Büyükanıt'tan Tanju Özcan'a tokat gibi yanıtlar

Büyükanıt'tan Tanju Özcan'a tokat gibi yanıtlar
    19 Nisan 2013
    Büyükanıt'tan Tanju Özcan'a tokat gibi yanıtlar

           Büyükanıt'ın "Sen her kulağına fısıldananı Meclis'te mi konuşuyorsun" dediği Tanju Özcan'ı, Gazetemiz Sahibi Kamuran Alagözoğlu'da 2011 Yılı'nda uyararak; "Her davulun önünde oynamaya kalkma !" demişti.  
           Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyakanıt, kendisi için "Ergenekon'un gizli tanığı" iddiasında bulunan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan'a öfkesi dinmek bilmiyor. Büyükanıt, katıldığı bir televizyonda programında, Özcan'ın iddiaları üzerine tansiyonunun fırladığını açıkladı ve ekledi: "Gizli tanık ne demek? Ben Şemdin Sakık mıyım gizli tanık olacağım? Dokunulmazlık zırhına bürünerek bir milletvekilinin bir vatandaşa hakaret etmeye hakkı yok. Çıkıp şerefiyle, 'Bana bunu falanca dedi' desin. Ben de hesabımı o kişiyle göreyim. Ama adres göstermeden, 'Kulağıma fısıldadılar' diyor. Ne demek kulağa fısıldamak? Sen kulağına her fısıldananı çıkıp Meclis'te dile mi getiriyorsun?"


          Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyakanıt, CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan'ın kendisi hakkında ortaya attığı, "Ergenekon'un gizli tanığı" iddialarına katıldığı bir televizyon programında bir kez daha cevap verdi.
     
           Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan demeçlerinde Özcan'a ateş püsküren Büyükanıt'ın öfkesinin geçmediği gözlendi.
           

           Bolu milletvekiliymiş. Genç bir adam. Ben diyorum ki, bu yalan ve iftira. O ise, 'Kulağıma fısıldadılar' diyor.
           BEA TV'de önceki gün akşam yayınlanan Kırmızı Çizgi programına katılan Büyükanıt, "Ana muhalefet partisinin bir milletvekili geçenlerde meclisin kürsüsüne çıktı. Yemin etmiş orada. 'Birisi kulağıma fısıldadı Yaşar Büyükanıt Ergenekon Davası'nda gizli tanıkmış' diyor. Bunu söyleyen milletvekili. Bir tekzip yayınladım onu bile tenkit ediyorlar. O milletvekilini ne tanırım, ne ederim. Bolu milletvekiliymiş. Genç bir adam. Ben diyorum ki, bu yalan ve iftira. O ise, 'Kulağıma fısıldadılar' diyor. Ve bunu genelkurmay başkanlığı yapmış bir insan için Meclis kürsüsüne çıkıp 'Gizli tanık' diyor" dedi.
     
           Ben Şemdin Sakık mıyım ya gizli tanık olacağım? Böyle bir şey söylenebilir mi?"
           Büyükanıt, "Türkiye'de siyaset maalesef bu boyutlarda. O meclis, Türkiye Cumhuriyeti'nin meclisi. Oraya kalkmışın yemin etmişsin sen. Ben bildiride de söyledim. Balyoz Davası'nda mahkeme beni tanıklığa çağırdı. Hukuk bu, mahkeme davet ederse gideceksiniz. Salonda 350 kişi vardı, hepsinin karşısına çıktım. Sanıklar, avukatları, mahkeme heyeti... 2 saat aşağı yukarı ifade verdim. Bu benim vatandaşlık görevim. Gizli ne demek? Ben Şemdin Sakık mıyım ya gizli tanık olacağım? Böyle bir şey söylenebilir mi? 
         

           Çık de ki şerefli ol 'Bana şu falanca şunu dedi de' tamam. Ben hesabımı o kişiyle göreyim. 'Kulağıma fısıldadı' diyor.
           Şunun için söylüyorum; siyasetin geldiği seviyeyi göstermek için. O partinin içinde benim bir sürü tanıdıklarım var. Bir tanesinden bir laf çıksın ya, 'Sen ne diyorsun?' desin, ben ne tekzip gönderirim ne bir şey. Ama benimle çalışan insanlar var bugün birçoğu içerde. Sen nasıl bana gizli tanık diye... Bu yalan ve iftira değil mi? Buna kimsenin hakkı yok. Ben vatandaşım. Milletvekili olması bir vatandaşa hakaret etmek için o korunmazlık zırhına bürünerek hakkı yok. Hakkı yok böyle bir şeye. Nerden çıkardın sen bunu. Çık de ki şerefli ol 'Bana şu falanca şunu dedi de' tamam. Ben hesabımı o kişiyle göreyim. 'Kulağıma fısıldadı' diyor. Ne demek kulağa fısıldamak? Sen kulağına her fısıldayanı meclise çıkıp dile mi getiriyorsun? Ben de desem ki kulağıma birisi fısıldadı sen şöyle şöyle dese ne olacak? Gerçi o terbiyesizliği yapmam, yakışmaz. Kimseyle kavga etmeyi de istemem. 5 senedir emekliyim. Kendi hayatımı yaşıyorum. Ben belli bir yaşa gelmiş insanım. O sabahleyin haberi aldığımda tansiyonum fırladı gitti. Böyle bir şey olur mu?" diye konuştu.
     
           Siyasetçiler seviyeli olmalı ve doğruları söylemeli
           Siyaset seviyeli olması gerektiğini ve siyasetçilerin doğruları söylemesi gerektiğini belirten Büyükanıt, kendisine yönelik iddianın yargıya hakaret olduğunu da dile getirdi. "Beni üzen kendimi savunmak zorunda kalmam" diyen Büyükanıt, "Balyoz Davası'na giderken damadımda yanımda geldi. Çünkü çok gergindim. Çok sakin bir insan. O gün ifadem bittikten sonra dışarı çıktığımda bırakın kendimi damadım bile sapsarıydı. İki gün ağzından laf alamadım. Neden? Kalkıp sual soruyorlar. Hatta hakim dedi ki 'Her suale cevap vermek zorunda değilsiniz' Ben dedim ki 'Verebildiğim her soruya cevap veririm. Nitekim hiçbir suali de cevapsız bırakmadım. Ama her kalkan benim emrimde çalışmış insanlar. Selamı veriyor, sualini soruyor terbiye dahilinde. Hepsi 'Sayın komutanım, hoşgeldiniz' bu büyük bir olay. Senelerce ya beraber çalıştık, ya emrimde çalıştı. Ama terbiyesini bozan, davranışını bozan bir kişi çıkmadı" ifadelerini kullandı.
     
          "Kimse beni methetsin demiyorum ama hakaret etmesin" 
           "Kimse beni methetsin demiyorum ama hakaret etmesin" diyen Büyükanıt sözlerini şöyle tamamladı: "Ben hayatım boyunca hiçbir astıma hakaret etmedim. Hepsi beni tanır. Bana çay getiren garson dahi ben ona saygı duyarım, o görevini yapıyor. Hatta ben diyordum ki, bu dünya bir tiyatro. Herkese bir rol biçilmiş. Kimi kral olmuş, kimisi kapıcı olmuş, kimisi asker olmuş. Peki, tiyatro bitince ne oluyor hepsi gitti" diye konuştu.

          

          27.12.2011'de Kamuran Alagözoğlu yazmıştı;        

           Her davulun önünde oynamaya kalkarsa...! 
      
         Tanju Özcan milletvekili seçildiği ilk gün yaptığı açıklamada; "Partimin değil, halkın milletvekili olacağım" diye söz vermişti.
         Yerli yersiz ikidebir kendisini kürsülerde görmeye başlayınca, bir şeyler yapıyor sandık.
         Yanılmışız.
         Tanju Özcan halka bu sözü vereli, aradan daha henüz bir yıl geçmedi. Özcan dün söylediklerini çoktan unuttu. Meclisin plan ve bütçe görüşmelerinde milletvekilleri maaşlarına % 70 oranında zam yapılmasını öngören yasa değişikliği önergesinde başı çekerek, kıyak maaş zammı yasasını jet hızıyla meclisten geçirdi.
    CHP'nin içini karıştıran bu olay, ülke çapında üç günden bu yana gündemden düşmüyor.
         Tanju Özcan'ın adı, bu kıyak zamlara en başta imza koyan 'Halkçı' geçinen bir milletvekili olarak iyi anılmıyor!
         Suçu başkalarının üzerine atmak için çaba sarf ederken, iyice batıyor.

         Tanju Özcan'a bu konuda en iyi cevabı kendi partisinin grup başkanvekili Akif Hamzaçebi verdi; Siyaset söylediklerinin ve yaptıklarının arkasında durmayı gerektirir" diyerek, kendisini partiden ve kamuoyundan özür dilemeye davet etti.
    Hamzaçebi açıklamasında Tanju Özcan'a karşı çok sert bir üslup kullanarak;
          "Sayın Tanju Özcan bugün birkaç gazetede benim ismimi vermek suretiyle Hamzaçebi imzala dedi, imzaladım şeklinde bir beyanda bulunmuştur. Şunu ifade edeyim ki siyaset dürüstlük ister, siyaset söylediklerinin ve yaptıklarının arkasında durmayı gerektirir. Bir kimse eğer bir konuda yanlış yaptığını düşünüyorsa, yapılması gereken bu yanlışın sorumluluğuna başkalarını ortak etmek değil, bu yanlış nedeniyle çıkıp açıkça partiden ve kamuoyundan özür dilemektir" dedi.
          Hamzaçebi konuya daha da açıklık getirerek;
          "Tanju Özcan'ın Cumartesi akşam saatlerinde kendisini aradığına işaret eden Hamzaçebi, "Bana sizin imzala dediğiniz için imzaladığını söyledi tekrar. Kendisine hayır dedim. Ben size emekli maaşına zam getiren önergeyi imzalamamanız gerektiğini söyledim. Onun üzerine bana verdiği cevap ilginç. Bana verdiği cevap şu; Bana bir AKP Grup Başkanvekili bir CHP'li ile görüştüğünü söyleyerek imzalamamı istedi. Ben de onun üzerine imzaladım dedim. Bu diyaloğu kendisi bana aktarmıştır" dedi.
         Hamzaçebi bu açıklamaları ile Tanju Özcan'a bu dakikadan itibaren yapması gerekenleri çok net bir dille ifade etti. Sonuçta özür dilemesini bilmek de bir erdemdir.
         Haberin ilk yayınlandığı günden itibaren okurlarımız yazdıkları mesajlarla Tanju Özcan'ı adeta bombardımana tuttular. Okurlarımızdan gelen mesajların hemen hemen tamamı, Hamzaçebi'nin açıklamasında kendisine verdiği nasihatla birebir örtüşürcesine idi. Hemen herkes haklı olarak Tanju Özcan'dan dürüst olmasını ve çıkıp kamuoyundan özür dilemesini bekliyor.
          Bir insanın kendi kendine yaptığını kimse yapamaz demişler. Alaaddin Yılmaz, kendisinden zerre kadar hazetmediği (Sebenli şivesiyle) Tanju Özcan'la kırk uğraşsa bu kadar zarar veremezdi. Umarım bu olay Tanju Özcan'a güzel bir ders olmuştur. Bundan sonra her davulun önünde oynamaya kalkmaz inşallah. 


     

    • BİRİSİ20 Nisan 2013 . 05:19

        Tuncelinin gururu Kamer Genç....Bolu şubesi Tanju Özcan.Her ikisinide aklı selim olan herkes iyi tanır.Fazla yoruma gerek yok.Tunceli
      nin en akıllısı Kamer Gençse vayyyyyyyyyy Bolumuzun haline....
    • T.C.bahtiyar kandemir19 Nisan 2013 . 13:37

      Atatürk " Bir ülkeyi ele geçirmek için önce baş komutanının burnunu kıracaksınız!" demiştir. Hilmi Özkök ile bu komutanımızın burnu kırıldı ki ülkemiz açılımcılara, Haburculara, barzaniye kırmızı halı sericilerine, akillere bırakıldı! Şimdikinde burun bile bırakmadılar!
    • Boşver19 Nisan 2013 . 13:29

      Bu mu tokat gibi yanıt. Kıvırtma. Gerçekten aynı dönem o kadar silah arkadaşı içerdeyken Büyükanıt nasıl oluyor da ayrı değerlendiriliyor. Hani emir-komuta. Bu kadar oyun, Genelkurmay başkanın haberi olmadan olabilir mi? Ya davalar sallama, yada bu işte başka bir iş var!
    • cafer ERSÖZ19 Nisan 2013 . 11:16

      Bu ülke 17 yaşındayken yaşı büyütülüp katledilen Erdal eren'i de gördü. Hayatının baharında katledilen o masum çocuklar bile daha önlerinde koca bir ömür varken geri adım atmadan düşüncelerini mertçe savundular. Ama yaşar bey gelmiş 80 yaşına hala korku, hala geri vites. ben utandım, acaba kendisi ne hissetti? Ama unutmayın bugünler geçer zaman herşeyi ortaya koyar, işte o zaman yaşar Büyükanıt'ın ismi nereye yazılır acaba..
    • Hamit Taşlı19 Nisan 2013 . 10:32

      Peki hangi konuda konuşmuşlar söylemiş mi Büyükanıt?.
      Not: Kimse Devlet sırrı filan diye laf etmesin,Bülent Arınç için hayali suikast iddiasıyla bu ülkenini kozmik odalarına girilip ülkenin en mahrem sırları sokaklara döküldü unuttunuz mu yoksa.
    • DOST 19 Nisan 2013 . 10:20

      SİYASETÇİ MIŞLI LAFLARI DOĞRU KABUL EDİP KONUŞURSA,KENDİNE VE SİYASET KURUMUNA ZARAR VERİR.TANJU BEY İÇİN NORMAL OLABİLİR AMA DOĞRUSU YAPILMALIDIR.
    • GOCA BOLULU19 Nisan 2013 . 10:12

      Yaşar Büyükanıt ne kadar haklı olursa olsun Başbakanla yaptığı Dolmabahçe görüşmesi ifşa olmadıkça, Ergenekon, Balyoz adı ne olursa olsun silah-mesai arkadaşları içeride ve yargılanırken kendisi dışardayken zan altında kalmaktan kurtulamaz...
    • gerçek chpli19 Nisan 2013 . 10:11

      Biz değilmiydik insanların suçu kanıtlandıktan sonra suçlanması gerektiğini söyleyen ve akpden sonra şimdi suç atılıp suçsuzluğunu kanıtlaması isteniyor diyen.Bi avukat nasıl olur Büyükanıda elinde kanıt olmadan suç atar da suçsuzluğunu kanıtlamasını ister? Bu kadar kolaymı CHPli olmak?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi