BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Sana mı kaldı angut!...

Sana mı kaldı angut!...
    11 Nisan 2013
    Sana mı kaldı angut!...

     

    İtiraf ediyorum; çaktırmadan baktım, hem de iyicene...

    Güzelliği bir başka,

    Duruşu bir başka,

    Gidişi bir başka...

    Nefis bu birader ölmüyor işte, yirmisinde de aynı ellisinde de...

    İnsanın içini titretiyor , "keşke benim olsa" diyor insan.

    Kafamdan geçenleri yanımda bulunan Galip Hoca ile paylaşıyorum,

    Cevap; "Hocam yaşınla doğru orantılı değil, bu biraz genç işi..."

    Bozuluyorum...

    Hoca'ya kızıyorum ama biraz da seviniyorum hiç olmazsa dalkavukluk yapıp, "yakışır Hocam" deyip beni gaza getirtmiyor.

    Her neyse benim sahip olamayacağım, sahip olsam bile bana yakıştırılamayacak olan güzel Mercedes, salına salına geçti yanımızdan...

    Ve eski ismi Oba Cafe olan yerin sağ kısmında durdu.

    Siyah filmlerle kapatılmış olan güzel Mercedes'in ön camı açıldı ve

    "Ben bu Belediyenin..."

    Adam okumaya başladı ve arabanın kalitesi ile kullananın kalitesizliği kabak gibi ortaya çıktı.

    Plaka 81... Biraz da bunun etkisiyle mi ne, "Niye hakaret ediyorsun?" dedim.

    Demez olaydım. Güzelim arabanın içinden iri kıyım üç kişi daha çıktı ve aracı kullanandan okkalı bir cevap geldi.

    —Belediyenin avukatı mısın lan Angut!

    Önce ortalık kalabalıklaştı; Canım şehrimin canım insanları yanımdaydı,

    Tansiyon yükseldi ortalık tenhalaştı; Canım şehrimin canım insanları bir anda kayboldu.

    Birkaç kişi, "ayıp oluyor" diyerek araya girdi ve ortalık sakinleşti.

    Sordum;

    —Arkadaşım ne gerek var hakarete?

    —Efendi! Üç sokağa da girdim yol kapalı. Nasıl çıkacağım bir yol göstersene

    —Girdiğin yerden çık.

    —Öyle yaptım, oraya da kilitli taş yıkmak için kamyon çekmişler çıkamıyorum.

    Adamı Mercedes'i ile beraber zor zahmet çıkardık.

    Ve Galip Hoca'yla beraber Migros'un orada baş başa kaldık.

    Giderken kendi kendime sordum. " Hiçbir şey kötü olsun diye yapılmaz, ancak bir işin kötü olması içinde bu kadar sorumsuz olunmaz."

    Ne olur be birader, girilmez levhası koysan, alternatif olarak konulan yolu kamyon ile tıkamasan,

    Yaptığın döşeme işini de iyi yapsan, döşeme işini başkalarına bırakmasan...

    Valla gökten üç elma düştü;

    Biri; benim gibi belediyenin gönül avukatlığına soyunan ANGUT'a...

    Biri; tepkisini hakaret ederek gösteren GOCAOĞLAN'a...

    Biri; iki üç sokağın planlamasını yapamayan ve beni GOCAOĞLAN'la karşı karşıya getiren ve de belediyeye küfür ettiren HIYAR'a...

                                                            10.04.2013

                                                      Muharrem Demirel

    • Mustafa Sarı11 Nisan 2013 . 17:11

      Muharrem hoca yazını “ Hiçbir şey kötü olsun diye yapılmaz, ancak bir işin kötü olması içinde bu kadar sorumsuz olunmaz.”ifadeleri ile özetlemişsin.İşin doğrusu yapılan hizmetleri doğru dürüst denetlemeyen birimlerdir.Güzelleşelim derken sorumsuz çalışanlar yüzünden işler çirkinleşiyor.Yazında mükemmel vurmadan ,kırmadan,yalamadan yazılabilecek mükemmel bir yazı seni ayrıca kutluyorum.
    • Metin ERCAN11 Nisan 2013 . 12:45

      Hocam her zamanki gibi yine şahane bir yazı, tabii bundan ders çıkarıp adam gibi planlama yaparak millete eziyet çektirmeden iş yapabilme becerisine sahip sözüm meclisten dışarı HIYAR'lar anlarlar.. bu kadar rezil bir çalışma olamaz, yıllardır Aliağada oturdum belediyeciliği lütfen gidip öğrensinler, hiçbir vatandaş rahatsız edilmeden sokak sokak , cadde cadde nasıl çalışılır görsünler.bir yılda tüm doğalgaz ve elektrik yeraltına döşendi ve hiçbir vatandaş rahatsız edilmedi çünkü planlama var belediye kontrol ekipleri sürekli firmanın başında, burda maşallah müteahhitler iş sahibi istediği yeri kazıyor, kafasına göre yol kapatıyor hiç bir önlem almadan, suçlu kim belediye niye çünkü işveren o, müteahhitin insafına bırakmıyor vatandaşı.
    • Engin ÇETİN11 Nisan 2013 . 12:14

      Bolu Şehir Planlamasına bakıyorum da 5 yaşındaki yeğenimin logo ve oyuncak arabalarla kendisine halı üzerinde yaptığı şehir daha düzenli. Bunlar bizim iyi günlerimiz,eşiniz aradığında artık şu cümleyi de kuracağız hanım siz yemeğe başlayın, trafik felç ben 3 saate anca gelirim. Bakın Bunu En Kısa Zamanda Kullanacağız,Engin Kardeşim Demişti Dersiniz.
    • Engin ÇETİN11 Nisan 2013 . 11:59

      yaşanmışlıklardan ders alınmalı ve adam olanda bunu almalı ama maalesef adam yok.
    • AYŞE11 Nisan 2013 . 10:59

      ADLİYENİN ORADAKİ KALDIRIMLAR GÜZEL DÖŞENMEDİĞİ İÇİN BAZI YERLERİ ÇÖKMÜŞ YÜRÜMEK İÇİN AKROBASİ YAPMAK GEREKİYOR .
    • Talat Koçak11 Nisan 2013 . 09:49

      Bolu'ya sahip çıkan herkese sonsuz teşekkürler. Bolu Belediyesi yol ve kaldırım konusunda çok yetersiz işler yapıyor. Yapılan işlerin kalitesi ve işçiliği son derece düşük. Halkın parası boşa harcanıyor. Nitekim kısa süre sonra yol ve kaldırımlarda çökmeler, kırılmalar oluyor. İlimizdeki herkesin bu konuda hesap sorması gerekir. Lütfen kamu kaynağına hep beraber sahip çıkalım, yanlış yapandan hesap sormasını bilelim.
    • ihsan çınar11 Nisan 2013 . 09:25

      Muharrem Hoca bir şeyler yapılsın yapılsın ama insanlara gevur eziyeti çektirilmeden. Adam sövmekte haklı bende her gün sövüyorum. Değil arabayla girmek yaya girmek mümkün olmayan yollar sokaklar var. Ne olurdu bunu sırayla yapsaydı ne olurdu zaten şehirden başka herşeye benzeyen boluyu bu kadar karıştırmasaydı. Haa birde ortaya ne çıkacağı daha  belli değil. Umarım haklı çıkarsın hoca benim pek umudum yok. Savunacağın yada arka çıkacağın adam önce adam olacak.
    • S.A11 Nisan 2013 . 02:15

      Çok umutla şekillenecek boluyu takip ediyoruz. Ama görülen projeler yapılan işçilikler o kadar berbat ki, Perşembenin gelişi çarşambadan belli aslında.Acemiliktir bu,halkı hiçe saymaktır bu aslında.Bolu ili gelişirken şehircilik anlamında gerileşen bir oldu. Mümkünse araçla çarşıya çıkmayın.
    • Taşradan Birisi10 Nisan 2013 . 22:45

      Değerli dostum,
      Yazılarını takip ediyor ve seni kutluyorum.Yazında çok güzel İRONİ yapmışsın,anlayabilene.İnsana laf birkere söylenir.Aptala ise defalarca.Bir çok kişi Boluya giren çıkamıyor diye yazdı.Ne çare ki tedbir alan yok.Her yerede Belediye Başkanı sayın Alaattin YILMAZ bey koşacak değil ya.Şehir planlamacıları,destek hizmetleri,karayolları ne iş yapar anlamak mümkün değil.Geçtiğimiz günlerde bende Bolu'ya geldim.Allah seni inandırsın Bolu'lu olarak şehrin cadde ve sokaklarını çok iyi bildiğimi zannediyordum. Malesef ben Bolu'yu hiç bilmiyormuşum.O güzelim şehrin eğri büğrü dar sokaklarından,bazende sorarak D 100 yoluna çıkabildim.Durum böyle arkadaşım.Ümitliyim.Bolu güzel bir şehir olacak.Biraz sabır gerekiyor.Sağlıcakla kal.
    • Bolulu10 Nisan 2013 . 20:26

        Muharrem hocam bütün kabahat cümlenin sonundaki hıyarda olsa gerek. Hıyar hıyar değilki GDO lu sanırım....
    • Kemal Kaçmaz10 Nisan 2013 . 20:25

      Muharrem hocam yemin ederim kelimelere takla attırıyorsun.Günümüzün Nasrettin Hocası desem yerinde olur.İncitmeden ders veren yazın mükemmel olmuş seni kutluyorum.
    • dinazorlar10 Nisan 2013 . 18:41

      dinozorlarla gocaoğlanlara kaldı memleket sokağa özellikle trafikte her an bela hazır.bişey demsen işiyorsun.desen çok şey göze alman lazım kurtarmıyor sabır ne güzel şey hocam

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi