BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Bolu uyanıyor mu?

    20 Ekim 2008

    İnternet gazetemizin mesaj defterine son zamanlarda yazılanlara bakarak umutlanıyoruz. Yıllardır, tepkisizliğinden yakındığımız Bolu halkının, adeta silkelenerek yavaş yavaş uyanmaya ve kendi meselelerine sahip çıkmaya başladığını görüyoruz.

    İşte bizi böyle olumlu düşüncelere sevk ederek heyecanlandıran, Bolunusesi'ne Bolulularca sahip çıkıldığını görerek gururlandıran ve tek takıntısı Bolu olan gazetemiz ailesini yüreklendiren mesajlardan bazı örnekler;

    "Mesaj no: 14360 15.10.2008 Necmettin Açıkalın

    Bolu Ziraat Odası Başkanı konuşmuş, tavuk gübresi koksa ne olur demiş. Tam bir bilgisizlik örneği. Başkan, koku sadece burnunda hissettiğin hoş olmayan durum değildir. O havanın içinde bakteri, virüs ve mantar vardır ve koku etkeni de onlardır. Yani toplum tümüyle ağız ve burun yoluyla enfeksiyon bombardımanına maruz bırakılmaktadır. Bu durumda halkımız tümüyle hastalık etkenleriyle bulaşmış havayı soluma zorunda bırakılmaktadır. Bunu da kabul ettiğini söylüyorsan sana söyleyecek bir sözüm yok."

    "Mesaj no: 14362 Tavukçulara Yağ Yakmak 16.10.2008

    Ziraat odası başkanı tavuk gübresi koksa ne olur derse vay bizim Bolu'nun haline... Senede toplam 2 ay kokuyormuş... Demekki kendisi alışkın bu kokuya... Değil iki ay, senede bir gün bile koksa, bu durum güzel Bolu'muzun mantalitesine aykırıdır... Ayrıca bu talihsiz beyanat, tavukçulara büyük ferahlık veren bir açıklamadır... Tavuk patronlarının bıyık altından buna güldüklerini hissediyorum... Öyle değil mi, koskoca ziraat odası başkanı bunları derse, diğerleri ne yapmaz?.. Mevcut geri dönüşüm projeleri varsa da bunları rafa kaldırmak için çok güzel bir bahane... Bu konuda Tarım İl Müdürlüğü'nün, Belediye'nin, Valiliğin devreye girmesi lazım iken, hala daha tavukçulara yağ olsun diye susmaları, kapatılması çoktan gerekli olmuş tesisleri yapacağız, edeceğiz oyunlarıyla Bolu halkının kandırılması, affedilecek bir durum değil doğrusu... Bir mesaj sahibi açıkça yazmış... Koku demek mikrop demek, virüs demek... Tavukçular kümeslerini yaparken başka kümeslere uzak olmasına azami özen gösteriyorlar. Bunun sebebi; herhangi bir bulaşıcı hastalık yayılmaya başladığında, bu hastalığın kendi kümeslerine rüzgar-koku yoluyla gelmesinin önüne geçmektir. Hastalıklardan tavuklarınızı kolladığınız kadar biz insanları niye kollamıyorsunuz? İnsanların tavuk kadar değeri yok mu bu şehirde? Evimizdeki bir tüp gaz kaçağı bizi ve çocuklarımızı öldürüyor... Bu atıkların yaydığı kokuda aslında bir gazdır... Metan karışımı zehirli bir gaz... Sadece o değil, içinde milyarlarca virüs barındıran, bulaşıcı hastalıklara davetiye çıkaran bir mikrobik yuvadır... Sağlık müdürlüğü yetkilileri de bu arada uyumaya devam etsinler... Yazın tavuk kokusu, kışın kömür kokusu... Masalarında ki içtikleri çayın kokusu tavuk ve kömür kokularını bastırır nasılsa... Amaaaaaaaannn boşver canım, bizim görevimiz mi bu??? Deyivermek çok kolaylarına gelir.. Neyse boş muhabbetlere, çay partilerine, suçu ona buna yıkmaya devam.... Mikrop solumaya devam..."

    "Mesaj no. 14381 Piliç fabrikaları 17.10.2008

    Artık Bolu yavaş yavaş geri dönülmez bir kaosa giriyor... Tavuk fabrikaları, genişlemekte olan Bolu'ya en büyük engeli oluşturmaktadır... Sağ olsunlar, herşeyi parayla ölçen yöneticilerimiz bırakın bu fabrikalara yaptırım uygulamayı, aksine daha onlara çanak tutmaktadır... Para gelsin de nasıl gelirse gelsin mantığı son yıllarda iyice içimize işledi... Sözüm ona göstermelik bir iki uyarı... Sonrası malum... Yaparız ederiz.... Yani gelecek zaman... Balık kavağa çıkınca... Bolu elden gidince... Sadece güvercin bitleri değil, başka haşaratlarda şehrimizi basınca... Yani kısacası iş işten geçince aklımız başımıza gelecek... Para babaları trilyonlar kazansın, Tarkan'la ağzımıza bir parmak bal çalsın, sonrada gidip memleketine üniversite yapsın... Rahmetli İzzet Baysal'ın Beypiliç gibi bir fabrikası yoktu. Ama yaptığı hizmetler belli... Peki hani nerede Beypiliç okulu? Nerede Beypiliç kütüphanesi, nerede Beypiliç camisi? Nerede Beypiliç sağlık ocağı? Adamlar kendilerine Müslüman? Bizimkiler de sus pus... Ayakta karşılıyorlar tavuk patronlarını... Ceza yazmak ne hadlerine... eeeeeeeeeeee....... Dünya zengin dünyası...Garibanlar ne yapsın... İşte benim gibi bir iki cılız ses... Sonrası devam... Tarkan'a gelince iki saat için 500 milyar ver, kandırmacanı yap, belediyeyi de arkana al, sonrada güzel Bolu'muzun içine et... Sadece Beypiliç değil diğerlerde aynı yolun yolcusu... Bir şehrin ölümünü yavaş yavaş seyrederken, bunların en küçük bir acıma hissi duyduklarını asla zannetmiyorum..."

    "Mesaj no: 14358 15.10.2008 Turgay Ercumhurdemir

    Bolu Belediyesi'ni devraldığında 7 trilyon civarında borcu abartarak anlatanlar, herşeyi kötü gösterenler, geçmiş başkan ve idarecilere çamur atanlar bugün belediyenin bütçesini allak bullak etmişlerdir. Beyaz et festivalinde harcanan ve nerelere gittiği belli olmayan 500.000.YTL (500 milyar) Sosyal Sigorta Kurumu'na 18 TRİLYON BORÇ, yapılan ihalelerin neyi kapsadığı ve karşılığında nelerin yapıldığı belli değil, kendi elemanları dururken Yeniçağa'dan parke taşı döşeme ekibi oluşturmak, SSK ile borç karşılığı gayrimenkul takası yapmak, mahallelerden özellikle bayan ve çocukları arabalarla yapılan işler için gezdirmek (Bu özentiyede nereden ve nasıl kapıldıysalar kargalar bile gülüyor) Hani geçmiş yönetimler Belediye mallarını satmıştı da, siz geri almıştınız. Şimdi siz niye bugün SSK (Yeni adı SGK) yarın da vergi borcu için Defterdarlık, daha sonrada parasını ödeyemediğiniz müteahhit alacakları için Belediye mülklerini elden çıkarırsınız. İhale yapıyorsunuz, biz bu işe önceden başladık şuraya şu kadar borç, buraya bu kadar borç bunları öde geri kalanla iş bitir deyip yükleniciyi sıkıştırıyorsunuz. Adam teminat yaksa daha sonra iş alamaz, ne yapacak? yaptığı noksan ve kalitesiz olacak. Bu mu düzgünlük? Ah keşke şeffaf ve dürüst, mert olsanız da teftiş lahiyanızı kamuoyuna arzetseniz de, insanlar Belediye çalışmalarının neticesini bir görse, öyle değil mi? Belediye Başkanı ve meclis üyeleri?"

    "Mesaj no: 14323 Bolu Gazeteleri 13.10.2008

    Son zamanlarda Bolu Gazete okurları tarafından karşılıklı atışmalara şahit oluyoruz. Tabi ki, çok seslilik ve medeni bir şekilde yapılan tartışmalar güzel şeylerdir. Ancak, bile bile sırf yağcılık ve menfaat beklentileri için yazılan yorumlar kabak çiçeği gibi eşgare sırıtmaktadırlar. Yıllarca dürüstlüğünden asla taviz vermemiş olan Bolunun Sesi, gerek kalite ve gerek gerçeklerin sesi özelliği ile hiç bir gazetenin yakalayamadığı ve asla yakalayamayacağı bir çizgiye ulaşmıştır. Şaşmaz bir konumda yürüyen, gücünü dürüstlükten alan yapısıyla gönüllere taht kurmuş bir Bolu sembolüdür. Meyve veren ağaç taşlanır. Bolunun Sesi de son zamanlarda yoğun bir şekilde taarruza uğramakta ve susturulmak istenmektedir. Bunda, yaklaşan seçimlerin, menfaat ve çıkar ilişkilerinin payı çok büyüktür. Özellikle belirtmek gerekir ki günde 20.000 den fazla okuyucusu olan bir gazete susturulamaz. Peki, neden okuyucuların % 90'ından fazlası bu gazeteyi okuyor? Sebep şu: Dürüstlük, insan sevgisi ve düşmanlarına karşı bile eşit muamele... Millet aptal değil.. Görüyorlar bütün gerçekleri. Gazete sahibi olan vatandaşı tanımam. Ancak yıllardır pek açık gördüm ki, kendi düşmanlarına karşı bile insancıl bir yaklaşımdan şaşmıyor. Onların yorumlarını bile ayırt etmeksizin köşesinde yayınlıyor. Bolu Üniversite iç yapısını irdeliyor ve mesaj ayırt etmeksizin her kesimin mesajlarını yayınlayarak çözüm bulmaya çalışıyor. Aslında bu gazeteyi ve patronunu herkes seviyor ama ne yazık ki rant ve çıkar hesapları var ortada... Köroğlu ne demiş... Tüfek icat oldu mertlik bozuldu... Biz Köroğlu'nun torunları olarak bir kişiye karşı 15 kişi saldırmayız. Ancak bayram arifesinde bile 15 kişilik bir ordunun, bir kişiye saldırmasını gerçekten tirajı- komik bir olay olduğunu görüyoruz. Düşmanlığın da bir sınırı olması gerekir aslında... Ne oldu... Allah yardım etti ve dar zamanda yüklü bir para ödendi gitti... Şimdi memnun mu o vatandaşlar? Mutlu mu? Bence değil... Yeni hesaplar peşinde olduklarını ve Bolunun Sesini nasıl alt edeceklerini düşündüklerini hissediyorum.. Ne diyelim... Allah dürüst kullarının yardımcısı olsun..."

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi