BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Akbıyık'tan itiraflar

Akbıyık'tan itiraflar
    10 Şubat 2010
    Akbıyık'tan itiraflar

    *Eski rektör Prof. Dr. Yaşar Akbıyık'ın kendi kaleme aldığı köşe yazısı, hiç kusura bakmasın ama "merdi kıpti şecaat arzederken..." sözüyle neredeyse birebir örtüşürcesine, kelimenin tam anlamıyla adeta "özürü kabahatinden büyük", ya da "kaş yapayım derken göz çıkaran" cinsten bir yazı olmuş. Yazdıkları doğruysa, "vah benim üniversitem vah" dedirten bu itirafları için kendisine bir yerde teşekkür bile etsek yeridir.

    Yorumu okuyucularımıza bırakarak imla ve yazım hatalarıyla dolu yazısını aynen aktarıyoruz;   

       Rektör değişimi ve yaşananlar
       Prof. Dr. Yaşar AKBIYIK - 08.02.2010


     Bu yazımda birkaç konuya değinmek istiyorum. Birincisi önceki rektör Atilla Kılıç ile ilgili:
    Bundan dört yıl önce, Atilla Kılıç'a devretmiştim Rektörlük görevini. O zamana kadar hiç devir teslim töreni yapılmamıştı. 171 oy aldığım halde atanmamıştım. 97 oyla Atilla Kılıç atanmıştı.  Buna rağmen yorum yapmamış, centilmence devir teslim töreni yapmış, Rektörlük cübbesini giydirmiştim Atilla Kılıç'a. Bu yaptığım ilk centilmenlik değildi Atilla Kılıç'a. Benden önceki rektör Prof'luk kadrosunu vermemişti.  Göreve başladığımın üçüncü veya dördüncü ayı 2002 Haziran'ında 35 yıldır tanıdığım değerli hocam Prof: Dr. Kazım Yaşar Kopraman ile Atilla Kılıç'ın kayınpederi geldiler ziyaretime.  Hocam Atilla Kılıç'ın kayınpederini tanıştırdı. İyi insanlardır, damadının kadrosu verilmemiş, kadro ilanını  verir misin? Dedi. Ben de dekanıyla sorunlu, şu anda göreve yeni başladım, tartışmaya girmek istemiyorum. Yeni dekan atayıp kadrosunu vereceğimi söyledim. Ve söylediğim gibi profluk   kadro ilanını verdim. Hem de eşi ile beraber. Ama Atilla Kılıç rektör olunca, hocam için ve kayınpederi için  'ben onlara gidin demedim' diyerek konumundan farklı bir kişilik sergiledi.  Çok  Atilla Kılıç'a koro ilanı verdiğimden   dolayı bana kırıldı. Ama ben doğrusunu yapmıştım. Sadece bu değildi, Atilla Kılıç'a yaptığım iyilik. Eşi, dekanından şikayetle bana mektup yazardı. Hem de sayfalarca. Ben de telefon açar eşini teselli ederdim. Bu kadar mı diyeceksiniz. Hayır. Üniversitemiz vitrininde birkaç bayan yönetici olsun diye, eşine Mudurnu Meslek  Yüksekokulu müdürlüğünü teklif ettim. Laboratuarda istediklerini bir etmedim  yaptırttım. Sonra roller değişti. O rektör oldu. Ben öğretim üyesi. İlk işi bana, şua anda Hakkari'nin Rektörü olan,  Oksfort'lu Prof. Dr. İbrahim Belenli'yi  bölüme almamla suçladı. Bununla kalmadı, eşine teklif ettiğim Yüksekokulu neden kendisine teklif etmediğimi sorgulayarak."bakın bende yapabilirmişim, şimdi rektörüm" dedi.    Bununla da yetinmedi, eşimi sürgün etti ve genel sekreteri Oktay Çetin'i, şehit kardeşi olan  eşimin çalışma odasında  gönderdi ve  bağıttırıp çağırttırdı, tehdit ettirdi. Eşim başka bir kuruma geçmek istedi. Bir buçuk yıl muvafakatını vermedi.  Eşim  izole  edildi. Stresten zona hastalığına yakalandı, aylarca tedavi gördü. Çocuklarım okul servisinde, dışlandı.  Eşimle uğraşmasının yanında,  benimle de uğraştı. Bölümün tek kadrolu Profu olmama rağmen, yasalara aykırı olarak görevden alındım ve   bir doçentin emrine verildim. İki defa Mahkemeyi kazandım, iki defa görevden alındım. Üçüncüsünde kendim istifa ettim. AİBÜ'de benim gibi başka insanlara da haksızlık yapıldı.  Şu anda Atilla  öğretim üyeliğine döndü. Artık o çok  olumsuz kullandığı rektörlük makamını gücü elinden  gitti.  Onun yerinde olmak istemezdim. Bunca iyiliğe karşın eşime bana ve çocuklarıma yaptığı kötülükleri  konusunda onu  vicdanıyla baş başa bırakıyorum ve Allah'a havale ediyorum.   Bir rektörün bir rektöre böyle davrandığı olmuş mudur acaba? Pazarcılara imreniyorum. Birbirlerine,  ne kadar saygılılar değil mi? Atilla da insanlara saygılı olsaydı da haksızlık etmeseydi! Sadece şahsımla değil, diğer öğretim üyelerine de benzer şeyleri yaptı. Vaktinde onlar söylemişlerdi bana, "bunların eline fırsat geçerse, böyle yapmazlar,  kadrolarını vermeyin gitsinler buradan"  diye. O arkadaşlarımı dinlemedim kadrolarını verdim. Onlardan  çok çok özür diliyorum. Beni affedebilecekler mi acaba!  
    Değinmek istediğim ikinci konu; Sayın Ahmet Baysal'ın açıklamaları ve basın toplantısı.  Ahmet Baysal ve İzzet Baysal Vakfının, Atilla Kılıç lehine olmak üzere, seçimlere müdahalesi şık olmadı. Sayın Ahmet Baysal'ın birbirini tutmayan açıklamaları, yerel basını birbirine düşürdü. Son basın toplantısında da, yeni rektör Prof. Dr. Hayri Coşkun'un, şahsımla alakalı olarak, kendisine söylediğini iddia ettiği bazı hususları dile getirmiş. Bunları sayın Rektörüm Hayri Coşkun'un söylemesi mümkün değildir, öyle  fırsatçı bir yapısı da yoktur. Su akar yolunu bulur, keşke bunlar hiç olmasaydı ve söylenmesiydi.
     
    Üçüncü bir konu; aynı gazetede yazı yazdığım için utandığım bir borazancı ile ilgili. Kimsenin eşini işe alamadım diye şahsıma hakaret etme hakkı yoktur. Yüzlerce kişiye yardımcı oldum, ama söz konusu borazancının   eşine yardımcı olamadım. Ümit ederim hatasını anlar ve nedamet duyar.  Herkese huzur dolu günler diliyorum.

    Kalın sağlıcakla.   

     

    • sevgiarslan27 Temmuz 2012 . 16:31

      allah yolunuzu açık etsin hocam hiç bir zaman kimsenin yaptığı yanına kalmaz.size daima minnettarım.
    • kum28 Ocak 2011 . 01:48

      ...:Ödüllendirmek sizin elinizde,sonra da biz gençlerin...Ödüllendirmek sizi küçültmez,aksine yüceltir,kazandığınız ünvanla beraber kaybettiğiniz dostluklarınızı ve sizinle kalan yalnızlığınızı dindirir.
      Kimlerin hangi şartlar altında neler yaptığını bilmek de görevinizdir.
      Bu ülkenin vatandaşının anısına yazı yazmak da değildir olay, anısına yazı yazmaya değer dirilerie değer vermektir!
    • kum28 Ocak 2011 . 01:47

      .. .Önce vatandaşını sevmekle başlar her şey,önce insanını seveceksin,azınlıklara da haklar verilir evet ama önce kendi vatandaşını düşüneceksin,bu ülkede doğup büyüyen,ne şartlar altında çocuklarını okutmaya çalışan aileler var,nice ailesine yük olmamak için burs alamadıklarından çalışan üniversite gençliği var,araştırıyor musunuz?buna cevabınız eğer evetse;siz gerçek bir alzheimer hastasısınız.Eğer hayırsa; artık bir şeyler yapıp ünvanınızın hakkını vermek için harekete geçmeniz gerekmektedir.Hakkını savunanın hakkını alamadığı bu ülkede en yüksek kademelere ulaşmış eğitimcilere de güvenemezsek hâlimiz harap demektir,bîtap düşmüşüz demektir.Vatandaş hakkını istiyor,çabalarının,emeklerinin sonucunda ödüllendirilmek istiyor....devam
    • kum28 Ocak 2011 . 01:46

      SEN sadece kendi yazdıklarını okuyan bir ŞEYsin Yaşar Akbıyık.Türkiye,Anadolu,ayak bastığımız bu toprak yani,yani ''ULU ÖNDER ATATÜRK'' ün liderlik ederek bize kazandırdığı,armağan ettiği,tarihiyle,kültürüyle gurur duyduğum Anavatanım.
      Bazıları vardır,her gün tarihimizi ön plana çıkarmaya,sadece tarihimizle gurur duymaya çalışır,bazıları vardır,tarihten dersler çıkarır,atalarını daha da onurlandırır.
      Her gün çıkıp şurda burda makale yazmakla ne Atatürkçü olunur ne de vatansever.Herkesten beklenen ama bir profesörden beklenmeyen bir hareket,kendi vatandaşına değer vermeyen biri olmak!...devam
    • Ufuk14 Şubat 2010 . 23:03

      Ben, Tarih´i bırakın Sosyal bilimci bile değilim ancak Yaşar hocanın eserleri konusunda aşağılayarak cevap yazan kişiyi (tarihçi olduğunu sanıyorum ve ünvanına hiç aldırmıyorum) kendi uzmanlık alanında belirleyeceği bir konuda  araştırma yapmaya davet ediyorum. Yazın 3 boyunca bu konuyu araştırıp ortaya çıkacak çalışmaların ciddiyetini karşılaştırmayı ve bu konuda seminer vermeyi teklif ediyorum.
    • Ufuk14 Şubat 2010 . 20:52

      Lütfen sabit rumuz kullan. Hocanı ne kadar çok sevdiğin belli. Tüm ünvanlarını yazdığın kitapları ezberleyerek kolay  yoldan almış olmalısın ki Yaşar hocadan çok sen bağırıyorsun!!! Ben de senin gibi kısa, kestirme yoldan köşe olsaydım kendimi küçük düşürmeyi göze alıp veryasın edebilirdim. Yazdığın konularda uluslararası literatürü araştırdığını hayal bile edemiyorum. Lisedeki bilgimle tarih konusunda senden daha iyi çalışmalar yapabileceğimi eminim.
    • yormayın kendinizi14 Şubat 2010 . 09:47

      Yormayın kendinizi, Attil´a gelir gelmez, almak istediklerinin yayını zayıf olduğundan Yaşar  Akbıyık´ın koyduğu atanma kriterlerini kaldırdı. . Yayın ortalaması yüksek insanları  kaçırdı. Hemen hiç yayını olmayanları ALDI. Başta Tıp Fak. çoğu yer çöktü. Bunu Bolu halkı çok iyi biliyor.
    • Ufuksuza13 Şubat 2010 . 23:47

      Bazıları ya bilimden    ya da Tarih biliminden anlamıyor. Yaşar hoca bir çok doçent, yrd. doç ve Profunu jürisinde bulundu. Yiğidi öldür ama hakkını yeme diye bir atasözü vardır. Hoca´nın  "Mlli Mücadelede Güney Cephesi Maraş"  (2.baskı), alanında ilktir. 2.si Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I veII. Alanında Türkiye´de önemli bir başvuru kitabı. 8. baskı yapıldı. Üçüncüsü At.İlk.ve İnk. Tarihi´dir Üniversiteler içindir, 5000  bastı, şimdi yok satıyor. 50´nin üzerinde makale ve bildiri.
    • Ufuk13 Şubat 2010 . 10:54

      "Kitap" rumuzuna! Bilim ve bilimsellik bir yerlerden çeviriyle yazılmış kitaplarla sınırlı değildir. Tarih bir bilimdir. Korumaya çalıştığın hocanın, Tarih bilimine katkısı var mı? Yeni bulgular elde etmiş mi? Prof.luk önemli bir mevkidir. Ilk ve orta dereceli okullara yönelik kitaplar yazmakla sınırlı değildir. Hangi konuda olursa olsun (Türkçe de dahil) birkaç kitabı papağan gibi ezberlemeyi bırakıp ta literatürü araştırmayı, bulgularınızı okuyup anlamayı öğrenin.
    • Ufuk13 Şubat 2010 . 10:40

      "Kitap" rumuzlu kişiye! Tavsiyene teşekkür ederim. Ben de sana Akbıyık´ın  bilimsel değeri olmayan kitapları dışında kitaplar okuyup beynini ve kendini geliştirmeni tavsiye ediyorum.  En azından el-etek öpmekten kurtulup kendi başına düşünebilen, hareket edebilen bir insan olursun. Benim anlatmaya çalıştığım, bu adamın bilimsel niteliğiyle ilgili  haber hatta satır okumamış olmam. Akbıyık sayesinde yer edinebilmiş birisinin  ifade etmeye çalıştıklarımı anlaması mümkün değil.
    • görmeyenler13 Şubat 2010 . 09:50

      Yazıda ne yazıyor, mesajda ne yazıyor. Yazılan doğru mu değil mi? ona bakalım. Tanıdığım kadarıyla hoca iyi bir akedemisyen ve öğrenci babasıdır. Halep ordaysa arşın burada.
    • haksızlık işidir12 Şubat 2010 . 18:47

      a.i.b.ü gibi bir üniversite ye yakışmayan insanlar rektör olmasın lütfen
      yaşar akbıyık hocayı öğrencileri çok iyi bilirler
      birde onlardan dinleyin mağrifetlerini
    • Ne garip!12 Şubat 2010 . 18:05

      Neler öğreniyoruz! Bir kişinin "eşime görev teklif ettin bana teklif etmedin" demesi nasıl bir psikolojik vaka. Psikologlar yorumlayabilirler mi?
    • kitap12 Şubat 2010 . 13:20

      Google´den girersen hocanın kitaplarına ulaşabilir ve okuyabilirsiniz.
    • ufuk12 Şubat 2010 . 11:06

      Bu amcanın bilimsel faaliyetleriyle ilgili bir tek satırla bile karşılaşmadım. Nasıl prof. oldu bilmem? Kendisinin bilimsel jürilerde  görevlendirildiğinde  nasıl raporlar verebileceğini hayal bile edemiyorum...Bu tür insanların bilim camiasına zarar vermesinin önlenmesini diliyorum.
    • gelin gidelim11 Şubat 2010 . 15:47

      gelin gidelim Yaşar hoca ile bütün bu yazılan konuları konuşalım En önde ben giderim. Yalnız  Nasrettin Hoca´nın Timur ve Fil hikayesi gibi yapmacaksınız haaa!
    • Gerçek11 Şubat 2010 . 12:02

      Hocanın yazısında bazı olaylardan bahsediliyor. İyilik gören atilla´nın nasıl  kötülük yaptığından bahsediliyor. Bunu görmek istemeyenlerin bazıları  aynı şeyleri yaşadılar ve yaşayabilirler. Mesaj yazanlar buna ne diyorsunuz? Başkasına yapılan kötülüğe oh diyenlerin ruh dünyasından şüphe ederim.
    • lego 11 Şubat 2010 . 11:19

      İnsanlar nankördür. Yaşar hoca herkese iyi davrandı herkesi müreffeh kıldı. Herkese yardımı oldu. Kadroculuk mezhepcilik yapmadı. Kendi bireysel yanlışları olabilir ama nankör olmayalım. Kendisi değerli bir akademiseyndir.
    • mağdurlar 11 Şubat 2010 . 04:57

      Sayın Yaşar Akbıyık Sana bir önerim var. Bence Hiç bir Yerde herhangi bir yazı yazma. Bak burada bir yazın var. itiraflarının her biri suç işlediğinin ikrarı. ve Yazdığın Yazının her cümlesinde Batıyorsun. Yakışmıyor sana. Bak Sana karşı Yazılar Yazılmıyor artık. unutuldun. Artık bir arkadaşın yazdığı gibi bir memurun bile Yanına gidip saygı görmüyorsun. istersen abuk subuk yazılar yazıp ta kendi kendine rezil olma. gel beni dinle hiç dinlemedin. ama bu defa dinle istersen mağdurlar seni unuttu
    • Kimsenin mi11 Şubat 2010 . 04:54

      Sevgili Yaşar Birinin  eşini işe alamadığın için Şahsına Hakaret etme hakkı olmadığını Yazmışsın. Nasıl ya anlayamadım. Ben iyi Hatırlıyorum. Çok Yakınındaki birinin eski eşini işe almış ve düzcede görevlendirmiştin.
    • Yalancılar 11 Şubat 2010 . 04:50

      Ne Yani Sen Sayın Ahmet Baysal´ı ve Hayri Coşkun´u Yalancılıkla mı suçlamaktasın?
    • Pazarcı Yüksel 11 Şubat 2010 . 04:47

      Yaşarın Pazarcılara imrenmesi çok doğal Onun Rekörlüğü zamanında Sağlık Kültür Spor İşleri Daire Başkanı Yüksel de Bir pazarcı. şimdilerde Pazarcılık Yaptığını görüyoruz. Oysa ki Yüksel bir çok şaibeli soruları cevaplamadan emekliliğe sevk edildiğini, Yükselin anlatımı ile emekliliği istendiği için emekli olduğunu hatırlıyorum. Yaşarın Pazarcılara imrenmesi ne kadar doğal değil mi Gerçekler nasıl da çıkmaktadır.
    • Yaşar 11 Şubat 2010 . 04:44

      Ne Yakınlarınız dışlandılar mı? daha dün gibi hatırlıyorum. Doğu Karadenize giden bir sayman vardı . Yaşar onun servislere alınmasını, Yemek Yemesini, Yemekhaneye gelmesini bile yasaklamıştı. Ne garip Onun da adı Yaşar dı. sanıyoruz doğrular
    • Bir Hatıra 11 Şubat 2010 . 04:36

      Oktay Çetinin Y.A nın Eşine Bağırıp Çağırma hikayesini, Rahmetli Raif Gürcandan dinlemiştim. Y.A Yalan söylemektedir. R.G Şöyle Anlatmıştı. Y.A nın eşini odasına alır. Bak kızım ben sizden oldukça Yaşlıyım. Tecrübeli ve bilgiliyim. sen böyle zamanlarda aklı selim davranacaksın eşini kavga gürültüden uzaklaştıracaksın. Y.A nın Pskolojisi bozulmuş. sen onu buralardan uzak tutmaya çalış . öğüt verdiğini söylemişti. O Rahmetli Yaşamıyor ama anlattığı gibi yazdım. Allah Rahmet Eylesin Toprağı bol olsun
    • Bağırıp Çağırmak 11 Şubat 2010 . 04:32

      Benim Hanımıma Değil Genel Sekreter Rektör Gelip Bağırıp çağıracak. Kafasını kopartır. Lime lime doğrar oracıkta canını alırım. Erkek adam bunu Yapar. Yakınmaz .
    • VİTRİN Genel SEKRETER 11 Şubat 2010 . 04:29

      Yaşar Kıvılcım Hanımı Mudurnu Meslek Yüksekokulu Yapmak istemiş ve öneride bulunmuş. neden? VİTRİN İÇİN Ya Kardeşim Bu da yazılır mı siz üniversiteyi bilim irfan yuvası değil Vitrin malzemesi olarak kullanmışsınız. Ne Tesadüf değil mi? Tesadüfe Bak Daha dün bir yazıda Genel Sekreter misyonu ve vizyonu olan kişiler arasından VİTRİN Yönetici olarak atanacaktır yazılmıştı. Ne ilginç değil mi Yaşarın Yazdığı Nasıl da belli. Yani BMYO dan birini vitrin için pardon kendisine hizmet etmesi için dikkat
    • M.C11 Şubat 2010 . 04:23

      Atilla Kılıç Rektör olduktan sonra Yaşar Akbıyık´ın eşini sürgün etmiş. Y.A Yazısında şunu demek istemiş. Rektörün Yök Yasasında bulunan 13 /B.4 Geçici görevlendirme Yetkisini Kullanmadaki Ayrıcalığı, Yani Y.A o maddeyi Kullanırken Sürgün Yapmak istediği kişilere karşı kullanmış. o madde ile görevlendirme Yaparken Hep Sürgün Yapmış . Bunu demek istemiş. Şimdi Soruyorum Kardeşim Şabana sor bakalım. Sen o Madde ile Ne kadar görevlendirme yani senin tanımınla Sürgün imzaladın. Ben olsam utanırdım.
    • Basın Takibi 11 Şubat 2010 . 04:13

      Sayın Basın Savcısı , Bir dönem AİBÜ Rektörü Y.Akbıyık. Bir Gazetede Yazmış olduğu Yazıda Rektörlük Görevini Kendi amaç ve çıkarları Yönünde kullandığını itiraf eden Yazısı Yayınlanmıştır. Yazı içeriğinde, Üniversite Yönetim Kurulunun Yetkisinde olan, Profluk Kadro Kullanımı Yök Yasasına göre değil de Y.A Keyfi Kullanarak Suç işlemiştir. Yaşar Akbıyıkın Yazdığı Yazıdan Suç işlendiğinin İkrarı anlaşılmaktadır. Soruşturma açılmaını arz ederim. saygılarımla Takipçi.
    • Mert BOZOK10 Şubat 2010 . 23:38

      YORUMSUZ isimli yorum yazan arkadaşa: Dünya alem bu vatandaştan iğrenirken senin savunman varsa demek ki nemalanmışsın zamanında. Sen burda adını ve ne iş yaptığını ver, insanlar isimlerini ve üniversitedeki konumunu açıklarlar. Sanırım sende de var ruhsal bozukluk.
    • Edebiyatçı10 Şubat 2010 . 19:23

      Adam, yazısında devrik cümle kullanarak yazıyı dah ailginç ve merakla okunur hale getirmiş. Bu bir yazım tarzıdır. Gramer hatası falan değil.
    • Yorumsuz10 Şubat 2010 . 17:35

      Mesaj yazanlar,  kişinin yüzüne karşı  bunları söyleyebiliyormusunuz? Bence burada yazılanlar hayal ürünü şeyler.  Laçkalaşmış bir yönetimden sonra, disiplinli bir çalışma zor geldi anlaşılan. Bir de kitaplarını okursanız hem bir şeyler öğrenir, hem de   yazı  nasıl yazılır görürsünüz.  .......... kervan yürür.
    • massaimara10 Şubat 2010 . 15:58

      yaşar rektörlüğü zamanında birgün beni arayıp şu şu öğrencileri geçir der.ilkinde bütün sınıfı geçirdim.ikinci arayışında bunu bidaha yapmayacağımı söyledim.bir hafta sonra kapıdaki kağıtta lojmanda oturma süreniz dolduğu için boşaltmalısınız konulu kağıdı gördüm.tayin isteyip diğer üni.de doçentliğimi devam ettiriyorum.kendi sonu tabiki bu olacaktı.
    • Ferda ALACA10 Şubat 2010 . 13:53

      Yaşar AKBIYIK´ı derslerine girdiği öğrencilerine sorun. O zaman anlarsınız bu yazının da ne kadar kötü yazıldığını. Bu tip insanlar malesef bu ülkede rektör dahi olabilmekteler. Kendisi Cumhuriyet Tarihçisi ise Ermeni soykırımıyla alakalı kayda değer ne çalışma yapmıştır? Şu anda rektör atanan sayın Hayri COŞKUN hocama tek tavsiyem; bu kişi ve çevresindeki insanlara çok dikkat etmelidir. Pırıl pırıl bir insanın bu zat yüzünden lekelenmesini hiç istemem. Yazık olur yeni rektöre.
    • fatih10 Şubat 2010 . 10:07

      YA ADMİN SANANE HABERİN YORUMUNDAN SEN SADECE SAYIN AKBIYIK YAZI YAZDI DE. VE YAYINLA OKUYUCULAR TAKDİR ETSİN GERİSİNİİİ... YAZIYORSUN İMLA HATASI VAR BİLMEM NE DİYE SONRA BENİM SAZAN HALKIM HEMEN ATLIYOR VE BAŞLIYOR ÖNYARGILI OKUMAYA.(HERKES İÇİN GEÇERLİ DEĞİL AMA GENELDE ÖYLE). DEMEK Kİ İKİ TANE ADAM ATTAN İNMİŞLER EŞEĞE BİNMİŞLER EŞEKTEN DE YERE DÜŞÜNCE  NE HALLERE DÜŞMÜŞLER. SADE VATANDAŞ BUNLARI YAPMAZZZ...
    • selami duvarcı10 Şubat 2010 . 08:40

      Atilla beyi dogru tanimis ve dogru ifade etmis ama biraz gec.
    • Tahta Eksikliği 10 Şubat 2010 . 03:17

      Sayın Yaşar Akbıyık, Rektör olduğunuz zamanın Bolu valisinin Size Yönelik Tahtası eksik dediği doğru mudur?
    • Adaylık 10 Şubat 2010 . 03:15

      4. imrapator Yaşar, sahi Rektörlük seçimlerinde neden aday olmadınız köşenizde bu dönem rektör adayı olmamanızla ilgili bir açıklık getirebilir misiniz. acaba ceza davaları ve mahkeme sonuçları ile ilgisi olabilir mi?
    • Sevgi Peri 10 Şubat 2010 . 03:12

      Allah Aşkına adamın Resmine dikkatle bakın.
    • Yönetici 10 Şubat 2010 . 03:08

      Yaşar Rektör olur olmaz. Personel Daire Başkanı Şaban Önder´i arar, Bak Şaban Bildiğin gibi ben İmam Hatip Mezunuyum. Sen hemen o diplomayı yok et. kimse benim imam hatip mezunu olduğumu bilmesin. ama dikkat et. der. Sayın Şaban Önder Düzce Üniversitesi Genel Sekreteridir. Sanıyorum doğrulayacaktır.
    • Yk Ceylan 10 Şubat 2010 . 03:03

      Yaşar 2002 Yılında Rektörlük seçimlerine iştirak etmeden Belediye Başkanı Yüksel Ceylan´a gider, Sayın Başkan Ben Rektör adayı olmak istiyorum. Ol der. Sayın Ceylan. Seçimlerde 45 Oy alır Tekrar Ceylana gider, Ben 45 Oy aldım der. Tamam der Sayın Ceylan. Konu Deniz Baykal´a iletilir. O dönemin Belediye Başkanı Sayın Yüksel Ceylan Sanıyorum bu yazılanı doğrulayacaktır. Karşılık Hastene bir personel daha kazanır.
    • Belediye Başkanı10 Şubat 2010 . 02:59

      Yaşar Akbıyık, Sen Neden Bu seçimlerde aday olmadın, Yoksa olamadın mı? bir engel mi vardı?
    • Naci Muallim 9 Şubat 2010 . 23:23

      Bu yazıyı ilkokul öğrencisi kompozisyon olarak yazsa sınıfta kalır. İmla:0, Fikir:0, Yazı planı:0, ifade tarzı:0.
    • neco9 Şubat 2010 . 22:43

      ayıp ayıp sizin gibi akademisyene yakıstıramadım....ne demek kayınpederı zıyaretıme geldı dıye acıklama yapıyorsunuz....burası ılım yuvasımı yoksa ahbap cavus ılıskısıyle yuruyen bır egıtım kurumumu...ben lıse mezunu olmama ragmen sızın yaptıgınız bu acıklamayı yapmazdım kendınızı daha oncede yerın dıbıne batırmıstınız sımdı batacak yerınız kalmadı..
    • neco9 Şubat 2010 . 22:28

      hadi ordan hoca ne demek atilla kılıçın kayınpederi ziyaretime geldi falan filan diye bunları kamuoyuna paylasmanız bile sizin seviyenizi göstermektedir...ayıp ayıp sizin gibi akademisyenlerin bu yazıları yazmanız benim gibi cahil vatandasları derınden üzmektedir...lütfen bundan sonraki acıklamalarınızın sizi düsürecegi durumu göz önüne alarak yapınız.......yaptıgınız acıklamaları ınanın ılkogretım talebelerı yapmaz...
    • Satranç9 Şubat 2010 . 20:31

      Bir başka Atilla Kılıç klasiği. Bir öğretim üyesi, hakettiği kadrosunu ister. Cevap: Biz burda satranç oynuyoruz. Size kadro verirsek, bölümde denge bozulur!!!
    • Görmek İstemiyorum 9 Şubat 2010 . 20:05

      Kamuran Bey ; Allah Aşkına şu adamın resmini Yayınlamayın. Gördüğümde Tüylerim diken diken oluyor.
    • M.Celık 9 Şubat 2010 . 20:03

      Hala Konuşuyor! Hala bir yerlerde kendince mücadele veriyorsun! Neyin tartışmasını yapıyorsun? Kimlere Ne kadar kötülükler yaptığını hala anlayamadın mı? Acaba çok merak ediyorum senin yatacak yerin var mı? Yat kalk allahına şükret. Böyle bir ülkede ve şehirde yaşıyorsun hala nefes alabiliyorsan deri ile ilgili bir sorunun var demektir. seni değil üniversitede caddede görmekten inanılmaz rahatsız oluyorum. En çok güvendiğin adamların bile seni arkandan vurdular. Nerede Gül Nerede Hayri Erkol
    • Güngör9 Şubat 2010 . 18:19

      Atilla Kılıç´ı dışarıdan bakan, melek gibi görür. Yaşar hoca kendine yapılnları yazmış, ya bize yaptıkları. Bir gün onun da yoluna gelir. Eden bulur. Ne diyelim.
    • Gökhan Aydın9 Şubat 2010 . 17:43

      Sayın Kamuran Alagözoğlu, Yaşar Akbıyık denilen şahsın köşesine konu olan olayı siz yakından bilmektesiniz. Çünkü o dönemde yanınızda çalışmaktaydım. Benim böyle bir talebimin olmadığını en iyi siz bilmektesiniz. Yalnız şu da bir gerçek benim dışımda benim iyiliğimi isteyenler belki Yaşar Akbıyıktan böyle bir talepde bulunmuşlardır ki o zaman bundan da ben sorumlu değilim. Saygılarımla...
    • Cihan9 Şubat 2010 . 17:36

      Bakalım daha neler çıkacak ortaya... Demek ki hiç bir şey göründüğü gibi değilmiş...  
    • Yaşar9 Şubat 2010 . 17:17

      Yaşar Bey, sızlanmaya gerek yok şimdi, Rektörlük koltugundan olmamak için birilerine yaranmak için başbakanı karşılamadınız.Demek elinize imkan geçse daha neler yapacaktınız o tatlı koltuk uğruna.Eden bulur diyorum başkada birşey demiyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak