BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Deftere yaz
  • 1177boluspor24.10.2001 07:52

    Sevgili Boluspor Dostları Bolununsesi Gazetesi, Bolu'nun en çok okunan gazetesi. Hem gerçek tirajda, hem de web sitesi olarak. Direkt olarak her hafta en az 3 bin kişiye ulaşabiliyor. Bir gazeteyi daha fazla insanın okuduğu düşünülecek olursa, sayı daha da artıyor. Boluspor için düzenlenen kampanya haberi bolununsesi'nde de yer alıyor. Bolu'nun sembolü olan Boluspor Kulübü'nün maddi desteği ihitiyacı var. Bu sebepten dolayı Bolu'nun güzide kulübü bizden destek bekliyor. Okuyucu olan herkesi ilgilendiriyor yani. Düzenlenen bu kampanyaya yardım edecek, destek verecek herkese ihtiyaç var. Özellikle Bolu ve yurt dışında yaşayanlardan takımımıza destek bekliyoruz. Boluspor'a katkı verin, başarıyı birlikte yakalayalım. BOLUSPOR TARAFTARLARI (banka hesap numarasına ana sayfadaKİ link'e tıklayarak ulaşılabilirsiniz)

  • 1176adnantepe@hotmail.com24.10.2001 03:51

    NASIL BİR BAŞBAKAN İSTERDİNİZ ? 35 li yaşlarda Üç yabancı dil bilen Türkçe diksiyonu nefis olan Gerçek üniversite mezunu , (hatta kendisinden üç kuşak öncesine kadar üniversite geçmişine sahip olan) Felsefe sosyoloji ekonomi ve hukuk okutulmamış ama okumuş olan Pratik zekalı Laiklikten ödün vermeyen Cuma namazlarına ve camilere oy toplamak için gitmeyen Liderlik sultası yapmayan Görevinde en fazla 5 yıl kalan Demokritik değil demokratik olan Aynı milletvekilllerinin seçilmesinde ısrar etmeyen Başbakanlık merdivenlerini 3 saniyede ceketini omuzuna alarak çıkabilen Popülist politikalarla halkı uyutmayan Halkımdan salkımı anlamayan Doğu illerinden başlamak üzere her ile tiyatro sinema opera evi ve kütüphane açılması için kaynak ayırmayı öncelik haline getiren Dünya liderlerine kafa tutan Mustafa Kemal'i sembolik olarak anmayan ama O ?nun özellikle devrimcilik ruhunu benimseyen Öztürkçe konuşan Oy toplamak için cami , kuran kursu , tekke , zaviye ve türbelerde gezinmeyen Sağlık , Hukuk , Sosyal Güvenlik ve Eğittim de köklü reformlar yapma KALİTESİNE ve CESARETİNE sahip olan Mütevazı olan Eşi , kayınbiraderi , çoluğu , çocuğu , yeğeninin bırakın ticaret adı altında soygun yapmasını burada sayılan tüm özelliklere onların bile ayrılmaz parçası olan, Sinemaya , tiyatroya , konsere giden hatta buralara koruma bile götürmeyen Devletin santçılarına , yazarlarına , gazetecilerine lafta değil pratikte de destek olan Faili meşhur ama meçhul cinayetleri çözmek için seferber olan Yargıçları , savcıları , üniversiteleri özerk olan ve bu kurumlara baskı kurup adam atamayan Öğretmenlerinin çektiği sefaleti kendi utancı olarak algılayan Görkemli adliyeler yapıp buralarda memur zihniyetli olmayan bağımsız savcılar ve yargıçlar tarafından yargılanmayı göze alan, Devlet dairelerinde rüşvetin kalkması için gereken her türlü yasal düzenlemeyi yapan sorumlularını cezalandırılması için kimsenin önünü tıkamayan, Kendisinden sonra gelecek olan kişilerin önünü açmak için bir yandan da onları yetiştiren.

  • 1175adnantepe@hotmail.com24.10.2001 03:50

    EDİ = Yeni Türk Gençliği Edi'yi anlamayanları ve sevmeyenleri anlayabilmek mümkün değil. :) Etrafınıza şöyle dikkatli bir bakın, yirmili yaşlarını süren ve Edi ile benzer aile ve eğitim ortamında yetişimiş olan tüm gençlerin Ondan farklı olmadığını göreceksiniz... Kendini geliştirmekten uzak, kültür altyapısı neredeyse sıfır, düşünebilme ve muhakeme etme yeteneği kısıtlı, sadece tüketime endeksli yaşamaya odaklanmış bu kitleyi gayet güzel temsil ediyor bence.. Ayrıca unutmamanız gereken nokta; Edi " asosyal" olduğunu ve insanlarla iletişimde güçlük çektiğini zaten itiraf etti.Bu durumda Ondan nefret etmek bence ayıp.Umarım evde kaldığı süre içerisinde bu eksikliğini giderebilme ve insanlarla iletişim kurabilme yeteneğini geliştirme fırsatını değerlendirebilir. Edi'nin birinci olmasını ve evde uzun süre kalmasını sağlayanlar, yani Ona oy yağdıran özellikle " hatun" oy kullanıcıların özellikle neyine hayran olduklarını ve Edi'yi neden oya boğduklarını anlamak ise pek mümkün değil gibi.. Yakışıklı olması ve marka giyinmesi; asosyal olmasını, herkese bağırıp çağırmasını ve kırıcı olmabilmesini affetmeye yeten unsurlar mı acaba ? Edi ve Onun hayranları bu ülkenin gençliğinin maalesef ne kadar sığ düşünebildiğinin ve kendilerini geliştirmek için ne kadar uzuuuuunn bir mesafe katetmeleri gerektiğinin en önemli göstergesi bence. Edi'yi sevip sevmemeyi tartışmak yerine bu ülke gençliğinin eksiklerini ve bunları gidermesi için neler yapılması gerektiğini tartışacak bir platformu oluşturmak gerek :) _

  • 1174adnantepe@hotmail.com24.10.2001 03:49

    show tv klasiği Tipik bir Show Tv klasiği, Grubun en nefret edilenini birinci seç hem diğerlerini birinci seçmek isteyen kerizlerin parasını yol, hem de elenmesini engelle.Sonuçta asıl birinci olması gerekenler daha doğrusu insan sınıfına girenler harcansın finalde de elene elene kalan kalitesiz birisi (Örneğin Melih gibi...) Edi'yi gecip birinci olsun. Show Tv'de parayı ve raytingi götürsün. Keriz halkımda (Buna bende dahilim) böyle gereksiz ve seviyesiz bir tartışmaya girsin.

  • 1173adnantepe@hotmail.com24.10.2001 03:49

    Türk Kadınının İdeal Erkeği Belli Oldu Önce bir-iki saptama yapiim, 1- Edi en yüksek oyu alıyor. 2- Yarışmayı seyredenlerin ve Edi'ye oy verenlerin çoğunluğu kadın, hanım, bayan, kız, dişi vs. Bundan çıkan sonuç şu; Biz bugüne kadar bu kadınlara yanlış davranmışız. İyilikmiş, centilmenlikmiş, anlayışmış, ilgiymiş falan bunların hepsi fasafiso yalan. Şimdi çevrenizdeki hangi dişiye sorarsanız sorun bunları sıralayacaktır size. Yalan kardeşim yalan. Bu dişi milleti Edi denilen adama oy veriyorsa, bir erkekten beklentileri de gayet açıktır. Bu durum Türk kadınının da erkek konusundaki beğeni profilini oluşturuyor. İŞTE TÜRK KADININ PROFİLİ: 1- Erkek adam dişisine kaba davranacak, 2- Duygu ve düşüncelerine önem vermeyecek, 3- Devamlı bağırap çağıracak, dişi aşağılanmayı seviyor. 4- Kadın insan yerine konmayacak, 5- Kişisel istek ve önceliklerden ödün verilmeyecek, 6- Traş olunmayacak, 7- Bütün gün yataktan çıkılmayacak, 8- Kadına yap, et gibi komutlar verilecek, 9- Hatta arada bir hırpalanacak. İşte arkadaşlar, Türk kadını sizden bunu istiyor. Bazı feminist dişiler bu yazdıklarıma ateş püskürecek belki ama şunu hatırlatıyım, bunlar benim düşüncelerim değil, bunlar Edi denilen zımparası yapılmamamış kişiye oy veren yüzbinlerce Türk kadının düşünceleri. Biz bir avuç erkek yıllardır kadınlara insan gibi davrandık ta ne oldu, bizden hep daha fazlası istendi. Feministler ve kadın hakları avukatları (insan haklarından farkı neyse??) önce kendi hem cinsleri ile uğraşsınlar onları adam etsinler.

  • 1172neslihan23.10.2001 12:25

    selamlar bolununsesi uzun zamandan bu yana gazetenizi takip ediyorum ve şunu itiraf etmek durumundayım:bolununsesi'nin kalitesi düştü. bu belki internette belli olmuyor ama gazeteyi elinize aldığınızda çok çok iyi anlaşılıyor, gazeteye özenilmiyor, haberler şişiriliyor. siz bolunun en iyi gazetesiniz, lütfen kendinizi toplayınız, bilindiği gibi sizi taklit eden gazeteciler ve gazeteler var.benim eşim de diğerlerinden birine bazen reklam veriyor, bu bazen aramızda tartışma konusu olsa da, ben sizin gazetenizi okumaktan başka keyif alıyorum ben eski gazetemi istiyorum kamuran ve kaan beyler...bu isteğimi dikkatinize sunuyorum. özellikle kaan bey, eski bolununsesi nerede bakın bakalım. bu mesajı yayınlarmısınız bilmem ama, kalitenizi eskisine döndürmek hatta daha iyi olmak zorunluluğunuz var, bu hayatın gereği, kimse yerinde sayamıyor. sizden etkili haberlerinizin devamını ve daha daha çok haber bekliyoruz, bizi az ile yetinmek zorunda bırakmayın bu arada valinin adını okula verilmesi düpe düz yağcılık, boluda bu kadarı daha önce görülmemişti, ortaya çıkardığınız için teşekkürler size ve söylediklerimi aklınızdan çıkartmayın neslihan_bolu

  • 1171adnantepe@hotmail.com23.10.2001 12:03

    ÖZGE HANIM İSTANBULDAN DENEYİN AŞIK OLMAYI..

  • 1170Metin23.10.2001 03:31

    Özge Hanımefendi;dışarıdan gazel okumak istemiyorum ama, aşkın Bolu'su veya bir başka bir yeri olur mu? O sadece sizin uygun olmayan biri, uygun olmayan zaman ve uygun olmayan şartlarda aşık olmanızdan kaynaklanmış olabilir. Sermaye gibi aşkında mekanı, orası burası olmaz kanaatindeyim. Siz yine bolu da aşktan vazgeçmeyin. Bolunun aşkları dört mevsimdir. Önemli olan mevsimleri uzatabilmektir. Sevgiyle kalın, üzülmeyin

  • 1169BERRİN ARSLAN23.10.2001 03:30

    BİR BOLULU OLARAK YAZILARINIZI VE DE GAZETENİZİ İSTANBULDAN TAKİP EDİYORUM...AMA SİTENİZİ EN KISA ZAMANDA YENİLİERSENİZ DAHA VERİMLİ OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM...EN KISA ZAAMANDA GELİP GAZATENİZLE TANIŞMAYI DA DÜŞÜNÜYORUM...ŞİMDİLİK HOŞŞAKAL VE DE İYİ ÇALIŞMALAR...

  • 1168Hakan KURT22.10.2001 11:54

    Özge Kızlıok. Size bir sorum olacak. Neden Bolu'da aşık olmayalım..?? Lütfen cevap bekliyorummm..

  • 1167adnantepe@hotmail.com22.10.2001 11:53

    FOTOĞRAFÇILIKLA İLE BİLMEK İSTEDİĞİNİZ HER ŞEY BU SİTEDE...www.adnanfoto.8m.com.TÜM BOLULULARA VE GÖYNÜKLÜLERE SELAMLAR.........

  • 1166adnantepe@hotmail.com22.10.2001 11:52

    ÜLKEYİ YÖNETENLERİ İÇERİ ALIN!!!! VATANDAŞ VERGİSİNİ VERDİ ÜLKEYİ BU DURUMA SOKAN YÖNETİCİLER DEVLETİ HORTUMLADILAR. BİNLERCE DÜKKANLAR KAPANDI,AKŞAM EVİNE SİFTAHSIZ GİDEN ESNAF VAR ALDIKLARI KREDİLER %300 KATLADI BIRAKIN ANA PARASINI FAİZLERİNİ ÖDEYEMEZ DURUMA GELDİLER ÖDEYEMEYİNCEDE MAL BEYANI İSTENDİ SONUCUNDADA ELİNDE NESİ VARSA İCRAYA GİTTİ MALIDA YOKSA HAPİS CEZASI ÇIKTI BUNU VATANDAŞ HAKKETTİMİ ÜLKEYİ BU DURUMA SOKANLAR UTANSIN AMA BUNLARDA UTANMA YOKKİ BIRAKIN GİDİN ARTIK SOKAKTA YÜRÜYEN HERHANGİ BİR VATANDAŞ BİLE BUNLARDAN DAHA İYİ YÖNETİR ÜLKEMİZİ SANMAYINKİ BUNLAR YANINIZA KAR KALACAK ZAMANI GELİNCE KOALİSYONDA NASİBİNİ ALACAK SEÇİM İSTİYORUZ GENÇ BEYİNLER GELSİN!...

  • 1165adnantepe@hotmail.com22.10.2001 11:51

    Türkiye, kayıt dışı ekonomi için bir cennet, yasalara saygılı, namuslu insanlar için bir cehennemdir. Bu ülkenin insanları, her adımda vergi, yetmezse rüşvet ödediği dünyanın en uzlaşmaz, en hoyrat ve en müsrif devlet bürokrasisini, kıt gelirinin en az yarısını ödeyerek yaşatmaya daha ne kadar mahkum olacak? Ekonomiyi batıran hükümet, bir elini cebimizden çekmiyor, bari öbür eliyle boğazımızı sıkmaktan vazgeçsin. (Güngör Mengi, Sabah, 18.10.200l) *** ...Popülizme başvurması gerekmeyenler ise, halktan bir beklentileri olmayanlardır. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'de popülizme en uzak kişi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'dir. Çünkü Sezer, halktan oy isteyen bir siyasetçi değildir. Türkiye'de cumhurbaşkanlarını halk seçmez. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti'nin başına kendi talebiyle değil, davet üzerine gelmiştir. Bu makama da sokaktan değil, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı gibi kendi mesleğinin en üst mertebesinden, rica minnet getirilmiştir. Bütün bunlar göz önüne alınınca; Cumhurbaşkanı Sezer'in Türkiye'de popülizme en uzak kişi olduğu kolayca anlaşılır. Çünkü ne kişiliği uygundur bu işe, ne de ihtiyacı vardır. (Zülfü Livaneli, Sabah, 18.10.2001) *** Ankaralılar son siyasi krizi yorumlarken "Meclis ile Cumhurbaşkanı karşı karşıya geldi" diyorlar. Oysa karşı karşıya gelenler, çatışanlar bütün siyasi yapı ile halktır. Çatışmanın konusu da halkın, bu siyasi yapı hakkındaki kanaatini gösterme hakkını kullanmasını önlemektir. Hükümet ve Meclis, referandumu yaptırmamayı başarabilirler. Ama bu başarının kesin bir sonucu vardır: Halk gözündeki itibarlarının son kırıntılarını da kaybetmek. Bu ülkede, eninde sonunda bir gün seçim olacak. (Okay Gönensin, Sabah, 18.10.2001) *** Siyasetin güven erozyonuna uğramasının en büyük nedeni ne biliyor musunuz? Siyasetin kendini çok sevmesi.. Gözünün başka birşey görmemesi.. Kendi sorununu ülke sorunlarının üzerine koyması.. (Mehmet Tezkan, Sabah, 18.10.2001) *** ANKARA Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, tek başına ana muhalefet partisi gibi çalışıyor... Selamet'in, DYP'nin, AK Parti'nin liderleri, yöneticileri, halkı zerre kadar ilgilendirmeyen konularda ahkam kesip atıp tutarken, Aygün hükümetin tozunu attırıyor... . . . . . . . . . . . ...Muhalefet partilerinden biri, liderinin yasağını kaldırma, diğeri ise bir diğer yasaklı doğal liderine yaranma amacı ile ne yapacağını bilmiyor.. Her iki parti de arada sırada pamuk eldivenlerle iktidarı sarsmaya çalışmakla yetiniyor... (Erdal Bilallar, Sabah, 18.10.2001) *** "Sonsuz teşekkürler Sayın Ecevit, yanılıp Sezer'i Cumhurbaşkanı yaptığınız için." Türk atasözü . . . . . . . . . . Laforizma ABD'deki bütün şüpheli paketler inceleniyormuş... Bizdeki şüpheli Anayasa paketini de neyse ki Sayın Sezer incelemeye aldı. Cihan Demirci . . . . . . . . . . . İsparta Sanayi ve Ticaret Odası'nın başkanlığını Şevket Demirel'e karşı amansız bir mücadele vererek devralan Eyüp Avcular, bu yılın başlarında ciddi bir kampanya başlattı: - Siyasi Partiler ve Seçim yasaları değiştirilsin... Dar bölge, iki turlu, tercihli, geri çağırmalı sisteme gidilsin... İşte kampanya süresince göze çarpan kimi afişler: - Seçtiğinden hesap sormak istiyorsan... - Lider sultasına son diyorsan... - Seçim sistemi değişmeden krizler bitmez diyorsan - Seçim sistemi değişmeden yolsuzluk ve yoksulluk bitmez diyorsan, İmza Kampanyasına Katıl... Eğer seçim ve siyasi partiler yasası değişir, milletvekilleri lider değil halk tarafından belirlenirse demokrasiden söz edebileceğimiz bir sisteme adım atılır... Bugünkü sorunların pekçoğu çözülür. Ülkenin kurtuluşu yolunda atılacak ilk ve en önemli adım budur. İsparta'lıları kutluyor, darısı diğer illerin ve tüm Türkiye'nin başına diyoruz... (Melih Aşık, Milliyet, 18.10.2001) *** Çankaya'nın milletvekili "özlük hakları" yla ilgili düzenlemeyi referanduma götürme kararına halkın desteği büyük. Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik bunalımı yaşanırken, AB paketinin içine "emeklilik ve maaş artışı" önergesi koymak Meclis adına "harakiri"ydi. Sezer gibi yönetim terazisinde "hukuk ve adalet" anlayışı ağır basan, siyasi iktidarla arasının açılması pahasına bunu defalarca kanıtlayan bir Cumhurbaşkanı'nın başka türlü davranması beklenemezdi. . . . . . . . . . Ülkede sıradan vatandaştan en üst düzeydeki yöneticiye, sivil asker bürokrata, siyasi kadrolara kadar toplumun tüm kesimlerini bağlayacak yeni bir "toplumsal mukavele"ye, "restorasyon"a ihtiyaç gözleniyor. Siyasi etik, hak, hukuk, yasalar, Anayasa her şeyin "yeni baştan" düzenlenmesi gerekiyor. Madem Sezer'e halkın büyük güveni oluştu, ortada başka seçenek de gözlenmiyor, bir "geçiş dönemi"nde Cumhurbaşkanı bir "restorasyon" programıyla halktan yetki isteyebilir. Çankaya'nın referandum isteği, iktidar sözcülerince "Meclis'i fesih yetkisinin halka kullandırılması, Türkiye'nin seçime götürülmesi" olarak yorumlandığına göre "siyasi" davranmakla eleştirilen Cumhurbaşkanı bu role açıkça soyunabilir. Kamuoyu..

  • 1164adnantepe@hotmail.com22.10.2001 11:51

    ÖZKAN BEY YAZILARINIZI SIKLIKLA GÖRMEK İSTİYORUZ,SELAMLAR ÖZKAN BEY

  • 1163Özgür Dirim Özkan22.10.2001 06:12

    Sayın "Muhtar", Daha önceki yazdığım yazıda "kim üzerine alınırsa alınsın" cümlesini kullanmıştım. Anlaşılan o ki, ya yazdığım yazıyı tam olarak veya anlayarak okumamışsınız ya da yaranız olduğu için üzerinize alınmışsınız. Birinci durum söz konusuysa yazıyı tekrar okumanızı tavsiye ederim. İkinci durum söz konusuysa benim polemiğe girmem bile abes kaçacaktır. Saygılarımla. Not: Ziyaretçi defterini sürekli ziyaret eden bir okur olarak, deftere yazan arkadaşlardan Türkçe dilbilgisi kurallarına mümkün olduğunca uymalarını rica ediyorum. Bu benim şekilci olmamdan dolayı değil, okuduğumu anlama isteğimden ötürüdür. En azından deftere yazı yazan arkadaşlar yazdıkları mesajı bir kere daha okusunlar.

  • 1162Özgür Dirim Özkan22.10.2001 06:12

    Sayın "Muhtar", Aklıma gelmişken, "Şimdi biz kime ne diyelim" başlıklı haberi okumanızı da salık veririm.

  • 1161Özge Kızılok22.10.2001 06:11

    Size bir tavsiye SAKIN BOLU DA AŞIK OLMAYIN!

  • 1160Metin Arslantürk22.10.2001 06:10

    Sevgili Arkadaşlar; Bir süredir devam eden ve de pek çözüm üretilmeyen trafik ışıkları konusunda bende birşeyler söylemek istiyorum: Boluyu pek bilmem ama, 3 4 ay önce gelmiştim. ışıkların fazla olduğu doğru. Bir örnek vermek istiyorum: Köy Hiz. Müd. E-5 e doğru çok ışık mevcut, trafiği yavaşlatıp insanın kanını hızla dolaştırıyor yani sitres yapıyor. Benim önerim şu: bu ışıklar herhalde yerinde duracak. Ohalde belli zaman dilimlerinde pasif hale gelsin. trafiğin az olduğu sıralar tespit edilip yanıp sönerek itaz etsin ve de yoğun saatlerde devreğe girsin. Böylece sorun biraz olsun çözülmüş olur. Balıkesir de de trafik şehiriçinde çok yoğun ama böyle bir uygulama ile sıkıntı gideriliyor. Sadece tenkit etmek sorunu çözmez. Saygı değer İdarecilerimizin konuya biraz daha duyarlı olmalarını dileriz. Selamlar.

  • 1157İbrahim ARSLAN21.10.2001 08:42

    Selam bulununses ailesi uzun zaman oldu tel felam acamıyorum eskisi gibi Mete abi sana gönderdiğim emaneti aldınmı?? aldıysan bari haber yolla bana bir türlü seni bulamıuyorum telde. Hakan altdevrem nasılsın nasıl gidiyor askerlik. Varsa senin askeri telefonun bana bildir seni ararım buradan :) imkanlarım elverişlidir senden çok iyi sana iyi teskereler şimdik görüşmek dileğiyle yada normal telefonu ver bana

  • 1159muhtar21.10.2001 07:07

    sayın özgür dirim özkan kendimi arabaya binince sizin tabir ettiğiniz kişilerden değilim.doğrununy erinde ve zamanında gerektiği yerlerde yapılanı taktir etmesinide bilen yurdunu seven insanlara faydalı olmayı seven her şeyin insanlar için yapıldığını bilen bir türk vatandaşıyım.boludaki trafiği siz biliyormusunuz bilmiyorum ama ben her gün izzetbaysal caddesinden işim gereği 5-6 kez geçiyorum.kalıcı konutlarda oturuyorum eşimi işyerine bırakıncaya kadar 13-14 tane ışık geçiyorum.belediye yapacağı işleri tam olarak yapmıyor sanki belediyenin temel 2 işi var gibi gözüküyor boluda ışıklar ve kaldırımlar.her şey güzel olması için ama doğru işler yapılmıyor.seçim zamanı başkana sormayacaklarmı belediye önüne dikilen ışıkların kaç lira olduğunu devlet tedbirleri bas bas bağırsın bolu belediyesi yanlış duymadıysam tanesi 900 milyona lamba diksin çok taktir ettik belediyeyi benim senin vatandaşın parasıyla yapılıyor bu işler onun için gerekeni gerektiği zamanda yapamıyorlar nerdeyse köylere kadar ışık koyacaklar herkes düşünüyor acaba ışıklardan birilerinin menfaatimi var diye herkes konuşuyor bunları ama kimse umursamıyor nede olsa türk milletiyiz.belediyeye bir karezim falan yok yalnış anlaşılmasın.istanbuldasın galiba ali müfit gürtuna spor sahaları açıyoruz diye medyaya çıkıp icraatlarını anlatabiliyor bizim belediyenin yaptıkları hep tartışma konusu oldu.sürücülere laf atıyorsun gel bakalım izzetbaysaldan geç kaç yayaya çarpmamak yada ters istikametten gelen bisikletlere değmeden geçmek için nasıl mücadele vereceksin bütün suşları arabalara buluyorsun yanlış.bolu beldiyesi depremden sonra para açısından çok iyi durumda sanıyorum.su işleri çıkıyor su sıkıntısı olabilir diyor bolu gibi bir yerde tamamda ozaman yap yatırımını sıkıntı olmasın çokmu zor.kököze gittim bugün akmıyor.spor sahası yok doğru dürüst boluda kapalıspor salonunun oraya bina yaptılar gençleri arka tarafa sıkıştırdılar pazar yeri gibi kalabalık.14 10 2001 tarihinde ordan geçerken içimsızladı benim eskiden 5 pota varken şimdi 2 tane kalakalmış alan daralmış.yıkılan binaların yerlerine çok uygun olur spor sahaları belediye kamulaştırsın burları değerlendirsin burları anlayacağın yalnış zamanda işler yapılıyor.

  • 1158Aydın özpelit21.10.2001 07:07

    Mudurnu ilçemizle ilğili haberlerin yeraldığı www.mudurnufoto.8m.com adlı sitemizi artık www.mudurnu.ilcesi.com danda takip edebilirsiniz. Son dakika Mudurnu Tavukçuluk %51 ini sattı. Bir ingiliz firmasıyla ortaklığını dün akşam şirket binasında karşılıklı imzaladıkları belirtildi.

  • 1155Seyfi Alp20.10.2001 06:06

    Sayın Hacer Yavuz'un Dikkatine!. Sayın Yavuz, Türkmenistan Havayolları ile Almanya'dan Tayland'a Alman turist götüren Sunline adlı Türk şirketinin fotoğrafçısı olarak kısa süre sonra Türkmenistan'a geleceğim. Bu gezi öncesi sizinle irtibat kurmak istiyorum. Lütfen e.mail adresime, kendi e. mailinizi yazarmısınız? Saygılarımla. Frankfurt'tan selamlar. Bolulu hemşehriniz Seyfi Alp. Not:Daha önce 3 defa transit olarak Türkmenistan'a uğradım.

  • 1154Hakan Aydın20.10.2001 06:05

    selam sitedeki haberleribüyük bir şevkle okumya başlamıştım ki, İbrahim Amcanın bir kalp krizi sonucu haytını kaybettşiğini okuyunca üzüldüm. Bolununsesi Gazetesinde geçen haberde yazılanlar, İbrhim Kuyupınar'ı anlatmak için az bile gelir. Tüm Bolululara baş sağlığı diliyorum. NOT: Tekstilci Orhan Uçar'a Allah'tan sabır diliyorum ŞAFAK: 398 Bir gün buluşmak üzere herkese selam

  • 1156Şafak Vural20.10.2001 01:54

    Yeniden Merhaba; Bundan yaklaşık bir ay önce sayfanıza boluya hayırlı bir iş için geleceğimi yazdım (1088). Bu yazdığım mesaj tanıdığım birçok kişiyi etkilemiş. Ben sadece aklıma o an aklıma gelenleri yazdım. Sayfalarınızda yer alacağından da şüpheliydim.Hatta çıkmayacağını düşünüyordum.ÇIKMIŞ. Bu mesajdan en çok etkilenen kişide benim eski sevgilim XYZ oldu. Kendisinden ve yayınlanan bu mesajdan sonra onunla birlikte etkilenen herkesten özür dilerim. BOLU'yu ve BOLULULAR'ı çok seviyorum ve sayıyorum. NOT:Yakında bir site açmayı planlıyorum.Bu sitede Bolu'nun özel bir yeri olacak. Şafak Vural TEKRES

  • 1151KIZIKHAN19.10.2001 03:08

    BOLU'DAKİ "Amatör Futbolu" SİTEMİZDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ. Teşekkürler!...(adres düzeltme) www.angelfire.com/ks2/KIZIKSPOR

  • 1150metin19.10.2001 03:07

    merhaba; ben bu defa şahsi bir şeyler yazmak istiyorum: sayın İzzet Baysal beyin ismini alan caddenin (sanırım sultan hamamı karşısına geliyor) üzerinde MARMARA Kebap Salunu işleten Ziya Beye selamlarımı iletiyorum ve sizlere de orada kebabın hasını yemenizi öneriyorum. Bu bir reklam değil, gerçekten güzel yapıyorlar Birde YKM yakınlarındaki PiZZa salonunda çalışan Yalçın kardeşime selamlarımı iletiyorum. hoşçakalın arslanmetin@e-kolay.net

  • 1153Hacer Yavuz19.10.2001 03:03

    merhabalar Bolu ve Bolulu hemşerilerim. uzun zamandır yazamıyordum. umarım herşey yolundadır Boluda. TÜRKMENİSTAN ATA VATANDAN HERKESE SELAMLAR. NE OLURSA OLSUN HEP MUTLU VE BOLULU KALIN. :))))))

  • 1152BÜLENT CEM MÜHÜRCÜOĞLU19.10.2001 03:03

    Ben bir Bolulu olarak bu güzel haberlerin 2 veya 3 günde bir güncelleştirilmesi taraftarıyım bizler dışarıda çalışan Bolu lular olarak çok sevdiğimiz güzel memleketimizin haberlerini daha güncel bir biçimde takip etmekten büyük keyif alacağımız kanaatindeyim saygılarımla bmuhurcu@hotmail.com tel 0.466.212 10 62 0.466.212 65 92

  • 1149KIZIKHAN18.10.2001 12:42

    BOLU'DAKİ "Amatör Futbolu" SİTEMİZDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ. Teşekkürler!... www.angelfire.com/ks/KIZIKSPOR

  • 1148Özgür Dirim Özkan18.10.2001 12:42

    Uzun süre sonra tekrar merhaba... Son 1 ay içerisinde yazılan mesajlara baktım, şu trafik ışıkları mevzusu hakkında bayağı yazılan olmuş. Trafik ışıkları, genelde tüm trafik kuralları, insan hayatını düzene koymak için yapılır. 20 metrede bir alakasız yerlere konulan trafik ışıkları ise direksiyon başına geçince kendisini padişah zanneden, yayaya hayatta yol vermeyen, caddeleri ralli pisti sanan trafik ayıları için konulur. Artık kim üstüne alınırsa alınsın, ama sürücüler yayalara ve diğer araç sürücülerine saygılı olmayı öğrenirlerse, efendi gibi yol verirlerse, merak etmeyin, o gereksiz denilen trafik ışıklarına hiç gerek kalmaz. Bu arada Yeditepe üniversitesinde okuyan, çalışan birisi varsa bana uğrayabilir veya beni arayabilir. Yeditepe Üniversitesi'nde okuyan veya çalışan bir tanıdığı olan varsa benim oda numaramı ve telefon numaramı verebilir. Benim odam, Yeditepe Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü'nde (Fen Edebiyat Fak. - Güzel Sanatlar Fakültesi ile aynı binada) 712 numaralı oda (zaten kapısında Boluspor flaması olan tek oda). Telefon numaram: 0.216.5780924. Bekliyorum. Sevgilerle..

  • 1147FEZA KURUTLU17.10.2001 06:36

    SAYIN LEVENT BEY UZUN ZAMANDIR BOLUYA GELEMEDIM ILK GELDIGIMDE DOLASMADIGIM CESME KALMADI SORDUM CESME BASINDA DUYUMLARI DINLEDIM KOKEZ SUYUNUN SISELEME YAPILDIGINI VE TICARI OLARAK SATILDIGINI SOYLEDILER BU YANLIS OLABILIR INCELEYEMEDIM ANCAK BUNCA INSAN GECE BIRAZ SU AKACAK DIYE BEKLIYORSA VE ENBOL OLAN KOKEZ SUYUMUZ YOKSA BEN BUNU BILIRIM MILLETIN SUYU ILE OYNAYANLAR KAYBEDERLER BUNU UNUTMAMALILAR YASLI INSANLAR SIRAYA GIRECEK GECE BEKLIYECEK SU ALACAK YOK BOYLEBIR SEY SANIRIM HAKKIMIZDIR .EĞER HAKIKATEN TICARI AMAC ICINSE BUDA NORMALDIR ANCAK HIC OLMAZSA BAZI YERLERDE AKMALIDIR SAYGILARIMLA

  • 1146Hüseyin GAZİ17.10.2001 06:35

    Selamlar... M.Nevzat isimli bir e-posta aldım. M.Nevzat iletisinde, o dönemin alım gücünü baz alarak milletvekilleri maaşlarının aslında çok yüksek olduğunu belirtmiş. Haklı olabilir ancak benim vurguladığım o değildi. 19 Mayıs 1930---- 1613 sayılı kanun: Maaş: 500 lira Yolluk:300 lira 7 Mart 1931------ 1757 sayılı kanun: Maaş: 350 lira Yolluk: 125 lira Buradan da anlaşıldığı üzere milletvekili maaşlarında ve yolluklarında azaltma sözkonusu. Bunun nedeni nedir diye merak edenler olabilir. Nedenini şöyle açıklayayım. Tüm dünyada makroekonomik krizlerin hasıl olması. Hammade ve mamul madde arasındaki müthiş dengesizlik ve üretim yapamayan devletlerin ithalatlarının durması, dolayısıyla üretenlerin de pazarlama sorunu yaşamaları. Gelelim günümüze. Farklı olan ne? Temel ekonomik normlarda değişen hiçbir şey yok. İsim koymak gerekirse iki dönem de ekonomik krizle muhattap Türkiye. Ama bir fark var ki o da krizi aşma ile kriz sayesinde batma noktalarını belirleyen ince hattı çiziyor. 1930'ların iktidarı bu cumhuriyeti kuran ve de tüm gücünü halktan aldığını bilen iktidar. Dolayısıyla kurduğu cumhuriyete ve onu teşkil eden ulusuna karşı sorumluluk taşıyorlar. Oysa ki günümüz iktidarı ve mebusları tüm gücü sermayeden ve sermayeyi sağlayan odaklardan alıyor(Washington, Brüksel). Doğaldır ki tüm sorumluluklar o yönlü olacak. Bunun en somut hali de vekillerin beyanatları. Eğer vekil "AB'nin bizden istediği demokratik anayasa için gereken her şeyi yapıyoruz" diyorsa durup düşünmek lazım. Bu demokratik anayasa en çok kime lazım? Bu ülke insanına mı, AB' ye mi? Görüldüğü üzere yanıt AB oluyor. Sonuç olarak şunu belirteyim 1930'ların Türkiye'si o Krizi aştı ve 1940'lı yıllara, o büyük buhranlı yıllara güçlü girerek tarihin gördüğü en büyük ekonomik paradokstan asgari zararla çıktı. Tek nedeni de meclise hakim olan irade. Günümüzde ki kriz ne olur bilemem ama şu çok iyi bilinmelidir ki, bu ulus kulluk sistemini yıkarak(batıya rağmen), kendi devrimci cumhuriyet meclisini kurdu. Önümüzdeki günler de bu tür bir mücadelenin tekrar ülke sathında alevleneceğinin müjdesini veriyor. Saygılarımla...

  • 1145bülent cem mühürcüoğlu17.10.2001 06:34

    ben bir bolulu olarak busayfayı sürekli takip etmekteyim ayrıca kendi memleketimin gazetesinin internet sayfası olmasından dolayı gurur duyduğumu belirtir çalışmalarınızda başarılar dilerim

  • 1143Hüseyin GAZİ16.10.2001 03:32

    ARTIK DENİZ BİTTİ Hırsız, hortumcu, faizci, dolarcı, AB'ci, ABD'ci herkese artık deniz bitti. Sınırsız özgürlüğün sınırsız yozlaşmayı getireceği yönündeki bilimsel görüş artık bütün sıcaklığıyla karşımızda duruyor. Yeni dünya düzeni, nam-ı değer globalizm kafasını asya kayasına çarptı. Sersemleyen Globalizm dengesizce Asya'nın kucağına oturuyor. Tüm bilimsel edimleri sermayenin sınırsız ve de sorunsuz dolaşımı yoluna kanalize eden Globalizm en sonunda, beslediği ve daha düne kadar teoriler ürettiği terörizm tarafından namlunun önüne alındı. EN MÜKEMMEL TERÖRÜ GLOBALİZM ÖRGÜTLER Çünki teorisi globalistlerce oluşturuldu. Nerde bir ayak direme görüldü, arkasından terör hasıl oldu. Sonuçta yıkım, ölüm, teslimiyet vs. En sonunda ise Globalizmin galibiyeti, ulusal devlet için mücadele edenlerin hezimete uğramaları (11 eylül 2001'e kadar). ATLANTİK ÇAĞI BATAĞA SAPLANDI Atlantik çağı her kurumuyla batıyor. Ekonomisi geriliyor, adaleti adaletsizleşiyor, insan hakları kavramı masallaşıyor, toplumları yozlaşıyor, bilimi sonuçları itibarı ile para için yapılıyor... Bütün bu kokuşmuşluklar sinsilesi dönüp dolaşıp Atlantik'e tokat gibi çarpıyor. Atlantik'in üçüncü dünyaya fırlattığı bumerang şimdi atıcısına geri döndü. ONURLU İKTİDAR; HAYSİYETLİ DIŞ POLİTİKA Bu veriler ışığında Türkiye'nin alacağı tavır teraziye yön verecek. Ya atlantik yanında yer alıp bataklığa kendini atacak yada gerçek bölgesel güç odağı olmak için BÖLGE MERKEZLİ DIŞ POLİTİKA seçeneği ile çevre ülkelerle kardeşçe çıkar ilişkileri geliştirecek. Bunu yapacak irade ise Onurlu iktidar olur, haysiyetli bir dış politika izler.

  • 1142Hakan Üstüntaş16.10.2001 03:31

    Bolulu bir hemşehriniz olarak , internet sayfanızda Bolumuzun leziz yamak tariflerini Türkçe ve İngilizce olarak vermeniz mümkün mü ? ev hanımlarımızın tarifleri , Bolulu Mengenli Ünlü aşçılarımızın tarifleri ile Bolumuzun lezzetini tüm dünyaya duyursak derim . ne dersiniz ? saygılarımla Hakan Üstüntaş 1953 Bolu

  • 1141FEZA KURUTLU16.10.2001 03:30

    BOLUMUZUN BAZI DEGISMEYEN ÖZEL DEGERLERI MEVCUTTUR.MESALA KÖKEZ SUYU MUDURNU HELVASI FINDIK ŞEKERİ KOLONYA ÇESİTLERİ VS.GİBİ BUNLAR BOLUDA YAŞAYANLARIN VE DIŞARDAN ZİYARET EDENLEİN ÖZELLİKLE ARADIKLARI ŞEYLERDİR. BUNLARDAN KÖKEZ SUYUNU GÖREVİM NEDENİYLE İSTANBULDA YASAMAK MECBURİYETİNDE OLMAMA RAĞMEN HİÇ TERKETMEDİM .GELENLE GETİRTTİM KENDİM GELDİM İLK YAPTIGIM KÖKEZ SUYUMU DOLDURMAK OLDU.SON ZAMANDA MALESEF ŞEHİRDE TİCARİ AMACA DÖNÜK OLARAK SULAR AKMAMAKTA VE SIKINTI HAD SAFHADA OLMAKTADIR. TEK DİLEĞİM EKMEĞİMİZLE VE SUYUMUZLA OYNAMAYIN KÖKEZ SUYUMUZ AKSIN VE KİMSE KUYRUK OLMASIN AYIP OLUYOR SAYGILARIMLA

  • 1144levent erdoğan16.10.2001 02:05

    Merhaba, Feza Kurutlu isimli okurun mesajını okuyunca aklıma takıldı ve yazmak istedim. Kökez suyu ile ilgili mesajınızı okudum. Kökezin ticaret konusu yapıldığını iddia etmişsiniz. Bu konuda bildiğiniz birşey varsa bizimle paylaşmanızı isterim. Yalnız şunu ifade etmek gerekiyor. Bolu Belediyesi, kökez suyu ile ilgili bundan çok önce bir ihaleye gitmiştir, bu doğrudur. Fakat ihaleyi kazanan firma altyapı işlemlerini bir türlü yapamadığından, hiçbir zaman su alamamıştır. Bu ayrıntıyı atlamayın, bir de kökez suyu debisinin saniyede 7 lt/sn'ye kadar düştüğünü sakın unutmayın. Bu konuda tek hata belediye başkanlarının her mahalleye seçim yatırımı için toplam 82 adet kökez çeşmesi yapmasıdır. Bu konuda bunlardan başka bilginiz varsa cevabınızı bekliyorum. Bir bildiğiniz varsa -ki ticaret mevzu bahis diyorsunuz- bizler de bilelim. levent erdoğan - bolu

  • 1140Hüseyin GAZİ15.10.2001 02:57

    YETKİ TÜRK HÜKÜMETİNE DEĞİL A.B.D.'YE VERİLDİ Meclis 10 Ekim 2001 tarihinde aldığı kararla Türk askerini ateşe sürmek için, Türkiye hükümetine değil, ABD hükümetine yetki vermiştir. Bugün gazetelerde, Türk askerini Afganistan'a gönderme yetkisi isteyen tezkerenin ABD ile uzun pazarlıklar sonucu yazıldığı haberleri yer almaktadır. İktidar sahipleri, yaptığı pazarlıkarı halka açıklamalıdır. _______MEHMETÇİĞİN KANINI HANGİ FİYATA PAZARLADILAR?________

  • 1139Hüseyin GAZİ15.10.2001 02:57

    Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba... 70 yıl öncesinden ibret alınacak bir karar. MİLLETVEKİLİ MAAŞLARI: 5 Eylül 1920----- 18 sayılı kanun: Maaş:100 lira, Yolluk (yıllık): 40 lira 17 Şubat 1921---98 sayılı kanun: Maaş: 200 lira, Yolluk (yıllık): 300 lira 8 Mart 1923----- 315 sayılı kanun: Maaş: 200 lira, Yolluk : 300 lira 23 Şubat 1924-- 421 sayılı kanun: Maaş: 300 lira, yolluk : 300 lira 19 Mayıs 1930-- 1613 sayılı kanun: Maaş: 500 lira, yolluk : 300 lira 7 Mart 1931---- 1757 sayılı kanun: Maaş: 350 lira, yolluk : 125 lira

  • 1138MURAT AKÖĞRETMEN15.10.2001 02:06

    MURAT AKÖĞRETMEN MAİL:akogretmen@uni.de akogretmen@web.de WEB:www.akogretmen.at.tf www.akogretmen.de.tf SAYIN BAY VE BAYANLAR, VATANA VE BOLUYA SAYGILARIMI ARZ EDERİM. MURAT A.

Erpiliç

GÜNÜN SÖZÜ

Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.

SON YORUMLAR
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi