BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

C Vitamini Soğuk Algınlığını Önler mi? Bilimin Yanıtı Sandığımızdan Farklı

C Vitamini Soğuk Algınlığını Önler mi? Bilimin Yanıtı Sandığımızdan Farklı
    12 Ekim 2026

    C Vitamini Soğuk Algınlığını Önler mi? Bilimin Yanıtı Sandığımızdan Farklı ...

    C Vitamini Soğuk Algınlığını Önler mi? Bilimin Yanıtı Sandığımızdan Farklı

    Sonbahar geldiğinde eczanelerde ve marketlerde C vitamini ürünlerine ilgi artar. Pek çok kişi soğuk algınlığına yakalanmamak için yüksek doz C vitamini kullanmaya başlar. Peki, yıllardır tekrarlanan bu önerinin bilimsel karşılığı ne kadar güçlü?

    Bu inanışın yaygınlaşmasında Nobel ödüllü kimyager Linus Pauling'in önemli bir rolü var. Pauling, 1970 yılında yayımladığı kitabında yüksek doz C vitamini kullanımını savundu. O dönemde büyük ilgi gören bu yaklaşım, günümüzde de popülerliğini koruyor. Ancak bilimsel araştırmalar, konunun sanıldığı kadar basit olmadığını gösteriyor.

    C vitamini soğuk algınlığını önlüyor mu?

    Araştırmalar, genel toplumda düzenli C vitamini kullanmanın soğuk algınlığına yakalanma riskini belirgin biçimde azaltmadığını gösteriyor. Yani her gün yüksek doz C vitamini almak, soğuk algınlığına karşı güvenilir bir kalkan oluşturmuyor. Bununla birlikte düzenli kullanımın bazı sınırlı yararları olabilir. 2023 yılında yayımlanan bir meta-analizde, düzenli C vitamini alan kişilerde şiddetli soğuk algınlığı belirtilerinin süresinde bir miktar azalma bildirildi. Ancak bu sonuç, C vitamininin hastalığı önlediği veya herkeste belirgin yarar sağladığı anlamına gelmiyor. Üstelik ne zaman kullanıldığı da önemli. Düzenli kullanımın sağlayabileceği sınırlı yarar, belirtiler başladıktan sonra takviyeye başlamakla aynı değildir. Soğuk algınlığı başladıktan sonra C vitamini almanın belirtilerin süresini kısalttığına ilişkin ikna edici kanıt bulunmuyor.

    Fazlası daha fazla yarar sağlar mı?

    C vitamini vücut için gerekli bir vitamindir. Bağışıklık sisteminin normal işleyişinde, kolajen sentezinde ve demir emiliminde rol oynar. Ancak gerekli olması, yüksek dozlarda tüketildiğinde daha fazla yarar sağlayacağı anlamına gelmez. Yüksek dozlar ishal, bulantı ve karın krampları gibi sindirim sistemi sorunlarına neden olabilir. Uzun süre yüksek miktarda kullanılması, özellikle yatkın kişilerde böbrek taşı riskini artırabilir. Ayrıca demir birikimine yatkınlığı olan kişilerde demir emilimini artırarak sorunlara yol açabilir. C vitamini ihtiyacının önemli bir bölümü portakal, mandalina, kivi, biber ve brokoli gibi besinlerle karşılanabilir. Takviye ihtiyacı ise kişinin beslenmesine ve sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir.

    Asıl mesele bağışıklığı desteklemek

    Soğuk algınlığından korunmayı tek bir vitamine bağlamak yerine dengeli beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve el hijyeni gibi alışkanlıklara odaklanmak gerekir. Bilimsel araştırmaların mesajı açık, C vitamini sağlığımız için gereklidir ancak yüksek doz kullanmak soğuk algınlığını önlemenin garantisi değildir. Üstelik fazlası istenmeyen etkilere neden olabilir. Unutmayalım, bir vitaminin gerekli olması, ne kadar çok alınırsa o kadar faydalı olacağı anlamına gelmez.

    Sağlığınıza dikkat edin, sağlıcakla kalın.

    Doç. Dr. Oruç YUNUSOĞLU

    • Barlas14 Ekim 2026 . 10:56

      yazıyı okuduktan sonra insanların her kış neden bu kadar çok vitamin takviyesi aldığını bir kez daha düşündüm. Marketlerde, eczanelerde ve internet sitelerinde onlarca farklı ürün var. Reklamlarda bazen öyle bir anlatılıyor ki sanki o ürünü kullanmazsak mutlaka hasta olacagız. Halbuki sağlıklı bir insanın sırf kış geldi diye yüksek doz cc vitamini kullanması gerekmeyebilir. Gereksiz ürünlere para harcamak yerine dengeli beslenmeye, uykuya ve günlük hareketimize yatırım yapmak daha akılcı. Elbette vitamin eksikliği olan veya özel durumu bulunan kişiler ayrı değerlendirilmelidir. Benim karşı olduğum şey vitamin kullanımı değil, ihtiyacımız olup olmadığını düşünmeden kullanmak. İnsanlara bunu anlatmak lazım. Ggüzel bir bilgilendirme olmuş, umarım daha çok kişiye ulaşır.
    • şifacı14 Ekim 2026 . 10:33

      günümüzde sosyal medyada biraz takipçisi olan herkes sağlık konusunda uzman kesilebiliyor. Birisi çıkıp yüksek doz c vitamini alın, hiç hasta olmazsınız diyor, binlerce kişi de sorgulamadan inanıyor. İşin kötü tarafı bu tür paylaşımlar bazen bilimsel bilgilerden çok daha hızlı yayılıyor. oysa bir araştırmanın sonucunu doğru anlamak, sadece başlığı okumaktan çok daha önemli. C vitamininin bazı yararları olabilir ama bu durum onun her hastalığı önlediği anlamına gelmez. Yazınızda bu ayrımın güzel bir şekilde anlatılması önemli. İnsanlar artık takviye ürünleri alırken biraz daha dikkatli olmalı. ddoğal, vitaminli veya bitkisel denilen her şeyin sınırsızca kullanılabileceği düşüncesi de yanlış. ssağlık konusunda reklamdan çok bilime güvenmek lazım.
    • Bahadur öğretmen14 Ekim 2026 . 10:18

      eskiden kış gelince hemen C vitamini almaya başlardım. Hatta ne kadar fazla alırsam o kadar iyi olacagını düşünüyordum. Sonradan bunun tam olarak böyle olmadığını öğrendim. Birkaç yıl önce soğuk algınlığı geçirdiğimde de vitamin kullanmıştım ama hastalığın süresi çok değişmemişti. Tabi tek bir deneyimle bilimsel sonuç çıkarılmaz, onu da biliyorum. Ancak insanların kişisel deneyimlerini kesin kanıt gibi görmesi de doğru değil. Bu yazı tamda bu konuda güzel bir hatırlatma olmuş. Vitaminler gerekli ama her hastalığın çözümü değiller. Özellikle gereksiz yere yüksek doz kullanmanın bir faydası yoksa neden vücudumuza fazladan yük bindirelim ki? Bence takviye almadan önce beslenmemize dikkat etmek daha mantıklı. Bilgilendirme için teşekkürler.
    • mabro14 Ekim 2026 . 10:17

      çok güzel bir yazı olmuş hocam. bizde özellikle sonbahar ve kış aylarında C vitamini kullanımı neredeyse bir alışkanlık haline geldi. Hafif bir boğaz ağrısı olsa hemen yüksek doz vitaminlere sarılıyoruz. Halbuki bir ürünün faydalı olması her durumda ve her dozda fayda sağlayacağı anlamına gelmiyor. Bence yazının en önemli noktası da bu. C vitamini elbette vücut için gerekli ama bunu soğuk algınlığından kesin koruyan bir ilaç gibi görmek yanlış. İnsanların biraz daha bilimsel düşünmesi ve duydukları her tavsiyeye inanmaması gerekiyor. Özellikle sosyal medyada vitaminlerle ilgili çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor. Böyle anlaşılır yazılar insanların doğru bilgiye ulaşması açısından çok değerli. emeğinize sağlık hocam, sağlıcakla kalın.
    • Ahmet Usta13 Ekim 2026 . 18:13

      Hocam, bence Türkiyede tıbbi bilgileri kamuoyuna açıklama enstitüsü başkanlığı kurulmalıdır.
    • Ahmet Usta13 Ekim 2026 . 15:11

      Hocam sizce topluma bildirilen tıbbi bilgiler ne şekilde kontrol edilmeli. Ispanak, mercimek şimdide C vitamini faydaları gibi.
    • Yorum 213 Ekim 2026 . 11:14

      Fakat zaman zaman benim veya doktorun psikolojik ve sosyolojik halimiz nedeniyle kimi doktorlarla uyuşamadığım oldu ama hepimizin bir yaradılış özelliği olduğu gibi doktorların da bir yaratılış özelliği var, bunun da çözümü turpun büyüğünü doktora atmak yerine doktor seçme hakkını kullanmaktır. Amacım burada ne doktorları güzellemek ne de kendimizi yermek… Olması gereken öncelikle doktorları yermek yerine hasta gibi davranmaktır yani laf dinlemektir sonra sıra doktorları yermeye gelsin.! Not: Her meslekte sıkıntılı meslek erbabları olabilir doktorların içinde de olabilir hatta çalınmış sorularla fakülte bitirenler dahi olabilir, çözüm hasta gibi davranmayı gerektiğinde doktor seçmeyi bilmektir, yerli yersiz doktorlara ithamda bulunmak yersizdir. Herkese sağlıklı bir yaşam dilerim. Kuantin Tarantino
    • Yorum 1 13 Ekim 2026 . 11:14

      Öncelikle bu önemli bilgiler için Oruç beye teşekkür ederim. Toplum olarak düzenli fiziksel aktivite yapmayı belli oranlarda öğrendik yürüyüş yapanları görüyoruz parklarda fakat el hijyeninde kesinlikle sınıfta kaldık. Tuvalete girip çıktıktan sonra sabun kullanmadan sadece su ile el yıkıyoruz, öksürüp hapşırırken ağzımızı ellerimizle kapatıyoruz hatta kapatmıyoruz bile... hadi ellerinle kapadın ağzını da gidip sabunun köpüğü ile en az 20 saniye yıkıyor muyuz? yıkamıyoruz.! Koskoca pandemide TV lerde doktorlar, biliminsanları bas bas bağırdılar ellerinizi en az bileklerinize kadar sabunun köpüğü ile en az 20 saniye yıkamalısınız, öksürürken hapşırırken tıksırırken ağzınızı ellerinizle değil kolunuzun dirsek bölgesi ile kapatacaksınız diye..! Kim dinledi de uyguluyor bunları? yeterli uyuyor muyuz hayır en geç saat 22.00 de uykuya yatmalısınız diyen doktorların söyledikleri bir kulağımızdan girer girmez diğer kulaktan dışarı... Dengeli beslenme ülkemiz koşullarında zor olsa da en azından ulaşılabilen besinleri dengeli tüketebiliriz. Yorumcu tevfik karasu'ya kısmen katılıyorum fakat özellikle araştırma hastaneleri o tahlil röntgen vs. yi yapmak için kuruldular, ima ettiği doktor sayısı genel sayıya oranla çok düşüktür ki hangi doktor dengesiz beslenin, yürüyüş yapmayın, tıka basa C vitamini alın, uyumayın dedi, ben böyle bir doktora rastlamadım henüz. (Devamı yorum 2 de)
    • bolu12 Ekim 2026 . 20:27

      İyi anlatılmış özellikle böbrek taşı riski kısmı önemli,çoğu insan vitaminleri zararsız zannediyor ama durumm öyle değil
    • İbrahim12 Ekim 2026 . 20:22

      yıllardır kışın c vitamini kullanıyorum ama yine hasta olduğum oldu. yaz'ı bir nevi ufukumu açdı teşekkür ederim
    • Tıbbı teknik12 Ekim 2026 . 19:41

      bence en önemlisi insanlara fazla vitamin kullanmanın daha sağlıklı olmak anlamına gelmediğini anlatmak. özellikle bilinçsiz takviye kullanımı çok yaygın.
    • Fuad Kara12 Ekim 2026 . 19:37

      hocanın yazılarını okumak gerçekten çok keyifli, hem bilgilendirici hemde insanın düşünmesini sağlıyor ?
    • Hemşire12 Ekim 2026 . 19:18

      yazı gayet güzel olmuş, keşke takviye satan yerlerde de bu bilgiler anlatılsa. İnsanlar yüksek doz alınca daha çabuk iyileşeceğini düşünüyor ama her zaman öyle olmuyorr.
    • tevfik karasu12 Ekim 2026 . 17:39

      doktorlukta çağ atladık deniyor ama malesef sınıfta kalıyoruz muaneye gitiğiniz doktor hiç yüzünüze bakmadan git şu şu tahlilleri yaptır şu rotgeni cektir luzumlu vaya lüzümsuz bütün yoğunluğu başkalarına yüklüyorlar neticede yanındaki yardımcıya reçete yazdırıp yerinden kalkmadan haydi güle güle dotorlu bumu

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Çok söyleyen değil, çok iş yapan yöneticeye muhtaçsınız.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi