BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Deftere yaz
  • 442orhan16.11.2000 05:38

    tum bolu halkına gecmiş olsun ! inanın o haberı duyunca içimden sankı bır parça koptu...

  • 448derya16.11.2000 05:27

    seyfi alp'in yazmaması adına sevindim, bu sayfaları gereksiz yere doldurması zaten sıkmıştı.kendisini çok iyi yerlere getirmiş bir şahsın bu yazıları kendi adıma beni sıkıyordu... kendi sitesinde başarılar diliyorum ona...

  • 441Özgür Dirim Özkan16.11.2000 04:47

    Almanya'dan yazan Seyfi beyin mesajlarını ve o mesajlara karşı tepkileri izliyorum. Tepkilerin bir kısmına katılıyorum. Hakikaten de Oktayla veya başka bir konu ile ilgili bilgi almak istersem internette diğer gazetelerin sayfalarını okuyabilirim. Bu anlamda Seyfi beyin yazdığı yazıların bir kısmı "boşuna" değil ama "amacı dışında" yer işgal ediyor. Ziyaretçi Defteri Boluluların dayanışma, Hemşehrilik bilinçlerini geliştirdikleri bir yer olmalı bence. Ama bunun yanısıra Seyfi beye saygı duyuyorum. Birşeyler yapmak için çok iyi niyetle uğraşıyor krndisi. Düşünsenize her gün kıymetli vaktini ayırıp yazı yazıyor. Ama bence o yazıların yeri burası olmamalı. Peki neresi olmalı. Bence Bolunun Sesi gazetesinin Ziyaretçi Defteri kısmı değil gazetenin kendisi olmalı. Bu noktada gazete yöneticileri birşeyler düşünmez mi acaba? Tüm hemşehrilerime not: Hemşehrilerimize karşı saygınızı ve hoşgörünüzü muhafaza ediniz. Hepimiz önce Türkiye sonra Bolu için varız !!

  • 440ayşederyasezer16.11.2000 04:46

    merhaba bolunun sesi!...gazetenizi internet adresinizdeki etkinlikleriniz sayesinde izliyorum.buna yol açansa ;değerli yazarınız Kaan bey.insanların belkide hiçbirşeyin farkında olmadığı ya da olmak istemediği sorunları sayenizde daha iyi algılıyorum.sizi ve tabiki tüm Türkiye'yi acıya boğan deprem felaketinin üzerinden tam 1 yıl 4 gün geçmesine rağmen hala duyarsızlıkların var olması beni ve benim gibi düşünen birçok insanı çileden çıkartmaya yetiyor.bekliyoruz,umuyoruz ve ummaya devam ediyoruz;bir gün herşey çok güzel olacak!!ama nasıl?işte sorun burada değilmi?Türkiye'yi sadece Ankara,İstanbul gibi büyük şehirlerden oluşmuş bir ülke olarak görmediğimiz zaman belki de...daha duyarlı daha insanca düşünmeye başladığımız zaman belki de...Ancak kesin olan tek şey var ki bir an önce!!bunların sadece umutlarda kalmaması dileği ile sizlere ve tüm bolu yaşayanlarına sevgilerimi ,saygılarımı gönderiyorum.dileğim bir an önce tüm yaraların sarılması ve hepinizin hayattan beklentilerinin en güzel şekliyle gerçekleşmesi.hoş ve mutlu kalın...hayatı bir su damlası gibi berrak ve saf yaşamanız dileği ile saygılar...

  • 439Özgür Dirim Özkan16.11.2000 04:39

    Sevgili Kubilay, Biliyorum yazacaklarımı sen de biliyorsun ama ben bilmeyenler, bilip de görmezden gelenler için yazıyorum... Bugünlerde ilginçtir herkes Cottarelli karşıtı oldu. Cottarelli'nin altını kazıyın Körfez Savaşında savaştan önce ihracatımızın %14'ünü yaptığımız kardeş ülke Irak halkını bombalayan ve ne yazık ki İncirlikten kalkan ABD savaş uçaklarını göreceksiniz. (burada tabii ki Kuveyt'in işgalini savunacak değilim - o sıralarda savaş karşıtı olanlar vatan hainliğiyle suçlanmıştı. Fakat gözden kaçan bir nokta Irak'ın ABD'nin rızasını alarak Kuveyt'i işgal etmesidir, ve ABD'nin bölgede hakimiyet kurmak için yaptığı manevralardır...ayrıntılı bilgi için bibliotek yayınlarından çıkan "Ortadoğu - Vaadedilmiş Topraklar" isimli kitaba bakınız.) Dediğim gibi Cottarelli'nin altını kazıyın Somali ve Yugoslavya operasyonlarında kullanılan mehmetçikleri göreceksiniz. Cottarellinin altını kazıyın emperyalist savaşa destek vermek için Kore'de şehit olan binlerce vatan evladını göreceksiniz. Cottarellinin altını kazıyın Türkiye'nin NATO'ya peşkeş çekilişini göreceksiniz. Ve bütün bunların altını kazıyın karşınıza "Çatlılar, Ağarlar, Hizbullah, Çeteler, 12 Eylül, vs" çıkacaktır. Sevgilerimle

  • 438Ulaş15.11.2000 11:18

    Merhaba Bolu blununsesi çalışanlarına işlerinde başarılar dilerim ben malatyada okuyan bir öğrenciyim siteniz vasıtasıyla tekrar güncellenen Bolunun nadide ilçesi olan seben cennetinin sizlerinde ziyaret etmesini istedim bolunusesi çalışanlarına yoğun iş hayatlarında başarılar dilerim boluyu çok özledim sebencenneti.cjb.net/seben.cjb.net

  • 436muhtar14.11.2000 10:33

    sayın yazarlar ben 13 11 2000 tarihinde boluspor ile ilgili bir mesaj yollamıştım amadikkate alınmadı galiba bolusporlu futbolculara dediğimiz gibi sizedemi en büyük okurlar hani nerde YAZARLAR diyeceğiz ?

  • 437ozcan incedere14.11.2000 05:46

    once herkesi tebrik ediyorum. ister inanin ister inanmayin. her sabah saat bes'te kalkar. sabah kahvemi yapar've bilgisayarimi' acarim.ilk baktigim kose bolununsesi gazetesi olur. sonra e.mail'ler gelir. bugun daha degisik geldi bana.gazetemiz yeniden dogmus gibi.daha once de guzeldi . fakat simdi bambaska olmus.gercekten herkesi candan kutlarim.basarilarinizin devamini diliyorum.[not] sinan'beye selamlar.

  • 435Cumhur Bandakcıoglu14.11.2000 03:45

    Kamuran Bey, Bugün günlerden salı ! Daha ne kadar bekliyecegiz. Selamlar, Cumhur B.

  • 434deniz13.11.2000 06:06

    Merhaba sevgili Kaan Gazeteye tekrar dönmem gerçekten güzel olmuş. Gazetenin tasarımında yine senin izlerin var, bu çok güzel. Dikkat ediyorum da artık ulusal gazeteler gibisiniz, baskınız da son derece güzel, resimler de çok iyi. Bu haftaki haberlerinizi çok merak ediyorum. Hadi fazla meraklandırmayın beni.. Tüm bolununsesi ailesine selamlar...

  • 433MUSTAFA COP13.11.2000 05:38

    BİRİCİK YEĞENİM, "KAĞAN COP" UN İKİNCİ YAŞINI DOLDURDUĞU BU GÜNÜ -BOLUNUN SESİ- OKURLARIYLA PAYLAŞIRIM.YAŞI UZUN OLSUN.SAYGILARIMLA.13/11/2000

  • 430kamasutra12.11.2000 12:34

    baskınızı biraz düzeltin

  • 432muhtar12.11.2000 11:59

    sayın bolunun sesi yazarları ben bolunun halen kanayan biryarası olan boluspor'umuz hakkında ,bir açık tirübün seyircisi olarak gazetenizde yer vermenizi istediğim konuları size ulaştırmak istedim.bugün oynanan art.hopa maçı sonrası cefakar açık tirübünlüler olarak takımımızı maç bitiminde alkışlar ile çağırmamıza rağmen onlar saatli çalışan insanlar gibi sahayı terk ettiler.bu ne biçim spor anlayışıdır taraftar maç bitiminde ısrarlı çırpınışlarla başkanımızı ve sporcularımızı çağırmasına karşılık soyunma odasından istemedende olsa bazı sporcu arkadaşlar geldiler.takım kaptanımız yoktu aralarında.takımda ikilemler yaşanırken alt sıralarda mücadele dahada karışmaktadır.takım top oynuyor ama sonuç alınamıyor.antranörlerimizin takım oyuncuları üstünde bence bir abilikten başka hiçbir etkisi yokt.bu yazdıklarım maç oynanırken cefakar taraftarımızın yaptığı kulislerdede konuşulmaktadır.futbolcular bugün taraftara sizkimsiniz der gibi içeriye kaçarlarken bütün maç boyunca desteklenen takımımızı da budesteklerden bir dahaki maçlarda mahrum ettiklerinin farkında olamazlar çünkü onlar zaten bu takımdan kendilerini soyutladıklarını belli etmişlerdir.bence hatalar yönetimin her zamanki gibi zaaflığından meydana gelmektedir.daha önceki senelerdede bu tip olaylar yani,kaptanlık bantının şeref tirübünü önlerinde yerlerde gezdiği zamanlardan bahsediyorum .yanlış hatırlamıyorsam ondan sonra takımımız 3.lig yolunu tutmuştu.sizlerden istediğim bir taraftar olarak sesimi duyurabilmek,yani en büyük taraftar futbolcular sahtekar mı demem gerekiyor acaba. saygılarımla......

  • 431Hakan KURT12.11.2000 07:23

    Tüm Bolu'lulara geçmiş olsun. Bugün 12 Kasım depreminin yıldönümü. İnşallah Allah bir daha göstermez. Bolu'lulara geçmiş olsun. En yakın zamanda hayat normale dönsün... Saygılar..

  • 425Seyfi Alp11.11.2000 09:41

    AVRUPA'NIN SİLAHLARI... 1-İŞ AHLAKI 2-BİLGİYE SAYGI 3-KARŞILIKLI GÜVEN Üniversiteyi bitiren beyinlerimizden, sokaktaki insanımıza kadar, "Avrupa'ya kapağı atmak"a bizi zorlayan gerçekleri Almanya'ya geldikten 10 yıl sonra kendi penceremden böyle gördüm Hemşehrilerimle bu düşüncemi paylaşmak istedim: 1-Avrupalı yaptığı işi seviyor. Hiç bir iş üstünkörü yapılmıyor. İşine, işyerine saygısı var. Firmada çalışan en alt kademede bir işçi bile, "Burası benim işyerim, başarısı yada başarısızlığı bana yansır" endişesi taşıyor. 2-Avrupalının en çok değer verdiği, bir mücevherle eş tuttuğu gerçeklik bilginin kendisi. Pratik, derinlemesine bilgiye çok büyük değer var. Ve insanlar müthiş bir bilgi delisi. 3-Toplumun her alanında karşılıklı güven var. Avrupalı sizi beğendiğinde, "İşime yararsın", ısınamadığında, "Sempatik değilsin" diye açıkça söylüyor. Almanya'nın herhangi bir köşesinden alacağınız elbise, kalem, saat yada ayakkabıyı, "Bu özel olarak benim için üretilmiş" diyecek kadar rahatlıkla giyebilir, güvenebilirsiniz. Arabanızın anahtarını tamirciye teslim edip, bir saat sonra almaya geldiğinizde, "Ben bu arabanın başında dursaydım yine aynı şekilde tamir olurdu" duygusuna sahip olursunuz. Elinde bu üç önemli silah bulunan Avrupa, maraton yarışında ülkemizle aradaki farkı maalesef giderek açıyor. Frankfurt'tan sevgiler. Seyfi Alp.

  • 424Seyfi Alp11.11.2000 09:30

    GELİŞMİŞLİK SONUÇ DEĞİL, BİR SÜREÇTİR ATATÜRK'Ü ANARKEN... Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 62. yıl dönümü nedeniyle Kubilay arkadaşımızın yazdığı kısa cümleler beni de etkiledi. Görüşlerinin çoğuna katılmakla birlikte, "Dış Odaklara" yaklaşımının çok sitemkar, hatta restleşmeyi içeren anlam kazanması "biraz haksızlık" gibi geldi. Çünkü Cotarelli'ye, Werhaugen'e, bu cesareti veren bizim acizliğimiz. Avrupalı gelişmiş olmayı, ekonomik yönden güçlü olmayı, kültürel açıdan kendini geliştirmeyi bir "sonuç olarak" görmüyor. Şuan refah toplumu sayılabilecek ortamda yaşamasına rağmen, aynı disiplinle, temposunu artırarak çalışıyor. Almanya'da saat 05.00'de çalışan nüfusun yarısı, saat 06.00'da diğer yarısı işyerinde. Müthiş bir motivasyonla çalışıyorlar. Çocukluğumuzdan beri beyinlerimiz kazınan, "Bir param olsa, bir zengin olsam, şunlar şunlar olurdu" felsefesi ayağımızdaki en büyük pranga gibi geliyor bana. Ulu önder Atatürk'ün, şu halimizle kulaklarımızı çekeceği muhakkak. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki heyecanı duyucak, o potansiyeli gönlünde, damarlarında hissedecek ve bu enerjiyi duygusallıktan uzak, mantıklı bir şekilde yönlendirecek beyinlere ihtiyaç var gibi.. Frankfurt'tan sevgiler. Seyfi Alp. Zengin olsak,diye düşünüyor. Çalışıyorlar, Almanlar bir refaha ulaşma mutluluğa ulaşma, sıfır noktasında olma gibi.

  • 423suphi11.11.2000 07:26

    sayın kubilay bey; mesajınızı ilgiyle okudum. Daha sonra düşündüm ve tüm kaygılarınızı paylaştığımı anladım. Sizin bu mesajınız unutturulmaya çalışılan değerlerimizi tekrar su yüzüne çıkarttı. Size çok teşekkür ediyorum. Bolu'nun sizin gibi insanlara ihtiyacı var. Mutluluklar dileğimle...

  • 429kubilay11.11.2000 03:35

    (mesajın devamıdır)...son olarak gelişmişlik görece bir kavramdır(kıyaslama hariç). Bu nedenle bence; Gelişmişlik ne sonuç ne de süreçtir; Gelişmişlik bir ÜTOPYA'dır. saygılarımla...

  • 428kubilay11.11.2000 03:32

    Bay Seyfi ALP; (ilgilendiğini düşündüğüm Bay Suphi'ye de hitaben) Öncelikle mesajlarınız beni çok mutlu etti. Kaale alınmak güzel bişey. Ancak 2 mesajla yetinmek bana göre değil. Mesajımın değerlendirilmesi temel meselem değil temel meselem Atatürk'e verilen önem. Daha geniş bir değerlendirme yapan Bay Seyfi Alp'in değindiği bazı konularda görüşlerimi arz etmek isterim. Ben de sizin söylediğiniz gibi temelde görüşlerinizi paylaşıyorum. Ancak bazı noktalarda taban tabana zıtlıklar da yok değil.Gelişmişlik kunusundaki "Avrupalı tavrı" örneklemeleriniz, ulusca Cotarelli'lere Venhaugen'lere cesaret verdiğimiz doğru.Fakat tüm bunlar ulusal sorunlarımıza müdahale hakkını onlara vermez kanaatindeyim.Bilimsel bir yaklaşımla; çözümsüzlüklerin çözümü çözümsüzlükle sağlanamaz.Yani dünyanın hiç bir yerinde, uygulattığı stand-by anlaşmalarını başarıya ulaştıramayan IMF bizim sorunlarımıza çözüm üretemez. Bu yalnızca benim değil Global platformda çalışmalar yapan ekonomistlerin de ortak görüşü. Avrupa'lı devletlerin gelişmişlikleri nesnel doğrulardan ibarettir.Yani yapılması gerekeni yapıyorlar zaten. Ulusal bazdaki ekonomik tavırları beni zaten ilgilendirmez.Beni ilgilendiren uluslar arası arenadaki paylaşım savaşları. Sebebi; savaş alanları içinde ülkemizin de olması. Ulusal kimlik konusuna bu noktada değinmenin faydalı olacağı kanaatindeyim.Verdiğiniz Avrupa'lı örnekleri tamamen ulusal bilinçle ilintili.Ülke ekonomisinin geliştirilmesi temelinde örgütlenen bir ekonomik yapı elbette IMF'lere kadar düşmez.Bireysel çıkarlar ve kurtuluşu esas alan anlayış IMF'ye de muhtaç olur, AB'ye de.Bu noktada sizin değindiğiniz anlayış bi şekilde bizde köreltiliyor yıllardır.Bizim toplumumuz değilmiydi ulusal kurtuluş mücadelesi yıllarında ümmet anlayışından sıyrılıp gelen, bireysel menfaatleri bir kenara iten,ulus kimliği benimseyen şimdi ne olduda her açıdan yozlaştık? Sebebi açık Birileri yapmaya meyilliydi biz de çanak tuttuk. son olarak gelişmişlik görece bir kavramdır(kıyaslam..

  • 422m.nevzat11.11.2000 02:55

    BOLU İLE İLGİLİ BİR KİTAP ÇALIŞMASI İÇİN, ESKİ BOLU FOTOĞRAFLARI ( en 30 yıllık ve daha eskiler )ARŞİV ÇALIŞMASINA BAŞLADIM. YARDIMCI OLMAK İSTER MiSİNİZ? Gönderilen fotograflar bilgisayar ortamına alınıp iade edilecektir. Bu konuda Meraklı arkadaşlar HABERLEŞELİM.. Her şey daha güzel bir Bolu için...

  • 427Sami ÖZTÜRK11.11.2000 02:44

    11 Kasım 2000 tarihinde İstanbul'a gelmek üzere Cici Taksi durağına geldim,fakat burada karşılaştığım bir olay beni çok üzdü.Öz Bolu Seyahat'de çalışan bir takım şahıslar,insanların seyahat özgürlüğünü kısıtlamakta ve bunu da gayet doğal bir hak olarak görmektedirler.2000'li yıllarda böylesine tekelci bir zihniyeti insanlara dayatmak hiçte medeni ve demokratik bir davranış şekli değildir,bu durumu esef-le kınıyorum.Sanırım her vatandaş bineceği otobüsü se-çebilme hakkına sahiptir ve devletin yolu hiçbir firmanın malı değildir.Umarım toplum olarak bu tip çağ dışı uygulamalara sessiz kalmayız.Sizlerden gazetemizin ismine yakışacak şekilde sesimizi duyurma- nızı rica ediyorum.Şimdiden ilginize teşekkür eder,ya-yın hayatınızda başarılar dilerim.Saygılarımla.

  • 426ozcanincedere11.11.2000 02:31

    sayin seyfi alp'bey. yazdiklariniza tamamen katiliyorum. tahmin ediyorum'ki avrupa ile amerika arasinda hic bir fark goremiyorum.insanlara saygi isine saygi ve durustluk.ve her kesin esit seviyede gorulmesi 've birbirlerine tamamen guvenmesi'gibi. yazilarin bir harika.saygilarimla.

  • 419mesutugur10.11.2000 10:33

    TÜM BOLU'LU VE MUDURNULU HEMŞEHRİLERİMİN BERAT KANDİLİNİ TEBRİK EDER,HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM.SELAM VE HÜRMETLERİMLE.

  • 418YALCIN10.11.2000 10:30

    SEVGILI SEYFI IYISIN HOSSUN AMA LÜTFEN AZ VE ÖZ ELESTIRI VEYA YORUM YAP SAYGILARIMLA

  • 417yalcin10.11.2000 10:10

    DÜNYANIN NERESINDE OLURSA OLSUN BÜTÜN BOLULULARA YÜREKTEN SELAMLAR KANDILINIZ MUBAREK OLSUN

  • 416AYDIN ÖZPELİT10.11.2000 07:14

    HATA VE GÜNAHININ FARKINA VARIP AF KAPISINA GELECEK KÜVVETİ BULAN BU HAREKETİNDEN DOLAYI RAHMETLE BAKILIP BERATI VERİLENLERDEN OLMAK DİLEĞİYLE.. BERAAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN .

  • 415yakup aktaş10.11.2000 03:59

    Tüm Bolululara 12kasımın 1 yılında tekrar geşmiş olsun diliyorum boluyu seven herkese selam

  • 421kubilay10.11.2000 03:43

    bağımsızlık mücadelemizin değerli önderi M.K.Atatürk'ün ölümünün 62.yıl dönümüydü ne yaptık? toplumsal sorunlardan uzak durmak Atatürk'ü bir kez daha öldürmek değilmidir? AB kapısında bu ülkeyi parçalamalarına seyirci kalmak Atatürk'ü öldürmek değilmidir? Ekonomimizin denetimini Cotarelli'lere Wenhaugen'lere teslim etmek Atatürk'ü öldürmek değilmidir? Batılı emperyalistlerin Kıbrıs'ta yaratmak istedikleri kaosu görmezden gelmek Atatürk'ü öldürmek değilmidir? Şu defterde bir mesaja rastlayamadım 10 Kasım'a dair(kandil kutlaması hariç).Genç cumhuriyetimiz bir çok alanda atılımlar yaptı fakat ulusal değerlerin sağlamlaştırılması konusunda yetersiz olduğuna inanıyorum.Hatta kasıtlı olarak ulus kimliğimizin sağlamlaşmasının engellendiği kanaatindeyim.Bir Cumhuriyet genci olarak M.K.Atatürk'ü saygıyla anıyor devrimci mücadelesi önünde saygıyla eğiliyorum... 12 kasım felaketinin 1. yılında yitirdiğimiz tüm insan ve değerleri saygıyla anıyorum.

  • 420kubilay10.11.2000 03:43

    bağımsızlık mücadelemizin değerli önderi M.K.Atatürk'ün ölümünün 62.yıl dönümüydü ne yaptık? toplumsal sorunlardan uzak durmak Atatürk'ü bir kez daha öldürmek değilmidir? AB kapısında bu ülkeyi parçalamalarına seyirci kalmak Atatürk'ü öldürmek değilmidir? Ekonomimizin denetimini Cotarelli'lere Wenhaugen'lere teslim etmek Atatürk'ü öldürmek değilmidir? Batılı emperyalistlerin Kıbrıs'ta yaratmak istedikleri kaosu görmezden gelmek Atatürk'ü öldürmek değilmidir? Şu defterde bir mesaja rastlayamadım 10 Kasım'a dair(kandil kutlaması hariç).Genç cumhuriyetimiz bir çok alanda atılımlar yaptı fakat ulusal değerlerin sağlamlaştırılması konusunda yetersiz olduğuna inanıyorum.Hatta kasıtlı olarak ulus kimliğimizin sağlamlaşmasının engellendiği kanaatindeyim.Bir Cumhuriyet genci olarak M.K.Atatürk'ü saygıyla anıyor devrimci mücadelesi önünde saygıyla eğiliyorum... 12 kasım felaketinin 1. yılında yitirdiğimiz tüm insan ve değerleri saygıyla anıyorum.

  • 413Seyfi Alp09.11.2000 08:27

    "SINIRSIZ GÜÇ" Sınırsız Güç adı Amerikalı yazar Anthony Robbins'in yazdığı bir kitap. Dr. Mehmet Değirmenci Türkçe'ye çevirmiş. Bu kitabı 1993 yılında Türkiye'ye tatile gittiğimde İstanbul Sahaflar Çarşısı'ndan aldım. Almanya'ya dönüşümde okudum. 1994 yılında sevdiğim bir arkadaşım, ısrarlı isteyince vermek zorunda kaldım. Bir daha geri gelmedi. Bu yılki tatilimde aynı kitabı aradım ve buldum. Şuan elimde sekizinci baskısı var. Okuyorum. Bana biri sorsa, Son 10 yılda seni en çok etkileyen ve faydalandığın kitap nedir? diye. "Sınırsız Güç" derim. İlk baskısını okuduktan sonra çevirmeni Dr. Mehmet Değirmenci'yi hastaneden bir mektup yazmıştım. Mektupta, "Almanya'dan Türkiye'ye sadece bu kitabı almak için gelsem ve geri dönsem yine de değerdi" dedim. Sayın Değirmenci bu cümleden o kadar etkilenmiş ki, 4. baskısının ön sözüne şöyle yazmış: "Kitabı, onbeş yirmi kez okuduklarını, Almanya'dan Türkiye'ye gelişinin sadece Sınırsız Güç'ü tanımak için değdiğini, hayatının bütünüyle değiştiğini..belirtenler mutluluk ve enerji kaynağım oldular." Şimdi bir Çarşamba akşamı, nerden çıktı bu kitap muhabbeti diyenler olacaktır. Televizyonda İstanbul Kitap Fuarı'yla ilgili haberleri gördüm. Bolulu hemşehrilerim, İkili ilişkilerinizde daha güçlü olmak, iyi para kazanmak ve güzel işlere sahip olmak istiyor musunuz? Kariyer, iyi giyinme, girdiğiniz toplumu çekip çevirme hesabınız var mı? Ben rastgele değil, planlı programlı yaşayacağım ve mutlu olacağım diyor musunuz? O halde siz mutlaka Sınırsız Güç'ü okumalısınız... Sınırsız Güç kitabını okumadan geçen her gün, modern insan için kayıp gündür. Sözlerimi Sınırsız Güç Hazinesi'nden bir pırlanta ile bitiriyorum: "Hazırlıklı olarak fırsatları karşılamak, şans denilen sıçrama tahtasının ta kendisidir." "Vücudumuz bahçemizdir, niyetlerimiz de bu bahçenin bahçıvanı." "Hayatta ne yapabileceğimiz ve yapamayacağımızı zihin durumumuz belirler." Frankfurt'tan sevgiler... Seyfi Alp.

  • 414Remzi Yalcin09.11.2000 05:05

    GENCLERE SAHIP CIKMAK Ana-Baba olarak genclerimize sahip cikalim. Bütün kötülüklerin basi kötü arkadastir.Bunun icin her Ana-Baba cocugunu takip etmelidir. Kimlerle arkadaslik kuruyor,nerelere gidip geliyor,hal ve hareketleri nasildir,bunlari adim adim takip etmelidir. Basibos cocugu sokak yetistirir.Eskiden gence evde verilen bir terbiyeye karsilik, sokak yani cemiyet , toplum dokuz veriyordu. Simdi artik tam tersi oldu. Cocuk evde verilen on terbiyenin dokuzunu sokaga, cemiyete ciktigi zaman kaybediyor. Genclerimizin yetismesi hususunda biz Ana-Baba'lara cok büyük görev düsüyor. Lütfen ama lütfen bu görevin bilincinde olalim. Herkese saygilar, sevgiler. Not: Yazilarimi türkce klavye'ye cevirip yazmak mümkün, fakat elim diger klavye'ye aliskin oldugu icin, daha kisa sürede yazabiliyorum. Bu eksiklikten dolayi hepinizden özür diliyorum.

  • 412ozcan incedere09.11.2000 04:30

    tesekkurler sayin seyfi alp'bey.

  • 411Seyfi Alp09.11.2000 04:01

    EL ELE DAHA GÜZELE... Ankara'dan Bülent Aymaz, Hanau'dan Remzi Yalçın ve New York'tan Özcan İncedere... Ziyaretçi defteri ve e. mail adresime gönderdiğiniz yazılar için sizlere teşekkür ediyorum. DOSTLARIM VAR, O HALDE YAŞIYORUM.. Frankfurt'tan sevgiler Seyfi Alp.

  • 410Mehmet Özdemir09.11.2000 02:58

    Bolu'lara özelliklede GEREDELİ'lere selamlar Burdur Egt. Fak.Ögrencisi

  • 409METE TAŞKIN09.11.2000 02:47

    sayfalarımız günden güne daha güzel oluyur bu da bizleri çok sevindiriyor.devmının gelmesi dileğiyle....

  • 408kemal yaman09.11.2000 02:29

    merhaba Bolumuza gönül veren dostlar, 12 kasım depreminin 1.yıl dönümünde tüm hemşerilerimin acılarını paylaşır, Allah'tan sabır dilerim. Yurt içindeki ve yurt dışındaki hemşerilerimiz için bu site aracılığı ile adresimizi yinelemek istiyorum. Saygılarımla............Her şey gönlünüzce olsun. www.seben.cjb.net ///// www.seben.4mg.com

  • 407Bülent AYMAZ09.11.2000 01:25

    Selam tüm BOLULULAR ve özellikle de KIBRISCIKLILAR!!! Kıbrıcık ın nüfusu 3000 i geçmiş!!!! herkese selamlar!!!! Özellikle bu bilgiyi ögrenmek isteyen frankfurt taki hemsehrimizede selamlar !!!!

  • 400Seyfi Alp08.11.2000 12:29

    OKTAY'IN BAŞINA GELENLER... Bugün Türkiye'de yayınlanan gazetelerin spor sayfalarında Beşiktaş'ta yıldızı parlayan, ancak üst üste yaşadığı sorunlarla zor günler geçiren Oktay Derelioğlu ile ilgili nasıl haberler çıktığını şuan bilmiyorum. Ancak bir kaç saat sonra kurye ile gelecek gazetelerin Türkiye baskılarından haberlere bakacağım. Oktay'ın Alman 1. lig takımı Eintracht Frankfurt'a transferinin 4 günlük macerasından alınacak çok önemli dersler var. Bu dersleri özellikle şuan çeşitli takımların formalarını giyen ve birgün, büyük takımlara transferi düşünen futbolcu arkadaşlarıma aktarmak istiyorum. Oktay'ın Eintracht Frankfurt'la anlaşamamasının Oktay'la ilgili 3 ana hatası şuydu: 1-Oktay ve menejeri Saffet Sancaklı, Almanya'ya ayak bastığı an Türk basınından kaçtı. 4 gün boyunca Frankfurt'un hangi köşesine gizlendiğini kimse anlayamadı. Oysa sadece bir beş dakika ayırsa, "Kardeşim, görüşmeler şu aşamada. Şunları şunları konuştuk, şunlar olmadı" dese herkes rahatlayacak. 2-Avrupa'daki Türk basınının merkezi Frankfurt. Frankfurt'ta Eintracht Frankfurt ile süper ilişkileri olan basın mensupları var. Saffet ve Oktay, ilk iki gününü Eintracht Frankfurt'lu yöneticilerle tanışmayla geçirdi ve "tercüman" kimliğiyle olaya müdahele edenler işleri karıştırdı. 3-Avrupa'da bir futbolcu yada menejer, sahip olduğu bilgileri açıklamaktan, kendisi hakkında bilgi vermekten kaçmaz. Oktay gibi bir ismin insanlardan gizlenmeye ihtiyacı yok. 4 gün boyunca peşinde koşulan Oktay-Saffet ikilisinin ne yaptığını Almanlar da anlayamadı. 4 milyon 500 bin satan Bild Gazetesi'nin Spor Müdürü şahsıma şunları söyledi: "Bonservis de dahil bir çok konuda anlaşılmıştı. Birden ortaya bazı adamlar çıktı. Frankfurt kiminle konuşacağını şaşırdı ve vazgeçti. Yazık oldu Oktay'a... Frankfurt'tan sevgiler Seyfi Alp.

  • 406umit ozturk08.11.2000 08:46

    b/utun bolululara sevgilerimi sunarim BOLUNUNSESI GAZETESINE BASARILAR DILERIM .........

  • 403Seyfi Alp08.11.2000 06:23

    SELAMİ BEY'E CEVAP Sayın Selami Topçu, Bolununsesi Gazetesi'ne yazdığım yazılarla ilgili uyarını okudum. Şuana kadar yazdığım yazıları uzunca bir düşünüp, eleştirini değerlendireceğim. Beynim, gönlüm ve dostlarım sizlerin söylediklerinin doğru olduğu yolunda beni yönlendirirse, kesinlikle yazılarımı kısaltırım, yada yazmam. Ama bu tür yazıların gerekli olup, olmadığıyla ilgili daha önce mini bir anket yapmıştım. Uyarıya teşekkürler. Not: Sevgili Bolununsesi Gazetesi Ziyaretçi Defteri Ziyaretçileri! Gerçekten yazılarım çok uzun ve gereksiz mi? Lütfen bu konuda kısa da olsa düşüncelerinizi almak istiyorum. Yazanlara çok teşekkürler. Özellikle bu konuda e. mail adresime birkaç cümle de gönderirseniz, amacı her zaman daha iyiye ve daha kaliteliye olan bir insanı yönlendirmiş olursunuz. E. mail adresim: [email protected] Frankfurt'tan sevgiler...

Erpiliç

GÜNÜN SÖZÜ

Şüphe etmek, bilmeye atılan ilk adımdır.

SON YORUMLAR
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi