BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..

ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..
    12 Mayıs 2026

    ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ.. Telefonda Şemsettin.. Şemsettin geçen günkü ''Habib'' ...

    ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..

              ŞEMŞETTİN.. ANNELER GÜNÜ..
           Telefonda Şemsettin.. Şemsettin geçen günkü ''Habib'' konulu yazımıza katkı olsun diye aramış.. ''Bizim çocukluğumuzda eskiler Bahçeköylü Cemal Yarbay'ı anlatırlardı'' diyor.. ''Yunanlıları Haymana'da pusuya düşürdüğünü, İstiklal Savaşı'nın kazanilmasinda önemli rolü olduğunu.. Bu konuya da bir el atsan diye aradım.. ''Ayıbettin Şemsettin ! dedim..
    * * *
           Hasan Duman'ın jandarma baskınından son anda kurtulduğu gece Karaçayır'da 'Bomba Nihat'ın Kır Kahvesinde berabermişiz.. Bir derbi maçı öncesi de Galatasaraylıların çıktığı bir kahveye beş altı tane kanarya atıp kaçmışız.. Hiç hatırlamadım..
    * * *
           Bahçelievler Karakolunun yanındaki fırını soruyor.. Ekmeklerin içinden altın çıktığı söylentisi üzerine her sabah birlikte ekmek kuyruğuna girdiğimiz.. 
    * * *
           'Bomba Nihat'ın Kır Kahvesi' dedi ya, o kadar çok şey geçti ki aklımdan.. Panayır, Lunapark, çarpışan arabalar, deniz kızı Halise, Sihirbaz Zati Sungur.. Ve panayırın en gözde ziyaretçilerinin bir araya geldiği "Hisseli Büyük Ünal Tiyatrosu.."
    * * *
           Bir telefon, bir şarkı sözü, bir film repliği silindi zannettiğin bütün anıları toplayıp getiriyor insanın yanına.. Çocukluğunu, ilk gençliğini, delikanlılığını, mahalleni, sokaklarını, komşularını.. 
    * * *
           Gerçi arkadaşın bahsettiği o sevecen o sıcak, o babacan insanların yaşadığı mahalleler yok artık.. Sokak aralarında oynayan çocuklar da, birbirini koruyan, gözeten, komşular da yok.. 
    * * *
            FLÜT..
           Bir 23 Nisan bayramı gururu daha yaşadık geçtiğimiz günlerde.. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği günün gururunu.. Kutladık kutlamasına da; bayram bitti ama yine her yerde Flüt sesleri, melodika sesleri Trampet sesleri.. Yan dairede,  koridorda, sokakta.. Ben bizdeki müzik eğitimine de bir türlü akıl erdiremedim.. 
    * * *
          Dünyanın neresinde flüt ile müzik yapılıyor ki ? Sahnede hangi sanatçının flüt ya da mandolin vardı elinde.. Bizdeki Genca'lar, Karageyik'ler Hakkı Saz'lar, flüt çalarak mı başladılar müziğe? Ahmet Doğanuz Cümbüş'ü,  Akpınarlı Dello abi kemanı melodika ile mi öğrendi... 
    * * *
            Bir dergide vardı.. Taa 1940'larda Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde 259 mandolin, 55 keman, 37 bağlama, 8 akordeon, 3 tane de piyano varmış..  Aynı dergide Okul'da Ahır nöbeti tutan bir de çocuk anlatılıyordu.. Akordeon, piyano ve saksofon çalmayı bilen ve Babası okulda hizmetli olan..
    * * *
           Elektrik atölyesinin üzerindeki lojmanda çok zor zartlarda yaşıyormuş bu aile.. Baba Hasan ustanın geçmişte yaşadığı travmalar yüzünden sık sık kriz geçirmeleri var.. Allah'tan eşi gürül gürül bir karakter.. Her krizde kolonya şişesi ile eşinin başında.. Kah teselli ediyor Hasan usta'yı, kah azarlıyor; 'Amaan sen de herif' diyor 'kafaya taktığın şeylere bak! açlık var dünyada açlık..!” 
    * * *
            1963 yılına kadar 'Hasan Usta'nın lojmanı' olarak bilinen o ev 1963 yılından sonra Hasan Amca'nın kendini astığı ev olarak anılmaya başlamış maalesef.. Ve yıllar sonra biz; ahırda hayvanları bekleyen o çocuğu, Hasan amca'nın oğlunu  'tüm zamanların en güzel şarkısı 'Samanyolu' nu ölümsüzleştiren kişi olarak tanımışız.. Berkant olarak, Berkant Akgürgen olarak..
    * * *
           Dün anneler günüydü..  Bu önemli günü boş geçmeyelim diye daha önce paylaştığım ' Özcan Korkut'un Bolu anılarını yeniden paylaşmak istedim.. 
    * * *
            ANNELER GÜNÜ.
             Yaklaşık dört bin kişinin öldüğü '1944 Bolu Depremi'ni ilk kez bu kadar ayrıntılı olarak dinliyordum.. O yıllarda babasının görevi nedeniyle Bolu'da bulunan birinden, Özcan Korkut'tan.. Tabaklar Mahallesinde Eskiden Hükümet Konağı olarak kullanılan evde oturan ailenin en küçük oğlundan..
    * * *
           ''16 Ağustos1935 Cuma günü Bolu'da sabah ezanları okunurken doğmuşum' diyordu Özcan bey ''Bebek Anne'' adlı kitabının girişinde.. 'Bolu'nun güzelliği ile meşhur Ayşe ebesi bulunmuş doğumumda'' diyordu.. ''Göbek adımı da o koymuş, benimkinden olsun demiş.. 'Güngör' olsun''
    * * *
           ''Çaydanlığı masaya koydum, çocukluğumun geçtiği şehri düşünmeye başladım'' diyor Özcan Bey.. Hükümet Konağı'nı, karşısındaki Mahfeli, havuz kenarında oturup çay içmelerimizi, Bolu Panayırını, her gece Panayırda kafayı çeken komşumuzu.. Bizim evin bahçesinde kuyu suyuyla ayıltmaya çalıştığımız Mehmet Amca'yı..''
    * * *
           ''Makinist Arif Efendinin Şehre elektrik veren jeneratörün şalterini indirmesiyle karanlığa gömülen şehri, peş peşe yanmaya başlayan gaz lambalarını, evimizde kalan Bolu'lu iki yardımcı abla ''Deli Emine'' ile Şerife'yi.. Ağır kış şartlarında Eşeklerle ya da  öküz arabalarıyla binbir zahmetle dağdan odun getiren köylüleri.. ''
    * * *
           Mahfel'de oyunlar oynadığımız arkadaşlarımı; Mustafa, Bülent, Sermet, Gönül, Suna, Özcan ve Sabahattin'i.. İsli gaz lambalarının, titrek mumların, Pompalı lüks lambalarının çevresinde toplanıp birbirimize hikâyeler anlattığımız, bilmeceler sorduğumuz geceleri..'' 
    * * *
            ''1978 yılıydı.. Bir şarkı yapmalıyım dedim'' diyor yazar anılarının bir yerinde.. ''Bu öyle bir şarkı olmalıydı ki, Bolu'da annemden dinlediğim ninnilere benzemeliydi..  Annem ve onun Bolu'daki meşakkatli, zor yılları olmalıydı içinde.. Alman Harbi, karartma geceleri, 944 depremi, ağır kış şartları nedeniyle kaybedilen iki evlat..  O gece sözlerini yazıp kendi kendime mırıldandığım şarkıyı bir ay geçti, geçmedi tüm Türkiye ile birlikte söylemeye başladık..''
    * * *
           ANNEM..
           Kulağımdan gitmiyor ninni sesin.
           İçimdesin, içimden derindesin.
           Gördüğüm herşeyde, sevdiğimdesin..
            Anlatılmaz, öyle güzel birşeysin.
    *
           Bolu anılarını anlatan Özcan Bey ''Depremde çadırları bir tepenin üzerinde eski bir mezarlığa kurdular'' deyince; ''Hah! dedim ''Fırka'dan bahsediyor yazar..'' Hemen yazdım.. Sonra aklıma Atatürk'ün depremden çok önce Bolu'ya geldiği, Halkevi'nde kaldığı ve orada öyle bir alan olmadığı geldi.. Yarım sayfa ''Fırka'daki mezarlık'' diye yazdım bilgiç bilgiç, Jeton düşüp mezarlığın Karga Tepesinde olduğunu anlayınca sildim..
    * * *
            Şehrin tek fotoğrafçısı Cevat Bey babasının en yakın arkadaşıymış.. Bir hafta sonu konu komşu toplanıp mahalleden birinin kamyonuyla Abant'a gitmişler.. Yenmiş içilmiş şarkılar türküler söylenmiş.. Özcan Bey'in annesi Müjgan Hanım ve Foto Cevat birlikte keman çalıp şarkı söylemişler.. O kadar güzel bir gün yaşanmış ki, Vakit nasıl geçmiş, hava ne zaman kararmış, kimse anlamamış.. 
    * * *
           Özcan Bey'in Bolu anıları o kadar çok ki, yazmakla bitmez.. Ama benim aklım en çok  ''Bebek Anne'' adlı kitabın ''1978 yılıydı'' diye başlayan paragrafında kaldı.. 
    * * *
             BEBEK ANNE..
             ''Gecenin ilerlemiş saatlerinde, Özcan Korkut bütün bir ömrü gözlerinin önünden geçirmiş ve saat 04.00’e gelmiştir.. Bir kaç saat sonra işe gidecektir.. Ama ne gam!.. Yazmaya devam eder şarkının sözlerini.. İster ki bu şarkı annesinin Bolu'da söylediği ninnilere benzesin.. Ve sonunda şarkıyı tamamlar.. Anneler Günü geldiğinde aileyi toplar.. Sohbet muhabbet derken bir ara Özcan Bey sorar; ''İsterseniz şimdi size bir şey dinleteyim? ''Senin okuduğun bir şey ise dinlet'' derler.. 
    * * *
            Özcan Bey'in şarkısı teypte dönmeye başlar, önce ara nağme gelir, ardından şarkının sözleri.. Annesi Müjgan Hanım'ın gözleri dolar şarkıyı dinlerken.. Şarkının sonunda ‘'ayırmasın seni Allah benden'’ dizesi geldiğinde, 'Amin'’ diyerek sarılır oğluna ''öldüğüm gün bu şarkı benim mevlidim olsun'’ diyerek..
    *
           Kulağımdan gitmiyor ninni sesin.
           İçimdesin, içimden derindesin.
           Gördüğüm herşeyde, sevdiğimdesin..
            Anlatılmaz, öyle güzel birşeysin..

           Neyse,''bu günlük de bu kadar'' diyerek ve ''Anneler gününüzü kutlayarak bitirelim bu günkü yazımızı.. 
         Hoşça kalın.. 
          Erdogan MÜHÜRCÜOĞLU..
         (Yazıda bahsi geçen şarkı)
    * * *
          https://www.youtube.com/watch?v=5APKXmeYM9o Daha Azını Gör
     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi