BolununSesi, sadece Bolu'dan haberler verir

Bolu'da Verem riski var!

    10 Ocak 2005

    Bolu Verem Savaş Dispanseri Başhekim Vekili Dr. Aynur Aydoğdu Demir, verem hastalığının ilimizdeki boyutları ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Demir, "Risk bugün de devam etmekte, zemindeki faktörler yok olmadıkça da devam edecek" dedi.

    Bolu Verem Savaş Dispanseri Başhekim Vekili Dr. Aynur Aydoğdu Demir "Ne kadar risk taşısa da Bolu, verem hastalığının kol gezdiği bir şehir değil. Bolu da verem hastalığı orta derecede. Düzce'de mesela bizim 2 - 3 katı fazla rastlanıyor bu hastalığa. Bizim aktif ilaç verdiğimiz hasta 30 civarında. Ancak bu rakama bakıp aldanmamak gerekir. Bu 30 kişinin toplu yerlerde bulunması çok büyük bir tehdittir. Bunun yanı sıra Bolu'da da verem hastası olup bize ulaşamayan çok fazla vatandaş var. Bazı vatandaşlar verem hastası olduklarını bildikleri halde bunu saklıyorlar. Bu hem kendisi hem de çevresi için çok büyük bir tehlike. Verem hastaları sayısında ilimizde hayat şartlarının kötüye gittiği dönemlerde biraz artış oldu ama, bu çok büyük bir risk teşkil etmedi. Veremli sayısında deprem zamanında az da olsa bir artış yaşanmış.

    Ancak bundan sonra Bolu'da verem hastalığına yakalananların sayısı hep orta seviyede seyretmiş. Azalmıyor da, artmıyor da. Hep istikrarlı bir şekilde gidiyor. Ancak risk halen devam ediyor" dedi.

    Verem hala öldürüyor!;

    Demir "Verem 1950'lilere kadar tedavisi olmayan bir hastalıktı. İnsanlar bu hastalık yüzünden ölüyorlardı. Risk bugünde devam ediyor. Zemindeki faktörler devam ettiği sürece bu risk olacaktır. Verem hala öldürmeye devam ediyor. Dünyada her yıl 2,5 milyon kişi veremden ölüyor. Kötü hayat şartları, kötü beslenme, vücuttaki diğer hastalıklar, çok sigara içilmesi, olumsuz iş koşulları, cezaevleri, yurtlar, huzurevleri, asker kışlaları gibi böyle kalabalık ortamlarda daha çok artıyor. Verem aslında fakir hastalığı olarak bilinir. Aslında öyle değil. Bizim oldukça durumu iyi, zengin hastalarımızda var. Korkulacak bir hastalık değil. Yapılması gereken, vaktinde teşhis konması ve hemen tedaviye başlanması"dedi.

    Bu şikayetler sizde de varsa vereme yakalanmış olabilirsiniz;

    Demir, "En başta inatçı öksürük. Kan tükürme zaten bu hastalığın en çok bilinen belirtisi. Yüksek ateş ve gece terlemeleri. Özellikle akşama doğru yükselen ateş. Kısa zamanda fazla kilo kaybı. İştahsızlık, halsizlik, sürekli yorgunluk hissi. Duruma göre sırt ağrısı, nefes darlığı. Bunların hepsi bir arada olabilir, yahut bir kaçı olabilir.

    Tedavisi en uzun 2 yıl sürüyor, günde 13 farklı hap içiliyor;

    Verem şu an tamamen tedavisi mümkün bir hastalık. Ama tedavisi uzun sürüyor. En az 4 çeşit ilaçla tedaviye başlanıyor. Tedavi süresi ise veremin türlerine göre 6 ay ila 2 yıl arasında değişiyor. Günde 12 - 13 hap içerek başlıyor tedavi. İlk yaptığımız şey, şikayetleri itinayla dinlemek. Ve hastanın gerçekten verem olup, olmadığını tespit etmek. Gelenlerin çoğu Allah'a şükür verem hastası olmuyorlar. Çok fazla öksürdükleri için kendisini verem hastası zannedip, bize gelenler oluyor. Bu teşhisten sonra vakit kaybetmeden tedaviye başlıyoruz. Verem hastalığı, ancak verem hastalığı için özel üretilen ilaçları kullandığınız zaman geçer. Ne kadar güçlü bir antibiyotik kullansanız bile, verem için hiçbir etki etmez. Veremin ilaçları özel ve eczanelerde bulunmuyor. Yalnızca Verem Savaş Dispanserleri'nde bu ilaçları bulabilirsiniz. İlaçlar tamamen ücretsiz. Zaten bütün dispanserlerde olduğu gibi bizim dispanserimizde de verem tedavisi ve ilaçları tamamen ücretsiz" dedi.

    Her şeyi kafanıza takmayın, dertten verem olmayın!;

    Demir, "Psikolojik sorunlar bu hastalığın vücutta gelişimini ileri seviyede tetikliyor. Onun için psikolojik olarak insanların kendilerini fazla yormamaları gerekiyor. Vereme yakalanan hastalarımızda psikolojik yönden çok kötü durumda oluyorlar. Biz hastalarımıza psikolojik destek de sağlıyoruz. Çünkü hastalar genelde kendilerini kötü hissederler. Veremli olmak toplumda pek hoş karşılanmaz nedense. Biz de onun için elimizden geldiği kadarıyla hastalarımıza psikolojik destek de veriyoruz. Gizlilik bizde esas. Hiç kimse onların Verem Savaş Dispanseri'nin kayıtlı hastası olduğunu bilmeyecek. Tedavi sürecini devam ettirmek çok önemli. Verem Savaş Dispanseri'ne başvuran hastalarımızın düzenli olarak ilaçlarını kullanmaları gerekiyor. Biz ?tamam sen artık iyileştin' diyene kadar haplarını kullanmaya devam etmeleri gerekiyor. Genelde bir ay içerisinde şikayetler kaybolur. Şikayetler kaybolunca hasta iyileştiğini zanneder ve gitmek ister. Bu çok yanlış. Dediğim gibi tedavinin en kısa süresi 6 aydır" dedi.

    Vereme yakalanmamak için;

    Demir, "Aktif verem hastalarının, toplum içinde çok dikkatli olmaları gerekir. Konuşurken, hapşırırken, öksürürken çok dikkatli olmalıdırlar. Çok sigara, çok alkol veremi tetikliyor. Psikolojik sorunlarda, vücut direncini düşürür ve içerideki mikropları aktif hale getirir. Onun için her şeyi kafanıza takmayın. Bir de verem mikrobu güneşe dayanıksızdır. Mümkün mertebe güneş ışınlarına maruz kalarak D vitamini alınması gerekiyor. Güneşte verem mikrobu ölür. Girip çıktığımız mekanları çok sık havalandırmalıyız. Özellikle çok sigara içilen duman altı yerler verem hastalığına yakalanma riskini çok büyük ölçüde artırıyor. Sigaranın vücutta zarar vermediği bir yer yok. Onun için verem hastalığına yakalanma konusunda sigara çok büyük bir risk teşkil ediyor. En önemli olan bir diğer faktörde dengeli beslenme. Vatandaşlarımıza dengeli beslenmelerini öneriyoruz. Sağlıklı bir beden için, düzenli spor yapmak da çok önemli. Gençlerimiz vakitlerini, kapalı ve kalabalık olan cafe bar, internet cafe gibi yerlerde geçirmek yerine spor yaparak geçirsinler. Bunları yaptıktan sonra verem mikrobu kolay kolay size bulaşamaz"

    Siz yeter ki isteyin!" dedi.

    Bolu Verem Savaş Dispanseri Başhekim Vekili Dr. Aynur Aydoğdu Demir "Verem Haftası'nda yoğunlaşmak üzere, bilgilendirme çalışmalarımız her zaman devam etmektedir. Okullarda eğitim toplantılarımız oluyor. Veremin ne kadar tehlikeli bir hastalık olduğunu anlatan bir çok afiş ve broşür bastırıyoruz. Bizden toplantı isteyenlere gidiyoruz. Gelin anlatın diyen herkese yardımcı oluyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak