BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Şairler sevinsin diye, Yaz geldi yine…

Filiz Sarıkaya Yılmaz

Şairler sevinsin diye, Yaz geldi yine…
    20 Ağustos 2020

         Şairler sevinsin diye, Yaz geldi yine…

         Haziran ayının son haftası, geçen yıldan planladığımız bir Türkiye tatili uçuşumuz vardı.

          Fakat dünyayı etkisi altına alan olağanüstü korona virüsü nedeniyle belirsizlik içine girdik. Dört ay süren evden çalışma süreci, uçakların iptal edilmesi ve hayatın bir bakıma durması noktasında her türlü önleme, tedbire ve akışa razı olarak sevdiklerimizden uzakta geçireceğimiz bir yaz olacağını kabullendik.

           Derken , uçuşların değişik tarihlere ertelenerek Türkiye’ye mümkün olabileceği açıklandı. İsviçre’de vakalar bitti denecek kadar az olmasına rağmen, seyahatimiz ve sonrasının ailem için risk teşkil edebileceği ihtimalini göze alarak Antalya topraklarında bir süre kendi çapımda, çocuklarımla birlikte karantina dönemi geçirdim.

           Güzel ülkeme ayak basabilmiş olmanın huzuru, sevdiklerime bir adım daha gelebilmiş olmanın mutluluğu tarif edilemez…

            Bu yıl da böyle başlayan Türkiye tatilim, ikinci memleketim olarak gördüğüm Denizli ve ardından Bolu’da devam etti. Benim için Bolu olmazsa olmaz bir aşktır, bir tutku ,bir sevdadır. Çok şükür ki bu yaz da kavuşmak nasip oldu…

            Önce bir Aladağlara çıkarım ,nefes alırım. Su sesine, kuş sesine, sessizliğine şiir yazarım. Corona tedbirleri kapsamında sevdiklerime sarılmadığım, arkadaşlarımla buluşmadığım, alışveriş merkezlerine gitmediğim ama yine de keyfine doyamadığım bir yaz oldu, bu yaz da….

              Bu yaz da her yaz gibi, en güzel denizlerinde yüzdüm güzel ülkemin…. En güzel karpuz, en güzel şeftali, en güzel erik, en güzel balık , en güzel badem , en güzel zeytin benim topraklarımın ürünleriydi…

            En güzel tekstil , en güzel kumaş , en güzel basma güzel desenlerle benim memleketimde üretiliyor…. Camın en güzeli benim memleketimde vücut buluyor, sanata dönüşüyor. Buram buram tarih kokuyor her bir köşesi….

           Madenler fışkırıyor , sıcak sular , termaller, kaplıcalar, şifa saçıyor toprak…. Pazarlarda emekçi köylü kadınlarımız… Organik ürünler… Üzerine güneş doğmamış Anadolu insanı…

           Ayışığı, yakamoz, cırcır böcekleri… Kayalıklarında keçiler, ovalarında sürüler…. Tatmaya doyamadığım meyveler, sebzeler… Çalışmaya doymayan işçiler, emekçiler…. Çay , gevrek, rakı , levrek derken….

            Siz de düşünüyor musun bu kadar bereketli topraklarda neden hala gelişmekte olan ülkeler sıralamasında arkalarda kalıp bir türlü gelişemediğimizi….

          Neden bu kadar varlık içinde yokluk çektiğimizi ?

          Neden bu kadar zengin iken topraklarımız , refah içinde yaşayamadığımızı az çok analiz ediyorsunuzdur…

            Türk parasını sekiz kat geçen Euro ile mutluluk , adalet , huzur ve medeniyet satın alınmıyor maalesef….

            Ben de sizin kadar varlık içinde yok olmanın derin üzüntüsü içindeyim… Sorgulanmamış bir hayatı yaşanmaya değer görmeyen Sokratesi‘i rahmetle anıyorum. Ve tabi ki canla başla çalışan sağlık çalışanlarımıza, bilim için ter döken emekçilerimize şükranlarımı sunuyorum. Dilerim ki maskeli son YAZ’ımız olsun…

            Filiz Sarıkaya Yılmaz

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Tonet Sandalye