Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Bayram Yazısı 

Cumhur Bandakçıoğlu

Bayram Yazısı 
    23 Mayıs 2020

          Bayram Yazısı 

          Bayram Gazetesi gibi bir yazı oldu bu sefer. Biraz sağdan biraz soldan, biraz oradan biraz buradan. 

          Bir Ramazan Ayı'nı daha geride bıraktık. pidenin tadı eksik, topun sesi hüzünlü, camiler öksüz, davulalar yerde kaldı bu sene. Yaşayamadım, yaşayamadık. Kendi adıma söylemek gerekirse ben bir şey anlamadım. Başımıza gelen bu musibet her şeyin ayarını bozdu. En önemlisi de konsantrasyonumuzu bozdu. 

           Sağlık Çalışanlarımızı ayrı bir köşeye koyuyorum. Onların nasıl çalıştığına, nasıl fedakârlıklar yaptıklarına hepimiz şahidiz. Haklarını asla ödeyemeyiz. Minnettarız. Bazı şeylerin hakkını vermek lazım. Bu ülkenin sağlık alt yapısı gerçekten güçlüdür. Devletiyle, özeliyle şanslıyız. Tabiiki son 20 yılın önemi büyüktür, ama geçmişten gelen köklü kurumları, o ekolleri bu ülkeye armağan edenleri görmezden gelmeyiz. ÇAPA, CERRAHPAŞA, HACETTEPE, ANKARA TIP, EGE gibi onların açtığı yolda ilerleyen diğer gurur abidelerimizin bu savataki yerleri büyüktür. 

           İş dünyasına gelirsek, büyüklü küçüklü birçok kurum elini taşın altına koymuştur. Ama bu sürecin bana göre en büyük kahramanı. MAKARNA ÜRETİCİLERİ  SANAYİCİLERİ DERNEĞİDİR. Türkiye’yi, makarnaya boğarız diyerek, büyük bir moral ve güven kaynağı olmuşlardır. Takdire şayandır.  

          Yaklaşık 2,5 aylık bir esareti özelliklede 65 yaşı üstü insanlarımız yaşıyor. Gerçekten çok bunaldılar. Sağlam olanlar bile hasta olmaya başladı. Birçok konuda olduğu gibi düşünmeden aceleyle, istişare edilmeden alınan kararlar en çok onları etkiledi. Son günlerde verilen seyahat izinleri bile, bu insanların çok büyük bir bölümü için ulaşılmaz nitelikteydi. Kaç tanesinin e-devlet şifresi vardı. Kaç tanesi teknoloji kullanımını biliyordu? 

          Millet olarak zor günlerde karakterimizdeki birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşma içgüdülerimiz bir kez daha zirve yaptı. Dünya’ya örnek oldu. Bu ulvi duyguların yanında keşke siyaset hiç rol çalmasaydı. Maalesef iş biraz ‘Siyasette Koli Çarpanı’ gerçeği üzerine kaydı. Diğer bir açıdan bakarsak, akıllara şu soru da geldi; 100  binlerce koli dağıtıldı. Bu gurur duyulacak bir seferberlik miydi, yoksa hüzün duyulacak  bir durum muydu? Öyle ya bu millet neden bu kadar fakirleşti, neden bu durumlara düştü? Bu durumun sürdürebilirliği olabilir miydi? 

          Bu sıkıntılı günlere bir de yapay krizler eklendi. Nur Topu gibi bir ‘Çav Bella’ krizimiz oldu. İzmir'de cami hoparlöründen Çav Bella çaldı. Bolu'da Facebook cemaati ayağa kalktı! Aslında olay bir tür güvenlik zafiyetini açığa çıkardı. Ben teknolojiyi çok iyi kullanan günümüz gençliğinin muzip bir oyunu diyorum. Tıpkı bizim zamanımızda, imamın sarığını saklama, cemaatin ayakkabılarını birbirine karıştırma gibi bir şey diye görüyorum, görmek istiyorum. Bir paylaşım var. Paylaşımda İzmir Camilerinde ‘Çav Bella’ çalıyor diyor ve birkaç nota figürü var. Notayı gülen, kahkaha atan surat olarak görenler var. Notaları isyan çağrısı olarak okuyan müzik dehaları var. Sorumluların bir an önce yakalanması ve bu üst düzey krizin son bulmasını istiyorum. 

         Kolluk kuvvetlerinin sokaklarda çok görüldüğü ülkeler genelde az gelişmiş ülkeler veya potansiyel terör tehlikesi içinde olan yerlerdir. Bu süreçte pekte alışık olmadığımız şekilde, İzzet Baysal Caddesi'nde kolluk kuvvetlerimizi sıklıkça gördük. Bunlara bir de bekçi kardeşlerimiz eklendi. Psikolojik olarak herkesin sıkıntılı olduğu bu dönemde, bekçilerimiz maalesef vatandaşla pozitif bir iletişim kuramadılar. Bunun çok farklı sebepleri var. Bolu’muzun Covid 19 merkez üssü, İzzet Baysal Caddesi’nde vatandaş ile bekçiler arasında sıklıkça tartışmalar ve üzücü olaylar oldu. Bu olayları birçok kişide sosyal medya hesaplarına taşıdı. Bu hesaplarda olayların muhatapları çok ağır hakaretlere maruz kaldı. 

          Artık seyahat yasak ve kısıtlamalarının kalkmasını istiyorum. Fiziki mesafe, kısıtlı sosyalleşme, kişisel hijyen ve korunma üzerinde vatandaşın bilinçlendirilmesi ve uygulama zorunluluğuna geçilmesi dışında bu süreci geçirme şansımız yok. 

          Ülkemizin çok büyük problemleri var. Bu problemlerden bizi hiç kimse kurtarmayacaktır. Birlik beraberlik içinde çalışıp bu zor günleri atlatmak zorundayız. Eğer birbirimizi sevmezsek, saygı duymazsak, birbirimizi görmezden gelirsek bu güzel ülke bu yükün altında ezilmeye devam edecektir. Maalesef bu ülkede siyasetin yapılış biçiminde sıkıntı var. Bu durum sürdürülemez. Önce bizler değişeceğiz, sonra siyaset yapma şeklimizi değiştireceğiz. Aksi halde bu kısır döngüden çıkma ve geleceğe emin adımlarla yürüme şansımız olmayacaktır. 

          Yaşayamadığım, yaşayamadığımız, Ramazan Ayı'nı ve Bayramı'nı seneye yaşamak  dileğiyle, bu köşeyi onurlandırma nezaketinde bulanan herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlarım. 

                    Cumhur Bandakçıoğlu 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye Bolu Dezenfeksiyon