Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Vah vah canım İstanbul….? 

Dumlu Demircioğlu

Vah vah canım İstanbul….? 
    13 Aralık 2019

          Vah vah canım İstanbul….? 
          Büyük bir şans eseri olarak lise yıllarım İstanbul'da geçti. Cumartesi-pazar kolalı gömlek-kravat-boyalı ayakkabılarla dışarı çıkardık. Tramvayda (kırmızı tramvay ve yeşil tramvaylar vardı) yaşlılara mutlaka yer verirdik. Hele vapurlarda ise oturduğumu hiç hatırlamıyorum. Caddeler-sokaklar tertemiz, pırıl pırıl, hatta ara sokaklar, bilhassa Üsküdar’ın ağaçlıklı yeşil sokakları mis kokardı. Oralarda yürümekten sonsuz keyif alırdık. Vapur iskelelerinde oturup boğazı seyretmek muhteşem bir şeydi. Uzatmayalım o eski yılların İstanbul’u, dünyada asla emsali olmayan bir şehirdi. Ya şimdi...? Geçtiğimiz yazın EMİNÖNÜ’nden geçerken utandım. Balık-ekmek diye, fevkalade ciddiyetsiz-disiplinsiz-medeniyetten uzak-karmakarışık bir akıl almaz kirli görünüme bakamadım. Daha çok turistler namına üzüldüm. İstanbul böyle pervasız bir yiyecek sunulan yer olamaz. Temennim böylesine yerlerin mutlaka İSLAH edilmeleridir.

         Gelelim KANAL İSTANBUL'a... Yapılmaz inşallah, yapılamaz...? Çünkü bu bir fantezidir. Kat'iyyen hiçbir faydası olmayacaktır. Şimdiki boğaz beynelmilel statüye tabidir. Bütün dünya milletlerinin gemileri boğazı kullanabilirler. Sen şurdan gideceksin, burdan geleceksin denemez.

         Ama, asıl önemlisi tabiatın mahvedilmesidir. Trakya arazisi bütün canlı-cansız varlıkları ile ölecektir. MARMARA denizi kokan-pis-çamur-LIĞ gölü olacaktır. Şimdiki boğazdaki alttan ve üstten olan akıntı tamamen bitecek, eski yılların HALİÇİ gibi olacaktır.

         Daha önemlisi NÜFUS artacak ve 16 milyona ilaveten bir 10 milyon daha insan yerleşerek, sorunları beraberinde getirecek. Asla ihtiyaçlar karşılanamayacak, aşırı kaos ortamı senelerce sürecek.

         Hiçbir faydası olmayacak bu gösteriş projesinin bir tek dahi faydalı yanı yoktur. Ve çok çok yazık olacak yapılan 600-700 katrilyon masrafa. Böylesine bir para ile yurdumuzda yüzlerce üretim yapacak fabrikalar inşa edilir ve çalışan nüfus buralarda iş bulur-üretim yapar.

         Hele bir inşaatı için kazma vurulsun-siz o zaman görün DOLARIN kaç lira olacağını.... Zaten İstanbul depremini hiç söylemedim...?

         İlgili bilim adamlarının raporları göz önüne alınmalıdır. VE GERÇEKLERDEN-ÖN GÖRÜLENDEN-mantıkla hareket edilerek böylesine İstanbul’u ve hatta yurdumuzu gereksiz-lüzumsuz maddi-manevi sıkıntılara sokacak adımları atmayalım.. Şükürler olsun millet olarak AKIL-MANTIK VE ŞUUR içindeyiz ve hepimiz bu vatanımızı canımızdan çok seviyoruz.

        SÜKSE OLSUN DİYE DOĞA MAHVEDİLEMEZ.

         İstiklal harbinde ağaç kabuklarını ıslatıp güya açlıklarını gideren nesiller neredesiniz....?

           DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI...HAYATTA MISINIZ....?

                                                                                Dumlu Demircioğlu

    • Dursun YILMAZ15 Aralık 2019 . 12:50

      Türkiye’de ister aktif işçi olsun,ister emekli işçi olsun bütün işçiler kara cahil midir?Yani işçi statüsünde: eğitim,kıdem,unvan ve medeni durumlar işçi maaşı hesaplanırken niçin dikkate alınmaz?Bu durum İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine göre işçiyi köleleştirmek anlamını taşımıyor mu?Bu suç değil midir?Bu konuda ne dersiniz?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak