Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Öngörü

Konuk Yazar

    16 Aralık 2017

    Öngörü
    Sayın okuyucular, pek çok yazımda -yeri geldiği için- sizlerle paylaştığım gibi dedem yani babamın babası Çanakkale'de, ağabeyi ise Sarıkamış'ta şehit olmuşlardır.
    Bu nedenle, vatanın mukadderatına yönelik olumsuzluklar karşısında susmam, şehit dedemin ve şehit büyük amcamın ruhlarını incitir düşüncesi ile zaman zaman iktidarı eleştiren yazılar yazıyorum. Bu nedenle yakınlarımdan ısrarlı bir şekilde 'sen de biliyorsun, bu günün Türkiye'sinde iktidarı eleştirmek, mayın tarlasında gezmek gibi bir şey, bu nedenle etin ne budun ne, başına iş açacaksın, bu kabil yazıları yazmaktan vazgeç” yönünde ikazlar almaktayım. Bu nedenle bir süre yazı yazmadım. Bu kez de yazılarımı takip eden okuyucularımdan 'neden yazmıyorsun” diye telefonlar gelmeye başladı. Bunların bir kısmının yazılarımı takip ettiklerinden ve bir kısmının ise sağlığımı merak ettiklerinden dolayı telefon ettiklerini öğrendim. Tabi hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Eh yazayım bari dedim ve bu hafta 'yeme-içme, muhabbet” konusunda bir yazı yazdım. Ancaaak gel velakin şu Kudüs olayı yine- Atatürk'ün söylediği gibi- damarlarımdaki kanı tetikledi ve işbu siyasi içerikli yazıyı yazmaya zorladı.
    Zaman zaman kahveye (Tabi aslı kahvehane) gidiyorum. Bir gün yine eşimi-dostumu göreyim diye uğradım. Çaylarımızı yudumlarken yan masada okey oynayanlardan birisi- şansı yaver gitmediği için olacak ki- devamlı küfür ediyor, ben de kendisine 'ayıp oluyor neden küfür ediyorsun” dediğimde avukat bey 'küfür etmeden duramıyorum” demez mi. İşte ben de herhangi bir olumsuzluk karşısında onu eleştirmeden duramıyorum.
    Neyse gelelim sadede;
    Siyasetin gündeminde ne var? KUDÜS. Nedeni ne? ABD başkanının KUDÜS'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması. Vallahi ben bu işe çok bozuldum. Donald Trump, fireni patlamış araba gibi gidiyor. Sonu hayır gele. Bu olaya, başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Türk halkı ve İslam alemi çok büyük tepki gösterdi. Tepki çok yerinde. Ancak sayın Cumhurbaşkanımız bu olayı oldu-bitti olarak yorumlamakta ise de maalesef ben bu görüşe katılamayacağım. Zira öğrendiğimize göre bu husus Trump'ın seçim vaatleri içinde varmış. Yani adam aday olduğunda KUDÜS'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağım demiş. Seçimi kazandı ve vaadini yerine getirdi. Peki ABD'nin başkanı bu gösterilen tepkiler karşısında geri adım atar mı, sanmıyorum. Atarsa hem ABD'nin ve hem de kendisinin karizması çizilir. Bu olaya çok büyük tepki verenlere soruyorum; Trump seçilmeden önce bu tepki gösterilse idi olmaz mıydı? Bal gibi olurdu. Hem seçilme şansı azalırdı ve hem de tepkileri göz önünde bulundurarak 'önce yapıp-sonra geri adım atma” durumuna düşmemek için bu konuyu erteleyebilirdi. İşte bizim siyasilerimizin dış politikadaki ÖNGÖRÜLERİ bu kadar.
    Eskiden tavuk keserdik; kafasını, ayaklarını, kanatalarını atar, kanını toprağa gömerdik.. Ama şimdi kanatlı sektörü bunların tamamını değerlendiriyor. İşte bunun gibi Sayın Cumhurbaşkanımız da böyle durumlardan iç siyasette alabildiğine yararlanabiliyor. Peki neden böyle söylüyorum, kendileri İslam İşbirliği Teşkilatını (İİT) harekete geçirerek tüm İslam alemini (istisnalar hariç) protesto ve hatta ayaklanma yönünde kanalize etmeye çalıştı. Akşam haberleri izliyorum. Filistin'deki gösterilerde sadece Türk bayrakları var, acaba diğer İslam ülkelerinin bayrakları niye yok diye düşündüm, sonra her halde o ülkeler bu işi iç siyaset malzemesi yapmak istemiyorlar da ondan dedim.

    Kudüs ile ilgili bu kadar gürültüden sonra şimdi ben sormaz mıyım; Bu İİT, hazır İstanbul'da toplanmış iken KKTC devletini tanımaları hususunda bir kelam edilemez miydi? Filistinliler Müslüman da KKTC deki soydaşlarımız Müslüman değiller mi? Bu İİT'na üye ülkelerden hangisi KKTC tanıdı, hiç birisi. Peki bu nasıl İSLAMİ iş birliği. Hem bu İİK karşısında Hıristiyanlar da 'Hıristiyan İşbirliği teşkilatı” kurarlarsa dünyanın hali ne olur. Adam arkadaşına, ”çok büyük bir boş varil alacaksın, bunu yardan aşağı yuvarlayacaksın” deyince arkadaşı, eee ne olacak dediğinde 'seyreyle gümbürtüyü” demiş. İşte dünyanın hali böyle olur. Gerçi şimdi de pek iyi sayılmaz ya. Hoşça kalın

                                                             İlhami Candemir

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak